Kategori: Biyografiler

Kızıl Karanfillerle Jose Saramago’ya Veda… ? Canan Koçak

“Her bir harfte, her bir kelimede, her bir sayfada, birbiri ardından her kitapta yaptığım şey, aslında yarattığım karakterleri peyderpey içime yerleştirmektir. Bu karakterler olmasaydı, bugün karşınızdaki bu adam olmayacaktım ben.? Jose Saramago Yazmaktan ve ilerlemiş yaşına rağmen çok çalışmaktan yorgun düşmüş, bol çizgili gülümseyen bir yüz ve numarasının hayli yüksek olduğunu tahmin ettiğim kocaman siyah

okumak için tıklayınız

Şair Yazar Süleyman Okay ?ın Ölüm yıldönümü (1928 ? 20 Eylül 1999)- Arif Okay

Ben Süleyman Okay?ım Hoş geldim dünyaya Kavgayla geçti ömrüm Yer ayırabildim sevdaya (Temmuz 1999) 11 YIL GEÇTİ? Aydın insan babam Süleyman Okay?ın ölümünün üzerinden 11 yıl geçti. Biz asla O?nu unutmadık. Anıları, yazdıkları ile hep yaşatmaya çalıştık. Çocukları olarak var oldukça anısını canlı tutacağız.

okumak için tıklayınız

Abidin Dino Pulu – M. Şehmus Güzel

Arnavutluk Cumhuriyeti Abidin Dino için bir pul çıkardı. Abidin?in şık bir portresi ve soyut eserlerinden birinin röprodüksiyonu ile. Onu ekte gönderiyorum. Yaratılanın güzelliğine bakmak için. 40 Lekê?lik (liralık) pul Shqipéria (Arnavutuk. Kartallar Yuvası/Ülkesi anlamında) başlığı altında Abidin Dino?nun doğum ve vefat tarihlerini veriyor, kenarında « Piktore te diaspores » (« diasporada ressamlar ») notunu taşıyor.

okumak için tıklayınız

Unutturulamayan romancı Reşat Enis – Aydan Gündüz

Çok zaman olmuş. Yazıyı yazdığım tarih 1996. Bir de başlık atmışım: ?Unutturamadıkları Romancı Reşat Enis? diye. Topu topu bin tane basılan ve satış rakamı yüzü geçmeyen bir gençlik dergisinin on sayfası bu yazıya ayrılmıştı. Uzun süren bir araştırmanın sonucuydu bu çalışma. Hakkında tek satır yazı bulabilmek için ne kadar da uğraşmıştım. Oysaki Reşat Enis, Türk

okumak için tıklayınız

Yersiz Yurtsuz Filozof – Kaya Genç

Eğer Jack London yaşamamış olsaydı birinin onu icat etmesi gerekecekti. Batı kültürlerinde gerçekleşen yoğun bir tartışma, London?ın 40 yıllık yaşantısının tam ortasından geçiyordu. Bir yandan Darwin?in biyolojik söylemini oluşturduğu ?hayatta kalış? felsefesi Avrupa?da gittikçe yayılıyordu. Bir yandan da Nietzsche?nin Übermensch (Üstüninsan) ve ?efendi-köle ahlakı? kavramı çerçevesinde ilerleyen siyasi bir tartışma vardı. Ve bunlarla bağlantılı olarak

okumak için tıklayınız

Bir insan olarak her türlü güzelliği koruma sorumluluğunu taşıyan, çalışkan, yürekli bir karınca: Asım Bezirci

“…Ölürsem yakında, bir dileğim var kalanlardan. Beni sevmeyenlere, beğenmeyenlere karışmam. Onlar, gerekli bulurlarsa, benim bir değerim olmadığını söylesinler. Ötekilerden benim dileğim: Öldüğümün ertesi günü yazı yazmasınlar benim için. Hani ‘X’ i de kaybettik, şöyle yüksekti, böyle değerliydi’ diye ağıtlar yok mu? o sözlerin yalan olduğunu hepimiz biliriz. Tiksinirim o ağıtlardan… Benim için yazı yazmasın beni

okumak için tıklayınız

Türkçesini bekleyen şair William Butler Yeats – Semiha Şentürk

Şiir dilinin özel bir dil olduğu hepimizin malumu… Gündelik dilden farklıdır. Bize sözcüklerin büyülü dünyasını açar, sözcükleri olduğu gibi dünyayı da hiç olmadığı gibi düşünmemizi sağlar. Belki de bu nedenle her şiirin bizi yepyeni bir evrene taşıdığını hissederiz. İrlanda edebiyatının olduğu kadar dünya edebiyatının da en verimli ve usta yazarlarından olan William Butler Yeats, ölümüne

