Yazar: cemalumit

Nazım Hikmet ve Sanat

Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir. Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre: “- Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?” der. Nazım’i odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım’ı tepeden tırnağa süzer ve:  “-Demek Nazım Hikmet sensin”, der. Nazım’a oturması için yer göstermez. Kısa bir konuşma sonrası, “gidebilirsiniz” der. Nazım tam

okumak için tıklayınız

“Tavşanlar” isimli masal – İbrahim Kürşat

Evvelce zamanda, bir köyün bir evinde, anne ve iki çocuk yaşarmış. İki kardeş, uçurtma uçururken, süt içerken, körebe oynarken, pencereden bakarken, şarkı söylerken, uyurken, kalkarken hep kavga ederlermiş. Çocuklarının hep kavga ediyor olması, annelerini çok üzüyormuş. Anne, üzülmekten uyku uyumaz, gökyüzü seyredemez olmuş.

okumak için tıklayınız

Kitap Üstüne Kitap Koyanlar’dan: Hoca Bekir Efendi – Müslüm Kabadayı

Taş ustaları, özellikle nahit taş ustaları keski, murç, taraklarıyla resim yaparlar. Onların taşa verdikleri her süste özlemler, düşler ve doğadan yanımsalar yer alır. Eski evler, konaklar, çeşmeler, hanlar, hamamlar, köprülere renk veren bu taşların yerini beton, çelik karkas almaya başladıktan bu yana iki şey kayboldu; birincisi ?el emeği göz nuru? denen insan merkezli işçilik, ikincisi

okumak için tıklayınız

Pêl bi pêl çîroka kurdî – Receb Dildar

Not: Bu yazıda Kürt öykü dünyası anlatılmaktadır. İlk yazılı öykünün yazıldığı günden bugüne Kürtlerin yaşadığı coğrafyalardaki üretimlere ve bu üretimlerin yazarlarından söz edilmektedir. Rastî çiqas astengiyan hatibe jî niha çîroka kurdî di nav qada edebiyata cîhanê de ciyê xwe girtiye û her diçe di nav vê qadê de ciyê xwe xweş dike. Lê dîsa jî

okumak için tıklayınız

Geleceğe Yazılmış Mektup: 1968 Derby İşgali – Zafer Aydın

Zafer Aydın ?Geleceğe Yazılmış Mektup?ta, Türkiye işçi sınıfı tarihinin simgesel eylemlerinden biri olan ve 1968 yılının 4-10 Temmuz?u arasında gerçekleştirilen İstanbul ?daki Derby Lastik Fabrikası işgalini anlatıyor. İşgalin amacı, Lastik-İş üyesi işçilerin, sendika seçme özgürlüğünü kullanmak için referandum yapılması taleplerinin yerine getirilmesiydi. Eyleme katılan işçilerin, sendikacıların ve eylemle dolaylı bir şekilde ilişkilenmiş gençlik hareketinden isimlerin

okumak için tıklayınız

İnatçı Bir Bahar (Kürtçe ve Kütçe Edebiyat) – Derleyen: Vecdi Erbay

Kürtçe dil ve edebiyatın yaşadığı topraklarda, dil üzerindeki baskılar konusunda dönemsel olarak ortak sorunlar yaşanırken, Kürtçe?nin Kurmanca, Soranca, Zazaca gibi farklı lehçelerindeki gelişim süreci ve edebi üretim, söz konusu ülkelerin özgün politiktoplumsaltarihsel özellikleri nedeniyle farklı bir seyir izledi. Türkiye?de son otuz yılın hızlı modernleşme ve çözülme süreci, kapitalizm öncesi yaşam biçimlerinin tasfiyesi ve 90?lardan itibaren

okumak için tıklayınız

Boris Godunov – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (Alexander Pushkin)

Aleksandr Puşkin (1799-1837): Otuz sekiz yıl süren kısa hayatı, komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin şiirleri, romanları, öyküleri ve oyunlarıyla çoktan 19. yüzyılın ve Rus Edebiyatının öncü yazarlarından biri olmuştu. Puşkin Shakespeare’in tarihi oyunlarından etkilenerek yazdığı Boris Godunov tragedyasında insanın iktidarla ilişkisini gayet yalın, gerçekçi bir şiir diliyle aktarmaktadır.

okumak için tıklayınız

Toplatılan, Yasaklanan, Yargılanan Yayınevi, Yazar ve Kitaplar ( 2011 Haziran – 2012 Haziran) – Türkiye Yayıncılar Birliği

Türkiye Yayıncılar Birliği, Haziran 2011 – Haziran 2012 tarihleri arasında “Yayınlama Özgürlüğü Raporunu” yayınladı. Rapora göre 2012 yılında tam 47 kitap toplatılma, yasaklama ve yargılama gibi kararlara maruz kaldı. İşte “demokratikleşen” ve “ileri demokrasiye” ulaşan Türkiye’nin “aydınlık” tablosu.

okumak için tıklayınız

‘Gemileri yaktım ve bu kitabı yazdım’ – Ertuğrul Mavioğlu

Ertuğrul Mavioğlu: ‘Yeni medya; itiraz edeni bünyesinden kusar oldu. İyi ve yetenekli medya işçilerini ayıkladılar, muhalif olanlar ya tutuklandı ya da itibarsızlaştırıldı’ Tam da başbakanın hepimize ?tasma?larımız olduğunu hatırlattığı günlerde, Ertuğrul Mavioğlu?nun yeni kitabı ?Cenderedeki Medya Tenceredeki Gazeteci? çıktı.

