Yazar: cemalumit

?Kardeşimin Hikayesi Bu Eleştiriyi Haketmedi!? – Mehmet Özçataloğlu

Zülfü Livaneli?nin ?Kardeşimin Hikâyesi? adlı romanını okuyup bitirdiğim gün (9 Ekim 2013), rastlantısal bir şekilde Sol Kitap?ta Erhan Pınarbaşı?nın ?Kardeşimin Hikâyesi?ne Eleştirel Bir Bakış? başlıklı yazısı yayımlandı. Yazının hemen başında belirtmem gerekirse bu yazdıklarımın amacı kitabı ya da yazarını savunmak değildir. Erhan Pınarbaşı kitabı beğenmemiş olabilir, çok doğaldır. Benim itirazım eleştirinin dozunun kaçmış olmasınadır. Gerekli

okumak için tıklayınız

‘Sınıf Mücadelesi’ turnuvasına var mısınız?

“Şehir ve Oyun” temalı İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali’nin programında bu yıl “Sınıf Mücadelesi” masa oyunu turnuvası da yer alıyor. ABD’li Marksist akademisyen ve yazar Bertell Ollman tarafından hazırlanan oyunla ilgili panel ve turnuva 2 Kasım’da Aziz Kedi Kitabevi’nde. İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali’nin bu yılki teması “Şehir ve Oyun”. Festival, 30 Ekim’de başlıyor. Bu yıl beşincisi

okumak için tıklayınız

Gezi Direnişi çizgi roman oldu

Karikatürist Kemal Gökhan Gürses, 7 yıl aradan sonra, Gezi Direnişi’ni konu ettiği yeni bir çizgi romanla okuruyla buluşuyor. Direnişler sırasında üretilen duvar yazılarından birisi olan ‘Ya Ameliyatlı Yerime Gelseydi’ sözü ‘Postacı Yayınları’ndan çıkacak olan çizgi romanın adı oldu. 120 sayfalık çizgi roman, Gezi Direnişleri ekseninde iç içe geçmiş ve birbiriyle ilintili birkaç hikâyeden oluşuyor. Kitabın

okumak için tıklayınız

Direniş Öyküleri – Derleyen: Melike Uzun

Notabene Yayınları olarak, pek çok yazarın Gezi/Haziran Direnişini çeşitli yönleriyle analiz eden eserler yayınladık. Ancak edebiyatın sözü bizim açımızdan söylenmemişti. Şimdi Gezi Direnişi üzerine yazılan öykülerin biraraya getirildiği bir seçki hazırladık. İstedik ki Direnişin içindeki yazarlar tanıklıklarını, hissettiklerini sıcağı sıcağına öyküleştirsinler ve bu öyküler çevresinde, bu öyküler vesilesiyle Gezi deneyimleri konuşulsun, aktarılsın.

okumak için tıklayınız

Gıda Düzeninin Krizini İzlerken – Prof. Dr. Mustafa Koç

Tarım sorunu ve gıda güvencesi konularında Türkiye?de mevcut bölük pörçük yazının fersah fersah ötesine geçen bu yapıt kuramsal zenginliği, ampirik veri çeşitliliği ve yazarının açık ve seçik anlatımı ile hem üniversitelerimizin sosyal bilimler bölümlerindeki tarım ve kırsal dönüşüm alanlarındaki derslerde öğrenci ve öğretim üyelerine iyi bir kaynak olarak hem de konuyla ilgilenen okurları küreselleşmiş çağdaş

okumak için tıklayınız

İkiz Kuleler’den Arap Baharı’na: Ortadoğu’da İmparatorluğun Sonbaharı – Ernesto Gómez Abascal

Güney sınırımızdan Suriye?ye karşı açılan örtük savaşın sonuçlarını yaşadıkça, Ortadoğu?ya karşı ilgisizliğimiz kırılmaya başladı. Yaşadıklarımız, gördüklerimiz Gezi-Haziran Ayaklanması?nı doğuran sebeplerden biri oldu. Emperyalizmin ve ülkemizdeki ortaklarının sömüremedikleri ülkelerde ?rejim değişikliği? planı sürdükçe yaşadığımız acılar artacak. Soldan bir insanın gözüyle Ortadoğu?yu değerlendirme ihtiyacı duyan insanların sayısı artıyor.

