Görünmez Adam Smith

Adam Smith, sadece iktisat değil bütün sosyal bilimlerin halen tartıştığı, fikirlerine başvurduğu veya cevap yetiştirdiği, zihin açıcı düşünürlerden biri. Öte yandan oldukça basmakalıp yargılarla ve kendi çalışmalarıyla değil o çalışmaları yorumlayan isimler üzerinden hatırlanıyor. Bu eksikliği gidermeye çalışan, Smith’i Aydınlanma bağlamında ele alan, çağını aşan görüşleri ve ünlü görünmez el kavramı çerçevesinde irdeleyen makalelerden oluşan

okumak için tıklayınız

Adam Smith göre ayrıntılarıyla “Görünmez El” nedir?

Adam Smith tarafından 1776 yılında ilk defa ifade edilen iktisadi hayatın düzenlenmesi sırasında fiyat mekanizması aracılığıyla kendini gösteren ve piyasadaki dengeyi sağlayan düzenleyici güçtür. Piyasada düzeni sağlayan ve hangi malların kimler için, ne miktarlarda üretileceği gibi temel ekonomik sorunları çözümleyen bir “Görünmez El” diğer adıyla serbest fiyat mekanizması vardır. Ulusların zenginliği kitabında Smith şöyle der;

okumak için tıklayınız

Deri-Ben / Didier Anzieu “benin kuruluşunu içine alacak şekilde yeniden değerlendirilebileceğini gösteren ilk yapıt”

Didier Anzieu deri-beni ilk yazılarında şöyle tanımlar: “Çocuğun beninin, gelişmesinin erken evreleri sırasında, beden yüzeyi deneyiminden hareketle kendini kendisine ben olarak temsil etmek için kullandığı bir şekillendirme.” Dokunsal duyusallığa yaslanan birincil ve metaforik bir ben temsili olarak ortaya çıkan deri-ben için sekiz işlev saptar Anzieu: Tutma, içerme, istikrar, anlamlandırma, karşılıklılık, bireyleşme, cinselleşme, enerji yüklenme. “Deri-ben”

okumak için tıklayınız

Freud’un Otoanalizi ve Psikanalizin Keşfi – Didier Anzieu

Psikanaliz tarihinin en ilgi çekici yapıtlarından biri. Psikanalizin “kurucu babası” olarak Freud’un otoanalizi, onun psikanalizi nasıl adım adım kendi rüyalarından, dil sürçmelerinden, unutma ve benzeri bilinçdışı ürünlerinden hareketle yarattığını ortaya koyar. Böylece Freud’un üzerinde çalıştığı ruhsal çatışma tiplerinin onun kendi imgesine ve döneminin Avrupa uygarlığına olan bağımlılığını sergiler. Şöyle demektedir Anzieu: “Sorun Freud’un viktoryen dönem

okumak için tıklayınız

‘Elinde tesbih, evinde oğlan, dudağında dua…’ – Cemil Meriç

“… ve yaz olunca avretlere meylet ve kışın oğlanlara, ta ki bedenen sağlam olasın.” (11. yüzyılda yaşamış Kuhistan Sultanı Kabus’un oğluna nasihat kitabı Kâbusname’den) Başbakan’ın bağnaz otoriterliğinin son numunesi olan “kızlı-erkekli yaşam” tartışmasından sonra İslamcı yazarlardan Hayrettin Karaman, Başbakan’ı savunmak için “kadın ve erkek öğrencilerin bir veya birkaçının aynı evlerde kalmalarının Müslüman milletimizin ahlak, gelenek

okumak için tıklayınız

Enternasyonel (L’Internationale) Marşı

Enternasyonel (L’Internationale) orjinali Fransızca olan ve bir çok dile çevirilen dünyanın bütün işçilerince söylenen şarkı veya marştır. Fransızca orjinali 1870 yılında Eugène Pottier tarafından yazılmışır ve Pierre Degeyter tarafından 1888 yılında bestelenmiştir. Bu beste tüm dünyada geniş bir kabul görmüş ve diğer dillerdeki çevirilerde de bu besteye sadık kalınmıştır. Marş tüm dünyada işçi sınıfının geleneksel şarkısı

okumak için tıklayınız

Yedi Ucuz Şey Üzerinden Dünya Tarihi

Yarım binyıllık sömürgeci kapitalizmin anatomisi sayılabilecek bu çalışma, apaçık ortada durduğundan olsa gerek, çoğunlukla önemsemediğimiz doğa, para, emek, bakım, gıda, enerji ve yaşamın ucuzlatılmasıyla kapitalizmin insanlarla yaşam ağı arasındaki ilişkileri nasıl kontrol ettiğinin izini sürüyor. İlk kapitalist ürün şekerin üretiminden kapitalist sınırların genişlemesine uzanan süreçte doğa-toplum, kadın-erkek ikiliğinin, sömürgeciliğin, ırkçılığın, yerli mücadelelerinin, savaşların, krizlerin, isyanların

