Etiket: sinema

Sinema ve Çizgi Film İlişkisi* – Özgür Özer

Siyasal, toplumsal, kültürel ve ekonomik çok büyük değişimlerin yaşandığı çağımızda; geleceğin ve geçmişin iç içe yansıtıldığı önemli sanat dallarından biri olarak sinema ortaya çıktığı zamandan beri bütün insanları etkileyen, sanatsal olanı açığa çıkartan, eğlendirme işlevine sahip, kültür içinde ve kültürler arasında bilgi taşıyan, kendimiz, toplum ve toplumsal rollerimiz hakkında bilgilendiren, yönlendiren en etkili araçlardan biridir.

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin en kötü filmleri bile seyretmesinin gerekçesi

“En kötü filmde bile benim alacağım önemli dersler var. insanda geniş ufuk açar, bazı yenilikler sunar, hiçbir şey yok sanılan filmlerde bile ilginç manzaralar, değişik görüntüler verilir. Bu nedenle filmleri izlemeyi seviyorum” diyen Sabahattin Ali için sinema son derece önemli bir sanat ve eğlence aracıdır.

okumak için tıklayınız

İktidar, Sinema, Sanatçı, Özgürlük ve Eleştiri – Zahit Atam

8. Eleştirmen hâkim midir? Tarih Değil Hatalar Tekerrür Ediyor. “Bize geçmişteki deneyimlerin ve tarihin öğrettiği tek şey, halkların ve hükümetlerin tarihten ders almadıkları ve ondan çıkarılması gereken derslere göre hareket etmedikleridir.” Hegel (akt ve çev: Mevlüt Asar) Bu en sık rollerin karıştırıldığı eleştirmenin işlevi ve görevi sorunlarından birisidir. Eleştirmenin kendini hâkim sanması aptallıktır, onun özenmesi

okumak için tıklayınız

Kürt sineması: Yurtsuzluk, sınır ve ölüm

Bir Kürt sineması fikri şimdi, Yılmaz Güney, Bahman Ghobadi, Hiner Saleem, Kazım Öz, Hüseyin Karabey gibi isimlerin dâhil olduğu (ama onlarla da sınırlı kalmayan) başarılı yönetmenlerin kolektif çalışmalarına dayanır. Keza adını andığım Kürt sinema yönetmenlerinin hepsine başka ulusal sinemalar da sahip çıkabilir ve çıkmıştır; üstelik böyle bir iddia çok da temelsiz değildir. Yılmaz Güney örneğin,

okumak için tıklayınız

100 yıllık sinemayı okumak

Her ne kadar tartışmalı olsa da sinemamızın 100. yılını kutluyoruz. Kitap Fuarı’nın bu yılki teması da Sinemamızın 100 Yılı, onur yazarı ise Atillâ Dorsay. Biz de, bu vesileyle Türkiye sinemasını tanımayı kolaylaştıracak 20 kitaplık bir seçki hazırladık. Kitap Fuarı’nın bu yılki teması, Türkiye sinemasının bir asırlık birikimine saygıyla ‘Sinemamızın 100 Yılı’ bildiğiniz gibi. Sinema yazarlığının

okumak için tıklayınız

Kafka, «sinemayı sevmiyor musunuz?» (söyleşi)

Ne zaman sinemaya gittiğimi söylesem, Kafka’nın yüzünde pek şaşırmış bir ifadenin belirdiğini görüyordum. Yine aynı durumla karşılaştığım bir defasında kendisine sordum: «Siz sinemayı sevmiyor musunuz?» Kafka, kısaca düşündükten sonra şöyle dedi: «Doğrusu hiç düşünmedim bunu. Orası öyle, harikulade bir oyuncaktır sinema, ama ben katlanamıyorum. Belki fazlasıyla optik yaradılışta biriyim de ondan. Bir göz insanıyım ben.

