Yazar: cemalumit

Gerçekçilik ve Fantasma Arasında – Ebubekir Aykut

Game of Thrones (Taht Oyunları) dizi olarak yayınlanmaya başladığında fantastik eserleri sevenler tarafından ilgiyle karşılanmıştı. George R.R. Martin?in Buz ve Ateş?in Şarkısı adını verdiği yedi kitaplık fantastik romanı, dizi sayesinde geniş kitlelerce tanınır ve okunur hale geldi. Tabii kitap ve dizi hemen fantastik edebiyatın kurucu babası sayılan J. R. R. Tolkien?in Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi ve

okumak için tıklayınız

Yeşilçam’da Roman Uyarlamaları – Remzi Altunpolat

Sinemanın edebiyatla olan ilişkisi aslında sinemanın doğuş yıllarına kadar gidiyor. Bu anlamda edebiyat, sinema için mümbit bir kaynak. İlk edebiyat uyarlaması George Meliés?in Jule Verne?in aynı adlı romanından uyarladığı, ilk öykülü film-aynı zamanda ilk bilimkurgu filmi- sayılan Aya Yolculuk (1902). Türk sinemasının gelişim seyri de bundan farklı olmayacaktır. Türk sinemasına uyarlanan ilk edebiyat eseri; 1916?da

okumak için tıklayınız

Umudun Arkeolojisi: Din ve Maddecilik – Bora Erdağı

Bazı yazarların veya kitapların okunması için özel nedenler gerekir. Eğer bu özel nedenlerden yoksun sıradan bir okursak zaten okumamızın başarıya ulaşması, beklentilerimizin karşılanması mümkün değildir. Kısa sürede okumayı bırakıp sızlanmaya başlarız. Fakat kendi gündelik yaşam alanlarından hayata doğru ve hayattan kendi ilgi alanlarına doğru söz almak isteyen bir okursak, o zaman işler değişir. Yani sıradan

okumak için tıklayınız

Bir Sovyet Sanatçısı Olarak Tarihe Tanıklığım – Dimitriy Şostakoviç

“Marx, bir insan, ne kadar çok sayıda insana mutluluk sağlayabiliyorsa, o kadar mutlu olabilir demişti. Yoldaşlar, işte bizim sloganımız bu olmalıdır. Çünkü müziğin gerçek amacı, insanlara mutluluk vermek, yaşamın güzelliğini yüceltmektir. Bundan daha soylu bir amaç olabilir mi?” Dimitriy Şostakoviç Şostakoviç: İnsanlık onurunu ayaklar altına alan faşizme karşı savaşta, vatanı için duyduğu sevgide ve sanatı

okumak için tıklayınız

Deliliğin Arkeolojisi / Gomidas: Bir Ermeni İkonunun Portresi – Rita Soulahian Kuyumjian

1869 yılında Kütahya?da doğan Gomidas, etnomüzikoloji alanında yaptığı çalışmalar, beste ve derlemeleri, güzel bariton sesi, kilise ve halk müziği üzerine verdiği dersler ve Tiflis, Bakü, İstanbul, İzmir, İskenderiye, Kahire, Paris, Lozan ve Cenevre’de organize ettiği korolarla çağdaş Ermeni müziğinin babası kabul edilir. Sanat yaşamının zirvesinde olduğu bir dönemde, Nisan 1915?te çok sayıda Ermeni aydını ve

okumak için tıklayınız

1950 Sonrasında Hikâyecilerimiz – Asım Bezirci

1950 Sonrasında Hikâyecilerimiz yirmi iki hikâyeciye ilişkin incelemeler ile onlardan altısıyla yapılmış konuşmaları içeriyor. İncelenen hikâyecilerimiz; Vüs’at O. Bener, Nezihe Meriç, Tahsin Yücel, Muzaffer Buyrukçu, Demirtaş Ceyhun, Demir Özlü, Ferit Edgü, Orhan Duru, Leyla Erbil, Sevim Burak, Tarık Dursun K., Afet Ilgaz, Şükran Kurdakul, Metin İlkin, Nahit Eruz, Adnan Özyalçıner, Erdal Öz, Bekir Yıldız, Füruzan,

okumak için tıklayınız

Gündelik Hayatın Felsefesi (Devrimci Praksis Ve Kültürel Kuramın Kaderi) – John Roberts

John Roberts, Gündelik Hayatın Felsefesi’ni yazmaktaki amacının, günlük yaşam kavramının devrimci tarihinin neredeyse unutulduğu bir zamanda bu tarihi yeniden odak noktası haline getirmek olduğunu yazıyor. John Roberts, 20.yüzyıla damgasını vuran, üç karşı-kültür uğrağının, 1917-1939, 1945-1950 ve 1966-1974 dönemlerinde yaşandığını belirtiyor ve bu dönemleri karşıt-kültür görüş ve hareketleri üzerinden, ana çizgileriyle anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Şiir üzerine küçük not..(*) – Faiz Cebiroğlu

