Yazar: cemalumit

Kökleri Havada Bir Aşkın Mektupları – Meral Çiçek

“Auschwitz’den sonra şiir yazılamaz” demiş Adorno. İnsanlığın, yaşama dair olan her şeyin isli fırınlarda yakıldığı, soğuk ‘duşlarda’ zehirlendiği, siyah-beyaz avlularda kazıtıldığı Auschwitz. Mets Jerern’in, Dêrsim’in öteki adı. Mümkün mü Ölüm Fügü’nden sonra yaşamak, şiir yazmak – ölümün dilinden? Paul Celan bunu denedi. Şiir yazdı, ‘artık zamanıdır’ dedi. Belki de inatla “Auschwitz’den sonra şiir yazılmalı” dedi.

okumak için tıklayınız

19. Yüzyıl Rus Edebiyatı Üzerine Yazılar – Ö. Aydın Süer

“XIX. Yüzyıl Rus Edebiyatı”, Rus ve dünya edebiyatına damgasını vurmuş baş yapıtları, o günün toplumsal, siyasal ve edebi ortamını da göz önüne alarak ayrıntılı biçimde irdelemektedir. Kitap, kahramanların ortaya çıkışındaki etkenleri, kahramanlar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları, geçirdikleri evrimin nedenlerini ortaya koymanın dışında, yazarların dünya görüşlerinin zayıf ve güçlü yönlerini, o günlerde ve günümüzde eserler üzerine

okumak için tıklayınız

Göz Görmez Bilinç Görür – Mehmet Özer

Fotoğrafçı fotoğrafını bir dil üzerinden oluşturur. Bu dil Fotoğrafçının toplumsal bilincinin ve fotoğrafın oluşturduğu yeni bir dildir. Bu dili oluşturmak için fotoğrafçının çok iyi hazırlık yapmak (okuma, araştırma) zorundadır. Bu süreç içinde fotoğrafçı bu sorunun bir öznesidir, edilgen değil aktiftir, taraftır. Fotoğrafçı çalışmasını toplumsal bir sorun üzerinden oluşturur. Çalışmanın konusu olan sorunu bu sorunun örgütlü

okumak için tıklayınız

Doğmanın Köküne Fikir Bombası Koyan, Özgür Düşüncenin Yılmaz Savunucusu, Eleştiri ve İroninin Bilgesi: Erasmus – Bedriye Korkankorkmaz

?Arı gibi çalışkan bir bilim adamı, özgür düşünceli bir din bilimcisi, sert bir eleştirmen, yumuşak bir öğretici, biraz kuru dizelere kaçan biraz şair, billur gibi anlatıma sahip bir mektup yazıcısı, hem de acımasız satirik yazıların yazarı, hem de insanoğlunu insan kılan tüm yüceliklerin savunucusu bir havaridir? diyordu Stefan Zweig, Erasmus’un kişiliği hakkında Rotterdamlı Erasmus’un Zaferi

okumak için tıklayınız

Zamanın Kıyısındaki Kadın – Marge Piercy

Connie, zihinsel yetenekleri çok gelişmiş, hayat dolu bir kadındır. Ama bu özellikleri “düzen”e sürekli yenik düşmesini engelleyememiştir. Sevdiği insanlar devlet ya da ölüm tarafından elinden alınmış; bütün bunların yanı sıra, şiddet eğilimleri göstermeye başladığı için tımarhaneye kapatılmıştır. Bu kez de doktorlar, üzerinde deney yapmak isterler. Karşı koyar ve zihin gücüyle ilişkiye geçtiği bir ütopya halkının

okumak için tıklayınız

Aylaklar – Alberto Moravia

Alberto Moravia (1907-1990) yapıtlarında dönemin siyasal koşulları ve ahlaki değerlerini, insanların kendilerine ve birbirlerine yabancılaşmalarını anlatır. 1929’da yayınlanmış, kendisinin dünyada ünlenmesine yol açmış Aylaklar adlı romanından oyunlaştırılmış bu oyunda, orta sınıftan bir İtalyan ailesinin ahlaki çöküşü sergilenir. Yazarın hemen tüm yapıtlarındaki ortak ana tema,

okumak için tıklayınız

Jimmie Higgins – Upton Sinclair

“Okumakta geciktiğim için bu kitabı, gerçekten hayıflanıyorum. Bir dostum sözünü etmişti bu kitabın. Ve onunla konuştuktan sonra, daha o gece okumaya başlamıştım. Elimden bırakamadım. Upton Sinclair?in romanı, ?Jimmie Higgins?. Jimmie Higgins, her işi ses çıkarmadan yapan sıradan bir işçiydi önceleri. Ama aylar, yıllar geçti Jimmie Higgins önündeki zor yokuşu tırmanır, güçlü bir parti neferi olur.

okumak için tıklayınız

Uzayda Piknik – Arkadi Ştrugatski, Boris Ştrugatski

“Uzayda Piknik”, Sovyet bilimkurgu yazınının dünyada en çok okunan yazarları Ştrugatski kardeşlerin en ünlü romanıdır. Dünyadışı bir uygarlıktan gelen konuklar, yeryüzünün gelişigüzel birkaç köşesinde yol kenarında piknik yapar gibi bir an konaklayıp gitmişler, ama geride bıraktıkları artıklar, olağandışı teknolojilerinin inanılmaz ürünleri, uğrak yaptıkları yerlerde insan yaşamını, toplum ilişkilerini alt üst etmeye yetmiştir.

