“Babamın Kanatları” filmini izle

BABAMIN KANATLARI Ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen inşaat işçisi İbrahim için yaşamdaki en değerli şey uzaktaki ailesidir. Yeğeni Yusuf ise yükselme hırsıyla dolu genç bir işçidir ve amcasının durumunu anlamaktan uzaktır. Çalışma şartlarının giderek zorlaştığı bu toplu konut şantiyesinde kendini giderek daha değersiz hisseden İbrahim’in zihninde şu soru daha belirgin hale gelir: Geride ailesine bırakacağı

okumak için tıklayınız

Çalışma Düşüncesi – John W. Budd

“Aydınlıkta saklanmak” tabiri, her an karşı karşıya bulunduğumuz, sürekli gözümüzün önünde tekrarlanan, aşina olduğumuz şeylerin, durumların dikkatimizi çekmeyeceğini ve dolayısıyla bizlere “görünmez” olacağını ima eder. “Çalışma” eylemi de tıpkı bu her an tanık olduğumuz ancak sürekli aşina olma durumundan dolayı fazla dikkat çekmeyen eylemlerden biri. Çalışmanın insanlık tarihi kadar gerilere giden bir geçmişi var. Ancak

okumak için tıklayınız

Karantina Zamanlarında Seçkinciliğin Dayanılmaz Hafifliği – Josef Hasek Kılçıksız

Korona salgını zamanında yoğunluk kazanan sosyal medyadaki alaycı paylaşımlar, alt sınıflardakilere karşı kullanılan damgalamaların, hatta bazen nefretin örnekleri olarak karşımıza çıkıyor. Bu “mizahi” paylaşımlar, lümpenleşme ve “sınıfsızların sakilliği” olarak ön plana çıkmakta. Bu paylaşımlarda yapılan kinayeler öyle içerikten yoksun ve sığ ki, sınıf bilincinden yoksun bir toplumun fotoğrafı adeta. Konformizmin, Ben merkeziyetçiliğin ve sığlığın fotoğrafı.

okumak için tıklayınız

Corona ve Komplo – Dr. Suat Kamil Aksoy

CORONA VE KOMPLO Bazı söylemlerle dalga geçmek istiyorum Öncelikle çok temel bir duruşu dile getirmeliyim. İnsan kendisini bilmese bile dilerse hissedebilir. Nasıl diyeyim. Eksik kusur hata. Bunlar insan varoluşunun sonsuza kadar sürecek temel yanlarıdır. Birey kendi adına bunu görmezden gelme eğilimi taşır. Bu elbette kolay değildir. O bu nedenle kendisini tamamlama ihtiyacıyla hareket eder. Aynı

okumak için tıklayınız

Kemal Türkler’in 1975 yılında Maden-İş Kongresindeki görüntüleri

Kemal Türkler’in katledişilinin 38. Yılında Maden-İş Sendikasının 1975 yılındaki kongresinde çekilmiş görüntülerini paylaşıyoruz. Kemal Türkler’in katledişilinin 38. Yılında Maden-İş Sendikasının 1975 yılındaki kongresinde çekilmiş görüntülerini paylaşıyoruz. Kemal Türkler’in Güneşli Dünya dergisinin 24 Temmuz 1980 tarihli 8. sayısında yayınlanan kısa yaşam öyküsü. “1926 Yılında Denizli’de doğdu. İşçilik hayatına 1948 yılında başladı. 1951 yılında Emayetaş Fabrikası’nda çalışırken

okumak için tıklayınız

Bilgenin Sarsılmazlığı Üzerine – İnziva Üzerine – Seneca

Seneca (MÖ 4’e doğru-MS 65): Devlet adamı ve filozofluğunun yanı sıra Roma tarihinin en önemli söylev ustalarından ve tragedya yazarlarından biridir. Babasının bir siyaset adamı ve hatip olarak yetiştirmek istediği Seneca, bir süre devlet işleriyle uğraştı ve sonunda kendisini en sevdiği işe, yani felsefeye adadı. Stoacı öğretileri içeren çok sayıda düşünce metni, mektup ve tragedya

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: Biricik doğru ve gerçek olan şimdiki zamandır

