Yazar: cemalumit

Yola Düşmek ? Franz Kafka

Derhal ahırdan atımı getirmelerini emrettim. Uşak emirlerimi anlamadı. Bu yüzden ahıra ben kendim gittim, eyeri atın üzerine attım ve bağladım. Uzaktan bir trompet sesi duyuluyordu, uşağa bu sesin ne manaya geldiğini sordum. Uşak hiçbir şey bilmiyordu, zaten hiçbir şey de duymuyordu. Tam bahçe kapısında yolumu kesti ve: – Nereye gidiyorsunuz patron?, diye sordu. – Bilmiyorum,

okumak için tıklayınız

Faulkner’da Zaman: Ses ve Öfke – Jean-Paul Sartre

Ses ve Öfke’nin okuru ilkin yazış tekniğinin tuhaflığı karşısında şaşırır. Faulkner niçin hikâyesinin zamanını parçalamıştır ve parçaları dağıtıp birbirine karıştırmıştır? Niçin Faulkner’ın dünyasına açılan ilk pencere bir budalanın bilincinden verilir bize? Burada okur dayanak noktalarını keşfetme ve kendisi için kronolojiyi yeniden inşa etme ihtiyacı duyar: “Jason ve Carolina Compson’ın üç erkek çocuğu ve bir de

okumak için tıklayınız

Hile ? Anton Çehov

Eskiden, İngiltere?de ölüm cezasına mahkûm edilen suçluların, kendilerini anatomicilere ve fizyologlara kadavra olarak satma hakları varmış. Bu şekilde elde edilen parayı kimi içkiye yatırır kimi de ailesine bırakırmış. Bu mahkûmlardan korkunç bir cinayetten ceza alan biri, bir tıp doktoruna haber göndermiş ve uzun ve bıktırıcı bir pazarlığın ardından, kendisini iki Gineye satmış. Ama doktordan parayı

okumak için tıklayınız

TÜBİTAK’ın çevirdiği ‘Bilim Bize Ne Anlatıyor?’ kitabındaki birçok cümle farklı çevrilmiş.

(…) Mevzu, Orhan Bursalı?nın Cumhuriyet Bilim Teknik?in bir önceki haftaki sayısındaki köşesinde bahsettiği, TÜBİTAK?ın çocuklar için yayınladığı bir bilim kitabında geçen ifadeler… TÜBİTAK?ın Popüler Bilim Kitapları Serisi?nde yayınlanan ?Bilim Bize Ne Anlatıyor?? adlı kitaptan bahsediyorum… İngilizce aslından çevirisinde karşılaşılan çarpıklıklardan bazı örnekler şöyle **:

okumak için tıklayınız

Karadeniz’deki klişeler imparotorluğu yıkılıyor

Uğur Biryol yeni kitabı ?Karadeniz’in Kaybolan Kimliği?nde birçok boyutuyla, Karadeniz’in yitik çehrelerinin izini sürüyor. Popüler kültürün dayattığı klişelerle boğulan ve resmi tarihin üzerini örttüğü Karadeniz’in gerçek hikayelerini anlatmayı deniyor. Çünkü bu coğrafyanın tarihinde acısıyla tatlısıyla çok şey yattığını söylüyor. Karadenizli’yle Laz’ı aynı şey saymak, Karadenizliler hakkındaki klişelerin ve yanılgıların en bilineni. Karadenizli klişesinin üzerini örttüğü,

okumak için tıklayınız

“Ölüm bir skandal olacak / acemi hayatımızda!” – Öznur Özkaya

Varlık üstüne düşünürüz de yokluk üstüne eğilmeyiz; korkarız yitmekten, yitirmekten. Aşk ve hayat üzerine yazarız, okuruz da, kaçarız ölüm üzerine düşlemekten. Ölüm; onca didişmenin, savaşın, kayıp skorları tutmanın gereksizliğini, her şeyin bir ipliğin ucunda düğümlendiğini kanıtlar bize. Yaşa, cinsiyete saygısı yoktur, sanıldığından kolay ulaşılır kendisine. Gündelik heyulanın içinde soğuk nefesinin her an ensemizde olduğunu unutur,

okumak için tıklayınız

Platon’un, kitaplarında notaları gizli kod olarak kullandığı ortaya çıktı.

