Yazar: cemalumit

Saatin Gizli Yüreği (1973-1985) – Elias Canetti

Elias Canetti, İnsanın Taşrası ve Saatin Gizli Yüreği adlarıyla 2 cilt olarak yayımladığımız notlar için şöyle diyor: “Notlar, insanın içinden geldiği gibi kaleme alınan, birbiriyle çelişen yazılardır. Kimi zaman dayanılmaz bir gerilimden, ama çoğu kez de aşırı bir hafife almaktan kaynaklanan esintileri içerir… İnsan çok yönü, binlerce yönü bulunan bir varlıktır – en büyük şansı

okumak için tıklayınız

Miller! Haz peşindeki filozof? – Dağhan Dönmez

Max Horkheimer ve Theodor Adorno?nun 1956 yılında yeni bir Komünist Manifesto yazma niyetiyle gerçekleştirdikleri, üç hafta süren tartışmaları bir kitapta toplanmış ve bu yıl içerisinde Metis Yayınları tarafından ?Teori ve Pratik Üzerine Bir Tartışma (1956)? adıyla dilimize kazandırılmıştır. İşte o kitabın 17.-18. sayfalarında Adorno şöyle der: ??Çalışma ideolojisine kapılmamamız gerekir, ama bütün mutluluğun çalışmaya göbekten

okumak için tıklayınız

Ekmek – Fulya Gürses

“Ekmek”, yazarın ilk edebiyat çalışmasıdır. 1991 yılında Seyhan Belediyesince Orhan Kemal’in anısına düzenlenen “Orhan Kemal Öykü Ödülü” yarışmasının seçici kurulunca, derecelendirme yapmaksızın içerik ve estetik açısından eşdeğer düzeyde bulunarak ödül verilen beş dosyadan biridir. Birinci baskısı, 1992 yılında Dünya Yayınları tarafından yapılmıştır. Yazar öykülerini, “….sürgün yıllarında birlikte yasadığım, sıcak sevgi ve dostluklarına tanık olduğum bu

okumak için tıklayınız

William Shakespeare ve Opera – Ayşe Sezerman

Opera bestecilerini en çok etkileyen yazar Shakespeare?den esinlenilerek iki yüz yetmişin üzerinde eser bestelenir. Shakespeare’in yazarlık hayatı ile modern operanın doğuşu, tarih açısından bir paralellik taşır. Modern operanın birlikte anıldığı Monteverdi?nin doğum yılı 1567, Shakespeare’inki ise 1564’tür. Shakespeare’in oyunlarından yola çıkarak bestelenen opera yapıtlarının en ünlüleri 19. yüzyılın sonlarına denk düşer; bundan önce Henry Purcell’ın

okumak için tıklayınız

Sırtımdaki Ev – Dieter Forte

(*) Tarih diye öğrendiğimiz bilgiler yalnızca savaşların, göçlerin, fetihlerin, buluşların ve krallarla şahların adlarını kaydeder. Savaşlarda ölenlerin ve onların yakınlarının duygularını tarih değil destanlar söyler. Bu destanların anlattıkları resmi tarih gibi saygın değildir. Bireylerin insan olduğu dolayısıyla acıları, hakları hanedanların egemenlerin rahatları için yitirdikleri, egemenlerin giyim kuşamlarının ayrıntıları kadar bile hatırlanmaz nedense. Çoğu zaman yasaklandığı

okumak için tıklayınız

Yürekte İspanya – Pablo Neruda

Franko faşizminin Madrid sokaklarını kana buladığı yıllardır. İspanya halkı, dünyanın dört bir yanından, kendilerine katılan, gönüllü orduları ile direnmektedir Franko`nun askerlerine karşı. Yollara, sokaklara insan etinden kurulu barikatlar ve o barikatlardan, duvarlara ılık ılık damlayan kan; 1936 yılında “no pasaron” ?”geçemeyecekler” diye bağırır Akdeniz… Pablo´ nun şiirleriyse , cephede, elden ele dolaşıp, faşizme karşı ana

