Yazar: cemalumit

Nietzsche: “Bireyi kendisi olmak yerine, sürünün bir parçası olarak düşünüp hareket etmeye zorlayan şey nedir?”

1. Pek çok ülkeyi ve ulusu ve birkaç kıtayı görmüş olan bir gezgine, tüm insanlığın ortak özellikleri olarak ne tür nitelikleri keşfettiği sorulduğunda, şöyle cevap vermişti: “tembelliğe meyillidirler.” Çoğu kişiye öyle geliyor ki, eğer gezgin şöyle deseydi, cevabı daha doğru ve geçerli olurdu: “Hepsi korku içinde. Geleneklerin ve fikirlerin arkasına gizleniyorlar.” Temelde her insan, dünyada

okumak için tıklayınız

Ne edebiyatsız, ne hukuksuz, ne denizsiz… – Elif Şahin Hamidi

Italo Calvino, ‘Klasikleri Niçin Okumalıyız?’ başlıklı kitabında “İnsanlar klasiklerin ‘bir amaca hizmet ettikleri’ için okunmaları gerektiğini sanmasınlar. Klasiklerden yana gösterilebilecek biricik neden, klasikleri okumanın klasikleri okumamaktan daha iyi olduğudur” der. Elbette Calvino ile hemfikirim. Çünkü baldıran zehri hazırlanırken flütle yeni bir ezgi öğrenmeye çalışan Sokrates misali, sonsuzluk ve bir gün kadar olan şu ölüme teyelli

okumak için tıklayınız

Nietzsche: Neden böyle yumuşak, bu kadar uysalsınız, neden her şeye bu kadar razısınız?

“Neden bu kadar sertsin?” — demişti bir zamanlar alelade kömür elmasa; “Oysa biz yakın akraba değil miyiz?” — Neden bu kadar yumuşaksınız? — diye soruyorum ben size, ey kardeşlerim: yoksa — kardeşlerim değil misiniz? Neden böyle yumuşak, bu kadar uysalsınız, neden her şeye bu kadar razısınız? Neden bu kadar çok inkar ve reddediş var yüreklerinizde?

okumak için tıklayınız

Friedrich Nietzsche’de Efendi ve Köle Ahlakı

Ahlaki inançların tarihsel köklerini, moral kavram ve fikirlerin kökenlerini ortaya çıkarma anlamında jeneolojik bir etkinlik içine giren Nietzsche, bizi, biri “efendi ahlakı”, diğeri ise “köle ahlakı” olmak üzere iki karşıt ahlaka götürür. Başka bir deyişle o, antropolojik bir yaklaşım benimseyerek insanların güçlüler ve zayıflar olarak ikiye ayrıldıklarını, bu insanlar arasındaki ilişkilerin temelinde de ahlaki unsurlar

okumak için tıklayınız

Yoksulluktan, pislikten ve sefil bir huzurdan ibaret değil mi ki ruhunuz? Friedrich Nietzsche

Bir zamanlar ruh aşağılayarak bakıyordu bedene: ve o zamanlar bu aşağılama yücelerin yücesiydi: bedenin zayıf, iğrenç, açlıktan ölmek üzere olmasını isterdi ruh. Böylece bedenden ve yeryüzünden kurtulabileceğini düşünürdü. Ah, bu ruhun kendisi de hâlâ çok zayıf, iğrenç ve açlıktan ölmek üzereydi acımasızlık da bu ruhun şehvetiydi! Oysa siz de kardeşlerim söyleyin bana: bedeniniz ruhunuz için

okumak için tıklayınız

Özgür mü diyorsun kendine? – Nietzsche

Yalnızlığa çekilmek mi istersin kardeşim? Kendine varan yolu aramak mı istersin?29 Biraz dur da beni dinle. “Arayan, kolay yiter. Her türlü yalnızlık suçtur.” Böyle der sürü. Ve sen sürüdendin uzun bir süre. Sürünün sesi daha sende çınlayacak. Ve sen desen: “ Artık sizinle ortak vicdanım yok benim” yakınma ve ağrı olacak bu. Derdinin yolunu, yani

okumak için tıklayınız

Valorant VP Kodu Satın Al

Valorant heyecan verici birinci şahıs nişancı oyunu olarak milyonlarca oyuncuyu büyülemeyi başardı. Bu popüler oyunun keyfini tam anlamıyla çıkarmanın yolu, ValorantVP’lerine sahip olmaktan geçiyor. İyi bir oyuncu olmanın yanı sıra, oyun içi avantajlar sağlayan VP’ler sayesinde oyun deneyiminizi bir üst seviyeye taşıyabilirsiniz. Eğer ValorantVP satın almayı düşünüyorsanız, doğru yerdesiniz. Hesap.com.tr, zengin oyun içi deneyimleriniz için