Şiir nedir? Tüm şairlerin, tüm şiir yazanların üzerinde odaklaştığı bu soruya, ?geneli bağlar? bir biçimde cevap verilmemesi, anlayışla karşılanmalıdır. Tüm verilen tanımlara saygımız olmakla birlikte, şiiri, şiir yapan; şiiri düz yazıdan ayıran elementler vardır., diyorum. Bu elementlerden kalkarak, şiir üzerine, ben de, küçük bir not yazmak istiyorum. Kolay mı, değil. Ama denemekte yarar vardır. Şiir,

okumak için tıklayınız

Torunuma Yunan Mitleri (Evren, Tanrılar, İnsanlar) – Jean-Pierre Vernant

9 Ocak 2007’de doksan üç yaşında ölen Jean-Pierre Vernant, XX. yüzyılın yetiştirdiği en büyük Antikçağ tarihçisiydi. Ve benim dostumdu. Sorbonne’un merdivenlerinde gizli gizli ince purolarından tüttürdüğümüzü, Malamoud’un Eski Hint seminerlerinde yanyana oturup fısır fısır physis konuşmamızı, o müthiş kahkasını, babacanlığını ve samimiyetini unutamayacağımı biliyorum. Ama bütün bunlar Eski Yunan’a bakışımızı kökten değiştiren bu büyük adamı

okumak için tıklayınız

Thomas Paine (Ortak Akıl, İnsan Hakları ve Tarımsal Adalet)

“Dünyayı yeniden başlatacak güç ellerimizdedir” -Thomas Paine- Thomas Paine’in ölümünün iki yüzüncü yılında yayımlanan bu metinler, politik düşüncede özgürlük için ortaya atılmış en etkili argümanlardan ikisi olarak günümüze kadar gelmiştir. Ortak Akıl, Paine’in Amerikan Devrimi’ni desteklemek için yazdığı bir kitapçıktır. Kendine özgü ve sade tarzı sayesinde bütün kolonilere söndürülmesi imkansız bir yangın gibi yayıldı ve

okumak için tıklayınız

Kendini bilen insan – İsmail Gezgin

?Mutluluk, güzellik ve esenlik elde etmek için kişinin sadece reklamı yapılan ürünlerde cisimleşen doğal mükemmelliği satın alması gerekir. Bu mit etrafında yeni pazarlar geliştirilip; yeni yaşam ve tüketim biçimleri yaratılıyor.? A. Melucci Deriyle çevrelenmiş bir bedenin içinde başlayan biyolojik yolculuk, doğumla yasanın ruhsal dünyasına taşınır. Ruhunun sınırlarını çizen bedeninin üst üste ?yaşam? hücreleriyle kaplandığı

okumak için tıklayınız

?İnsanlık komedyası?nın göğe açılan kapısı – Burcu Bayer

“Bir Goriot Baba her gün yazılabilir ama Séraphita gibi bir yapıt bir ömürde ancak bir kez ortaya çıkar.” Balzac?ın karakterleriyle dolu bir salon düşünün. Goriot Baba kızlarının saadeti için çırpınıyor, kızlarıysa hiç oralı değil, Madame Vauquer?nin pansiyonerleri bir masanın etrafında oturmuş sohbet ediyorlar, ötede Felix ile Henriette uzun bir sessizliği paylaşıyorlar, Eugenie Grandet taşra sıkıntısını

okumak için tıklayınız

Televizyon Öldüren Eğlence / Gösteri çağında kamusal söylem – Neil Postman

Televizyon bir cazibe merkezi olarak hayatımızın baş köşesine oturdu. Yirmi dört saat yayın yapan kanallarda tam bir görüntü sarhoşluğu yaşıyoruz. Alışkanlıklarımız, konuşma biçimimiz, ilişkilerimiz televizyona endekslendi sanki. “Eğlenceli”, “renkli” bir hayat yaşamaya başladık. Resmi ideolojinin yasaklıları, toplum kıyısında yaşayanlar bütün “giz”leriyle evlerimizde artık. Kameralar pervasızca mahremiyetimizin en ücra köşelerine giriyorlar. Şiddetin bütün türleriyle tanıştık. “Reality

okumak için tıklayınız

Türkçe Şiirin ?Kapı Bekçisi?nin Paralaksı – Bora Erdağı

Terry Eagleton?un özyaşam öyküsünü anlatmayı denediği bir kitabın adı Kapı Bekçisi. Eagleton kitabında kendisiyle birlikte İrlandalı olmanın, yoksulluğun, Katolikliğin ve her şeye rağmen varolma mücadelesinin sınırlarını ifade eder. Bunu her zamanki gibi trajediden daha ziyade ironiye yatkın diliyle gerçekleştirir. Kapı Bekçisi?nin kaderi Marksist kültüralist ve estet Raymond Williams?la tanıştıklarında çoktan değişmeye başlar… Williams herkese ve

okumak için tıklayınız

Mekân Toplum ve Siyaset Üzerine – Editörler: Aysun Koca, Esra Kaya, Çare Olgun Çalışkan, Gürkan Akgün