okumak için tıklayınız

Büyülenme – Hermann Broch

“Broch’un Büyülenme adlı romanı yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biridir, hattâ belki de Thomas Mann’ın Doktor Faustus’undan daha başarılı olduğu söylenebilir. Her iki eser de Hitlerizmin psikolojik köklerini açığa çıkarmaktadır.” -George Steiner- “Nasıl ki dünya edebiyatında, modern düzyazı alanında İngiltere’yi Joyce, Fransa’yı Proust temsil ediyorsa Hermann Broch da yeni Alman düzyazısını temsil eder.” -Rudolf Brunngraber-

okumak için tıklayınız

AMED: Diyarbakır?ın İlk Kürtçe Ansiklopedisi – Müslüm Üzülmez

?Anadilim benim derim ve diğer diller ise giysilerimdir. İnsan ne zaman isterse kendi isteklerine göre giysilerini değiştirebilir ama derisini değiştiremez.? -Antti Jalava Diyarbakırlı olmam, dahası Diyarbakır?ın günümüzde yüklenmiş olduğu misyon nedeniyle Diyarbakır?da olan veya yapılan her güzel şey beni fazlasıyla duygulandırır ve sevindirir. Amed Tîgrîs ve Yıldız Çakar?ın birlikte hazırlamış

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Kapitalizmin ve Fetişizmin İnşa Süreci (Bir Kavram Kapitalizm Neyi Anlatır?) – Ş. Gürçağ Tuna

İlan Edilmemiş Savaş: Bir Kavram “Kapitalizm” ve “Türkiye?de Kapitalizm” “Ayrıca, ekonomi biçimlerinin tahlilinde ne mikroskoptan yararlanılabilir, ne de kimyasal ayıraçlardan. Her ikisinin de yerini, soyutlama gücü almalıdır. Ancak, burjuva toplumda emek ürününün meta-biçimi -ya da metaın değer-biçimi- ekonomik hücre-biçimidir. Bu biçimlerin tahlili, sığ bir gözlemciye, küçük ayrıntılar gibi gelebilir. Aslında da, küçük ayrıntılar üzerinde durulmaktadır,

okumak için tıklayınız

Nasıl Yaşarız Neden Ölürüz (Hücrelerin Bilinmeyen Yaşamı ve Evrimi)- Lewis Wolpert

Nasıl hareket ederiz, düşünürüz ve hatırlarız? Neden hastalanırız, yaşlanırız ve ölürüz? Seçkin biyolog Lewis Wolpert, hücrelerin yaşam hakkındaki temel sorulara nasıl yanıtlar sağladığını açıklıyor. Hücre, evrendeki yaşamın temelidir. Bedenimiz milyarlarca hücreden oluşur ve inanılmaz bir karmaşıklığa sahip olan bu hücreler topluluğu hareketten hafızaya ve hayal gücüne kadar her şeyi yönetir. Yaşlanmamızın nedeni, hücrelerimizin hasar görmesidir;

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin’e Açık Mektup / ‘Gık’ – Musa Artar

Aziz Usta, Yeri geldikçe -ki sık sık geliyor- yaklaşık yirmi yıldır senin şu ünlü sözünü tartışıp duruyoruz: “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” İlk duyulduğunda, herkes dehşete kapılmıştı. Toplumun yüzde yüzü kendini yüzde 40’ın içinde görse bile bu ne cüretti? Olacak şey değildi? Haddin bildirilmeliydi? Mahkemelerle, tehditlerle, linç girişimleriyle seni hizaya getirmeye çalıştılar. Son olarak Sivas’ta yakarak

okumak için tıklayınız

Cinler, şeytanlar ve melekler – Mehmet Söğüt

Doksan yıllık bir eziyetin ve direnişin hikayesini yazmak zor olsa gerek. İçinde çıkıp geldiğimiz coğrafya acılara, direnişlere ve ihanete gark etmiştir. İbni Haldun, ??Coğrafya kaderdir,?? der. İşte insanlarımızın kaderi o coğrafyanın içinde bulunduğu durumla ilintilidir. Ve içinde geçilen zaman da önemlidir. Eğer baskı altındaysa o topraklar, payımıza bazı şeyler düşecektir elbette.

