Etiket: şiir

Şükrü Erbaş’tan “Pervane”

İnsanların, “yoksunluk ihtiyaçları” adı altında toplayabileceğimiz psikolojik, güvenlik, sosyal ve itibar ihtiyaçları ile “büyüme ihtiyaçları” çerçevesinde görebileceğimiz bilişsel, estetik ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçları var. 1950’lerde Abraham Maslow’un ortaya attığı bu çerçeve, kuşkusuz kabul gördüğü kadar da tartışılıyor. Biz, bir başka açıdan… Şükrü Erbaş’ın yeni kitabı, Pervane üzerinden bakalım buna.

okumak için tıklayınız

Frankfurt’ta Bir Evimiz Var – Zafer Köse

Taksi şoförü arka koltukta oturuyor. Yanında eşi, ön koltukta çocuğu. Direksiyondaki kadın ise bir şirketin yöneticisi. Altmış yaşlarındaki kadın, aracı lüks bir otele doğru sürüyor. Yolcuları orada kalacaklar, kendileri için ayrıltılan en güzel odalardan birinde. İş kadını, sadece sürücülük yapmıyor; bir rehber gibi sürekli etrafı tanıtıyor, kent ve toplumla ilgili bilgiler de veriyor. İlk bakışta

okumak için tıklayınız

Neler uğruna şiir yazmıyorum – Serkan Engin

Nobel Edebiyat Ödülü’nü almak için şiir yazmıyorum. Ola ki elli sene sonra beni bu ödüle aday göstermek gafletinde bulunanlar çıkarsa, şimdiden ödülü reddettiğimi, hatta birilerinin bana ödül vermeye kalkmasını hakaret saydığımı belirtmek isterim. Bunun politik-etik gerekçelerini daha iyi algılamak isteyenler “Ödül Düzleminde Şiir Erkini Yıkmanın Anatomisi” (Eliz Edebiyat/ Şubat 2011) adlı yazımda, yeterince veri bulacaklardır.

okumak için tıklayınız

İmgeci sosyalist şiir ve artistik realite – Serkan Engin

İmgeci sosyalist şiire göre, şiir, poetik imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, imgeci sosyalist şiire göre, Şiir’in temel birimi poetik imge’dir. Çünkü Şiir, doğal dil (gidimli dil) içinde şair özne tarafından geliştirilen özerk bir üst dildir (metalanguage). Bu da poetik imgeler aracılığıyla, doğal

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in Salkımsöğüt şiiri animasyon oldu.

İllüstratör Ethem Onur Bilgiç, Nâzım Hikmet Ran’ın “Salkımsöğüt” isimli şiiri için serbest uyarlama kısa bir canlandırma film hazırladı. Ses tasarımını Deniz Tarsus’un, yapımcılığını Berat İlk’in, müziklerini ise James Hakan Dedeoğlu’nun üstlendiği film, 15. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali’nde ve 21. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Animasyon ödülünü kazandı. 8-9 Kasım’da ise Hollywood Kısa

okumak için tıklayınız

Ece Ayhan’ın Şiirlerinde Mitolojik ve Masalsı Ögeler*

Özet: Mitoloji, hem Batı edebiyatında hem de Türk edebiyatında şairlerin yer yer yöneldikleri bir alandır. Yalnızca klasik şairlerin değil, kimi modern şairlerin de bu alanın verimlerinden yararlanarak şiirsel anlatımlarına bir tür zenginlik kazandırdıkları görülür. Kuşkusuz, mitolojik ögeler gibi masalsı ögeler de şiirsel imgelem için yeni açılım olanakları sunar. Çağdaş Türk şiirinde bu ögeleri şiirlerine taşıyan

okumak için tıklayınız

Bir Kırlangıcın Daha Var – Cemal Süreya

Sen bir çocuksun, annen sinirden bir de sevinçten doğurdu seni yırtılan ipek sesiyle; Bir çocuksun sen, bedeviler gibi ezberindeki şiirlerle bulmak zorundasın çölde yitirdiğin yolu; yeryüzü şenliğinin azımsanamaz bir parçasıdır yaktığın ateş, kıvrıldığın dönemeç, açtığın şemsiye, kucakladığın yaşlı ağaç; iyi çocuksun; tuhaf çocuksun; ağzını burnunu tıkasalar gözlerinle soluk alırsın; gözlerini bağlamaya kalksalar el ve ayak

okumak için tıklayınız

Güncel Bir Olasılık Olarak: Şiir – Ogün Kaymak

?İki aşamalı tek varlıktır? diyor Agamben, insan için. Marx bu noktada: ?İnsana kendi dışındaki dünyaya inanmayı ilk öğreten şeydir aşk? diyor. Fizyolojik ya da genetik insan değil bahis. Sosyal antropoloji okumalarının yardımıyla; insani değerler üreten, buna sahip çıkan, çevresindekilerin tinsel gelişimine özen gösteren varlık bu önermedeki muhatap. Marx?ın aşk dediğine, şiir dedim varsayın. Dayatılana razı

