Kol Manşetinde Notlar – Mihail Bulgakov “keskin, sert ve neşeli diliyle günlük hayatın bir panoraması”

Kol Manşetinde Notlar, 20. yüzyıl Rus edebiyatının büyük ustası Bulgakov’un edebiyat dünyasına yıldırım gibi düşen öykülerini içeriyor. Bulgakov’un keskin, sert ve neşeli diliyle Kiev ve Moskova’nın günlük hayatının bir panoramasını çizen öykülerinde, Rusya’nın tarihin akışını değiştiren döneminde yaşanan her şey var: İçsavaşın insanları birbirinden ayıran, kuşkulara sürükleyen, herkesin bir taraf seçmek zorunda olduğu günlerinden, Bolşevikler

okumak için tıklayınız

“Her tanışma iyi bir başlangıç olmayabilir. Ama öyle tanışmalar var ki tarihe geçmiştir”

Hep ilgimi çekti. Hep merak ettim o mükemmel tanışma anlarını. Öyle anlar ki, ya sonsuza kadar bir beraberliğin ya da yine sonsuza kadar bir araya gelmemenin başlangıcı olabiliyor. Sanırım – cezaevindeyken miydi acaba? odaya (ya da koğuşa) girer girmez elini uzatıp “merhaba ben Dr. Hikmet” diyen, Türkiye sosyalist hareketinin en orijinal figürü Hikmet Kıvılcımlı’yla tanışması

okumak için tıklayınız

Kızıl Moskova – Mihail Bulgakov “hicivli kısa eleştiri içeren öyküler”

Bulgakov’un 1920’lerde yazdığı öykü ve köşe yazılarının temel konusu kültür ve insan ilişkileridir. Rusya’nın yönetimini ele geçirmiş olan Bolşeviklerin ülkenin ekonomisini, güvenliğini ve kendi iktidarlarını ayakta tutmaya çalıştığı bu dönemde, yeni bir kültür de ortaya çıkmaya başlar. Bürokraside, orduda, sanat kurumlarında eski kültürle yeni kültür karşı karşıya gelmiş ve bu karşılaşma çoğu kez ürkütücü ve

okumak için tıklayınız

Corana gerilerken bizi bekleyenler – Dr. Suat Kamil Aksoy

Bugün itibariyle yeni saptanan olgu sayısı üç bin ve halen virüs taşıyanların sayısı seksen bin civarındadır. İyileşme süresini bir ay olarak kabul edersek mayıs sonunda salgın büyük oranda önemini yitirmiş olacaktır. Saptanmakta olan yeni vakıaların tümü değil bir kısmı yenidir. Günlük iyileşenlerin sayısı saptananların üzerine çıktığı için gerileme dönemine girmiş bulunuyoruz. Dolayısıyla henüz bir ay

okumak için tıklayınız

İşsizlik, Bertrand Russel ve Aylaklığa Övgü

İşsizlik sorunu, sadece işsiz kalan kişiyi değil tüm toplumu ilgilendirir. Bertrand Russel bu meseleye başka bir açıdan yaklaşıyor. Günümüzün en büyük problemi işsizlik. TÜİK’in son yayınladığı verilere göre her dört gençten bir tanesi işsiz. Toplumda artan işsizlik hepimizin hayatını doğrudan etkiliyor. Neticede artan işsizlik doğurduğu sonuçlar itibariyle geniş bir toplumsal depresyon hali yaratıyor. Bunun sonuçlarından

okumak için tıklayınız

Lenin: ‘Ya sosyalizm bitleri yenecek ya bitler sosyalizmi’

Yeni tip Koronavirüs’ün tüm dünyayı etkisi altına aldığı bugünlerde Birleşik Krallık Sosyalist İşçi Partisi Ulusal Sekreteri Charlie Kimber, Facebook paylaşımında, İspanyol gribi yıllarında Bolşeviklerin nasıl çalışmalar yaptığına ve salgınla nasıl mücadele ettiklerine değiniyor. Marx-21 yayınevinin sitesinde yayımlanan Britanyalı sosyalist Charlie Kimber’ın Facebook paylaşımında Kimber, İspanyol gribi (1918 – 1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir

okumak için tıklayınız

Ölümcül Yumurtalar – Mihail Bulgakov “iktidarın ve bilginin kötüye kullanılmasının sonuçlarına işaret eden bir sistem eleştirisi”

