Yazar: cemalumit

Bir Dönem Romancısı: Halide Edip – Erinç Büyükaşık

Cumhuriyet romancılığının temelleri kuşkusuz Kurtuluş Savaşı ‘nın siyasal ve toplumsal izleğini metnin tematik öğesi olarak belirleyen dönem yazarları tarafından atılmıştır. Bu bağlamda tarih-roman bağlamını irdelediğimizde karşımıza hem tarihsel belgeciliğin izlerini romanına yansıtan hem de kendi kurgu dünyasında siyasal tavırlarını yansıtmayı gerekli bulan iki yazarın adını anmak gerekir. Bunlardan ilki Yakup Kadri, diğeri ise kuşkusuz Halide

okumak için tıklayınız

Toplumsal Direniş ve “Ateş Çiçekleri” – Hülya Soyşekerci

Alime Yalçın Mitap, Yar Yayınları?ndan çıkan yeni kitabı Ateş Çiçekleri?nde uzun bir dönem toplumun üzerine karabasan gibi çöken 12 Eylül karanlığına değiniyor; bu karanlıkta onurlu başlarıyla gökyüzüne ve güneşe uzanmaya çalışan devrimcileri birer ?ateş çiçeği? olarak dile getiriyor şiirsel, içten anlatımı ve etkili imgeleriyle. Ateş Çiçekleri?nde yer alan yazılarda 12 Eylül karanlığı içindeki toplumsal direnişi

okumak için tıklayınız

Düşüncelerini eyleme geçirenin hayata kattığı anlamlı farktır: Michel Sieur Montaigne – Bedriye Korkankorkmaz

Stefan Zweig?ın dilimize çevrilmiş tüm eserlerini okumaya özen gösteriyorum. İnsana verdiği üstün değer beni içten içe kuşatıyor. Günümüz edebiyatında insanın unutulduğunu düşünüyorum. Okuduğum eserlerin birçoğunda insanın derin açmazlarını, anlam arayışlarını, ekmek kavgalarını, ikili ilişkilerin gelgitlerini tüm çıplaklığıyla hissedemiyorum içimde. Kendi açmazlarımı bana acımasızca anımsatan, güçlü sarsıntıları içimde hissettiren ve bu güce karşı koyabilme irademi sınayan

okumak için tıklayınız

Sanat Yazıları – Aziz Nesin

(*)Mizahçıların pek hoşsohbet, güleryüzlü, şakacı olduğu yanılsaması yalnız bizde mi yaygındır bilemiyorum. Ama tanıdığım bütün mizahçıların alabildiğine ciddi hatta nobran olduğunu söyleyebilirim. Kuşkusuz bunların başında Aziz Nesin gelir. (Oğuz Aral da ondan geri kalmaz, ama yeri değil). Aziz Nesin?in olaylara nasıl acımasızca irdeleyerek yaklaştığını görmek için onun düz yazılarını okumak yeterlidir. Nesin Yayınevi, Aziz Nesin?in

okumak için tıklayınız

Dewlet – Vladimir İlyiç Lenin

“Dewlet çi ye, çawa derketiye holê, helwesta partiya çîna karker a têdikoşe ku ji bo ji binî ve kapîtalîzmê ji holê rake, ango helwesta partiya komunîst li hemberî dewletê, divê çi be? Pirsgirêka dewletê, pirsgirêka herî zêde ku zanyar, nivîskar û fîlozofên burjûwaziyê dişewişînin, pirsgirêka herî dijwar û tevîhev e. Ji ber ku dewlet, pirsgirêka

okumak için tıklayınız

Türkiye Solunun Hapishane Tarihi – Şaban Öztürk

Bu kitapta genel hapishane sorununa ön plana çıkan kısmını ele alıırken, onun bütünlükle bağlantısını elden geldiğince koparmamaya çalıştık.Yakın geçmişimizde genel olarak siyasilerin, özellikle de Türkiye solunun buralarda neler yaptıklarını, yaşananlara karşı nasıl tavır aldıklarını elden geldiğince ortaya çıkarmaya çalıştık. Bütüncül bir tarih anlayışı çerçevesinde, parçanın bütünle bağlarını koparmadan, yakın siyasi tarihimizin içine oturtarak konuyu ele