okumak için tıklayınız

Şiir Anayasaya Aykırıdır – Cemal Süreya

Tabiat ahlakı kovuyor. Nerde bir ahlak türemişse, orda tabiatla ahlak çatışma halinde. Sanatı doğuran mutlaka bu çatışmadır demiyoruz. Ama sanatı besleyen bu çatışmadır diyoruz. Tabiat sanatla kurulu düzene baş kaldırıyor. İtiyor onu. Hafife alıyor. Bozuyor. Ağuluyor. Sanatlar içinde bu özelliği en çak taşıyan da şiir sanatıdır. O kadar ki bu konuda birçok sanatların genel meselelerini

okumak için tıklayınız

Şiir Geleceğe Bir Gülümsemedir – Mustafa Özmen

??bir sanat eserinin meziyetini nihai ve kesin olarak belirleyen şey, onun içeriğinin değeridir.? (1) İnsanın yazılı tarihi insanın son beş bin yılını kapsıyor. Oysa yazılı olmayan tarih milyonlarca yıl önce başlıyor. İnsanın öbür türlere göre daha gelişkin olmasını Gordon Childe şöyle açıklıyor? ??eller ve beyin. Bedenlerimizi taşımak yükünden kurtulduktan sonra ön ayaklarımız, şaşılacak kadar çeşitli

okumak için tıklayınız

Bir Şiirle Kanatlanmak – Duran Aydın

Şöyle raflar dolusu kitaplarıyla zengin, okunmaya doyulamayacak türden; iştah kabartan görkemli güzelliği karşısında çoğalıp durduğumuz kitaplıklar hangimizin düşlerini süslememiştir? Sayıları öyle binlerle ölçülemese de, olanaklar ölçüsünde çoğu satın alınmış ya da kimilerinin izleri yitirilen dost ve arkadaş sanatçılarımızın içtenlikle yazdıkları birkaç cümlesiyle, imzalarını taşıyan vefalı ?yoldaşlarımız?dır kitaplar.

okumak için tıklayınız

Her Zaman En Başta Özgürlük – Yannis Ritsos

?Her Zaman En Başta Özgürlük?, Yunan şiirinin ve çağımızın en büyük ustalarından Yannis Ritsos?un seçme şiirlerini bir araya getiriyor. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi, Ritsos?un simgesi olan ?özgürlük?, buradaki şiirlerin de ortak teması. Ritsos, ?Temel Nesneler?de şöyle diyor: ?Kocaman bir iğne ve kalın bir iplikle,/ beceriksiz, dikiyor ceketinin düğmelerini./ Konuşuyor kendi kendine: // Yemeğini yedin

okumak için tıklayınız

Küfür, Şiir ve İşçi Sınıfı – Serkan Engin

?İnsani olan hiçbir şey bana yabancı değildir? diyen Kartacalı Terentius?u şiar edinen Marksizmin izinden gidenlerin, sahtekar aristokrat tavrıyla, küfrü ve küfürlü şiirleri küçümsemesi, Marksizmin insana dair tüm durumları algılayıp çözümleme paradigmasına aykırıdır, çünkü ?ruhun yellenmesi? olan küfür, insani bir ?hâl?in dışavurumudur. Ereğine ulaşamayan yaşam pratiğinin sözlü isyanıdır küfür. Evet, ne yazık ki küfürlerin çoğu, sözel

okumak için tıklayınız

Ödül Düzleminde Şiir Erkini Yıkmanın Anatomisi – Serkan Engin

Ödüllendirmek, üst konumundaki biri ya da birilerinin, ast konumundaki biri ya da birilerine övgü lütuf etmesidir. Yani her şeyden önce iki birey arasında hiyerarşi kurar ki hiyerarşi insani değildir, dolayısıyla ödüllendirmek ve ödül beklemek de insani bir eylem değildir. Sahibinden daha doğrusu kendisini sahibi olarak gören insandan ona uygun eylem sergilediği için bir köpeğin ?ödül?

okumak için tıklayınız

Şiir(ler) ve Şair(leri) Burada, Ya Siz?[*] – Temel Demirer

?Gümüştür ozanın sözü, susması altın değildir.?[1] ?Yakın yıllara dek devlet şiiri tehlikeli bulur, yargılar, şairleri cezalandırmak, sindirmek için çaba gösterirdi. Günümüzde ise bu tavrından uzaklaşmış görünüyor. Bu süre içinde ne değişti? Şairler artık ?uslu? şiirler mi yazıyor? Rahatsız eden, ?suç işleyen? şiire ne oldu?? Baştan söyleyeyim, en güzel yanıtı Memet Fuat, ?Şiir düşmanlarını içinde taşıyor,?

okumak için tıklayınız

Şiir ve Mantık – Bertolt Brecht

“Güzel ama bu neyi kanıtlar”” Bir matematikçi, Goethe’nin “Iphigenie”sini okuduğunda söylemişti bunu: Güzel ama bu neyi kanıtlar? Pek yerinde olmayan bir tümce ama binlerce şiiri karşısına alıyor. Bu tür şiirleri eleştirmek isteyen biri ne yapacağını bilemeyebilir, eleştirilecek bir şey yokmuş gibi gelir ona, bildiği tek şey şiirin yazılıp basılmış olduğudur yalnızca. Doyurucu bir yapıtla ilgili

okumak için tıklayınız