Yazar: cemalumit

Japonya?nın Usta Kalemiyle Bugünü Kucaklamak – Şenay Eroğlu Aksoy

Cuniçiro Tanizaki, Uzakdoğu rüzgârını yaşadığı kültüre yaslanarak, şaşırtıcı öykü kişileriyle okura taşıyor. Seçimlerini saplantıya dönüştüren başat kahramanları, gerilim yüklü bir atmosfer ışığında etkileyici kılıyor. Yazarın Poe?dan etkilenmiş olduğunu bilmekse kaleminin beslendiği damarları kavramamıza, yürüdüğü yenilikçi yolu seçerken kimlere eğilip, hangi metinlerin satır aralarında durakladığını anlamamıza yardımcı oluyor.

okumak için tıklayınız

Ebeveynlerimizi Affedelim – Feride Cihan Göktan

Okuduğumuz bir roman bittiğinde, hani o en son sayfayı okuyup kitabın arka kapağı üzerine düşüncelere dalıyorsanız o kitap biraz da size aittir. Bir parçası size geçmiştir; şimdi biraz daha farklısınızdır; sanki dünyayı daha iyi anlamış, biraz daha büyümüş hatta yaşlanmış gibi hissedersiniz kendinizi. Elinizdeki kitabın çok gündemde olmasıyla veya yazarının çok bilindik olmasıyla ilgili bir

okumak için tıklayınız

Sokaktakilerin ellerindeki iskambil kağıtları – Aysel Sağır

Jilet Sinan, sosyolojinin de içinde olduğu bir çok alt metin sunuyor. Bu kadar değil elbette, güçlü çağrışımları var. Gönül Kıvılcım, eserinde, Panait Istrati?nin Arkadaş?nı, Kemallettin Tuğcu?nun tüm karakterlerini 21.yüzyılın kent merkezlerine taşımış dememiz abartı olmaz. Buna Tarık Dursun K?yı, kısmen Sait Faik?i de ekleyebiliriz. Yelpazeyi daha da genişletip, kent merkezlerinde kimsesiz kalmış, gençlerin ve çocukların

okumak için tıklayınız

Devletten Alevilere: Ama Sizin Adınız Ne? Benim Dengemi Bozmayınız – Selbin Yılmaz

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi hocalarından Pınar Ecevitoğlu ve Ayhan Yalçınkaya?nın birlikte kaleme aldığı ?Aleviler Artık Burada Oturmuyor?, Dipnot Yayınevi aracılığıyla, Haziran ayının başında raflardaki yerini aldı. Bu isme aşina olanlar olabileceğinden, şu küçük teknik bilgiyi hatırlatmakta fayda var. Bu başlıkla, 2011 yılında Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı aracılığıyla, yine aynı isimler tarafından ?Alevi

okumak için tıklayınız

Kuzin Bette – Honore de Balzac (Honoré de Balzac)

Balzac’ın ölümünden önce yazdığı son büyük romanı olarak kabul edilen Kuzin Bette, intikam, tutku, zaaf ve erdem üzerine klasik bir yapıt. Mutlu bir aile yaşantısı kuran akrabalarına duyduğu kıskançlığın pençesindeki Kuzin Bette, çapkın eniştesinin göz koyduğu güzel ve şuh Valerie’yle baş başa verip entrikalar düzenler ve geniş ailesinin çöküşünü planlar. Paranın tek amaç haline geldiği

okumak için tıklayınız

Kaderi dirence dönüştürmek – Mehmet Söğüt

Bir roman okudum. Kuyumcu inceliğiyle işlenmiş bir roman. İncelikli, derin ve insanı alıp ta gerilere götüren. Ağlatan. Aşık ettiren bir roman. Sayfalar ilerledikçe bir insanın her zaman nasıl kendi doğal çevresini aradığını ve doğal çevresinin içinde nasıl rahat ettiklerini görüyoruz. Ermeni Katliamı?ndan sonra yaşanan trajedeleri okudukça roman sizi alıp götürüyor. Romanın yarattığı atmosferin içinde yaşadıklarınız

