Yazar: cemalumit

Friedrich Nietzsche: Benim sahici okurlarım: geri kalan neye yarar ki – geri kalan, insanlıktır yalnızca.

Bu kitap (Deccal) en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar, benim Zerdüşt’ümü anlayanlar olacaklar : kendimi, daha bugünden işitilecek kulaklar bulanlar ile nasıl karıştırabilirdim ki? Ancak öbür gündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar.

okumak için tıklayınız

Kore Savaşı’na Zazaca ağıt – Özkan Öztaş

Kore savaşına dair pek çok şey söylendi aslında. Akla gelenleri sıralayacak olursak dönemin ilericilerinin, aydınlarının savaşa karşı yaptıkları kampanyalar, Barışseverler Cemiyeti’nin Kore savaşına karşı örgütlenmesi, Behice Boran’lar” Buna ilave olarak da yakılan türküler ve yazılan şiirleri de sıralayabiliriz. “Ankara’ynan şu Kore’nin arası/ Arasına boz dumanlar durası/ Öldürür bu yara yoktur çaresi/ Anama söyleyin anam ağlasın

okumak için tıklayınız

Varsayılan Aşk: Brecht ve Helen – Eren Aysan

“Bu kölelik ve tutkunluk hadisesi nedir? Uyumsuz kalmayı ve durmadan bedel ödemeyi gerektirecek alışkanlık nerede kendini var eder? Kadınlar feragat, vicdan, merhamet gibi olgularla daha mı fazla haşır neşir olurlar? Ve bütün bunlar onların boynuna hiç çıkartılmamak üzere takılmış birer kolye midir?”

okumak için tıklayınız

Gramsci: Yaşamak taraf tutmaktır. Kayıtsız olmak yaşamamaktır.

“Olup bitenler, az sayıda insan öyle istediği için değil, kitleler sorumluluk almadığı ve oluruna bıraktığı için böyle gerçekleşir. Düğümlerin öyle bir bağlanmasına izin verirler ki, zamanı geldiğinden ancak bir kılıç o düğümleri kesebilir. İktidarı öyle adamların eline bırakırlar ki, zamanı geldiğinde ancak bir isyan onları indirebilir.”

okumak için tıklayınız

Yapmamayı tercih etmek: Bütün mesele bu! – Elif Şahin Hamidi

Amerikalı yazar Herman Melville’i o meşhur eseri Moby Dick’le hatırlar, anarız daha çok. İlk yayımlandığında hiçbir ilgi görmeyen, eleştirmenlerce çokça eleştirilen, ama ne ki sonradan edebiyat tarihinin en mükemmel romanı payesini elde eden, Moby Dick… Oysa Moby Dick kadar nam salmasa da en az onun kadar kıymetli bir eseri daha var Melville’in: Katip Bartleby.

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın mirası

Tesla’nın araştırma notlarına ve yazılarına ulaşmak Batılı bilim insanları için güçleştiyse de bu durum, tabii ki Tesla tarzı araştırmaların bittiği anlamına gelmiyordu. Tam tersine bu belirsizliğin yarattığı gizemli hava pek çok araştırmacıyı mucidin deneylerini tekrarlamaya yöneltiyordu. Ve tutkularının çerçevesinin genişliği eninde sonunda başarılı bir sonuca ulaşılmasını olanaklı kılıyordu. Ama Tesla’nın izinden yürüyenlere verdiği en büyük

okumak için tıklayınız

Modern Promete: Nikola Tesla

Saat tam sekizde asil görünüşlü, otuzlarında bir bey Waldorf-Astoria otelinin Palmiye Odası’nda, her zamanki masasında yerini almıştı. Uzun boylu ve narindi, zarif bir giyimi vardı ve tüm dikkatleri anında üzerine çekiyordu; yine de çevresinde yemeklerini yemekte olan diğer insanlar, mahremiyetine fazlasıyla düşkün olduğunu bildikleri bu mucidi görmemiş gibi davranıyorlardı. Masasının üzerinde her zaman olduğu gibi,

okumak için tıklayınız