1917 Rus Devrimi’ni izleyen çalkantılı yıllar yeni bir Sovyet gerçekliğini ortaya koyarken, dâhi zooloji profesörü Persikov da canlı organizmaların üreme hızlarını artıran ve onları devleştiren yeni bir “kızıl” ışın keşfeder. O sıralarda Sovyet cumhuriyetlerindeki bütün tavukları kırıp geçiren bir salgın patlak verince, Persikov’un henüz test edilmemiş buluşu bu soruna bir çare olarak görülür… Zira bilimde

okumak için tıklayınız

Genç Bir Doktorun Anıları – Mihail Bulgakov “ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleyi anlatan öyküler”

Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye girişir.

okumak için tıklayınız

Usta ve Margarita – Mihail Bulgakov “sistem eleştirisini felsefi tartışmaya dönüştü­rerek iyi-kötü tartışmasını irdeleyen roman”

1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır. Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri

okumak için tıklayınız

John Berger’in hazırlayıp sunduğu ‘Görme Biçimleri’ belgeseli izle (Türkçe Altyazılı)

John Berger’ ın hazırlayıp sunduğu bu belgesel ile resme, fotoğrafa, televizyona, sinemaya, kısaca “hayata” bakışınız değişecektir ! Yayımlandığı yıllarda genel geçer sanat kuramcılarının tersine “görme siyaseti” ni Marksist bir perspektiften ele alan Berger’ ın daha sonra kitap olarak da yayımlanan bu yapıtı bugün de sanat eğitimi alan veya sanata ilgi duyan birçok insanın başucu kitabıdır…

okumak için tıklayınız

Mihail Bulgakov’un “Köpek Kalbi” filmini izle

Sovyet Rusya’sının büyük yazarlarından Mihail Bulgakov’un “Köpek Kalbi” romanından uyarlanan 1988 tarihli filmi, Ümid Gurbanov çevirisiyle Türkçe altyazılı olarak izleyin! Moskova, 1920. “Savaş komünizmi” bozulması. Profesör Preobrajenskiy bir insan hipofiz sıradan köpek nakli için mükemmel bir kullanım imkanı sağlamaktadır. Ve bir mucize olur – köpek insan şekline başlar … Yönetmen:Vladimir Bortko Oyuncular:Vladimir Tolokonnikov , Evgeny

okumak için tıklayınız

Köpek Kalbi – Mihail Bulgakov “Bir Kara Mizah”

Bulgakov Köpek Kalbi’nde sokak köpeği Şarik’in öyküsünü anlatır. Dünya çapında bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, evine götürüp beslediği Şarik’i ameliyat ederek, er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü ve kaba saba bir insana dönüşür. Şarik insan haliyle profesörün hayatını cehenneme çevirse de, Sovyet bürokrasisinde kendine bir konum

okumak için tıklayınız

Zacharius Usta – Jules Verne “Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşmek ve ruhunu kaybetmek”

Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün

okumak için tıklayınız

Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor – Stefan Zweig

Zweig’ın menkıbelerinde hikâye edilen kişiler Tanrı’yı ve kendilerini ararken hayatlarının anlamını bulacaklarına dair umutlarını her daim korurlar. Yazar Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor’da Rahel ile Yakup’un Eski Ahit ’teki hikâyelerini Kutsal Kitap’taki anlatım biçimini anıştıran bir üslupla ve elbette kendi yorumunu katarak aktarır. Üçüncü Güvercinin Hikâyesi’ni de Nuh Tufanı’ndan esinlenerek kaleme almıştır. Nuh’un tufandan sonra suların çekilip

okumak için tıklayınız

Geçmişe Yolculuk – Stefan Zweig “yasak ve tutkulu bir aşkın hikâyesi”