okumak için tıklayınız

Pigme – Chuck Palahniuk

“?Pigme?de hedef tahtasında yine vahşi kapitalizm var. Palahniuk, bir üçüncü dünya ülkesinden gelip Amerikan orta sınıf ailesinin ?boktan? hayatına dahil olan pigmenin nefret dolu dilinden anlatıyor bir gerçekliği. 67 numaralı ajanın ?aptallık, yozlaşma ve önyargı gücüyle yürüyen bir gemi? olarak gördüğü Amerika ?da ?arzu kültürünün pençesinde kıvranan? insanlığı resmediyor.” Meliha Kesmez

okumak için tıklayınız

Caliban ve Cadı (Kadınlar, Beden ve İlksel Birikim) – Silvia Federici

Caliban ve Cadı kapitalizme geçiş sürecinde bedenin bir tarihidir. Silvia Federici, geç ortaçağların köylü ayaklanmalarından cadı avlarına ve mekanik felsefenin doğuşuna kadar toplumsal yeniden üretimin rasyonelleştirilmesini araştırır. Asi bedene karşı savaşın ve beden ile zihin arasındaki çatışmanın, nasıl modern toplumsal örgütlenmenin iki merkezi ilkesinin, yani ?emek gücü? ile ?kendi bedeni ve yaşamı üzerinde mülkiyet hakkı?nın

okumak için tıklayınız

Kuşlar (The Birds) Üzerine Bir Kitap – Hakan Bilge

Alfred Hitchcock?un gerilim filmi The Birds (1963, Kuşlar) akademisyen-yazar Camille Paglia tarafından enikonu masaya yatırılarak handiyse plan plan, sekans sekans tahlil edilmiş. Kitaptaki asıl ilgi çekici nokta şu: Hitchcock?un kişisel vizyonunun, sözümona bir özne olarak takıntılarının, sözgelimi kadınlara yönelik ilgisinin, insan tabiatına bakışının, sürükleyici ve tatlı bir dille, entelektüel bir biçemle değerlendirilmeye tabi tutulması.

okumak için tıklayınız

Citizen Kane Üzerine Bir Kitap – Hakan Bilge

?1940?lardan beri sinemada sözü edilmeye değer ne varsa Citizen Kane?den etkilenmiştir.? (François Truffaut) İngiliz akademisyen Laura Mulvey; gösterime girdiği yıl eleştirmenleri şaşırtan, gişede umduğunu bulamayan fakat zaman içinde kıymeti anlaşılan, bugün ise sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olduğu kuşku götürmeyen, Orson Welles?i dahi statüsüne yükselten başyapıtlar başyapıtı Yurttaş Kane?i (Citizen Kane, 1941) çeşitli açılardan masaya

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’e Dair – Şaban Öztürk

Nazım Hikmet ve Resimli Ay 1929 tutuklamasından kurtulan Nazım Hikmet, daha çok legal alanda çalışmıştır. Türkiye?ye döndükten kısa bir sonra, Zekeriya Sertel?in başında bulunduğu Resimli Ay dergisinde çalışmaya başlar. Bu dergide yazdıkları özellikle gençler arasında büyük ilgiyle karşılanmıştır. Nazım Hikmet, ?Putları Yıkıyoruz? kampanyasıyla eski edebiyat akımlarına ve büyük edebiyatçı kabul edilen yazarlara sert eleştiriler yöneltmiştir.

okumak için tıklayınız

Kuçaya Hunerî – Abdullah Esen

Nivîskarêkî û pirtûkêke nû : Kuçaya Hunerî Yekemîn pirtûka çîrokan a Abdullah Esen ” Kuçaya Hunerî ” di nava weşanên Avesta de derket . Çîroka ; ” Şewe meseleyan goştarena ” de nivîskar wisa dibêje : ” Li gor texmîna min, ez dibêjim ev bi hêstê zarokane re hezdike, nikane bi zimanê nihayîn vebêje.

okumak için tıklayınız

“Benim Dağıstanım”a dair – Yusuf Şaylan

Daha dün arkadaşlarımı kandırıp, haydin, derdim, kayalıklara, kuş yuvalarına Sonra birden aşk geldi; sert, mavi gözlü, ve bir anda yetişkin etti beni. Daha dün kendimi yetişkin sayardım, Aksaçlı, bilge, ömrünün son günlerinde Sonra birden aşk geldi, öylece, yalın, gülümseyiverdi Ve ben yeniden çocuğum onun önünde

okumak için tıklayınız

Nâzım Hikmet kendi şiirini anlatıyor

Sanat bahsinde sekterlik [yobazlık] en büyük düşmanımızdır. Sekterlik nihilistliğin [yadsımacılık] bir çeşididir. Sekter, bir şeyden, kendi zevkinden başka her şeyi, bütün görüşleri inkâr eder. Hele şekil meselesinde sekterliğin kötülükleri sayılamayacak kadar çoktur. Kafiyeli, vezinli şiir yazılmaz diyenler de, kafiyesiz, vezinsiz şiir yazılmaz diyenler kadar dar kafalıdır. Şiir öyle de yazılır, böyle de. Edebiyat dili, hele

okumak için tıklayınız