okumak için tıklayınız

Modern Dünyaya Yön Veren 50 Düşünür – Stephen Trombley

Modern Dünyaya Yön Veren 50 Düşünür insanlığın dünyayı daha doğru bir bakışla görmesini sağlayan önemli filozofları bir arada sunarak, düşünce tarihinin bütünlüklü bir haritasını çıkarıyor. Kant’ı kavramak, yirminci yüzyıl Sovyet sosyalizminin Hegel ve Marx’tan gelen düşünce çizgisini takip etmek, Varoluşçuluğun nasıl farklı biçimlerde tezahür ettiğini görmek ya da Foucault, Lacan ve Derrida’nın fikirlerindeki kilit noktalara

okumak için tıklayınız

Dünyayı Değiştiren 100 Fikir – Jheni Osman “insanlık tarihini, dünyamızı ve evreni yeniden keşfedeceksiniz.”

En karışık bilimsel konuları bile uzman olmayanlar için anlaşılır ve zevkli hale getiren ödüllü bilim muhabiri Jheni Osman’ın ilk kitabı Dünyayı Değiştiren 100 Fikir BBC Books tarafından yayımlandı. Karayiplerde geçirdiği çocukluk yıllarında doğal ve vahşi hayatı tanımaya ve sevmeye başladı. Yolculuk etmeyi tutkulu bir şekilde seven Osman, İstanbul da dahil olmak üzere dünyanın pek çok

okumak için tıklayınız

Popüler Sinema’nın Mitolojisi – Tuncer Çetinkaya, Veysel Atayman

Bu kitap, popüler sinemanın dört türünü kapsıyor… Komedi, Western, Melodram ve Korku. Uzun zamana yayılan araştırmanın, düşünmenin, tartışmanın, birikimin bir ürünü Popüler Sinema’nın Mitolojisi. Sayısız yazılı kaynak ve film eşlik etti bu sürece. Açık ki imgelerden ve göstergelerden kurulu bir dünyanın, hayatın gerçeklikleriyle ilintilerinin çözümlenmesi ve yeniden okunması entelektüel derinliği, analitik kaygıları gerektiriyor. Çok-düzlemli, çok-disiplinli

okumak için tıklayınız

Politik Kamera – Çağdaş Hollywood Sinemasının İdeolojisi ve Politikası

Politik Kamera, altmışlı yıllardan seksenlerin ortalarına kadar, Hollywood sinemasının, politik yönelimlerle ilişkilerine bakıyor. Bu eleştirel bir sinema incelemesi: Karşı kültürden karşı devrime, liberalizm, sınıf ve etnisite, cinsiyet, korku, militarizm, birey ve toplum, temsil ve birçok kavram bu kitabın çerçevesini oluşturuyor. Sinema, politika, kültür zemininde derinlikli bir yaklaşım sözkonusu. Ryan ve Kellner, altmışların özgürlükçü ve eşitlikçi

okumak için tıklayınız

Costa Gavras ve Politik Gerilim Sineması – İpek Elif Atayman

“Ölümsüz”den “İtiraf”a, “Sıkıyönetim”den “Kayıp”a, “Müzik Kutusu”ndan “Amen”e uzanan bir çizgide, “politik film” geleneğinin önemli bir parçasına dönüşen Costa Gavras sineması, bir yandan ana akım sinema formlarıyla uyum içinde görünürken, diğer taraftan da Batı anlatı geleneğinde var olan “rahatlatıcı” etkiyi bozma, seyirciye çığırından çıkmış bir dünyada yaşadığını hatırlatma gibi önemli bir işlev üstlenmiştir. Popüler anlatının bütün

okumak için tıklayınız

Ütopya Çağrısı – Mesut Lizör

ÜTOPYA ÇAĞRISI (Yer-değiştirmek/Göre İş)[1] Uzun zamandır önemli Marksist isimler kapitalist sistemin kendi iç çelişkileriyle yıkılacağını yazıyordu. Bu yıkımla oluşan boşluğun nasıl doldurulacağı gelecek yüzyıllarımızı belirleyecek en önemli konudur. Acilen yeni bir modelin bulunup inşa edilmesi gerekmektedir. Geleceğin Arkeolojisi/Ütopya Denen Arzu’nun yazarı Jameson ütopya modelinin sahip olacağı temel özelliklerden bazılarını sıralar: Ütopya’nın Adı’nı bulan “kişinin temel

okumak için tıklayınız

Bazen Dev Bir Araç Susar – Celal İlhan (öykü)

