Yazar: cemalumit

Bazen İnternet Kesilir, Hayat Başlar- Özlem Toprak

Marc-Uwe Kling, interneti bütün yarar ve zararları eşliğinde dengeli bir şekilde anlatmayı başarırken, bu büyük bilgi kaynağını yerinde kullanmayı, iletişimin elektronik aletlerden çok daha fazlası olduğunu anımsatıyor hepimize. İnternet ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, iletişime dair tartışmalar hız kazandı. Bilgiye erişimin ve kendini ifade etmenin önemi bir yanda, cep telefonu ve oyun bağımlılığı diğer yanda…

okumak için tıklayınız

Matematikle barışan çocuklar – Murat Naroğlu

Ön yargıları ve korkuları nedeniyle pek çok güzellikten uzak duruyor insanlar. Mutlu olacağını düşündüğü kente taşınmak adına hiçbir adım atmayan, zirvesini hayal ettiği dağın eteğine bile yanaşmayan, sevdiği bir müzik aletini çalamayacağını düşünen milyonlarca birey yaşıyor. Cesaret, özgüven ve azim eksikliği, şartları kabullenmeye, iradenin tükenmesine yol açıyor. Okul yıllarından söz açıldığında, matematikten duyduğu korkuyla tekrar

okumak için tıklayınız

Costa Gavras Sıkıyönetim filmini izle

1969 Uruguay yarı-askeri diktayla yönetilmektedir. Devrimci gerillalar CIA’in Uruguay’daki en önemli adamını, Philip Mike Santore’yi kaçırmıştır. Gerillarlar Santore’yi sorgulamaya başlarlar. Görünüşte bu adam Uluslararası Kalkınma Örgütü’nün bir ‘uzman’ı olarak çalışmaktadır. Uzmanlık konusu istihbarat ve iletişimdir, hem polis merkezinde hem de ABD elçiliğinde bir bürosu bulunmaktadır.  Filmden, Uluslararası Kalkınma Örgütü’nün açık amacının ilgili ülkenin kaynaklarının saptanması

okumak için tıklayınız

Çav Bella – Bella Ciao (seslendiren: Mehmet Celal)

Çav Bella (Bella Ciao) aslında bir İtalyan halk şarkısı. 2. Dünya Savaşı sırasında anti-faşist partizanların marşı haline geldi. Önce Mussolini’ye sonra Alman işgalcilere direnen anti-faşistler sözlerinin bir kısmını değiştirerek Çav Bella’yı direnişlerinin temsili şarkısı haline getirdiler.Kısa sürede ise anarşistleri, komünistleri, sosyalistleri ve diğer anti-faşist grupları bünyesinde toplamış olan İtalyan partizanlarının resmi marşı haline geldi. İşte

okumak için tıklayınız

Komsomollar – Nazım Hikmet (seslendiren: Mehmet Celal)

Kızıl bir karanfil tutmak için Sıkılan binlerce yumruklar Sınıf kinini kusmak için Saflara dizilen yürekler Yepyeni bir dünya kurmak için Saflara dizilen yürekler Komsomollar Kavgada parti neferleri Komsomollar Devrimin tunç bilekleri Akıyordu su gösterip aynasında söğüt ağaçlarını Salkım söğütler yıkıyordu suda saçlarını Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere Koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere Birdenbire kuş

okumak için tıklayınız

No Pasaran – Geçit Yok (Seslendiren: Mehmet Celal)

İspanya iç savaşı için yazılmıştır. Proletarya Partisi Savaşta en ön safta Beşinci Alay’ı kurdu Savunmak için İspanya’yı İspanya’nın çiçeği En kırmızı çiçeği halkın Omuz omuza dört taburla Dövüşüyor Madrid sokaklarında Anacığım anacığım Bak şuraya şarkılarla Yürüyor alayımız Yürüyor savaşa doğru! Yürüyor zafere doğru! Yürüyor faşizme karşı! No pasaran!

okumak için tıklayınız

Bolivyalı Küçük Asker – Nicolas Guillen (Seslendiren: Mehmet Celal)

BOLİVYALI KÜÇÜK ASKER Bolivyalı küçük asker, Bolivyalı küçük asker, sırtında tüfeğin, gidiyorsun tüfeğin Amerikan malı tüfeğin Amerikan malı Bolivyalı küçük asker tüfeğin Amerikan malı. Sinyor Barrientos verdi onu sana Bolivyalı küçük asker Mister Johnson’ un armağanı kardeşini vurman için kardeşini vurman için Bolivyalı küçük asker kardeşini vurman için. Kim bu ölü, bilmiyor musun Bolivyalı küçük

okumak için tıklayınız

Jules Bonnot: İlk arabalı soyguncu

Arabalı soygunculuğun ‘mucidi’ anarşist Jules Bonnot, kendi soy ismiyle anılan ‘çetesiyle’ soygun dünyasına adını yazdırmakla kalmadı, Fransa tarihi için neredeyse mitolojik bir karaktere dönüştü. Bugün, içinde banka soygunu sahnesi geçen herhangi bir film izlemeye kalksak aşağı yukarı şu sahne ile karşılaşırız: Soyguncular çalıntı bir arabayla bankaya gelir, bir kişi araçta arkadaşlarını bekler, diğerleri içeriye girer,

