Veronalı İki Soylu Delikanlı – William Shakespeare

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Veronalı İki Soylu Delikanlı’da dostluk ve aşkı bir vicdan sorunu olarak karşı karşıya koyar, yaşanan pişmanlıklar ve ulaşılan erdemle çözüme kavuşturur. Oyunun sonundaki şaşırtıcı ifadeler Shakespeare’in yaşadığı dönemin öteki-cins, aynı-cins ilişkileri göz

okumak için tıklayınız

Beyoğlu’nun En Güzel Abisi – Ahmet Ümit

Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet… Tarlabaşı’nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam.

okumak için tıklayınız

Linç Kampanyasına Yanıt: Eylem Eyleyenle Anlam Bulur? (Ek:3) – Zahit Atam

LİNÇ KAMPANYASINA YANIT: DRAMATİK ÇATIŞMA OLMADAN OLUR MU? Yeryüzüne kötülüğü, hastalığı ve cinneti indiren ben Şeytan, bunu size öğretiyorum. Bu sahte kahramanların yüzlerinden maskeleri indirmek vazifesi bana düşüyor: Onların içyüzünü hepinizden iyi ben bilirim. (Tekrar cebinden topacını çıkardı. Bütün kuvvetiyle masanın üzerinde çevirmeye başladı. O dönerken gözleri bir deli neşesiyle parlıyordu.) Bak, bak! nasıl da

okumak için tıklayınız

Suat Derviş?in yüreği kadar fosforlu Cevriye! – Oylum Yılmaz

?Ben yazar Suat Derviş?im, kimsenin karısı olarak yad edilemem!? İşte tam da bu yüzden unutulmuş olmalı adı… Ayağını yere vurup ?ben yazar Suat Derviş?im? diye bağırdığı, bağırabildiği için hayata, ta 1940?larda? Erkek egemen Türkiye edebiyatı ve Türkiye entelijansiyası, bu hem komünist, solcu hem de kadın yazarlık mücadelesi veren yazarı itinayla zayıf hafızasının derinliklerine gömmekte başarılı

okumak için tıklayınız

Yaratılışçılara Cevaplar – Okan Yolcu

Evrim teorisine 150 yıldır çeşitli yönlerden saldırılar olmasına rağmen bugüne kadar teoriyi yanlışlayan bir tane bile bilimsel makale yazılmamıştır. Gerici ideolojinin bir aleti olarak kullanılan evrim karşıtlığı defalarca cevaplanmış sorularını neredeyse hiç değiştirmeden tekrar tekrar soruyor. Alttaki iddialar evrim karşıtlarının klasik söylemleridir.

okumak için tıklayınız

Zahit Atam: Linç Kampanyasına Yanıt, İtirazın Diyalektiği (Ek: 2)

Senaryodan çatışmayı kovmak mümkün müdür? FAZİLET?e dair: (Eleştiri de tavırlar üzerine notlar) -Neden bahsedeyim? Önümde bir yığın dokunulmamış mevzu var. Hiçbirine yaklaşmaya cesaretim yok. Bir bakımdan didik didik olmuş, tutulur yeri kalmamış; bir bakımdan her biri Betul (erkekten uzak duran kadın- ZA) gibi bakir duruyor: İşte dil bahsi, tercüme bahsi, işte nesrimiz, şiirimiz, hikâyemiz, romanımız;

okumak için tıklayınız

İnsanlığın Ortak Kahramanlarının Yazılı Belgeseli – Bedriye Korkankorkmaz

Cinayetlerin sınıfsal çıkar mimarları tek tek deşifre edilmeden, gelişen bu tür tarihsel olayların, insan gelişmesinde ne tür eğilimlere yansıdığı derinlemesine araştırılmadan, Vecihi Timuroğlu?nun yazdığı “İnançları Uğruna Öldürülenler”in insanlık tarihindeki haklı yerinin de anlaşılamayacağını düşünüyorum. Tarihçiler salt kendisine verilmiş belgelerle, yazıtlara dayanarak tarihsel bir olayın gelişimini tümünü yansıtamazlar; çünkü tarih; tarih felsefesiyle bilimsel bir değer kazanıyor.

okumak için tıklayınız

Zahit Atam’a Linç Kampanyasına Yanıt (Ek: 1)

