“Geçen iki yüzyılın çok büyük kısmında ulusu temsilen devletin ortaya çıkışı, doğal ve kaçınılmaz bir süreç gibi algılanmıştır. Bundan dolayı, insanlık tarihi bu çerçevede şekillendirilmeye başlanmıştır. Elinizde tutuğunuz kitap, ulusal söylemle yazılan tarih anlayışının kültürel yaptırımları ve varsayımlarının ötesine gitmeyi amaçlayan bir çabanın ürünüdür. Diğer bir deyimle, ulusal tarih anlayışının dayandığı teleolojik gelişme modelini tamamen reddetmektedir. Burada benimsediğimiz anlayışa göre, ulusal şekillenme, insanlar arasında dönemin tarihsel çerçevesine
Dipnot Yayınları
Seçme Metinlerle Rönesans Filozofları – Giorgio De Santillana
Seçme Metinlerle Rönesans Filozofları adlı bu kitap, Leonardo da Vinci’den Thomas More’a, Machiavelli’den Erasmus’a, Galiei’den Copernicus’a, Luther’den Montaigne’e uzanan bir yelpazede insanın bilinç koşullarını kökten değiştiren düşüncelere ev sahipliği yapmış bir çağı, Rönesans’ı ilk elden tanıma olanağı sağlıyor.
Bu filozofların özlü biyografilerini de içeren kitap, okurun insanlık tarihinin anıtsal yapıtlarının birbiri ardınca üretildiği Rönesans dönemini
Seçme Dünya Masalları – Asya Masalları
İnsanların hayallerinin, arzularının, sevinçlerinin, öfkelerinin, sitemlerinin ve sevgilerinin hayal gücüyle harmanlandığı en güzel masalları getiriyoruz sizlere Masalların dünyasında bir halının üzerine binip gözünüzü açıp kapayıncaya kadar bir yıllık yol alabilir, bir melekle konuşan kahramana dönüşebilirsiniz. Yedi kat yerin altında karıncalar kralıyla buluşup, bir ejderhanın sırtında on iki kat gökyüzüne bir çırpıda yükselerek aslanlar kralıyla burun buruna gelebilirsiniz. En ufak delikten sığan bir parmak çocuk olsanız da
Seçme Dünya Masalları – Ortadoğu, Afrika ve Okyanusya Masalları
İnsanların hayallerinin, arzularının, sevinçlerinin, öfkelerinin, sitemlerinin ve sevgilerinin hayal gücüyle harmanlandığı en güzel masalları getiriyoruz sizlere.
Masalların dünyasında bir halının üzerine binip gözünüzü açıp kapayıncaya kadar bir yıllık yol alabilir, bir melekle konuşan kahramana dönüşebilirsiniz. Yedi kat yerin altında karıncalar kralıyla buluşup, bir ejderhanın sırtında on iki kat gökyüzüne bir çırpıda yükselerek aslanlar kralıyla burun buruna gelebilirsiniz. En ufak delikten sığan bir parmak çocuk olsanız da olağanüstü işler başarmakta zorluk çekmezsiniz.
Seçme Dünya Masalları – Kuzey ve Güney Amerika Masalları
İnsanların hayallerinin, arzularının, sevinçlerinin, öfkelerinin, sitemlerinin ve sevgilerinin hayal gücüyle harmanlandığı en güzel masalları getiriyoruz sizlere Masalların dünyasında bir halının üzerine binip gözünüzü açıp kapayıncaya kadar bir yıllık yol alabilir, bir melekle konuşan kahramana dönüşebilirsiniz. Yedi kat yerin altında karıncalar kralıyla buluşup, bir ejderhanın sırtında on iki kat gökyüzüne bir çırpıda yükselerek aslanlar kralıyla burun buruna gelebilirsiniz. En ufak delikten sığan bir parmak çocuk olsanız da olağanüstü işler başarmakta zorluk çekmezsiniz.
Güvenlik Şiddet ve Savaş – Mark Neocleous
Kitap, güvenlik, şiddet, savaş ve devlet arasındaki bağları tartışırken, güvenlik arzusunun bizi götüreceği yeri göstermekle kalmıyor, aynı zamanda liberal tezleri yeniden üretmekle temelde hangi alanı terk ettiğimizi de ısrarla vurguluyor: liberal ideoloji ekseninde güvenliği inşa etmeye çalışan devletin ve sermayenin eleştirisi. Güvenlik, Şiddet ve Savaş, bir taraftan sosyal güvenlik ile ulusal güvenlik, sermayenin güvenliği ile siyasal kuramın gelişimi arasındaki tarihsel bağları ele alırken, diğer taraftan da güvenlik kavramı ile olağanüstü hal ilanı,
Latin Amerika’da Yerli Hareketleri – Sibel Özbudun
Latin Amerika’da Yerli Hareketleri adlı bu kitap, kendi küllerinden doğmasını başaran Latin Amerika’nın yerli halklarının öyküsünü anlatmaktadır. Latin Amerika’nın aslî bir sosyal dinamiğini oluşturan yerlilerinin bu çok-düzlemli, çok-mekânla ve çok-veçheli mücadelelerini daha yakından tanımamıza imkan sunuyor.