Zweig’ın 1920’li yıllarda yazdığı tahmin edilen bu novellanın el yazması ölümünden sonra oldukça geç bir tarihte, 1970’lerde gün ışığına çıkarıldı. Ve aşkın sınır tanımazlığı üzerine yazılmış en yoğun, en etkileyici metinler arasında yerini aldı. Geçmişe Yolculuk, zamana, mekâna ve değişen koşullara direnen yasak ve tutkulu bir aşkın hikâyesidir. Bu çılgın aşk önce okyanusun ve daha

okumak için tıklayınız

Erken Modern Dönemde Avrupa 1450-1789 – Merry E. Wiesner-Hanks

Avrupa tarihinin matbaa makinesinin icadından Fransız Devrimi’ne kadar geçen bölümünü kapsayan bu kolay okunan, sürükleyici referans kitabı, erken modern dönemde insanların hayatlarındaki çeşitliliği ve Avrupa’daki gelişmelerin nasıl bir küresel bağlam içine oturduğunu yeni bir yaklaşımla anlatıyor. Doğuda Osmanlı İmparatorluğu’na, kuzeyde İsveç’e, güneyde Portekiz’e kadar Avrupa’nın tümünü, denizaşırı sömürgelerle birlikte ele alan metin, 1450-1600 ve 1600-1789

okumak için tıklayınız

Kısa Dünya Tarihi – Merry E. Wiesner-Hanks

Kısa Dünya Tarihi, insanlığın Paleolitik Çağ’dan günümüze dek uzanan serüvenini sosyal ve kültürel meselelere, özellikle de toplumsal cinsiyet, aile, maddi kültür gibi başlıklara ağırlık vererek anlatıyor. Toplumsal cinsiyet, kültür tarihi, Avrupa ve dünya tarihi alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Merry E. Wiesner-Hanks, dünya tarihine yeni bir perspektiften bakıyor. Beş bölümden oluşan kitapta siyasi tarih anlatısını öne çıkarmak

okumak için tıklayınız

Tarihte Toplumsal Cinsiyet – Merry E. Wiesner-Hanks

Arkasında yazılı kayıt bırakmış her kültürde erkek kadından daha fazla güce, kaynaklara daha geniş erişime sahip olmuştur. Tarihte Toplumsal Cinsiyet’te ünlü tarihçi Merry Wiesner Hanks; yasal yaptırımlar, entelektüel yapılar, dini sistemler, ekonomik imtiyazlar, sosyal kurumlar ve kültürel normlar gibi başlıklar altında işte bu dengesizliğin tarihini inceliyor. Dişi veya eril olmanın anlamının, toplumun ekonomik ve dini

okumak için tıklayınız

Kaçırılan Çocuk – Robert Louis Stevenson

David, ailesiyle fakir ama mutlu bir yaşam sürmektedir. Öğretmen olan babası oğlunu iyi kalpli, akıllı ve cesur biri olarak yetiştirmiştir. Ancak anne ve babasının genç yaşta ölümünün ardından delikanlı tek başına kalır. Babasının vasiyeti üzerine başka bir kentte yaşayan akrabalarının yanına gider. David’in amcası hayattadır ve çok zengin bir adamdır. Delikanlı amcasıyla karşılaştıktan kısa süre

okumak için tıklayınız

Define Adası – Robert Louis Stevenson ” ‘ahlak’ kavramının her zaman açık ve net olmamasına ilişkin alaycı bir yaklaşım”

Stevenson’ın ilk kez 1881 yılında bir dergide tefrika olarak yayımladığı Define Adası, bugüne dek gerek atmosferi ve karakterleriyle, gerek anlattığı heyecanlı define avıyla her yaştan okuru cezbetmiştir. Yetişkin dostlarıyla birlikte çıktığı deniz seferinden sağ salim dönülmesinde önemli rol oynayan, romanın yeniyetme anlatıcısı Jim Hawkins açısından, bir rüştünü ispat etme hikâyesidir. Zira Jim bu seferde ihanetler,

okumak için tıklayınız