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’in Sovyetler Birliği Gezisi ve söyleşisi

Orhan Kemal eşiyle birlikte 1969 yılının Ağustos’unda Sovyetler Birliği’nin davetlisi olarak Moskova’ya gider. Fikret Otyam’ın Cumhuriyet gazetesi için yaptığı haberde şunlar dile getirilir: “Tanınmış Türk yazarı Orhan Kemal eşi refakatinde Moskova’ya gelmiş ve tedavi edilmek üzere önceki gün hastaneye yatırılmıştır. Uzun zamandan beri kist dermoid, tüberküloz ve kalbinden rahatsız olan ünlü roman ve hikaye yazarı

okumak için tıklayınız

Sürgünde Hayat Unutulmuş Bir Öyküdür – Nejdet Evren

Çağdaş hakların belki de en önemlisi – ki, “en” olgusu her yönüyle tartışmaya açık olmakla birlikte – yaşama hakkıdır. Hayatı insanın ya da herhangi bir canlının salt beden bütünlüğünü koruması, onu geliştirmesi, çoğalması ile sınırlı ele almak onu ana damarlarından koparmaktan başka bir şey değildir; zira salt organik canlılığın sürdürülmesi şeklinde korunan bir hak olarak

okumak için tıklayınız

Dört Büyük Yanılgı – Friedrich Nietzsche

Neden ile sonucu karıştırma yanılgısı. — Sonucu neden ile karıştırmaktan daha tehlikeli bir yanılgı yoktur: aklın asıl rezilliği diyorum ben buna. Yine de bu yanılgı insanlığın en eski ve en yeni alışkanlıklarındandır: bizim aramızda bile kutsanmıştır ve ‘din’, ‘ahlak’ adını almıştır. Dinin ve ahlakın kurduğu her cümle, bu yanılgıyı içerir; din adamları ve ahlakyasası-koyucular aklın

okumak için tıklayınız

“Varoluşunun temel amacı nedir?” “Burunoloji üzerine çalışmaktır.” – Edgar Allan Poe

Bir Aslanın Hayatından Pasajlar (Aslanlaşma) Herkes dikildi, On ayak parmağının ucunda, çılgınca bir hayretle. Ben büyük bir adamım -daha doğrusu öyleydim- ancak ne Junius’un yazarıyım, ne de maskeli adamım; çünkü benim adım, öyle inanıyorum ki, Robert Jones’tur ve Fum-Fudge şehrinde bir yerlerde doğdum. Yaşamımın ilk eylemi iki elimle birden burnumu kavrayışımdı. Annem bunu gördü ve

okumak için tıklayınız

Unutmayın/Unutturmayın! Nejdet Evren

Dün gibi anımsadığım sevdanın ilmek ilmek işlendiği kök boyası henüz kurumamış kilimin ucunda, kıyısında, köşesinde kanat çırpmaya hazır gagasında zeytin dalı bem-beyaz, pür-ü-pak gözleri şafak gibi parlak sembol güvercinin öyküsünü anlatırken nasıl da ürpermişti yüreklerimiz; avuç, avuç yanarken arzın göbeğinde; bedenim kas-katı yalnızca parmaklarım devinmekte, moloz mu desem, toprak mı, taş, çakıl, kum, tahta, ve

okumak için tıklayınız

Stok Fotoğrafları ve Ötesi: Görsel Pazarlama Yelpazesi

Hızla gelişen dijital tanıtım dünyasında, çarpıcı görseller izleyicilerin dikkatini çekmenin ve mesajları etkili bir şekilde iletmenin anahtarı haline geldi. Hem edinilmesi hem de kullanılması kolay olan stok fotoğraflar, dijital kampanyalarını güçlendirmek isteyen pazarlamacılar için güçlü bir kaynak olarak ön plana çıktı. Stok fotoğraflar, sayısız tema ve stili kapsayan zengin bir premium görsel yelpazesine sahiptir ve

okumak için tıklayınız

Sorgulanan Modernlik: Heidegger ve Cogito

III. BÖLÜM Günümüzde Modernliğe yönelik eleştiriler arasında post-modernizm yönelimli olanlar, öncüllerini modernizmin en güçlü felsefi yapıbozumunu (déconstruction) yapmış olan Heidegger’de bulmakta. Heidegger’e göre, Modernlik, “dünya görüşleri” ve onlarla sıkı bir ilişki içinde olan totaliter uygulamalar dönemidir. Ne Antik Yunan’da ne de hatta Ortaçağ’da dünya, hiçbir zaman bir özne olan insan tarafından tasarımlanan bir imge olmamıştı.