Batı felsefesi ve modern bilimin öncülerinden olarak nitelendirilen Antik Yunan düşünürü Platon?un, kitaplarını yazarken gizli semboller kullandığı ortaya çıktı. Manchester Üniversitesi?nde görevli Dr. Jay Kennedy?nin, yıllar süren araştırmasına göre Platon, kitaplarında 12?lik nota sistemi kullanmış ve yazılarını müzikal bir altyapı üzerine inşa etmiş.

okumak için tıklayınız

Sistem karşıtı mücadelede yeni yöntemler

Uzun bir bekleme sürecinin sonunda, nihayet, Türkiye?de de bir halk ayaklanmasına tanıklık ettik. Basitçe söylersek, Gezi Direnişi bu ülkenin en büyük halk ayaklanmalarından biri olarak ?belki de en büyüğü olarak? tarihimizin ve dünya tarihinin bir yerinde konumlanmayı başardı. Mücadele etmenin ve kazanmak için sokakta olmanın dayanılmaz çekiciliği, insanları, alanlara ve sonra teorinin içinden çıkılmaz dünyasına

okumak için tıklayınız

Lazcanın Sürgün Şairi Helimişi

Laz halk deyişlerinden, Kafkas bölgesi şiirinin özelliklerinden, sürgün yaşamının zorluklarından kendi şiirini yaratmış bir şairdir Helimişi Xasani. Doğduğu yer olan Hopa ve yakın bölgenin insanlarını, onların söylediği şarkıyı, oynadığı oyunu, dinlediği masalı dizelerine taşımıştır. 69 yıllık yaşamının 44 yılını sürgünde geçirirken memleketine duyduğu özlemi Lazca sözcüklerine yükler. Bütün acılarını, hayal kırıklıklarını, kimsesizliğini, hiç kimseye öfke

okumak için tıklayınız

İlkokul matematik problemlerini bugün yeniden yazsak neye benzer?

Stefano Bordiglioni?nin yazdığı Paolo?nun Düşproblemleri, Tolga Darcan?ın resimleriyle 9 ve üstü yaş grubu için Can Çocuk Yayınları?ndan çıktı. Sürekli su sızdıran ama kimsenin tamir etmediği musluklar, azıcık parayla alışverişe çıkan anneler, ya o hiç dolmayan havuzlar? Paolo?nun dayanamayıp düşleriyle yeniden yazmaya karar verdiği problemler kırmızı kapaklı bir defterde bir araya geliyor; adını ?Düşmantıklı Problemler? koyduğu

okumak için tıklayınız

140 karakter gençliği neden Poe okur?

Poe, insanoğlunun bütün tedirginliklerini, endişelerini, huzursuzluklarını, kötülüklerini ve korkularını açık ediyor. Bir nevi suçüstü yapıyor. 1800?lerde geceleri mum aleviyle aydınlanan nesille ?140 karakter gençliği? bu yüzden aynı paydada buluşuyor. O hayattayken dehşet dolu hikâyeleri fazla kimsenin umurunda olmadı. Güç bela bastırdığı kitapları çok satmadı. İsmini duyduğunda pek az kişi onu saygıyla selamladı. Edgar Allan Poe

okumak için tıklayınız

Hayalname?nin Gizemi

?Dünya hayatı bir yanılsamadır, rüyadır. Zaman anca burada işler. Bu hayata özgü olan zamanı yitirmeden, yani vaden dolmadan, rüyadan uyanmalısın.? Genç Yazar Harun Candan?ın yazdığı Hayalname, İletişim Yayınlarından çıktı. Kitabının son sayfalarında yer alan bu alıntı aslında bir son değil, yeni bir başlangıç idi rüyadan uyananlar için. Sanıldığı gibi basit değildi rüyalar; sadece bir kesitini

okumak için tıklayınız

Zehir temizler!

Bir yanda Ben Ruhi Bey Nasılım, diğer yanda Veba, belki Paramparça Aşklar ve Köpekler, şüphesiz Halk Hikayeleri ve bazı mesnevilerden ilhamla örülmüş bir anlatım tekniği var Kürar?ın. Dilin hikâyeye, insanın zamana dolduğu, acılı geçmişin, en çok da geçmişin bütün yoğunluğu ile can bulduğu öyküler, belki kısa bir roman. Yazarın ?yaratılıştan bu yana hiç bu kadar