Yaşam bilgeliğinin önemli bir noktası, biri diğerine zarar vermesin diye dikkatimizi biraz bugüne biraz da geleceğe yöneltişimiz arasındaki orantının doğruluğuna dayanır. Çoğu kimse, fazlasıyla bugünde yaşar, bunlar düşüncesizlerdir; bazıları da fazlasıyla gelecekte yaşarlar, bunlar da korkaklar ve endişelilerdir. Bir kimsenin doğru ölçüyü tutturduğu ender görülür. Çabalama ve umut etme yoluyla, yalnızca gelecekte yaşayanlar, hep ileriye

okumak için tıklayınız

Özgürlüğün İcadı ve Aklın Amblemleri – Jean Starobinski

Sanatın, felsefenin, siyasetin ayrı ayrı kıtalar olduğunu varsaymıştır tarih uzun süre. Ayrı olsalar da aynı dünyanın kıtaları olduklarını, aralarında onca yolculuk, alışveriş, iletişim ve etkileşim olduğunu çeşitli nedenlerle görmezden gelmeyi tercih etmiştir. İşte Jean Starobinski’nin 18. yüzyıl üstüne yaptığı bu çalışmanın başlıca hedefi, sözünü ettiğimiz bu bölümlemeyi aşmak, en azından onun dışında kalmak. Yazar zorlu

okumak için tıklayınız

Haymarket / 1 Mayıs’ın Romanı – Martin Duberman

1870’lerin grev dalgalarıyla sarsılan Amerika Birleşik Devletleri; emekçi hareketinin 8 saatlik işgünü hakkını elde etmek için verdiği kararlı mücadele; büyük gösterilere şahit olan Chicago; 1 Mayıs 1886’da bütün ABD çapında 350 bini aşkın kişinin katıldığı büyük grev; 4 Mayıs’ta Haymarket Meydanı’nda toplanan işçiler dağılmak üzereyken, kalabalığın ortasına ve onların üstüne yürüyen polislere atılan bir bomba;

okumak için tıklayınız

İşliklerden Edebiyata Celal İlhan…

Babasının, Karabalam diye sevdiği bir çocuktan, sendikacılığa ve yazarlığa uzanan bir yaşam… Anadolu’da Bir Nokta, Ateşle Dans, Dokunan, Grevden Dönenin, Dili Yüreğinde, kitaplarıyla tanıdığımız yazar Celal İlhan’ın, Ocak 2020’de Kanguru Yayınlarından çıkan son kitabı “Türkü Yarası”dır. Celal İlhan, ilkokulu köyündeki ahırdan bozma bir okulda okur. Ardından, Yozgat Erkek Sanat Enstitüsünü bitirir. Bu dönemler, birden çok öyküyle yer alır

okumak için tıklayınız

Kızıl Tugaylar’ın Gizli Örgütü – Dimitris Mamaloukas

Mamaloukas, 2017’de Yunanistan’ın prestijli ödüllerinden Anagnostis dergisinin “En İyi Roman Ödülü”ne layık görülen kitabında Avrupa’da sol silahlı mücadele geleneğinin “efsanevi” örgütlerinden Kızıl Tugaylar’ın dünyasını ve trajedisini anlatıyor. Üniversite öğrencisi Alessandro Fontana Bologna’da birdenbire ortadan kaybolur. Annesi, eski arkadaşı bir özel dedektif ve onun arkadaşı bohem havalı bir sahaf hep birlikte kayıp öğrenciyi aramaya koyulurlar. Alessandro’nun

okumak için tıklayınız

1 Mayıs 1977 / Türkiye Devrimcilerinin “İki 1 Mayıs” Belgeseli, Nail Güreli

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yedi yıl başkanlığını yapan gazeteci Nail Güreli ‘Türkiye Devrimcilerinin ‘İki 1 Mayıs’ Belgeseli’ altbaşlığıyla yayımladığı ‘1 Mayıs 1977’de, otuz dört kişinin öldürülmesiyle ve yüzlerce kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan 1 Mayıs 1977’deki olayları anlatıyor. Türkiye’nin önceki 1 Mayıs’larını yeniden okumak, yeniden öğrenmek ve dersler çıkararak ülkenin aydınlık geleceği adına Nail Güreli, belge niteliğinde okura