Tarihin tanık olduğu belki de en acımasız sömürgecilik girişimlerine karşın, olanca aşağılanmışlığı, dışlanmışlığı içinde kimliklerini, kültürel dağarcıklarını koruyup çocuklarına aktarma şaşırtıcı
Köylü İsyanlarından Fransız Devrimine (Devrimci Halk Hareketleri Tarihi 1) – Murray Bookchini
Yirminci yüzyılın en önemli “aykırı” düşünürlerinden biri olan Murray Bookchin’in, devrimci geleneğin zayıflaması, devrimler çağının eski ve yeni kuşakların bilincinden/belleğinden silinmeye yüz tutması karşısında duyduğu derin kaygı sonucu kaleme aldığı bu dört ciltlik anıtsal eser, o büyük devrimlerin özneleri olan halkların/kitlelerin/”taban” oluşumlarının kurumsal ve örgütsel yapılarına ışık tutmakta, her bir devrimin arka planındaki toplumsal, ekonomik, kültürel ve politik gelişmelere odaklanmaktadır.
Rıdvan Kızgın / Bir İnsan Hakları Delisi – Şeyhmus Diken
Bingöl’de İnsan Hakları Derneği’ni (İHD) kurar. Bingöl’de yurttaşların kaçırılması, öldürülmesi, işkenceye maruz kalması, tutuklanması, korucu, kontgerilla ve JİTEM olaylarını deşifre ederek hiç tanımadığı insanların hakları için mücadelesini sürdürür.
Bingöl’de açığa çıkan hak ihlalleri ve hukuk dışı uygulamalar uluslararası kamuoyunun da dikkatini çeker.
Dersim 1938 ve Hacı Hıdır Ataç’ın Defteri (İlk Kez Yayımlanan Belgeler, Raporlar, Haritalar) – Hüseyin Aygün
Hüseyin Aygün elimizdeki kitabında, 2006 yılında hayata veda eden Hacı Hıdır Ataç?ın tuttuğu defter üzerinden 1938?de yaşanan Dersim katliamının izini sürüyor. Ataç, 1938 katliamına yakalandığında on iki yaşındaydı. Babası ve kardeşleri Nazımiye?nin Pax nahiyesinin altındaki dereye doğru ölüme götürüldükleri yürüyüşe çıktıklarında o, annesi ve kundaktaki kardeşi ile kaldıkları köyden bir önceki gece ayrılmışlar. Ataç, bu sürece dair tanıklığını elimizdeki deftere kaydetmiş. Aygün?ün çalışması, söz konusu defterin yanı sıra, ilk kez yayımlanan belge, rapor ve haritalar eşliğinde Dersim?de 1938?de yaşananları ortaya koyuyor.
Antonio Gramsci (Yeni Bir Giriş) – Paul Ransome
Toplumun nasıl işlediği, göreli istikrarın nasıl sağlandığı, aynı zamanda toplumun değişmeyi ve gelişmeyi nasıl sağladığı üzerine çalışan herhangi bir kişinin karşısına kısa bir süre sonra Antonio Gramsci’nin popülaritesi giderek artan yapıtı çıkacaktır. Gramsci’nin, Marksizmin yeni paradigmasıyla olan yakın ilişkisi ve düşüncelerini çağdaş siyasal gelişmelere nispeten dolaysız bir şekilde uygulama olanağı, Gramsci’nin terminolojisine ve kuramına yapılan göndermelerin çağdaş literatürde artık bolca bulunduğu anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla, Gramsci’nin özgün düşüncelerini anlamak isteyen herkes zorlu bir görevle yüzyüze kalacak, Gramsci’yi,
Militarizmin Cinsiyetçi Suretleri (Devlet, Ordu ve Toplumsal Cinsiyet) – Çiğdem Akgül
“Modern erkek-vatandaş ordularının genç yaşta her erkeği ‘askere alıp’ asker yapma-erkek yapma- vatandaş yapma ideolojisine baktığımızda modern militarizmin egemen erkeklik değerlerini üretme konusundaki hayati rolünü daha iyi anlıyoruz. Elinizdeki bu kitap modern militarist sistemlerin hem askere alma boyutuyla erkekleri nasıl şekillendirdiği hem de bu eril iktidarın inşasına kadınların nasıl dahil edildiğini anlatıyor. Kadınlar asker eşi, oğlunu askere gönderen ana, kışla alanlarında fahişelik yapan kadınlar, orduda çalışan subay, hemşire, vb kadın görevliler olarak farklı konumlarda bu militarist sistemin bir parçası oluyorlar; o sistemi destekliyorlar, yeniden üretiyorlar; ya da onun tarafından dışlanıp marjinalleştiriliyorlar;
Cizre – Bohtan Beyi Bedirhan (Direniş ve İsyan Yılları) – Ahmet Kardam
İnsanlık tarihi, efsaneleşmek için çok haklı gerekçelere sahip olsa bile sırf “zamanın ruhu”na ters düşmesi yüzünden yenilmeye mahkûm direniş ve isyan örnekleriyle doludur. Kürdistan’ın Osmanlı tarafından fethine karşı verilen mücadeleyle (1836) tarih sahnesine çıkan Cizre-Bohtan miri Bedirhan Bey’in direniş ve isyanı da (1840-1847) bunlardan biridir.