okumak için tıklayınız

Sermaye Muamması (Kapitalizmin Krizleri) – David Harvey

Beden için kan dolaşımı neyse, günümüz toplumunun “politik bedeni” için sermaye akışı da odur. Bu akış yavaşladığında, kesintiye uğradığında ya da durduğunda gündelik hayat da duruyor. Ancak kapitalizmde krizler yalnızca kaçınılmaz değil, aynı zamanda ‘gerekli’. Dolayısıyla her an patlak vermeye hazır olsalar da, ekonomi politikalarına yön verenler tarafından nedense asla ‘öngörülemiyorlar’. Sermaye akışının nasıl sürdüğü

okumak için tıklayınız

Türkiye Solunun Hapishane Tarihi (2. Kitap) – Şaban Öztürk

Şaban Öztürk Türkiye Solunun Hapishane Tarihi adlı çalışmasının ikinci kitabında, hapishaneler ve hapishanelerde yaşananlarla sınırlı kalmayıp 1946’dan başlayarak 1974’de kadar genel Türkiye tarihini, özellikle 21 Mayıs 1963 darbe girişimi, 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1972 müdahalesi gibi önemli olaylarıyla ve bütün boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Her tarihsel anın analizi, üretim tarzı, toplumsal hayatın değişimleri

okumak için tıklayınız

Gülderen Canyurt’un “Suya Düşen Sözcük”leri – Duran Aydın

Gülderen Canyurt adını taşır bir insan var, Karabük’te yaşar. Şair… Hem de az değil, ‘iki kitap’ yazmış bir şair… Şunun için iki kitap ‘az’ değil: Her ne kadar üçümüzden beşimizin ‘şair’ olduğu yolunda absürd böbürlenmelerimiz varsa da; sokaktan çevirin on kişimizi, on şair adı sayamayız! Ve bırakın on şiir kitabı adını saymayı, yüzde seksenimiz, hayatları

okumak için tıklayınız

Gideros?da Bir Hafta – Celal İlhan

Onu ilk gördüğümde, ?İşte bunalmış, sığınacak liman arayan bir genç,? diye düşünmüştüm. Umudunu yeni gelecek konuklarla kuracağı ilişkilere bağlamıştı sanki. Temiz, saf bir delikanlı olduğu kesindi de -ne bileyim ben- başka anlamlar da mı gizliydi sıkılgan bakışlarında? Orta yaşlı, tombulca bir hanımın, ?Serhat bak konuklarımız var,? demesiyle, koşarak yanımıza gelmiş, çantalarımızı elimizden kaparcasına almıştı. Küçük,

okumak için tıklayınız

Batı’nın İnsan Doğası Yanılsaması – Marshall Sahlins

Özgürlükçü antropolojinin öncü isimlerinden Marshall Sahlins bu kitapta, Eski Yunan’dan modern çağa kadar süregelen Batı’nın “insan doğası” anlayışını sorguluyor. Tukidides’ten Platon’a, Machiavelli’den Thomas Hobbes’a ve Amerikan Devrimi’nin liderlerine kadar izi sürülen bu anlayış, “toplumsal sözleşme” kuramlarının, monarşi ve cumhuriyet düşüncesinin de temelini oluşturur. Batı’nın insan doğası kavrayışına göre,

okumak için tıklayınız

Sorumlu Müdür – Osman Akyol

Osman Akyol’un “Sorumlu Müdür” adlı kitabı ilk öykü kitabı. Daha önce birçok dergide öyküleri yayımlanan Akyol; öykülerinde biçim ve içeriğe özen göstermiş, toplumsal bir yaklaşımla öykülerini bir solukta okumamızı sağlamıştır. Öykülerinde günlük yaşamımızda sıkça rastladığımız olay ve olguları ironik bir örgü içinde veren yazarımız; bizi öykülerinin içine çekmeyi başarmıştır. Salt bu yüzden; uzun bir öykü

okumak için tıklayınız

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit – Nihat Behram

Nihat Behram’ın, efsaneleşen unutulmaz kitabı “Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit” uzun yasaklı yıllardan sonra yine okuruyla buluşuyor. Behram, bu belgesel anlatısında, halka bağlılık ve inancın karşısında işkencenin gücünü yitirişini seslendiriyor. İlk yazıldığı 1976’dan bu yana geçen ve beraatle sonuçlanan yasaklı sürecinin, yasaklara karşı mücadelesinin öyküsü ve albümle genişletilen bu yapıtında Behram 12 Mart Dönemi’ndeki

okumak için tıklayınız

Zor Zamanlar – Charles Dickens

“Yazarın İngiltere?de Endüstri Devrimi sonrası dönemin sosyal sancılarını yansıtan Zor Zamanlar adlı romanı, yıpratıcı-öldürücü fabrika ortamı, sendikal örgütlenme mücadeleleri, işverenlerin bunları bastırma çabaları, iş kazaları ve Yoksul Yasaları da dahil olmak üzere; işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı çalışma ve yaşama koşullarını etraflıca resmetmektedir.”Ahmet Makal

okumak için tıklayınız

Evrimsel Biyoloji Yazıları – Ergi Deniz Özsoy

Evrimsel Biyoloji Yazıları, içeriğiyle evrimsel biyolojinin bilimsel kapsamını özetleyen bir bütün sunmaktadır. Kitapta sözü edilen konular evrimsel biyolojinin tarihsel gelişiminden, ilgili olduğu teknik ana başlıklara kadar uzandığı için kitap evrimsel biyolojiye bir giriş niteliğindedir. Kitap, evrimsel biyolojinin tarihinin özetlendiği bir bölümle başlayıp, Türlerin Kökeni’nde dile getirilmiş doğal seçilim algısının tarihsel ve modern yüzlerine değinen ve

okumak için tıklayınız