Yazar: cemalumit

Tatsız Bir Olay – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Tatsız Bir Olay adlı bu romanda Dostoyevski, liberalizm rüzgarlarına kapılan bir Rus soylusunun bir geceye sığan serüvenini alaycı bir tarzla anlatır. Rusya’da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu yıllardır. Petersburglu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet etmekte, bir yandan da

okumak için tıklayınız

Yıldız ? Emmanuil Kazakeviç

“Yıldız”, Emmanuil Kazakeviç ‘in, Sovyetler Birliği’nde tanınmasını sağlayan ilk romanıdır. Antifaşist savaşa keşifçi olarak katılan Kazakeviç, ‘Yıldız”da, Sovyet keşifçilerinin mücadelesi ekseninde faşist işgalcilere karşı verilen büyük mücadelenin bir kesitini işler. Yıl 1944… Hitlerci saldırgan güçler önemli ölçüde geriletilmiştir, ama asıl güçleri de ayaktadır henüz. Alman cephesi kuşkulu bir şekilde suskunlaşmıştır. Bu beklenmeyen suskunluğun giz perdesi

okumak için tıklayınız

Kurtlar Arasında Çıplak – Bruno Apitz

Her gün ölüm ve işkence tehdidinin kol gezdiği bir toplama kampına bir gün bir valiz içinde küçük bir bebek sokulursa ne olur? Buchenwald Toplama Kampı’nda, çizgili giysiler, dikenli teller, gaz odaları, insan yakma fırınları arasına hapsedilmiş onbinlerde tutsağın kurtuluşu için örgütlenen Uluslararası Kamp Komitesinin bir avuç militanı da bu soruyu kendilerine sordu. En küçük bir

okumak için tıklayınız

Hamburg Barikatları – Larissa Reissner

1923’te Hamburg’da patlayan ama yenilgiyle sonuçlanan ayaklanmanın öyküsü Hamburg Barikatları. Dünyanın o zamanki tek sosyalist ülkesi Sovyetler Birliği halkının da büyük bir dikkatle izlediği, onda bir dünya devrimi müjdesi gördüğü Almanya’daki ayaklanma, General Müller’in ordularının kuşatması ve işçi sınıfına ihanet eden yol arkadaşlarının gafleti yüzünden geriye çekilmek zorunda kalırken hâlâ direnen Hamburg’un duvarlarında da, bir

okumak için tıklayınız

Victor Jara: Yarım Kalan Şarkı – Joan Jara

Victor Jara, general Pinochet yönetimindeki Şili ordusunun 11 Eylül 1973’te yaptığı askeri darbeden birkaç gün sonra binlerce kişiyle birlikte gözaltında tutulduğu spor salonunda işkenceyle katledildi. Diktatörlük Victor’u susturmak istedi. Çünkü onun gitarı zenginler için değildi, şarkısı devrimciydi. O şarkısını ezilenlerin, yoksulların ve yoksunların çığlığı gibi söylüyordu. O şarkı bitmedi, bitmeyecek? Şimdi ve daima! Joan Jara

okumak için tıklayınız

Madalyonlar – Zofia Nalkowska

Polonyalı kadın yazar Zofia Nalkowska’nın “Madalyonlar” adlı yapıtının sıradışılığı, alışılmadık özünden kaynaklanmaktadır. Kültür tarihimizde, İkinci Büyük Savaş’taki katliamlardan daha büyük trajedi bulmak zordur. Ve bu kadın yazar, elimizdeki yapıtını işte bu konuya adamıştır. Madalyon, Polonya geleneğinde, ölmüş olan değerli yakının anısına sadık kalındığını belgeleyen bir semboldür. Nalkowska, kitabına bilinçli bir biçimde sembolik bir başlık koymuştur,

okumak için tıklayınız

Sorgu (La Question) – Henri Alleg

Fransa, sömürgesi Cezayir’de başlayan ulusal kurtuluş savaşını bastırmak için her yola başvurdu. Emperyalist işgalciliğin bağnazlığı, işkencesi ve ırkçı vahşeti bu kez Fransız devletinin imzasını taşıyordu. İşkence tezgâhına götürülen binlerce Cezayirlinin arasındaki sayısı az Fransızlardan biri olan gazeteci Henri Alleg, işkencede pek çok direnişçinin söylediği “bilmiyorum” sözcüğünü, daha bükülmezce kullandı… “Size söylemeyeceğim!..” Alleg’in “Sorgu”su, bu süreci

