“Yusuf, Deniz, Hüseyin İdam Olmuş / Her Tarafta Ağlanıyor” Şarkışla (sesli dinle)

ŞARKIŞLA’YA DÜŞÜRMESİN Şarkışla’ya düşürmesin Allah sevdiği kulunu Gemerek’te çevirmişler Deniz gezmişin yolunu Oy olaydım olaydım Okuryazar olaydım Deniz mahkemeye düşmüş Avukatı ben olaydım — Gece elmalıda kalmış Hamamcı aliyi sormuş Uzatmalı itin biri Yusuf’u gaflette vurmuş NAKARAT — Yaşa Türk ordusu yaşa Dünya şaştı böyle işe Ordu madalya göndermiş Yusuf’u vuran çavuşa NAKARAT   Şarkışla

okumak için tıklayınız

Darağacında Üç Fidan – Nihat Behram “Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!”

1968’ler. Tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, “Gerçekçi ol, imkansızı iste, ” diye haykırdığı günlerdi. Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiye’de yükseklere taşıdılar. ABD’ye, NATO’ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi

okumak için tıklayınız

Milattan Önce 1250 Yılında İşçilerin İşe Gelmeme Nedenlerini Gösteren Liste

İşçilerin işe gelmeme nedenlerini gösteren liste. MÖ 1250. Deir el-Medina (Thebes). Örnekler: Hasta. Patronuyla birlikte. Bira mayalıyor. Evini inşa ediyor. Annesinin cesedini sarıyor. Akrep ısırdı. Katip için taş getiriyor. Kardeşini mumyalıyor. II. Ramses’in ’40. Yılı’ olarak etiketlenmiş, yılın 280 günü için işçi kaydı sağlıyor. Her iki tarafında, sağ kenarda kırk isimden oluşan bir liste, solunda

okumak için tıklayınız

Lenin: Tolstoy ve İşçi sınıfının mücadelesi

TOLSTOY VE İŞÇi SINIFININ MÜCADELESi Tolstoy egemen sınıfları olağanüstü bir güç ve içtenlikle yermiş ; günümüz toplumunun ayakta durmasına yardım eden kilise, adalet, militarizm, «yasal» evlilik, burjuva bilimi gibi tüm kurumların iç yalanını çarpıcı bir biçimde belgelemiştir. Böyle olmakla birlikte, Tolstoy’un öğretisi, yaşamla, emekle ve bugünkü düzenin mezar kazıcısı durumunda bulunan işçi sınıfının mücadelesiyle tam bir uyuşmazlık halindedir.

okumak için tıklayınız

Franz Kafka’da Kişilik ve İşçi Sınıfı

KİŞİLİK VE İŞÇİ SINIFI Çağımız insanının temel sorunu, yani yabancılaş­mayı aşmak için birey ile toplumun, Ben ile dış dünyanın birleştirilmesi, Kafka’nın yapıtlarının çekirde­ğini oluşturur. Bir toplum teki niteliğiyle, umutsuz bir bireysel başkaldırıyla yabancılaşmış bir dünyanın kar­şısına dikilmek değil, bir yere alınabilmek, bir topluma ait olmak, böylece de korkudan, yalnızlıktan kurtulmak, Kafka’nın yıkılması olanaksız tutkusudur. Milena’ya yazdığına göre «her şeyi

okumak için tıklayınız

“İşçiler marş söyleyerek sahneye girerler.” 1 Mayıs Marşı / Şiiri – Sarper Özsan

Rutkay Aziz: “Dilden dile dolaşan ve nakaratı ile miting meydanlarını coşturmayı başaran ünlü 1 Mayıs marşı, özellikle 1970’li yılları yaşamayan kuşaklarca, yabancı bir marştan uyarlama olarak biliniyor. Oysa 1 Mayıs marşı, sözüyle bestesiyle bir Türkiyeli sanatçıya, Sarper Özsan’a ait. Özsan bir tiyatro oyunu için hazırladığı marşın hiç hesapta yokken nasıl bir eylem marşı haline geldiğini

okumak için tıklayınız