Ahmet Kardam’ın Osmanlı Arşivi’nden bulup günyüzüne çıkardığı yüzlerce sayfa belgeye dayalı bu çalışması; Bedirhan Bey’in özerk/bağımsız bir Kürt federe devleti kurma mücadelesinin aşamalarını, o güne kadar görülmemiş genişlikteki Kürt ittifakını nasıl kurduğunu, bir yandan müttefiki diğer Kürt beylerinin direniş ve isyanlarını teşvik ederken, kendisini hep arka planda tutarak Osmanlı’yla kurduğu diplomatik ilişkileri kopartmamaya özen gösteren mücadele yöntemini, Cizre-Bohtan’ı nasıl büyük bir çekim merkezi haline
Anadolu Aleviliği’nden Dersim’e / Alevi Tarihine Coğrafi Bir Giriş – Gürdal Aksoy
Coğrafya tarihte önemli bir yere sahip olduğu halde, tarih yazıcılığında uzunca bir süre yeterince dikkate alınmamıştır. Coğrafî mekânın dinsel kimlikler üzerindeki etkilerini sistematik olarak irdeleyen din coğrafyası dahi, görece yakın tarihli olup, henüz Alevilik araştırmalarında kendine tam anlamıyla bir yer bulabilmiş değildir. Bu çalışma sözü edilen eksikliğe kısmen bir cevap olabilecek bir biçimde, genel olarak din, tarih ve coğrafya ilişkisini irdelemektedir.
Kitabın ilk bölümünde, popüler ve akademik dünyanın ortak klişesi olan “Anadolu Aleviliği”nin tarihsel yeri sorgulanmış, coğrafî ve etno-kültürel farklılıklar noktasında, bu metaforun hangi amaçlar doğrultusunda, nasıl inşa edildiği tartışılmıştır.
İkinci bölüm, Alevi Kürtlerin bir bakıma merkezi sayılan Dersim üzerinedir.
Göstermek ve Gösteren Kendimi Göstermek – Bilal Nergizli
?Godard?ın sanatı: Göstermek ve gösteren kendimi göstermektir? MacCabe.
Jean-Luc Godard sinemaya ilk adımını film eleştirmenliği ile atar. Daha sonra öncülük edeceği Fransız Yeni Dalga akımının en önemli temsilcisi olur. İlk yazısı olan ?Politik Bir Sinemaya Doğru?da Godard?ın ileride neler yapacağına dair fikirler barındırır. Bu yazısı ana akımın yanında ileriye dönük bir alternatif sinemayı içerir. Colin MacCabe?ye göre Godard, tek bir şeye asla bağlı kalmaz. Sürekli kendini yenileyen ve sinema için çok önemli olan teknik gelişmelerden kopmayıp sinemasında bu yeni teknikleri uygular.
MacCabe?nin çalışması beş bölümden oluşur (Godard: Sanatçının Yetmiş yaşında Bir Portresi, Ankara: Dipnot Yayınları, 2011). Birinci bölüm aile çevresini ele alır. Godard?ın anne tarafı olan Monod?lar Fransa?nın önemli Protestan ailelerinden biridir.
Marksizm ve Modernizm (Lukacs, Brecht, Benjamin ve Adorno Üzerine Tarihsel Bir İnceleme ) – Eugene Lunn
“Modernizm ile Marksizmin eskimiş diye görülüp saldırılara uğradığı bir zamanda, Eugene Lunn’un bu iki akımın en yaratıcı etkileşim yıllarını ele alan zengin ve ayrıntılı çalışması, her ikisinin de hâlâ önemli bir gizligüce sahip olduğunu hatırlatıyor bize. Marksist estetik tartışmalarına değin bundan daha güvenilir ve titiz bir kılavuz isteyemezdik.”