okumak için tıklayınız

İstanbul – Edmondo de Amicis

İtalyan yazar Edmondo de Amicis?in 1870?lerde büyük bir heyecanla geldiği ve aynı duygularla kitabını yazdığı İstanbul, bu şehir üzerine yazılmış en güzel ve etkileyici kitaplardan biridir. Amicis?in müthiş gözlem gücüyle ruhunu okumaya çalıştığı İstanbul, yayımlandığı günden beri pek çok yazar ve ressam için de esin kaynağı olmuş. Tuhaflığı, güzelliğinden fazla bu şehrin insanlarına ve alışkanlıklarına,

okumak için tıklayınız

Darağacı Avı – Osman Şahin

“Darağacı Avı, yüzyirmi öyküm içinde, beni en çok uğraştıran, en çok çalıştıran öykümdür, başyapıtımdır…” Osman Şahin Değerli öykücümüz Osman Şahin, Toros köylerinin yaşanmış öykülerini anlatmaya devam ediyor. Şahin, yaşadığı, tanık olduğu olayları, tanıdığı kişileri ölümsüzleştirirken gerçekçiliği, inandırıcılığı elden bırakmıyor. Darağacı Avı, birbirinden çarpıcı öykülere yer veren bir kitap. Kitaba adını veren öykü, düşmanını öldürmekle yetinememiş,

okumak için tıklayınız

Altın Kafes (Uçurtma Avcısı Kadar Etkileyici ve Büyüleyici) – Shirin Ebadi

Altın Kafes’in gerçek hikayesi, on-yirmi yıl içerisinde, anne babaları çocuklarına, kardeşleri kardeşlere düşman eden, milyonlarca insanın göç etmesine sebep olan tarihi ve siyasi olayların kurbanı olan birçok İranlı ailenin hikayesidir. Bu ailelerin hikayesinin yanı sıra kitapta, monarşinin son günlerinden, Ahmedinejad’ın iktidara gelişine kadar olan dönemdeki tarih de aktarılmıştır. Bir roman kadar derin olan olaylar aynı

okumak için tıklayınız

Kaka / İsmi Lazım Değilin Doğal Tarihi – Nicola Daveis

Nicola Davies’in sıradışı çocuk kitabı “Poo: A Natural History of the Unmentionable”, “Kaka: ‘İsmi Lazım Değil’in Doğal Tarihi” ismiyle Can Çocuk’un Meraklı Kitaplar serisinden çıktı. Nicola Davies’in Neal Layton tarafından resimlenen kitabını, Egem Atik Türkçe’ye çevirdi. “Kaka: ‘İsmi Lazım Değil’in Doğal Tarihi”, kaka hakkında bilgi verme ağırlıklı bir doğa-çevre kitabı. Hayvanlar ve doğa arasındaki ilişkiyi,

okumak için tıklayınız

Gerçeği Arayış; Nihilist – Ceylan Koryürek

Nihilist, Hikmet Temel Akarsu?nun son romanı. Kitaptaki ondokuz anlatı iğne oyası gibi işlenmiş, her bir sözcük sanki defalarca düşünülmüş ve belki de bu yüzden anlatılanlar çok canlı. Kendini, Reddedilenlerin Mesih?i olarak gören saf bir yüreğin yazdığı metinlerin, söylemlerin ve iyilik için verdiği mücadelenin karşılıksız kalışını ve iktidarlarca nasıl kullanıldığını anlatan, okuyucuyu kendi devinimi içine alan

okumak için tıklayınız

Ceylan Koryürek?in Şiirleri: Yanılgılar – Hasan Akarsu

Ozan Ceylan Koryürek 1962 Ankara doğumlu olup ?Birikintiler? (1995), ?Şeytan ve Şiir? (1996) adlı iki şiir yapıtına ?Yanılgılar?ı ekledi. Ozanın şiirleri Papirüs, Türk Dili Dergisi, Karşı, Damar, Milliyet Sanat vb dergilerde yayımlandı. Ceylan Koryürek?in şiirlerinde sevi izleğinin ağırlıkta olduğu gözleniyor. Şiire küskün olduğu dönemlerden geçiyor:? Yıllar önce yaktığım şiirlerimi/Kanı kaldı eski bahçede ? derken sevdiği