30/32 yıldızı anahtarı kaldırıp atan Recep Usta, burnundan soluyordu. Sigara içmezdi, – böylesi durumların dışında- yardımcısı Ozan Ahmet’e bakarak elini ağzına götürdü. Ahmet, çorabının arasından çektiği tek sigarayı ustasına keyifle sundu. İkram, Ahmet’i kendi içmişçesine mutlandırdı. Çakmağıyla birlikte sunulan sigarayı alan Usta, çalışma alanından olabildiğince uzaklaştı. Doldurup üflediği dumanın ardından bakarken, onarmaya çalıştığı 100 tonluk

okumak için tıklayınız

Josef Mengele’nin Kayboluşu – Olivier Guez “insanın en koyu karanlığına dalan soluk kesici roman”

Mengele, Avrupa’nın karanlıklar prensi. Kibirli doktor, çocukların bedenini yarıp açtı, onları işkenceden geçirdi, yaktı. İyi aile çocuğu, dört yüz bin insanı ıslık çalarak gaz odasına gönderdi. Uzun süre bu işten yakayı kolayca sıyıracağını sandı, kendini yarı-tanrı olarak gören, “çamurdan ve ateşten yaratılmış bir hilkat garibesi”, yasaları ve emirleri çiğneyerek kılı kıpırdamadan insanları, kardeşlerini onca acıya

okumak için tıklayınız

Ernest Hemingway’in okuma listesi

Ernest Hemingway 1930’lu yıllarda Esquier dergisinde “Key West Letters” adını verdiği makaleler kaleme alıyordu. Ünlü yazar Şubat 1935 tarihli yazısında keyifle okuduğu bazı kitapları anarken şöyle diyordu: “Yılda bir milyon dolar kazanmaktansa bu kitapları ilk kez okuma keyfine yeniden erişebilmeyi tercih ederdim.” Peki Ernest Hemingway için bunca değerli olan, onu bu denli heyecanlandıran kitaplar hangileriydi

okumak için tıklayınız

“Hayatınızı hangi kitap değiştirdi?” sorusunun cevabı 20 kitap

Fransa halkının büyük bir ilgiyle izlediği edebiyat programı La Grande Librairie, France 5 kanalının 20. kuruluş yılına özel etkileyici bir araştırma yapmış. 2008 yılından bu yana yayında olan program yönetimi izleyicilerine “Hayatınızı hangi kitap değiştirdi?” sorusunu sormuş. Binlerce yanıt gelmiş. En fazla oy alan 20 kitabın listesi yayınlanmış. İşte o liste! 1) Küçük Prens –

okumak için tıklayınız

Facebook’u kuran Mark Zuckerberg’in önerdiği 5 kitap

Ceotudent’in haberine göre, genç yaşta Facebook’u kuran Mark Zuckerberg’in listesinde beş kitap var: 1) Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens (Yuval Noah Harari) Dünya üzerinde bulunmuş tek insan türü bizler değildik. Kabaca 100.000 yıl önce, aslında altı çeşit insan türü bulunuyordu. Ancak günümüze kadar yalnızca homo sapiens gelebildi. Peki bu nasıl oldu? Zuckerberg, “Sapiens’i okuduğumda, insan geçmişiyle ilgili

okumak için tıklayınız

Kol Manşetinde Notlar – Mihail Bulgakov “keskin, sert ve neşeli diliyle günlük hayatın bir panoraması”

Kol Manşetinde Notlar, 20. yüzyıl Rus edebiyatının büyük ustası Bulgakov’un edebiyat dünyasına yıldırım gibi düşen öykülerini içeriyor. Bulgakov’un keskin, sert ve neşeli diliyle Kiev ve Moskova’nın günlük hayatının bir panoramasını çizen öykülerinde, Rusya’nın tarihin akışını değiştiren döneminde yaşanan her şey var: İçsavaşın insanları birbirinden ayıran, kuşkulara sürükleyen, herkesin bir taraf seçmek zorunda olduğu günlerinden, Bolşevikler

okumak için tıklayınız

“Her tanışma iyi bir başlangıç olmayabilir. Ama öyle tanışmalar var ki tarihe geçmiştir”

Hep ilgimi çekti. Hep merak ettim o mükemmel tanışma anlarını. Öyle anlar ki, ya sonsuza kadar bir beraberliğin ya da yine sonsuza kadar bir araya gelmemenin başlangıcı olabiliyor. Sanırım – cezaevindeyken miydi acaba? odaya (ya da koğuşa) girer girmez elini uzatıp “merhaba ben Dr. Hikmet” diyen, Türkiye sosyalist hareketinin en orijinal figürü Hikmet Kıvılcımlı’yla tanışması

okumak için tıklayınız