okumak için tıklayınız

Adnan Yücel Şiiri Üzerine Bir Deneme – Ender Özbay

Paul Eluard?a göre ?ozan esinlenenden çok esinleyendir.? Ve ?şiirin temel niteliği ….. yakarıp yardımcı aramak değil, esinlemektir?. ?….. bir süs eşyası değil, yararlı bir nesne? olan şiir, ciddi işlevlere sahiptir, dolayısıyla bir sorumlulukla toplumundaki ?her yurttaştan daha yararlı olmalı ozan?(1) kişi de. Bir yandan, Fırat Caner?in ?unutmamak gerekiyor ki Nazım Hikmet?in ?Kız Çocuğu? adlı şiirindeki

okumak için tıklayınız

Olmaya Bırakılmışlık – Martin Heidegger

Okumaları, dayanakları, eleştirileri ve hesap-dışı tartışmalarına bakıldığında Heidegger’in düşünce hareketi, Sokrates öncesi filozoflardan Platon ve Aristoteles’e, Descartes, Kant, Leibniz, Hegel, Schelling, Nietzsche, Brentano, Lotze, Natorp, Lask, Rickert, Dilthey ve Husserl’e uzanan bir felsefe tarihinde zikzaklar çizer. Garp felsefesinin Yunan başlangıçlarının latinleştirilmesine yönelik köklü genel eleştirisine rağmen Heidegger, Orta Çağda Augustinus,

okumak için tıklayınız

Occupy / İşgal Et – Noam Chomsky

Agora’da daha önce “Anarşizm Üzerine” adlı kitabı yayınlanan Noam Chomsky’nin “Occupy/İşgal Et” kitabı, Amerika’da 2010 ve 2011 yılarında patlak veren İşgal Et hareketinin temel özelliklerini ve bu hareketin dünyanın başka ülkelerindeki isyanlarla ortak bağlarını anlatmaktadır. Bu kitapta ayrıca, Chomsky’nin Gezi Direnişine verdiği destek mesajı da yer almıştır. (Tanıtım Bülteninden)

okumak için tıklayınız

Birey Bir Otomat Mıdır? Elif Kutlu

?Sivil itaatsizlik, ?demokratik? olarak adlandırılabilecek toplumlarda, adaletsizliklere ya da hukuk düzeninin bozulmuş olma tehlikesine karşı yasal imkânların çare olmadığı durumlarda başvurulan ve yasanın adil bir biçimde işlemesini amaçlayan direniş biçimidir?? İktidar, en adil yasayı yürürlüğe koymak için mi yoksa kendi çıkarlarını gözetmek için mi çabalar? Demokratik olarak seçilenlerin koyduğu kurallar

okumak için tıklayınız

Bir Kin Romanı: JAR – Müslüm Üzülmez

?Bir insan bir birey olarak sadece kendi kişisel hayatını yaşamaz. Aynı zamanda, bilinçli ya da bilinçsiz, kendi dönemini ve çağdaşlarının hayatını da yaşar.? ?Thomas Mann Roman okumayı severim. Çocukluğumdan beri okurum. İlk okuduğum roman Yaşar Kemal?in İnce Memed romanıdır. Okuduğumda beni müthiş etkilemişti. Roman okumayı sevmemin nedeni belki de İnce Memed ve Yaşar Kemal?den ötürüdür.

okumak için tıklayınız

Kent, Yazın ve İnsan – Emine Aydoğdu

Kent, yolculuk demektir. Geride bıraktığın ya da varmaya çalıştığın kentle yüzleşirsin yolculuklarda. Yolculuk ise serüvendir. Bir kez kendini yola vurup, serüven yaşamayı göze alırsan, dünle, bugünle ve yarınla yüzleşip kimliğini bulma mücadelesi verirsin. Kimliğini bulunca, kentlerin kokularını hissedersin. Her kentin insan gibi kendine has kokusu vardır. Kokularıyla tanınır kentler. Varış, isten havalimanı olsun, isten tren

okumak için tıklayınız

Bir Sonraki Erteleme Üzerine – Didem Mazlum

“Ölü toprağı serpilmiş şu bedenler şimdi sosyal algının eşiğinde tüm var oluşu geride bırakıp kimyayı bozma denemesi yapıyorlar. İnsan amellerin zaruriyeti içinde cansız bir yaprak gibi sürükleniyor. Yeşile çalanlar, -ki onlar hala canlı kalabilmekte, işte onlar; başkaldıran, sürünün kurda en yakın tarafı. Bu koşuşturmacanın baskın geldiği manevi kırılmalar; kalbin en iç bölümünde bir odacıkta hapsolmuş,

okumak için tıklayınız