okumak için tıklayınız

1 Mayıs 1977’den Kalan Sorular / Dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan ile söyleşi – Zafer Köse

Yalova’nın Çiftlikköy İlçesi’ne bağlı Taşköprü Beldesi’nde bir evin kapısını çalıyoruz. 1973-1977 yıllarında İstanbul’da belediye başkanlığı yapmış olan Ahmet İsvan içeriye davet ediyor. Dışarıdan bakıldığında köydeki diğer evlere benzese de, içeri girince, burasının bir köy evi olmadığı hemen anlaşılıyor. İsmet Paşa’nın her gelişinde oturup kahve içtiği koltukta, bir az şekerli içiyoruz. Sohbet sırasında, fincanımızı, Bülent Ecevit’in

okumak için tıklayınız

1 Mayıs’ın kökenleri nelerdir? – Rosa Luxemburg

Sekiz saatlik işgününü kazanmanın bir aracı olarak bir işçi bayramı kutlamasının kullanılması fikri ilk olarak Avustralya’da doğdu. İşçiler 1856’da, sekiz saatlik işgünü talepli bir gösteri olarak, mitingler ve kutlamalar eşliğinde bir günlük genel grev yapmaya karar verdiler. Bu kutlamanın tarihi de 21 Nisan olacaktı. İlk başta, Avustralyalı işçiler bunu sadece 1856 yılı için düşündüler. Fakat

okumak için tıklayınız

1 Mayıs Marşı (Timur Selçuk, Grup Yorum, Cem Karaca, Edip Akbayram)

1 MAYIS MARŞI Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde 1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen

okumak için tıklayınız

1 Mayıs Marşı – Lazca, Ermenice, Kürtçe, Türkçe

1 MAYIS MARŞI Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde 1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen

okumak için tıklayınız

1 Mayıs İlk Dileğimiz / 1 Mayıs Afişleri (1920’lerde, 1970’lerde ve 1990’lardan Günümüze)

“1 Mayıs Afişleri” albümü, 1976’dan bugüne 80 afiş ve 1900’lerin başından 18 belge içeriyor. Albümdeki yüzyıl başına ait belgeler, dönemin teknolojisi gereği klişe tekniğiyle çoğaltılmış 1 Mayıs bildirilerinden ya da sosyalist gazetelerin özel sayılarından oluşuyor. Tamamı TÜSTAV-DİSK Arşivi ve TÜSTAV-Komintern Arşivi’nden yararlanılarak hazırlanan albümün sunuş yazıları arasında Mete Tunçay’ın, yüzyıl başındaki 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin

okumak için tıklayınız

1 Mayıs / Birlik Mücadele ve Dayanışma Şiirleri, Güngör Gençay

“Emeğin iktidar olacağı bir dünyaya inanarak şiirlerini yazdılar. Birlik, mücadele ve dayanışmanın coşkusuyla, severek okuyacağınıza inandığımız şiirler, marşlar ve şarkılar birbirini besledi. Ayrıca 1890 yılından bu yana sosyalist ülkelerdeki 1 Mayıs afişleri, sanatı alanlara taşımanın kanıtı ve örneği olurken aynı etki 1976 yılından itibaren Türkiye’deki 1 Mayıs afişlerinde de görülmeye başlandı. Bunların büyük bir bölümü

okumak için tıklayınız

Rıfat Bey Neden Kaşınıyor – Aziz Nesin (Seslendirenler: Serkan Keskin & Fatih Dönmez)

Serkan Keskin ve Fatih Dönmez, Aziz Nesin’in Rıfat Bey Neden Kaşınıyor isimli öyküsünü seslendiriyor. Aziz Nesin Aramızda başlığı altında gerçekleştirilen bu projenin koordinatörlüğünü Emine Özacar yürütmüş, kayıtlar Açık Radyo stüdyolarında alınmıştır. Rıfat Bey Neden Kaşınıyor ilk kez 1965’ye yayımlandı.

okumak için tıklayınız

Vatan Sağolsun – Aziz Nesin (Seslendiren: Ayça Damgacı)

Tiyatro ve sinema oyuncusu Ayça Damgacı, Aziz Nesin’in Vatan Sağolsun adlı öyküsünü seslendiriyor. Aziz Nesin Aramızda başlığı altında gerçekleştirilen bu projenin koordinatörlüğünü Emine Özacar yürütmüş, kayıtlar Açık Radyo stüdyolarında alınmıştır. Vatan Sağolsun, ilk kez 1968’de yayımlandı.

okumak için tıklayınız