okumak için tıklayınız

Aristokrat Tolstoyizmin Savunucusu: Tolstoy – Bedriye Korkankorkmaz

Tolstoy?un hayatının son yıllarını konu alan Aşkın Son Mevsimi filmini izledim. Filme konu olan Tolstoyizmin gerekçeleri üzerinde nicedir düşünüyorum. Ünlü yazarın kişiliğiyle bütünleşen eylemci yanını bugüne değin gözden kaçırdığımı fark ettim. Onun kendi kurallarını yarattığını ve düşüncelerini hayata geçirme uğrunda verdiği mücadelenin boyutlarını kavramam beni Tolstoy?a daha çok yakınlaştırdı. Yazarın sanat anlayışına dair düşüncelerimi yıllar

okumak için tıklayınız

Beş Kızkardeş (Beş Narodnik Kadınının Anıları) – Barbara Alpern Engel, Clifford N. Rosenthal

Narodnikler, hareketin incelemesinde kullanılan kaynakların belki de en önemli gövdesini oluşturan zengin bir anı edebiyatı bıraktılar geriye. Bu zengin anı edebiyatını oluşturan başlıca elyazmalarının sahiplerinin; 1800’li yılların ikinci yarısında doğup büyümüş, hemen hepsi üst tabaka ya da zengin ailelerden gelen beş Narodnik kadının anılarının derlenmesiyle oluşturulmuş bir kitap ?Beş Kızkardeş?.

okumak için tıklayınız

Ülkemde Bir Yabancı (İsveç’teki Kürt Gençlerinin Aidiyet Politikaları) Barzoo Eliassi

Bu kitapta, Kürt geçmişine sahip gençlerin dahil etme ve dışlama süreçleri karşısında İsveç?te kimliklerini nasıl oluşturdukları incelenmekte; bu gençlerin etnik ayrımcılık ve ırkçılıkla baş etmek için başvurdukları yollara ışık tutulmaktadır. Ayrıca bu kitap, sosyal çalışma disiplini için bu sosyal süreçlerin önemine ve sosyal çalışmacıların dezavantajlı ve marjinalize edilmiş gruplarla çalışabilme ve onların ırkçı ve ayrımcı

okumak için tıklayınız

Güvencesizleştirme: Süreç, Yanılgı, Olanak – Özay Göztepe

Uluslararası Çalışma Örgütü?nün verilerine göre 2009 yılı itibariyle dünyadaki işsiz sayısı 2 milyar 52 milyonu, güvencesiz koşullarda çalıştırılanların sayısı ise 1 milyar 528 milyonu (toplam istihdamın %50.1?i) bulmuş durumda. Öyle ki bazı bölgelerde güvencesiz koşullarda istihdam, toplam istihdamın dörtte üçünü (Güney Asya: %78.5, Sahra Altı Afrika: %75.8) bulmaktadır. 632 milyon kişi, günde 1.25 dolardan az

okumak için tıklayınız

Avrupa Ülkeleri Yaratıcısı Olmadığı Değerlerin, Yok Edicisi de Olamaz – Bedriye Korkankorkmaz

?Bırak bizi git, ey mağrur kişi, Biz vahşi, kanunsuz adamlarız. Ne işkence gelir elimizden Ne kimseyi cezalandırırız? (Puşkin. s.33) İnsan ruhuna dair kafamızda çöreklenen tüm bilmezleri bilinir yapan; yalnız Rusya edebiyatının değil; dünya edebiyatının da ahlak ve siyaset yazarı hiç tereddütsüz Dostoyevski?dir.

