Franz Kafka: Çocuklar ciddidir, olmayacak şey yoktur onlar için.

Bugün kısa yazacağım, yarın gene yazarım, bugün yalnız kendim için yazıyorum, yalnız kendime bir iş görebilmiş olmak için, mektubunuzun etkisini birazcık olsun atabilmek için… Yoksa bütün gün duyacağım ağırlığını üstümde. Ne anlaşılmaz bir insansınız Milena! Viyana’da yaşıyorsunuz, derdiniz başınızdan aşmış, gene de şaşmaya, üzülmeye vakit bulabiliyorsunuz… başkalarını, örneğin beni düşünüyor, uyuyamadığım için üzülüyorsunuz! Bakın buradaki

okumak için tıklayınız

Cemal Süreya: “Sana rastladığım gün susuzdum. Bir çırpıda içtim gözlerini.”

Onüç Günün Mektupları, Türk şiirinin büyük ustası Cemal Süreya’nın 1972 Temmuz’unda, Okmeydanı SSK Hastanesi’nde yatan eşi Zuhal Tekkanat’a yazmış olduğu mektuplardan oluşuyor. Kitabın bu baskısında, önceki baskılarından farklı olarak, Cemal Süreya’nın yine Zuhal Tekkanat’a çeşitli dönemlerde yazdığı 24 mektup daha yer alıyor. Bütün bu mektuplar, gerçek ve düşlerin iç içe geçtiği bir aşka tanıklık ediyor.

okumak için tıklayınız

Titanic Gemisi ve Kürtler!

1925 yılında başlayan Şeyh Sait İsyanı’yla alevlenen Kürt ayaklanmaları dönemi, Korgeneral Abdullah Alpdoğan’ın yönettiği Dersim harekatıyla son bulur. Ayaklanmaların bastırılabilmesi için 1934’te bir kanun çıkarılır. Bu kanunda, Kürtlerin yaşadığı yerler birinci bölge, Türklerin yoğun olduğu yerler ise ikinci bölge olarak gösterilir. Birinci bölgede yaşayan halk, ikinci bölgeye kaydırılırken, Kürtlerin yoğunlukta olduğu yerlere de, içerden ve

okumak için tıklayınız