okumak için tıklayınız

Ortadoğu oyunları – A. Ömer Türkeş

Gazetecinin Ölümü, ABD ve Türkiye’nin Ortadoğu politikaları üzerine kurgulanmış bir roman. Elçin Poyrazlar, bugünlerde daha da yakıcılaşan bir meseleyi polisiye bir hikaye içinde -siyasi komploları, basiretsiz politikacıları, bağımsızlığını yitirmiş medyası, karanlık ve kirli çıkar ilişkileriyle birlikte- canlandırmış… Hikaye bir gece vakti, ?Ülke gazetesi? Washington muhabiri Selin Uygar’ın uykusunu bölen bir telefonla başlıyor; “Vedat öldü”!.. Selin

okumak için tıklayınız

Tanrısız evrenin yazarı Iris Murdoch – Aslı Güneş

Iris Murdoch yaşasaydı, edebiyat dünyası bu yıl 15 Temmuz’da onun 95. yaşını kutlayacaktı. 1999 yılında hayata gözlerini yumduğunda 80 yaşında olan 20. YY.’ın bu büyük yazarı, eli kalem tuttuğu süre boyunca yirmi altı roman, sekiz felsefe kitabı ve sekiz tiyatro oyunu yazdı. Biz de Murdoch’ın doğum günü vesilesiyle onu hayatı ve edebiyatıyla analım istedik. Bundan

okumak için tıklayınız

Her öldürme varolma bilincimize ihanettir – Bağlaç Kültür Sanat Edebiyat Dergisi

Günümüzde Dünya Sermaye Düzeni, petrol-silah-uyuşturucu üzerinden süreklileşmiş sermaye birikimi sağlama mekanizmasını, toprakları bu mekanizmanın ihtiyaçlarına göre parçalayıp biçimlendirerek güçlendirmektedir. Dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaş, çatışma ve katliamların temelinde bu politika yatmaktadır.

okumak için tıklayınız

İnatçı Köstebek – Gamze Yücesan-Özdemir

Çağrı merkezi çalışanları, Gezi Direnişi’nde daha bir dikkat çeker oldular. Eğitimli, Türkçesi ve kıyafeti düzgün, “beyaz yakalı”/”plaza çalışanı” gibi sıfatlarla anılan, çoğunluğu genç bu insanların eylemlere geniş katılımı şaşkınlıkla karışık bir sempati yarattı. Gerçekte, eylemlerden önce de onlarla sık sık muhatap oluyorduk. Telefonun karşı ucundaki bir ses olarak hayatımıza giren, işleri gereği her durumda güler

okumak için tıklayınız

Çizgilerle Lenin – Rius

İnsanlık tarihinin en önemli önderlerinden biri… Kökleri nerelere dayanıyor, filizleri nerelere ulaştı? Tanınmış Meksikalı çizer Rius’un çizgilerle çarpıcı ve eğlenceli kıldığı bu kitap, Vladimir İlyiç Ulyanov’u çok farklı yönleriyle anlatıyor. En başta da hayatı ve düşüncesinin yarattığı etkinin neden bu kadar kalıcı olduğunu gösteren bir niteliğini: cesaret dolu gücünü. Daha Lenin doğmadan önce ailesinin mücadele

okumak için tıklayınız

Tanrı’nın Ölümü ve Kültür – Terry Eagleton

Terry Eagleton bu kitabında, özellikle 11 Eylül saldırısından bu yana gündemi işgal eden köktendinciliğin yükselişinden hareketle şu soruyu soruyor: Tanrı yeniden mi dirildi? Yoksa aslında hiç ölmemiş miydi? Kitap, Aydınlanma düşüncesinin “Tanrı katli”ni hedeflediği iddiasını sorgulayarak başlar. Sekülerleşme sonucu Tanrı’nın ağır bir darbe aldığını teslim etse de, tümüyle yok olmaktan ziyade farklı kılıklara büründüğünü savunur.

okumak için tıklayınız

Yoldaş Pançuni

Geçen hafta Şair Fitnat Hanım ile Yazar Ahmet Mithat Efendi?nin gerçek aşk mektuplarını, Edebiyat-ı Evvel okurlarıyla buluşturmuştuk. Bu hafta, her türlü gerçeği kendine göre saptıran, dünyadan habersiz, başkalarının sırtından geçinen, hedef olarak sosyalizmi bellemiş kurmaca bir karakterin yazdığı mektuplar kaplayacak sayfamızı. Mektupların yazarı, roman kahramanımız Yoldaş Pançuni?nin yaratıcısı Yervant Odyan, 1869 yılında İstanbul?da doğar. Kayseri?den

okumak için tıklayınız