okumak için tıklayınız

Türk Dil Kurumu “darbe” tanımını değiştirdi. PEN Türkiye, istifaya çağırdı

PEN Türkiye Yönetim Kurulu TDK’nın “darbe” tanımını değiştirmesiyle ilgili bir açıklama yayınlayarak, “Bu tanım değişikliği tam bir rezalettir. Bütün dünyada alay konusu olacaktır” dedi ve TDK yönetimini istifaya çağırdı. PEN Türkiye Yönetim Kurulu’ndan TDK’daki “darbe” tanımı skandalıyla ilgili bir açıklama geldi. Açıklama şu şekilde:

okumak için tıklayınız

Kendi Sesinden Gülsuyu-Gülensu – Erdoğan Yıldız, Oda Projesi

Mahallelinin Anlatısına Tanıklık Etmek 2009 yılının Haziran ayında İstanbul’un Anadolu yakasındaki Gülsuyu-Gülensu mahallesi sakinleri bir araştırma projesi olan Kültürel Aracılar ile tanıştı. Bir sene süren çalışmada kent merkezi dışındaki mahallelerdeki kültür üretimine bakan bu proje içinden zamanla farklı araştırma konuları ortaya çıktı; bunlardan biri de kendini sakinlerinin emeği ile var etmiş mahallenin belleği oldu. Gülsuyu-Gülensu’yun

okumak için tıklayınız

Uğur Hüküm – M. Şehmus Güzel

Uğur Hüküm 1970?lerin başından itibaren Fransa?da yaşadı. Coşkusu, özverisi, candan ve dayanışmacı dostluğu, sevecenliği, güleryüzlülüğü ve bir de son derece mütevazi halleriyle unutulamazlar arasındaki yerini çoktan aldı. Radio France Internatonale?da (RFI) Güzin Dino?dan sonra Türkçe bölümünü yıllarca yönetti, Güzin?in bıraktığı boşluğu en iyi biçimde doldurdu. Paris?te birkaç dostuyla kurduğu Radio Soleil?le yurttaşlarımızın sesi oldu ve

okumak için tıklayınız

“Köy Enstitüleri Belgeliği”ne Katkı / Düziçililik – Müslüm Kabadayı

Antakya?yla Adana arasındaki insan ve kültür geçişini sağlayan köprünün özelliklerini, çocukluğumdan beri hem yaşayarak hem de araştırarak öğrenmeye çalışırım. Amik ve Çukurova?da pamuk tarlalarında çalışarak öğrendiklerime, Düziçi İlköğretmen Okulu?ndaki edindiğim izlenim ve bilgiler eklenmişti 1960 ve 1970?li yıllarda. Daha sonra araştırmalar yaparak, Antakya ve Adana?da çıkan gazete ve dergilerde araştırma verilerini, görüş, düşünce ve duygularımı

okumak için tıklayınız

Yabancılaşma (Marx’ın Teorisine Bir Giriş) – Dan Swain

Daha önce hiç olmadığımız kadar hayatlarımızı kontrol etme ve dönüştürme gücüne sahip olduğumuz bir dünyada yaşıyoruz. Fakat yine de çoğu insan için dünya kendi kontrol güçlerinin ötesinde yer alıyor. Hayatları, patronlar ve politikacılar tarafından belirleniyor. Bu durum, genç Alman radikal düşünürü Karl Marx’ın 1840’larda tanımlamaya başladığı ve hayatının geri kalan kısmında da sürekli aklında yer

okumak için tıklayınız

Fransız Filozofu Kimdir? (Kavramların Toplumsal Yaşamı 1880-1980) – Jean-Louis Fabiani

Fransız filozofu figürü, Bergson, Sartre, Deleuze ya da Foucault örneklerinde olduğu gibi, çağımızın entelektüel tablosunda kuşkusuz önemli bir yer tutar. Aşırılıkları, tuhaflıkları, ders verme biçimi, giyimi kuşamı kimilerince fetişleştirilse de, Fransız filozofunun geçtiğimiz yüzyıldaki yetişme şekli, çalışma pratikleri ve genel olarak ait olduğu toplumsal alan pek bilinmez. Bir yandan ilahlaştırılırken, bir yandan da yoğun eleştiriler