okumak için tıklayınız

Vitezslav Nezval ‘ın Hayatı ve Şiirlerinden Örnekler

20. yüzyılın en önemli Çek şairlerinden olan Vitezslav Nezval, 26 Mayıs 1900’de Moravya’nın Biskoupoky köyünde doğdu. 6 Nisan 1958’de, Prag’da yaşamını yitirdi. Prag’da felsefe, hukuk ve edebiyat öğrenimi gören Nezval, Birinci Dünya Savaşı sonrasında “proleter şiir” hareketine katıldı. 1924’te Çekoslovakya Komünist Partisi’ne girdi. Ülkesinin Nazi işgali altında olduğu dönemde yurdunu terk etmedi ve bir süre

okumak için tıklayınız

“Maden”i İçinden Harlayan Şair: Mehmet Yılmaz – Müslüm Kabadayı

İnsanlar vardır, yaşamlarını doğaya, toplumsal ilerlemeye, siyasal mücadeleye adarlar. O insanlar, deneyimlerini örgütledikleri oranda amaçlarına daha verimlilik ve süreklilik kazandırırlar. Bazıları bunu doğrudan kurumsal örgütlenmelerle ortaya koyarken, kimileri de yapıtlarıyla bunu gerçekleştirirler. Mehmet Yılmaz, uzun yıllar iki biçimde de bunu hayata geçirenlerden. 1970?li yıllarda TSİP, Halkevleri çalışmalarında bunu yaşarken, aynı zamanda şiir, öykü üreterek gerçekleştirir.

okumak için tıklayınız

José Saramago yaşamını yitirdi. Sonsuz saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.

Portekizli sosyalist yazar Jose Saramago 87 yaşında Kanarya Adaları’nda yaşamını yitirdi. Yapıtlarındaki hayal gücü, sevecenlik ve ironiyle, anlaşılması zor gerçeklerin kavranmasını sağlayarak çağımızın en önemli edebiyatçıları arasında yerini alan Saramago, Associated Press’e verdiği bir röportajda “İnsanlar eskiden benden ‘İyidir ama komünisttir” diye söz ediyorlardı. Şimdi ise, ‘komünisttir ama iyidir’ diyorlar” yorumunda bulunmuştu. 1969’dan beri Portekiz

okumak için tıklayınız

George Eliot ‘un Hayatı

George Eliot takma adıyla yazan ‘Mary Anne’ ya da ‘Marian Evans’ , Victoria döneminin en ünlü İngiliz yazarlarındandır. 22 Kasım 1819 Nuneaton’da doğan Eliot, yaşamının ilk 21 yılını İngiltere’nin Warwickshire yöresinde bir çiftlikte geçirdi. Bu yıllar insanları ve çevreyi yakından tanımasına yardımcı oldu . Annesinin ölümünden sonra büyük bir malikânenin kâhyası olan babasına bakmak zorunda

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’i Özlemek – Sennur Sezer

Orhan Kemal?i özlüyorum. Onunla kırk yıl önce Yerebatan?da Stop Otel?in önünde ayrılmıştık. Her zamanki gibi ?kıl pranga kızıl çengi? şıktı. Fötrü başında, ceketi kolunda, ayakkabıları pırıl pırıl boyalı, gömleği ütülü. Giydiklerinin eskiliklerini, eksiklerini bir kendi bilirdi. Nasıl neşeliydi, yolculuk öncesinin hazırlığıyla. Orhan Kemal?i özlüyorum. ?…genel olarak sanatın görevi, herhangi bir olayı düpedüz anlatıp seyircileri, okuyucuları,

okumak için tıklayınız

Kurbağa Yağı Satıcısı – Akira Kurosawa

Akira Kurosawa, “Raşomon”, “Yedi Samuray”, “Ran”, “Kagemuşa” ve “Düşler” adlı filmleriyle 20. yüzyılın dev sinemacıları arasında eşsiz bir yere sahip olan ve kamerasını her zaman “insanlığın büyük serüveni”ne çeviren nadir yönetmenlerden. Kendisinin “otobiyografi gibi bir şey” diye nitelediği bu kitabındaysa, hayatının başlıca dönüm noktalarını, onu sinemanın büyülü evrenine sokan ağabeyiyle ilişkisini, ilk ustası bildiği Yamomoto”dan

okumak için tıklayınız

Ölümünün 30. yılında Jean Paul Sartre – Semiha Şentürk

15 Nisan, Varoluşçuluk akımının babası felesefeci ve yazar Jean Paul Sartre?ın 30. ölüm yıldönümüydü. Politik tavrını ortaya koyarken bağımsızlığı korumayı başarmış bir aydındı Sartre. Yazdıklarıyla çağına tanıklık ettiği gibi, aydın olmanın iki önemli koşuluna dikkat çekti: vicdan ve sorumluluk. İnsan özgürlüğe mahkumdur?… ?İntihar bir kaçış değil, reddediştir?… Jean Paul Sartre?ın modern bireyin çelişik ?kader?ini anlatan

okumak için tıklayınız

Karl Marx’ın “adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!” – Friedrich Engels