okumak için tıklayınız

Büyükada’ya Mektup – Umut İlkay Kavlak

Sevgili Büyükada, Ne zamandır gelmek istiyordum sana, o hafta sonunaymış kısmet. O sabah Adalar vapuruna arkadaşımla bindim. Diğer adalarda da gözümüz vardı; ama en büyükleri olarak önce seni ziyaret etmek uygun olacaktı. Ne yalan söyleyeyim, sana yaklaştıkça, heyecanlandım biraz. Vapurdan döküldük ve güzelim iskelenden devam eden yolu yürüyüp, saat kuleciğinin ortaladığı meydanına ulaştık.

okumak için tıklayınız

Diyarbekir Merwanileri (İslami Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı) – Thomas Ripper

Thomas Ripper’in “Diyarbekir Merwanileri, İslami Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı” adlı kitabı Bahar Şahin Fırat’ın çevirisiyle Avesta yayınlarında çıktı. Onbirinci yüzyılın Kürt emirlikleri arasında evvela Merwani Emirliği büyük öneme sahiptir, çünkü Merwaniler, Kürtlerin yoğun göçünü batıya yönlendirmişlerdir ki bu gelişme, Diyarbekir’i sonunda Kürtlerin mesken tuttuğu bölgenin merkezi haline getirdi.

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin Türkiye’de ilk kez Kürtçe.

Türkiye edebiyatı ve mizahının en büyük isimlerinden Aziz Nesin?in ?Şimdiki Çocuklar Harika? adlı kitabı Türkiye’de ilk kez Kürtçeye çevrilerek basıldı. ?Zarokên Niha Cı jîr in? adıyla Kürtçe?ye çevrilen kitabı Semih Poroy resimledi. 1995 yılında kaybettiğimiz usta yazarın oğlu Ali Nesin, 2005 yılında 20 bin TL gibi gülünç denilebilecek bir sermayeyle Nesin Yayınevi?ni kurduklarını belirtti. Amaçlarının

okumak için tıklayınız

Günlük Yaşamdan Sanata – Umberto Eco

Umberto Eco, her ne kadar romancılığıyla daha ön planda olsa da, elbette roman yazmadan önce de sanatı, kültürel ve bilimsel tartışmaları gazete ve dergilerde yayımladığı yazılarla yönlendiriyordu. Günlük Yaşamdan Sanata, Eco’nun Antik Yunan’dan Ortaçağ’a, Rönesans’tan bilişim çağına uzanan derin birikimiyle göz kamaştıran bir kitap. Umberto Eco, en çetrefil konuları her kesimden okurun kolayca anlayabileceği bir

okumak için tıklayınız

Ruhun ve Duygunun Çıplak Dolaşan Gezgini: Dostoyevski – Bedriye Korkankorkmaz

Ne zaman, bir dosta ihtiyaç hissetsem, insansızlığın o derin sızısı beynimi ve yüreğimi kemirse, Dostoyevski ile Gide gelir aklıma. André Gide: “İbsen’ le Nietzsche’ nin yanı sıra adı geçmesi gereken Tolstoy değil, odur asıl; onlar kadar büyüktür, üçünün de en önemlisidir belki der.”( s.5) Gide?in, Dostoyevski?nin sanat dehasını Tolstoy?dan, İbsen?den ve Nietzsche’den niçin daha büyük

okumak için tıklayınız

Kan Dökülecek – Upton Sinclair

Para hırsı ve yozlaşmanın klasik hikâyesi Eric Schlosser Pulitzer ödüllü yazar, 1927 yılında yazmış olduğu bu kitapta, 1920’li yıllardaki para hırsı, yozlaşma ve sınıf farklılıklarının dikkat çekici hikâyesini anlatıyor. Senatörler, petrolcü iş adamları, Hollywood film yıldızları ve tarikat liderlerinden oluşmuş bir tören alayı ile okuyucuya o dönemden kalma bir şölen yaşatıyor.

okumak için tıklayınız