okumak için tıklayınız

Kartezyen Dünya Tasarımı

II. BÖLÜM Descartes, bütün 17. yüzyıl felsefesine damgasını vurmuş olan bir filozoftur. Hatta bütün bu yüzyıl kartezyen olarak nitelendirilir: En azından, herkes ya Descartesçı ya da Descartes’a karşıdır. Descartes, bütün felsefesini “açık ve seçik” idelere dayanarak kurmak istediği halde onun düşüncesinin üç boyutunu oluşturan yöntem, metafizik ve fizik başlı başına büyük tartışmalara konu olmuştur. Bu

okumak için tıklayınız

Modernliğin Yakın Geçmişi Olarak Rönesans

I. BÖLÜM Hegel, Felsefe Tarihi Dersleri’nde tinin Modern Çağlar’daki serüvenini anlatırken Descartes’tan uzun ve tehlikeli bir yolculuktan sonra varılan bir ada gibi söz eder: “Burada diyebiliriz ki, artık evimizdeyiz ve fırtınalı bir denizde uzun bir yolculuktan sonra bir denizcinin yapması gerektiği gibi, görünen sahili selamlamalıyız; Descartes ile modern çağların kültürü, modern felsefe düşüncesi bugüne bizi

okumak için tıklayınız

Hegel’de “Sanatın Ölümü” Üzerine Bir Deneme

Hegel söylemi “tarihin sonu” başlığı altında pek çok şeyin sonundan, tükenişinden, ölümünden söz eder. Sanat da bunlardan biridir. Sanat, Hegel için insanlığın geçmişine ait bir şeydir. Sanat türlerini mimarlıktan başlayıp heykel, resim, müzik ve şiirden geçerek nesre ulaşan ve giderek maddesel olandan, duyumlanabilir olandan uzaklaşan bir biçimde sınıflandıran Hegel, çağının tipik sanat türünün roman olduğunu

okumak için tıklayınız

AFORİZMALAR ve FELSEFİ NOTLAR 1 – Nejdet Evren

Sonsuz büyüklükteki evrende kum tanesi kadar dahi olamayan insan el-ayak-dil diyalektiğini geliştirerek zeki bir canlı türü olmuş ve kültürel birikim edinmiştir. Bunu yaparken devasa yapıtlar yaparak yücelmeye/yükselmeye çalışmış ve evrende kum tanesi dahi olmayan Dünya gezegeninin efendisi olduğuna inanmıştır. Uygarlaşma dediği devasa yapılar/olgulara bakarak kendi ile guru duymuştur; tüm bunları gerçekleştirirken sevgi, dayanışma, bağlılık, paylaşım

okumak için tıklayınız

PUNİN İLE BABURİN Pyötr Petroviç’in hikâyesi – Turgenyev

PUNİN İLE BABURİN Pyötr Petroviç’in hikâyesi . . . şimdi hem ihtiyar, hem de hastayım, ve her şeyden fazla, günden güne yaklaşmakta olan ölümü düşünüyorum. Geçmişi arada bir düşünüyorum, ruh gözümle gerilere baktığım pek seyrek oluyor. Ancak bazen kışın, alev alev yanan ocağın karşısında, kımıldanmaksızın otururken, sonra, yazın, iki yanı ağaçlı, gölgeli yolda, sakin adımlarla

okumak için tıklayınız

Gölge: Bir Mesel Evet! – Edgar Allan Poe

Gölgeler vadisinde yürüsem de: -DAVUTUN MEZMURU (XXIII). Bunu okuyan sizler hâlâ yaşayanların arasındasınız, ama yazan ben uzun süre önce gölgeler diyarına gittim. Çünkü gerçekten tuhaf şeyler olacak, gizemler açığa vurulacak ve pek çok yüzyıl geçecek, bu anıtlar insanlar tarafından görülmeden önce. Ve görülünce de bazıları inanacak, bazıları şüphe edecek, ama birkaç kişi buraya demirden bir

okumak için tıklayınız