Martin Jay
“Zekâyla ve kılı kırk yaran bir özenle yazılmış olan bu kitap, birbirinin çağdaşı dört eleştirmeni tarihsel bağlama oturturken, Marx’ın bölük pörçük haldeki estetiğine ve modernist sanata dair derli toplu ve sağlam bir inceleme sunuyor.
Ege Denizi Kıyılarından / Yunan Mitolojisi ? Derleyen: Aydın Bodur
Çocukları hedefleyen mitoloji kitapları, neredeyse yok denecek kadar az. İşte Aydın Bodur?un derlediği elimizdeki çalışma, Yunan mitolojisinin ünlü isimlerini eğlenceli bir üslupla kaleme getiriyor. Yunan mitolojisinde dünyanın ve evrenin yaratılışıyla ilgili söylencelerle başlayan çalışma, Toprak Ana?nın gelişini, denizlerin efendisi Pondus?u, gökyüzünün efendisi Uranüs?ü, tek gözlü Tepegözleri, yüz kolluları ve karanlıklar ülkesi Tartaros?u anlatıyor. Kitabın devamında ise Titanlar çağı, zalim efendi Kronos, insanın yaratılışı, Tanrıların gazabı tufan, Pandora?nın kutusu, Prometeus?un cezalandırılışı ve iyi yürekli Herkül gibi, Yunan mitolojisinin
Gramsci Kitabı (Seçme Yazılar 1916-1935) – Antonio Gramsci
Kırk altı yıllık kısa yaşamının on bir yılını cezaevinde geçiren, Mussolini’nin Faşist rejiminin savcı iddianamesinde «bu beynin çalışmasını yirmi yıl durdurmalıyız» denen Antonio Gramsci’nin en önemli yazılarının biraraya getirildiği Gramsci Kitabı (Seçme Yazılar 1916-1935) Dipnot yayınevi tarafından yayınlandı.
“Gramsci’nin en önemli yazılarını tek ciltte bir araya getiren Gramsci Kitabı, okurların, onun eserine ilişkin kapsamlı bir fikir edinmesine imkân veriyor. Gramsci’nin yazılarının birbiriyle olan bağlantılarını bulup çıkarması ve kilit önemdeki Gramsciyen kavramların kökeni ve gelişimi hakkında içgörüler sağlaması da kitabın değerini özellikle artırıyor.” Stuart Hall
Sınıf, kültür ve devlet üzerine yazdıklarıyla yirminci yüzyılın en önemli
Emek ve Siyaset – Ali Rıza Güngen, Fuat Ercan, Özlem Tezçek, Özgür Biçer ve Yasemin Özgün
Türkiye?nin çeşitli üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin, doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin bir araya gelerek oluşturduğu Küçüksuyu Grubu?nun gerçekleştirdiği alternatif çalışmalardan ?Emek ve Siyaset?, emek ve siyaseti dünya ve Türkiye ölçeğinde eleştirel bir bakışla irdeliyor. AB?de emek üzerindeki yeni kontrol biçimleri; Türkiye?de yoksulluk; globalleşme ve sendikalar; demokratik konsolidasyon ve Türkiye?de seçkinci demokrasi tartışmaları; teknoloji ve değişen üretim ilişkileri ve Türkiye?de imalat sanayiinde emek ile sermaye arasında bölüşüm sorunu, kitaptaki makalelerin irdelediği konulardan.
( * ) Literatüre önemli bir katkıda bulunan çalışma, Nazım Hikmet’in bir şiiriyle açılıyor:
Yapıcılar türkü söylüyor,
Kentin Mültecileri / Neoliberalizm Koşullarında Zorunlu Göç ve Kentleşme – Sevilay Kaygalak
Genç yaşta yitirdiğimiz Sevilay Kaygalak bu çalışmasında, Türkiye’de 1990-1996 yılları arasında yoğunlaşan ve bireysel, toplumsal ve siyasal yönden pek çok sorun ve olguyu peşinden sürükleyen geniş ölçekli bir gelişme olmasına karşın, sosyal bilimler yazınında, bırakın hakkıyla ele alınmayı, genellikle görmezlikten gelinen zorunlu Kürt göçünü konu ediniyor.
Göçün yoksullukla ilişkisini kültürel ve sosyo-psikolojik faktörleri merkeze koyan ya da onu bir boyutta aşırı politikleştirip (devletin Kürt nüfusa yönelik politikayla sınırlı tutarak) kendi başına ele alan yaklaşımlardan farklı olarak, dönemin ekonomi-politiği zemininde,