“Marx, (…) zamanının en sevilmeyen ve en çok karaçalınan adamı oldu. Mutlakiyetçi olduğu kadar cumhuriyetçi hükümetler de kovdular onu; tutucu burjuvalar ile aşırı demokratlar onu karaçalma ve kargışlara boğmakta birbirleri ile yarışıyorlardı. O bütün bunları, hiç aldırmaksızın, örümcek ağları gibi yolunun dışına atıyor ve ancak çok zorunlu durumlarda yanıtlıyordu. Sibirya madenlerinden Kaliforniya’ya değin, Avrupa ve

okumak için tıklayınız

Louise Michel – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Paris Komünü?ne pek çok kadın katıldı. Sadece eşlerine, sevgililerine, baba ve kardeşlerine yardımcı olarak, sadece yemek yaparak, bakım ve onarım işleriyle ugraşarak değil. Elde tüfek, boyundan kemere fişeklik, kemerinde dönemin en etkili patlayıcıları, birer savaşçı olarak ta. Bunların içinde günümüzde bile ismi unutulmayan Louise Michel?dir. Bunun birçok nedeni var elbette. Louise 1850?lerde geldiği Paris?te öğretmen

okumak için tıklayınız

Özgeciliğe Adanmış Bir Yaşam: Simone Weil ? Mert Sarı

Dupduru Türkçesine hayran olduğum Melih Cevdet üstadın, Zülfü Livaneli?ce ezgilendirilmiş anı şiirini herkes bilir. 50?li yılların başında ABD?de haksız bir suçlamayla elektrikli sandalyeye gönderilmiş Rosenberglere adanmıştır o şiir. ? Sevdiğim çiçek adları gibi, sevdiğim sokak adları gibi tüm sevdiklerimin adları gibi adınız geliyor aklıma?. İşte böyle düşer benim aklıma Simone Weil adı. Kahraman uluslar yoktur

okumak için tıklayınız

Bayram Balcı, Yaşamı Ve Ölümü Sorguluyor – M. Şehmus Güzel

Bayram Balcı şairdir. İyi şiir yazar. Kendine saklamaz. Paylaşır. Son şiirlerini derlediği Livar?ı (Kibele Yayınları, İstanbul, 2009) alır almaz okudum. Çok beğendim. Bunun üzerine Canıma Değmez Hayat isimli şiirler kitabını (Ütopya Yayınları, Ankara, 1999) yeniden okudum. Her iki çalışmanın ortak temaları var çünkü. Şimdi elbette aynı şair yazdığına göre öyle olması doğal denebilir. Ama öyle

okumak için tıklayınız

Levi-Strauss İle Dünden Yarına – M. Şehmus Güzel

30 Ekim 2009?da aramızdan ayrılan Claude Levi-Strauss 28 Kasım 1908?de doğdu, 20. yüzyılı bir ucundan öbürüne birçok kalıcı eser bırakarak geçti ve 21. yüzyılın insanoğlunu ne hale getirdiğini görerek üzüldü. Çünkü « Dünyanın eskisi gibi olamayacağını », « Bizden sonra gelenlerin bizim mutluluğumuza sahip olamayacağını » biliyordu. « Düşüncemizin solfejini » çözmek için ugraşan adamdı.

okumak için tıklayınız

Süleyman Okay’ı özlem ve saygıyla anıyoruz. – Arif Okay

Ölümünün 10. yılında bana ve kardeşlerim Adil Okay, Hürriyet Yılmazlar (Okay)?a dürüstlüğü ve sosyalist kültürü miras bırakan babam Süleyman Okay?ı özlem ve saygıyla anıyoruz. Siyah beyaz fotoğraf delikanlılık döneminde sosyalist arkadaşlarıyla 23 Ağustos 1947. En sağda yumruğu sıkılı olan Süleyman Okay. Solda dayım Kasım Yücel, ortada Arif Hikmet Katiboğlu. Yücel ve Katiboğlu yaşamaktadır. Antakya Belediye

okumak için tıklayınız