okumak için tıklayınız

Satın alıp da okumadığımız kitapların üzerimizdeki etkisi

‘’Okuması mümkün olmadığında bile, edinilmiş kitapların varlığının, bir kişiye okuyabileceğinden çok fazla kitap aldıran bir keyif üretmesi, ruhun sonsuzluk arayışından başka bir şey değil. Kitapları okumasak bile el üstünde tutarız. Çünkü sadece varlıkları bile konfor verir, içlerindekine erişim kolaylılığı bir tatmin yaşatır.’’  – A. Edward Newton – İyi bir kitap okuru olmak bir yönüyle, aslında, bağlama

okumak için tıklayınız

Bir Ülkeye Ağıt: Annus Horribilis – Ragıp Zarakolu

“Annus Horribilis”, yani “Dehşet Yılı”… Türk basınının duayenlerinden ve en onurlu seslerinden biri olan Doğan Özgüden, 1993 yılını böyle nitelendirmişti… Gerçekten de 1993 yılı, yaşanan son derece dramatik olaylar ile tam bir “dehşet yılı” olmuştu. Elinizdeki “Günlük” o yılda yaşananlardan kesitler sunuyor ve bugün haklı çıkan öngörülerde bulunuyor. (Arka Kapak) Kitabın Künyesi Bir Ülkeye Ağıt:

okumak için tıklayınız

İvan İlyiç’in Ölümü Üzerine Bir Deneme – Övünç Demiray

“Geçmişte ölümün ne kadar da tandık ve sıradan yaşamın içersinde olduğunu görebilmek için Tolstoy’un İvan İliç’in Ölümü romanını okumanız gerekir… Orada ölüm, evin ya da vatanın içerisinde kalır” Ulus Baker, Beyin Ekran, s. 253. Rus edebiyatının en büyük yazarlarından birisi olan Lev Nikolayeviç Tolstoy’un, epik ve tragedyaya yakın tarzdaki romanlarından hariç, küçük çaptaki romanı İvan İlyiç’in Ölümü’nü okurken etkilendiğim şey

okumak için tıklayınız

‘’Sen, bütün o okuduklarının özetisin’’

Iowa eyaletinin Ames kentinde yayınlanan yerel “Ames Daily Tribune” gazetesinin köşe yazarı Rod Riggs, hızlı okuma kurslarının yayılmaya başladığı 60’lı yılların ortasında, bir arkadaşının bu kurslardan birine gittiğini yazacak ve şu şakayı yapacaktı; ‘’Tolstoy’un Savaş ve Barış romanını 20 dakikada bitirmiş. Rusya hakkındaymış kitap’’. Yönetmen Woody Allen’ın, ‘Parayı Al ve Kaç’ filminde bir sahnede kullandığı replikle daha da ünlendi

okumak için tıklayınız

Birleşmiş halk asla yenilmeyecek! / El Pueblo unido, jamás será vencido – (seslendiren: Inti Illimani)

Inti-Illimani grubu 1973 yılında Pinochet’in darbesinden nasibini almıştır. Darbe sırasında yurtdışında olan grup, darbeden sonra 14 yıl boyunca Şili’ye dönememiştir.  Pinochet rejimi sırasında direnişin simge şarkılarından biri haline gelen “El Pueblo Unido Jamás Será Vencido” darbeden sonra yurtdışına kaçma zorunda kalan Şilili besteci ve piyanist Sergio Ortega tarafından yazılmıştır ve “Birleşmiş Halk Asla Yenilmeyecek” anlamına

okumak için tıklayınız

Kopernik kimdir? ve Ne yaptı?

Nicolaus Copemicus (Kopernik) (1473 – 1543) Düşünce tarihinde etkisi yönünden Copemicus devrimiyle boy ölçüşebilecek pek az dönüşüm vardır. Son dörtyüz yılda tanık olduğumuz bilimsel gelişmenin astronomide yer alan bu devrimle başladığı söylenebilir. Dinsel bağnazlıkla özgür düşünce hemen her dönemde çatışma içinde olmuştur. Ortaçağ düşünce geleneğini kıran ilk bilimsel atılımın astronomide ortaya çıkması bir bakıma doğaldı.

okumak için tıklayınız

“Dostoyevski’den bir mektup aldım. Beni göreceği için çok mutlu. Acıyorum zavallıya.” Polina Suslova

“Dostoyevski’den nefret ediyorum. İnancımı ilk öldüren oydu,” Polina Suslova Dostoyevski, 59 yıl yaşadı. Dünya edebiyatın en önemli eserlerini yazdı. Zor bir hayatı oldu; hastalıklar, sürgünler, mali sıkıntılar içinde geçti yaşamı. Hayatına pek çok kadın girdi, bunlardan ikisiyle evlendi. Polina Suslova ise Fyodor Dostoyevski’nin hayatında ayrı bir yere sahiptir. Dostoyevski için gerçekleşmeyen bir arzu nesnesi gibidir.

okumak için tıklayınız

Ütopya – Thomas More

Eserleri, görüşleri ve yaşam tarzıyla Kral’a ters düşen Thomas More, 6 Temmuz 1535’te “kötü bir amaç uğruna haince ve şeytanca davranmak “ suçuyla idama mahkum edildi , kafası kesildi ve ibreti alem olsun diye Londra Köprüsü’den halka teşhir edildi. İdam edileceği kendine bildirildiğinde her zamanki güler yüzüyle şunları söyleyecekti; “Krala gönlüm borçlu kaldı. Bu berbat dünyanın

okumak için tıklayınız