(Önceki yazıyı görmek için tıklayınız) SOL LİBERALLER NASIL ?DÜŞÜNCE SUÇLUSU? YARATIR? Senaryodan çatışmayı kovmak mümkün müdür? Ekler: Dramaturji dersleri (isteyen okusun, âlimlere duyurulur, halk dilinden anlatıyorum) Arthur Schopenhauer/ Okumaya ve Okumuşlara Dair adlı kitabından ?Ateşli hayal gücü öteden beri hep mektep kaçağıdır. Ah bu kadar çok okuyabilmek için ne kadar az düşünmek zorunda kalmış olmalılar!

okumak için tıklayınız

Lukács olmadan olmaz – Yücel Kayıran

Georg Lukács, Türkiye?de bir filozof ve bir sanat kuramcısı olarak değil, daha çok edebiyat eleştirisi ile toplumcu gerçekçiliğin romana bakışı bağlamında gündeme gelmiştir. Son yıllarda Georg Lukács?ın beş kitabı birbiri ardına yayımlandı; Aklın Yıkımı ?iki cilt (Payel Yayınları), Tarihsel Roman (Epos Yayınları), Avrupa Edebiyatı ve Varoluşçuluk (Epos Yayınları), Goethe ve Çağı (Sel Yayıncılık) ve son

okumak için tıklayınız

Konuşkan bir ölü – A. Ömer Türkeş

Harold Bloom?a göre ?Brezilya?nın en büyük yazarı?dır o. Susan Sontag daha ileri giderek Machado de Assis?i ?Latin Amerika?nın çıkardığı en büyük yazar? ilan edecektir. Brezilya?nın en büyük romanlarından kabul edilmesine, 20. yüzyılda önemli yazar ve eleştirmenlerin övgülerini toplamasına rağmen Mezarımdan Yazıyorum?un ve yazarı Joaquim Maria Machado de Assis?in -en azından okurlar nezdinde- hak ettiği değeri

okumak için tıklayınız

Zahit Atam’a Yapılan Linç Kampanyasına Yanıt: Sol Liberaller Nasıl “Düşünce Suçlusu” Yaratır

Ben ödüllerden önce facebook sayfasından, senaryoda dramatik çatışma yok yazdım, ödüller açıklanmadan önce, ama onlar hem en iyi senaryo ödülü aldılar hem de yanıt olarak, senaryoyu yazarken dramatik çatışma olmamasına özen gösterdik diye ödül konuşması yaptılar. Lütfen oturun Bresson’un Para filmini seyredin ve düşünün başlangıçta hiç hesap edilmeyen bazı şeylerin nasıl dönüştüğü üzerine tefekkür iyi

okumak için tıklayınız

İşler ve Günler / Tanrıların Doğuşu – Hesiodos

Hellen şiirinin Homeros’tan sonraki ikinci büyük şairi olarak anılan Hesidos, Askra’da (Boiotia) doğmuş ve yaklaşık MÖ 700’lü yıllarda yaşamıştır. Yaşamı hakkında çok fazla bilgiye sahip olunmamakla birlikte eserlerinin bazı bölümlerinde kendisine dair küçük kesitler sunar. Hellen literatüründe yer alan ilk belirgin bireysel kişilik olarak da nitelenen Hesiodos’un eserlerinde, Homeros’tan farklı olarak bariz bir sistematize etme

okumak için tıklayınız

Dünya Tarihi – William H. McNeill

William H. McNeill?in 1967?deki ilk baskısından sonra tarihin akışını 1999?a dek getirdiği baskısından, yapıtı 2. baskısından Türkçeye kazandıran Alâeddin Şenel tarafından yeniden çevrildi; 15. baskıda ise Türkçesi gözden geçirildi. Dünya Tarihi, öğrenciler ve akademisyenler kadar genel okuyuculara da seslenmektedir. Yapıt, insanlığın ekonomik, toplumsal, düşünsel evriminde uygar toplumlar kadar yerleşik çiftçi ve göçebe çoban toplulukların, Batı

okumak için tıklayınız

Baba Mirası – Aziz Nesin

Aziz Nesin’in “Ali Yazmış” takma adıyla yazıp, 1954’te Mim Uykusuz’un çizgileriyle Akbaba dergisinde yayımlanan Baba Mirası adlı çizgi romanı elli dokuz yıl sonra bu özgün biçimiyle yayımlandı. Aradan geçen yıllara karşın çizimler özgün ve genç, öykü güncel ve komik. Yalnızca kahkahanın peşine düşmek de mümkün, dönemin siyasal ve toplumsal arka planının izini sürmek de…

okumak için tıklayınız

Bu Öğrencilere Bu İşi mi Öğrettiler? (Öğrenci Muhalefeti ve Baskılar) – Gökçer Tahincioğlu, Kemal Göktaş