?Mekân? konusunda giderek daha çok kelâmın edildiği bir dönemi yaşıyoruz. Çünkü özellikle 2000?li yılların sonrasında mekân ülkenin temel ekonomi politikalarının merkezine yerleşerek bir sermaye biriktirme aracı haline geldi. Kentlerin bizzat kendisinin pazarlandığı, birbiriyle yarıştırıldığı bir dönem elbette ki, daha da keskinleşen eşitsizlik biçimlerini beraberinde getiriyor. Yıllardır oturduğumuz evimiz, sokağımız, okulumuz, hastanemiz, mahallemiz, kentimiz, köyümüz, derelerimiz,

okumak için tıklayınız

Gözetim Çalışmaları – David Lyon

David Lyon’un eseri; kapsamı, dengesi ve berraklığıyla en içten saygımızı ve takdirimizi hak ediyor. Şayet gözetim üzerine tek bir metin okumak zorunda bırakılsaydık, tereddütsüz bu kitabı seçerdim. -Ursula M. Franklin, Toronto Üniversitesi- Yeni yeni filizlenen gözetim çalışmaları alanına anlaşılır bir dille yazılmış, kapsamlı ve dengeli bir giriş. Verilen kesin (ve fazlasıyla sağlam) yanıtlar oldukça etkileyici.

okumak için tıklayınız

Kentsiz Kentleşme / Yurttaşlığın Yükselişi ve Çöküşü – Murray Bookchin

Bugün, insan ilişkilerinin ayrışmaya başladığı bir dünyada yaşıyoruz. Akıl bedenin, düşünce maddenin, birey topluluğun, klent kuşakları kentlerin, kentler kırsal kesimin, insanlık ise “vahşi ve yola getirilmesi güç” olarak görülen doğanın karşısında yer alıyor. Böylesi “yoksun” bir noktaya evrilmemizde en büyük pay sahibi olan ulus-devlet ise artık totaliter bir karaktere bürünmüş durumda. Politika, kentsel ve katılımcı

okumak için tıklayınız

“Yav İşte Fabrikalaşak” / Anadolu Sermayesinin Oluşumu: Kayseri-Hacılar Örneği – Kurtuluş Cengiz

?Günücülük. Yani azim etmek. Azim etmek, yani mücadele etmek. O hedefe ben de varacağım demek… Günücülükte adam, ?Ağabey onun var benim niye olmasın ya! Ben de çalışırım. Benim neyim eksik. Düşünürüm, koşarım, kovalarım, çalışırım!? der – ve neticede Hacılarlı?da bu var.? ?Afrika?daki adamları internet?ten, sanayi odalarından, ticaret odalarından oralardaki bizim Türk ataşelerinden buluyoruz… Ben Cezayir?e

okumak için tıklayınız

Toplumsal Hareket Algımız ve Gezi Direnişi – Yavuz Yıldırım

Toplumsal hareketler, Türkiye?de çok fazla önemsenmeyen ve her zaman kurumsal muhalefetin arkasında kalmış bir alan. Partinin ya da sendikanın öncülüğünde yürütülecek muhalefetin daha etkili olacağına olan inanç ya da bunun tarihsel birikimi ile hareketler, sadece kurumsal olana destek vermekle yükümlü bir alt-alan olarak görüldü. Sadece toplumsal mücadele tarihimizde değil akademik çalışmalarda da bu alanı çok

okumak için tıklayınız

Toplumsal Düzenin İnşası (Polis Erkinin Eleştirel Teorisi) – Mark Neocleous

Kimse işçi olmayı kolayca kabul etmedi, gönüllü olmadı, rıza göstermedi. İnsanlar arasındaki ilişkilerin şeyler arasındaki ilişki haline dönüşmesinin hem kendisi hem de doğrudan sonucu ücretli emek kategorisinin olağanlığın ve sıradanlığın ardına itilmesi olmuştur. Bununla beraber polisin tarihsel işlevi de görünmez kılınmıştır: Sermayenin toplumsal iktidarının ve ücret biçiminin yerleştirilmesi için devlet adına gerçekleştirilen muazzam ölçekli polis

okumak için tıklayınız