okumak için tıklayınız

Pabucu Yarım / F Tipi Çizgiler – Hazırlayan: Sibel Öz

Pabucu Yarım, bir karikatür albümü. Ancak benzerlerinden farklı. Kitapta çalışmaları yer alan on iki çizer de çeşitli hapishanelerde siyasi hükümlü olarak kalmakta. Her biri on yılı aşkın sürelerle hapiste olan çizerler, çalışmalarında sadece yaşadıkları F tipi koşullarını eleştirmekle kalmamış, dışarıdaki güncel gelişmeleri de takip ettiklerini gösteren özgün ürünler koymuşlar ortaya. Hayal güçleri ve yaratıcılıklarıyla F

okumak için tıklayınız

Dünya Dinleri ve İktidar – Paul Noah Siegel

Bu kitapta, Musevilik, Hristiyanlık, İslam, Budizm ve Hinduizm gibi yaygın dünya dinleri ele alınıyor, bu dinlerin doğuşu ve gelişimi etraflı olarak inceleniyor. Bir yandan, belli başlı tüm dinsel geleneklerin ortaya çıktığı tarihsel ve toplumsal koşullar, dönemin egemenlik ilişkileri çerçevesinde ele alınırken; öte yandan, dinsel düşünce ve inanç sistemleri ile modern ideolojiler ?en başta da Marksizm?

okumak için tıklayınız

Anahtar paspasın altında – Melisa Kesmez

“Örümcek Kapanı, okuyup rafa kaldıracağınız bir kitap değil. Bilakis dönüp dönüp bakacağınız, gözünüzün önünden çok da kaybolmasını istemeyeceğiniz bir kitap.” Yarattıkları kurmaca evrenden eve, gerçek dünyaya hiç dönmek istemediğimiz, yarattıkları karakterleri ?bazen biraz ileri gidip? kendi hayatımızdaki gerçek insanlara yeğlediğimiz yazarlar var. Bu saçma hayattan bir kapı aralansa, kendimi hikayelerinin içinde bulsam diyeceğim yazarlar bunlar.

okumak için tıklayınız

Halkın sağlığını korumanın bir bedeli var – Barış Yıldırım

Kocaeli?nin Dilovası ilçesinde 1995-2004 yılları arasında ölümlerin yüzde 32?sinin kanser nedenli. Burada on yıl ve daha uzun yaşayanların kanserden ölme riski kısa süre yaşayanlara göre 4,5 daha kat fazla. Weber, devletin ?şiddet tekeli?ni elinde tutan kurum olduğunu söylerken hayli iyimser davranmıştı. Suriye?de El Kaide çetelerine kaynak aktarımı ?teröre destek tekeli?nin, Gülsuyu?nda Hasan Ferit Gedik?in vurulmasına

okumak için tıklayınız

Absürt edebiyat: Kimin gerçekliği? – Melih Levi

Yaşamın absürtlüğü karşısında hayata farklı anlamlar yükler, kendimizi farklı gerçeklere inandırır, yarattığımız bu gerçekliğin içerisinde yüzüp dururuz. Bizimkisiyle çelişen bir gerçeklikle karşı karşıya kaldığımızda da aynı Poprişçev gibi üşür ve afalla. Franz Kafka, Nikolay Gogol, Daniil Kharms, Kurt Vonnegut, Patrick Süskind, Albert Camus, Samuel Beckett… Çoğumuzun en azından ismen tanıdığı bu yazarların ortak özelliği, absürt

okumak için tıklayınız

“Abi Bu Bizi Anlati!” – Müslüm Üzülmez

Gezmeyi sever, hele Diyarbakır ve Ergani‘ye gitmeye bayılırım. Bu yıl ilki Mayıs ayında, ikincisi de Eylül ve Ekim ayları arasında olmak üzere Diyarbakır ve Ergani‘ye iki gezim oldu. Bu gezilerimde genellikle akrabalarımı, arkadaşlarımı ziyaret ettim, onlarla buluşup sohbetler ettim, hatırlarını sorup dertleştim. Bol bol güzel yemekler yedim. Son gezimde bazı işlerim nedeniyle çoğunlukla Ergani’de kaldım.

okumak için tıklayınız

Sürpriz Okur – Semra Güney Eren

Yaz tatilinde bir arkadaş grubuyla, ülkenin belki de en sıcak yerine, serinlemeye gittik. Şu deniz tatili kadar saçma, kısır, anlamsız kaç eylem sayabilirsiniz bana? Öyle çok sevilir ki deniz tatili,sevmeyen de seviyor numarası yapmaya mahkum edilir. Sabah kahvaltı yapar, güneşin en dik geldiği saate kadar kar etmeye çalışırcasına yüzersin, öğle yemeğine gider, yorgun düşer uyursun,

okumak için tıklayınız

Liberal İdeolojinin Marksist Eleştirisi / Eleştirel Toplumsal Kuram Üzerine Denemeler – Richard Lichtman