“Şimdi ben merak ediyorum; bu okulun yönetimi, akademisyenleri, bu öğrencilere bu işi mi öğrettiler? Nasıl sapan kullanılır, hangi cins kullanılır? Veya araba lastikleri, ne zaman, hangi ortamda, nasıl yakılır? Veya molotof nasıl yapılır, kimlere nasıl atılır? Bu mu öğretildi bunlara?” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2012 Aralık’ında ODTÜ’de polisin “orantısız şiddetle” karşılık verdiği öğrenci protestoları üzerine

okumak için tıklayınız

İşgal Et (İtaatsizlik Üzerine Üç Tez) – Bernard E. Harcourt , Michael Taussig, W. J. T. Mitchell

Occupy hareketinin bir başka örneği de 2013 yılında Gezi Parkı Direnişi’yle Türkiye’de yaşandı. Direnişle birlikte Türkiye’de birçok ezberin bozulduğuna şüphe yok. Peki, Tahrir Meydanı’yla Zuccotti Park’ın “işgal”inin ardından tüm dünyayı etkisi altına alan bu hareketin temeli neye dayanıyor, talebi ne? İşgal Et, Orta Doğu’dan New York, Chicago, Londra, Berlin, Frankfurt, Quebec ve Hong Kong gibi

okumak için tıklayınız

Kafesteki Türkiye: Hıristiyanlar Neden Öldürüldü / Sibel Hürtaş – Söyleşi: Sultan Özer

Gazeteci Sibel Hürtaş?ın, gayrimüslim cinayetlerini konu aldığı ilk kitabı ?Kafesteki Türkiye- Hristiyanlar Neden Öldürüldü?? adlı kitabı raflarda yerini aldı. Hrant Dink, Rahip Santoro ve Malatya Zirve Yayınevi cinayetlerine ve yargılamalarına büyüteç tutan gazeteci Hürtaş, belgeleriyle cinayetin devlet kurumlarının bilgisi dahilinde nasıl adım adım hazırlandığına dikkat çekiyor. Hürtaş, Yargıtayın yerel mahkeme kararını onaylamasıyla Türkiye?nin en önemli

okumak için tıklayınız

Osmanlı İmparatorluğu (1700-1922) – Donald Quataert

Osmanlı İmparatorluğu?nun tarihi son yıllarda çeşitli ülkelerde yeni yaklaşımlarla ele alınıp inceleniyor, yeni inceleme alanları ortaya çıkıyor. Artık Osmanlı tarihinin yalnızca siyasal yönü üzerinde durulmuyor; ekonomik, toplumsal, kültürel vb. yönleri de derinlemesine araştırılıyor. Donald Quartaert bu kitapta, söz konusu yeni birikimden yararlanarak farklı bir sentez sunuyor. Önce Osmanlı siyasal tarihini bütünüyle gözden geçiren yazar, Osmanlı

okumak için tıklayınız

Katliam yaraları – A. Ömer Türkeş

Geçmişle hesaplaşma anlayışının iyi bir örneği olan Kayıp Gergedanlar, etkileyici bir roman… Cem Kalender?in edebiyat yaşantısı 2009 yılında yayımlanan Klan ile başlamış, ikinci romanı Zamanın Unutkan Koynunda (2011) ile iyi bir çıkış yakalamıştı. Her iki romanında da kendi dilini ve anlatım dünyasını kurma çabası takdire değerdi. Gerçekle gerçeküstünün zengin metaforlarla içiçe geçtiği Kayıp Gergedanlar?da bu

okumak için tıklayınız

Murtaza Demir, ‘Ateş-i Aşk’ adlı kitabında Sivas Katliamı’nı mercek altına alıyor…

Murtaza Demir, Sivas Katliamı?nı mercek altına alıyor. Üstelik bizzat tanık olduğu, gördüğü, duyduğu ve belki de en önemlisi hissettiği karmaşık duyguları Ateş-i Aşk?ta anlatıyor. Ateş-i Aşk, Sivas katliamına ışık tutmasının yanında Madımak?ta neler yaşanıldığını, içeride bekleyenlerin hangi atmosferde yardım beklediğini okuyucuya sunuyor. 2 Temmuz 1993 akşamı aslında ne oldu? Yerel gazeteler katliam günü hangi manşetleri

okumak için tıklayınız