okumak için tıklayınız

Medya baskısı- Faiz Cebiroğlu

Gerçekten, üzerimizde yalnız polis baskısı değil, medya baskısı vardır. Medya baskısının en önemli özelliği, insanları manipüle etmektir. Manipüle etmek , ya da manipülasyon, gerçekleri yalanla değiştirmek oluyor. Medya, Türkiye‘de budur. Bir fabrikadır. Bu manipülasyon fabrikasının en önemli görevi, insan belleğini silmek için uğraş vermektir. Gerçekleri bilerek, açıkça çarpıtmak, medyanın en önemli özelliğidir. Hatay / Reyhanlı

okumak için tıklayınız

Gerçekçi Yazın ve Maksim Gorki – A.Kadir Şahin

20 yüzyıl edebiyatının başlıca sorunu kitlelerin köleleştirildiği, toplumsal adaletsizliğin arttığı bir dönemde insanın ne olduğu, nasıl yaşadığı ve nasıl yaşaması gerektiğidir. Feodal köleliğe karşı mücadele ederken burjuvazi insanlığa vaat ettiği özgürlük, kardeşlik, eşitlik ilkelerini burjuva devriminden sonra unutmuştu. Bu durum kitlelerde var olan düzene karşı kuşku ve güvensizliğin artmasına neden olmuştur. Burjuva eleştirel gerçekçi yazarlar

okumak için tıklayınız

“En Komik Reklamların Bile Özü Tehditten İbarettir” – Murat Menteş’le Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

Murat Menteş, “Dublörün Dilemması” ve ödüllü kitabı “Korkma Ben Varım’ın ardından, okurları tarafından dört gözle beklenen üçüncü romanı “Ruhi Mücerret’le yola devam ediyor. Bir ara çok satanlar listelerinin ilk sırasını zorlayan bu son roman, yine ilginç isim ve soyisimlerin birleştirildiği kahramanlarla dolu ve yine hayli yüksek tempolu. Romanın başkahramanı ve isim babası Ruhi Mücerret, tam

okumak için tıklayınız

Yasaklı ve Yaralı Dilin Sesi – Elif Şahin Hamidi

Mehmed Uzun, romanlarını Kürtçe yazmayı tercih eden Türkiyeli bir Kürt yazar. Çünkü Uzun’un anadiliydi Kürtçe ve bu yasaklı dile karşı yoğun bir ahlaki sorumluluk duyuyordu. Hiçbir politik harekete bağlı olmadığını, bulduğu her fırsatta, sıkça dile getiren Uzun, “Benim hareketim Kürt dilidir. Normlarım edebi olmalıdır, Kürt propagandist değil” diyor. Ve ekliyor:

okumak için tıklayınız

Sevgili Oğul ! Gazeteciler randevu isteyince önce korktum; ola ki senden ‘rahmetli’ diye söz ederler. – Annen Hace Gültekin

Hasret Gültekin’e Annesinin Mektubu Sevgili Oğul ! Gazeteciler randevu isteyince önce korktum; ola ki senden ‘rahmetli’ diye söz ederler. Meğer bugün Anneler Günü’ymüş. Hani , hep ünlü bir işadamının, ya da milletin anasını ağlatan bir politikacının annesini seçerler ya, bu kez yarışın kulvarını değiştirmişler. Bu yıl Sivas’ta yobazların yaktığı tüm çocukların analarını seçmişler “Yılın Annesi”

okumak için tıklayınız

Ben Koşarım Aşağlara, Koşarım (Turgut Uyar Üzerine Tomris Uyar’la Söyleşi) – Erhan Altan

Artık ne Turgut Uyar ne Tomris Uyar yaşıyor. Birbirini sevmiş ve etkilemiş bu iki olağanüstü isimden Tomris Uyar’ın eşi Turgut Uyar’a tanıklığını, eğer Erhan Altan bu uzun söyleşiyi gerçekleştirmeseydi bilemeyecektik. Son dönem şiirimizin önemli eleştirmeni Erhan Altan bu kitabını, “şairin insani varlığının tamamen yitmesine küçük bir karşı koyma çabası” olarak değerlendiriyor. Kitabın bu yeni baskısında

okumak için tıklayınız