okumak için tıklayınız

Charlie Chaplin sinemadır – Mesut Kara

Batı cephesinde değişen bir şey yok. Sinema dendiğinde akla gelen ilk isim olan Charlie Chaplin?le ilgili akla ziyan (aslında bildik) başlıklarla haberler yapıldı. Farklı başlıkları olsa da tek kaynaktan üretilip çoğaltılan ve ?tümünde aynen? yayınlanan haber, ?Charlie Chaplin ile ilgili yazılan bir biyografi şok etkisi yarattı. İddiaya göre

okumak için tıklayınız

Üçüncü Dünya Sineması ve Batı – Roy Armes

Roy Armes, nitelikli kitabı ?Üçüncü Dünya Sineması ve Batı?da, Üçüncü Dünya?da film yapımına odaklanıyor. Konuyu irdelerken, Üçüncü Dünya kuramcılarının ve eleştirmenlerinin çalışmalarına verdiği zengin referanslarla da öne çıkan kitap, bu sinemanın ortaya çıkmasını sağlayan toplumsal, kültürel ve ekonomik bağlamı ele alarak açılıyor. Çalışmanın devamında da, Üçüncü Dünya?da film yönetimi ve yapımının teori ve pratiği; ayrıca

okumak için tıklayınız

Sanat ve Düşüncenin Yasak Karşısındaki Tutumu Ne Olmalıdır? – Yılmaz Güney

Ön­ce dü­şün­ce­yi ele ala­lım. İn­sa­nın do­ğal ve top­lum­sal pra­ti­ği bey­ne yan­sır. Da­ha ön­ce yan­sı­mış ve pra­tik sü­reç içe­ri­sin­de al­gı­la­ma aşa­ma­sın­dan ge­çe­rek kav­ram­sal bil­gi ha­li­ne gel­miş bi­ri­kim­ler­le ya da hâ­lâ al­gı­sal bil­gi ha­lin­de bek­le­yen, bi­çim­len­me­si­ni he­nüz ta­mam­la­ma­mış bi­ri­kim­ler­le ça­tı­şa­rak ya da bir­le­şe­rek ye­ni bir sen­te­ze ula­şır. Bu sen­tez, şey­le­rin iç ve dış iliş­ki­le­ri­nin, şey­ler­le şey­ler ara­sın­da­ki

okumak için tıklayınız

Sinema Bir Şenliktir (Bütün Yapıtları – Sinema Yazıları) – Onat Kutlar

Daha önce de çeşitli baskıları yapılan ?Sinema Bir Şenliktir?, Onat Kutlar?ın sinema yazılarını bir araya getiriyor. Bilindiği gibi Kutlar, 1965-76 yılları arasında Türk Sinematek?in kurucularından biri ve yönetmeni olarak görev yapmıştı. Elimizdeki kitapta ise, bu önemli ismin 1960?tan başlayarak Meydan, Yeni Sinema, Milliyet Sanat, Papirüs ve Hürriyet Gösteri gibi dergilerde yayımlanan sinema yazıları bulunuyor. Yabancı

okumak için tıklayınız

‘Sinema Sanatına Giriş’ ve ‘Cadde-i Kebir?de Sinema’ adlı kitaplara dair

Ey ressam, tutalım ki o selviyi (selvi boylu güzeli) resimleyeceksin / yürüyüşündeki edaya gelince ne yapacaksın? (Ali Şir Nevai 1440-1501) Nijat Özön?ün Sinema Sanatına Giriş kitabının uzun bir öyküsü var. Nijat Özön bizim yazınımızda bir yandan sinema tarihçiliğini, öte yandan toplumbilimden beslenen eleştiriyi, bunların yanında sinema kuramlarına giriş yazılarını yazan ve önemli metinleri çeviren isimdir.

okumak için tıklayınız

Kıskanmak – Nahid Sırrı Örik

Kıskanmak, Nahid Sırrı Örik’in ilk romanıdır. Roman kitap halinde basımından önce, 1937 yılında “Kıskançlık” adıyla Tan Gazetesinde tefrika edildi. Kitap olarak ilk defa, 1946 yılında Hilmi Kitabevi tarafından “Türk Romanları Serisi”nin ilk kitabı olarak basıldı. Yönetmen Zeki Demirkubuz, Kıskanmak romanını 2009 yılında sinemaya uyarladı. (*) Kıskanmak?ı daha evvelden okumak ister miydim? Bir vesile ile okumuş

okumak için tıklayınız