“İdeoloji nedir? Başlıca biçimleri nelerdir? Nasıl işler ve toplumumuzda nasıl bir rol oynar? Sınıfsal çıkarlarla ilişkileri nelerdir? En çok kime yararı/zararı dokunur? Ne çelişkiler içerir? Sömürüye dayalı bir toplumda ne dereceye kadar yaşamın bir yansımasıdır, ne dereceye kadar egemen sınıf tarafından üretilir ve beslenir? Sınıf mücadelesinin hangi aşamalarında farklı ideoloji biçimleri ortaya çıkar? Toplumsal yaşamın

okumak için tıklayınız

Hayvanlar Ne İster? (Hayvan Bilinci, Hayvan Refahı ve İnsanın Esenliği) – Marian Stamp Dawkins

Bilinç nedir? Hayvanların bilinci var mı? Bilinci üreten beynimiz diğer hayvanlarla neredeyse aynı yapıya sahipken, aramızdaki bu fark nereden kaynaklanmakta? Günümüz bilimi bu soruya tam bir yanıt sunmaz. Dawkins bu zor problemleri tartışıyor ve hayvanlar için iyi olanın gerçekte ne anlama geldiği gibi konulardaki bilinç bulanıklığını ortaya koyuyor. İnce zekâsı ve duygudaşlık yeteneğiyle Dawkins, hayvan

okumak için tıklayınız

?Ya Yaşar Kemal Olmasaydı?? – Mehmet Özçataloğlu

Edebiyatımızda Yaşar Kemal?in olmadığını düşündünüz mü hiç? Nasıl olurdu acaba Yaşar Kemal?siz bir Türkiye edebiyatı? ?İnce Memed? hiç yazılmamış olsaydı! ?Bir Ada Hikâyesi? dörtlemesi, ?Ağrı Dağı? Efsanesi?, ?Yılanı Öldürseler? ve daha niceleri. Bu kitapları okuyamamış olsaydık yine aynı derecede keyif alır mıydık edebiyattan? Sanırım almazdık Yaşar Kemal ve onun gibi yazanlar olmasaydı. Batı romanına öykünen

okumak için tıklayınız

Bahçe(leri)miz – M. Şehmus Güzel

Temmuz?daydık, renkler karmaşası ve kuş sesleri içinde yitik bahçemiz bir şenlikti: Dün, birikmiş birkaç emaile yanıt verirken, uzun zamandır habersiz ve yazısız bıraktığım sizlere de yazmak içimden geçti ama « Yok yahu bu iş ciddi iş, öyle birkaç dakikada yazılmaz » deyip vazgeçtim. Zaten günlerdir böyle oluyor. Bugün de böyle olabilirdi ama araya çok zaman

okumak için tıklayınız

Hamidiye Alayları – İmparatorluğun Sınır Boyları ve Kürt Aşiretleri – Janet Klein

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde oluşturulan Hamidiye Alayları, hedefleri ve etkileri bakımından ilgi çekici bir tarihî vakadır. Somut etkileri 1890’dan Kurtuluş Savaşı’na kadar izlenebilirken, tarihî ve siyasi etkisi günümüze uzanan izler bırakmıştır. Janet Klein, ortaya koyduğu kapsamlı bir araştırma ve geniş bir tartışmayla Hamidiye Alayları’nı, bu alaylarla sınırlı olmayan bir perspektifle ele alıyor. Hamidiye Hafif Süvari

okumak için tıklayınız

“Türk Romanında Tarihin Gerçeklik Boyutu” ya da Türk Romanında Tarihselliğe Yaklaşım Türleri – Hikmet Temel Akarsu

Roman nedir; ne değildir? Roman sanatı nedir? Ne değildir? Böylesi bir sualin verilebilecek biricik, kapsayıcı ve net bir yanıtı olamaz. Fakat neyin roman olmadığını söyleyebilmek için her zaman sarih görüşlerimiz vardır. Roman sanatının başlangıç ve yükseliş yıllarındaki empresyonist anlatı onun, gerçeği gözler önüne tanrısal bir bilgelikle seren ?adaletli?(!) bir edebi form olarak algılanmasına yol açmış

okumak için tıklayınız