okumak için tıklayınız

Hatıralarım I / II – Musa Anter

“Türkiye’nin 55 yıllık girdisinin, çıktısının yeminli, canlı bir şahidiyim. ‘Hem yalnız şahidi mi?’ Değil!.. Sanığıyım, mahkumuyum ve davacısıyım.” Musa Anter (***) kekik, reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar. alçak damlı evlerin yüksek, küçük pencerelerinden soluk ışıklar yayılırdı geceye köpek havlamaları korkulara karışır kaygıları beslerdi. sonra dağlardan kurşun sesleri gelirdi belirli belirsiz namlunun ucunda çırpınırdı

okumak için tıklayınız

Bir Buluşum Var – Murat Serdar Arslantürk

Bir babanın evladının dilinden dökülen ilk sözcüğünün ?Baba? olduğunu duyması ne kadar özel bir andır, değil mi? Çocuk emeklemeye başlar, tay tay yapar ve sonra bir gün ağzından bir kelime çıkıverir: ?Ba-ba?,?De-de? hatta ?An-ne? gibi? Hemen hepimizin annesi veya babası, bebekken ağzımızdan dökülen ilk sözcüğü dün gibi hatırlar da, kaçımız ilk yazdığımız sözcüğü hatırlarız? Kaçımız

okumak için tıklayınız

Şair Yazar Süleyman Okay ?ın Ölüm yıldönümü (1928 ? 20 Eylül 1999)- Arif Okay

Ben Süleyman Okay?ım Hoş geldim dünyaya Kavgayla geçti ömrüm Yer ayırabildim sevdaya (Temmuz 1999) 11 YIL GEÇTİ? Aydın insan babam Süleyman Okay?ın ölümünün üzerinden 11 yıl geçti. Biz asla O?nu unutmadık. Anıları, yazdıkları ile hep yaşatmaya çalıştık. Çocukları olarak var oldukça anısını canlı tutacağız.

okumak için tıklayınız

Öfke – Nejdet Evren

Bom Bahai/Bombay/Mumbai asıllı felsefeci Malik Solanka hayatı ?öfke? olarak tanımlamaktadır. Ona göre, ?Hayat öfkedir,.. Cinsel, ödipal, siyasi, büyülü, hayvanca öfke bizi en yüksek doruklarımıza çıkarır ve en bayağı derinliklerimize indirir. Yaratıcılık, esin, özgünlük, tutku gibi şiddet, acı, saf korkusuz yıkım, vurduğumuz ve yediğimiz, acısı asla geçmeyen darbeler de öfkeden kaynaklanır. (1) Filozofa göre bu öfke

okumak için tıklayınız

Başkalaşımlar (Metamorphoses) – Lucius Apuleius

Birbirinden ilginç öyküleri peş peşe dizerek okuyucusuyla ilgisini hiç yitirmeden, karşılıklı duygu alışverişinde bulunarak, telaşla, hevesle, istekle yazan, Latin edebiyatının ünlü isimlerden Lucius Apuleius’un yapıtıdır Metamorphoses. Antikçağlardan günümüze kalan bir roman; Batı edebiyatında yüzlerce çevirisi yapılmış, yüzlerce romana, oyuna esin kaynağı olmuş, görsel sanatların görkemli eserlerine malzeme oluşturmuş, 11 kitaplı bir öykü klasiği. Roma İmparatorluğunun

okumak için tıklayınız

Doktor Çehov’dan Öyküler – Anton Pavloviç Çehov

Kısa öykünün büyük ustası Anton Çehov (1860-1904), dostu ve yayıncısı Aleksey Suvorin’e 1888?de yazdığı bir mektupta bir ‘aşk reçetesi’ sunuyordu. Dünya edebiyatına, öykü sanatını temelinden değiştiren yüzlerce öykü; tiyatro sanatına Martı, Vanya Dayı, Üç Kızkardeş ve Vişne Bahçesi gibi başyapıtlar armağan eden Çehov, aynı zamanda iyi bir hekimdi. Hekimliğinden de gelen gözlem gücüyle tıp, hastalar,

okumak için tıklayınız