Kategori: Jose Saramago

Yaşamak ve yazmak sevinci – A. Ömer Türkeş

Portekiz ve dünya edebiyatının büyük ustası, 1998 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi José Saramago?yu 2010 yılında kaybetmiştik. Filin Yolculuğu?nun yayımlanma tarihi ise 2008… 85 yaşındaymış Saramago. Hastalığı nedeniyle zorluk çekmesine rağmen -eşi Pilar sayesinde- yazmayı sürdürmüş, romanı tamamlamış. Büyük bir yazarın ölümü beklerken kaleme aldığı bir romanda geçip giden hayatın muhasebesini yapan kasvetli

okumak için tıklayınız

Saramago?nun kilit taşı – Mert Tanaydın

Belki de Nobel?li yazarlar arasında ülkemizde son yılların en çok sevilenlerinden biri José Saramago. Márquez bir adım öndedir belki, Orhan Pamuk?u saymıyorum; okur onun üslubuna, mantığına ve temalarına olabildiğince alışmış durumda. Bugün bakınca, Türkiye?deki kitabevi raflarında üçüncü kez arzı endamına şahit oluyoruz, José Saramago?nun ilk başyapıtı Baltasar ile Blimunda?nın çevirisinin. İsmi, arada Manastır Güncesi de

okumak için tıklayınız

Baltasar ile Blimunda – Jose Saramago

18. yüzyılda, savaşların ve salgın hastalıkların sarstığı Portekiz’de geçen Baltasar ile Blimunda’da, Nobel ödüllü yazar José Saramago, etkileyici bir aşkı anlatırken tarihsel gerçeklerle dokunmuş iki farklı hikâyeyi de romana ustalıkla katıyor: Bekledikleri veliahtın doğumunu kutlamak için manastır inşa ettiren kraliyet ailesi; insanın uçmasını sağlayacak ilk aleti, Passarola’yı yapmaya çalışan Peder Bartolomeu; ve iki âşık: sol

okumak için tıklayınız

Direnişi Selamlayan Kitaplar – Doğuş Sarpkaya

Gezi Parkı eylemleriyle birlikte birçok şeyi yeniden düşünme olanağı yakaladık. Bunlardan biri kurumsallaşmış vahşiliğin örnekleriyle yüz yüzeyken, insan yaratıcılığının inanılmaz yoğunlaşabileceğiydi. Polis saldırılarının en acımasız olduğu zamanda bile insanlar orantısız mizah, zekâ ve yaratıcılıkla, oldukça sıkı bir direniş söylemi yaratmayı başardı. Bu sürecin diğer kazanımı da başka bir dünyanın mümkün olduğuna insanların ikna olmasıydı. Polis

okumak için tıklayınız

Saramago?ya Göre İsa – Hüseyin Bul

En başta söylemeliyim ki Saramago?nun Kabil romanından bu yana Tanrıyla bir problemi olduğu aşikâr. İsa?ya göre İncil çevirisi bizde eski olsa da ben Kırmızı Kedi Yayınları?nın yeni baskısından okuma imkânı bulabildim. Aslında Jose?nin hayatına baktığımız zaman Efendi dediği Tanrıyla sorununu tahmin etmenin öyle çok zor olmadığını göreceğiz. Bunda komünist olmasının elbette ki etkisi vardır. Yer

okumak için tıklayınız

Kendine ait bir yolculuğun yok mu? – Seza Özdemir

Eğer Portekizli yazar José Saramago?nun anlattığı gibi bir ?körlük? yaşamıyorsak, kendimize ait yolculuğu keşfedip, tamamlayıp gideceğiz. Sonrası mı? Öncesini ne kadar başarabildin ki? Seni nasıl bir geleceğin beklediğini kim bilebilir? Ne kadar zamanın kaldı, yazgın ne (varsa tabii), kim bilebilir? Bu arada sen hala kendi yolculuğuna çıkamadıysan, bundan kime ne? Dünyanın ise umurunda olmayacağı besbelli.

okumak için tıklayınız

Yitik Adanın Öyküsü – Jose Saramago

İber Yarımadası anlaşılmaz bir şekilde anakaradan ayrılmıştır. Dünyanın her yerindeki gazeteler Yarımada’nın o tarihi fotoğrafını kocaman manşetlerle yayınlarken birbirinden ilginç rastlantılarla bir araya gelen beş kişinin her biri de bu kopuşun kendi davranışlarının sonucu olduğunu düşünmektedir. İki atla bir köpeği de yanlarına alarak koyuldukları serüvende, bir karaağaç dalı ile toprağa şekiller çizen Joana Carda, yerin

okumak için tıklayınız

Tijo Nehri kıyısında bir çocuk: Suların sessizliğinden kaçamayanlar ? Emel Güneş

Jose Saramago, en saf haliyle çocuk okuyucularının karşısına çıkarken sade ve şiirsel bir dille hikayesini aktarmış. Yazar, kendi çocukluğundan bir anıyı açık yüreklilikle paylaştığı bu kitabını hem didaktik olmadan hem de illa ki çocuklara şirin gözükmeye çalışmadan yazma başarısını göstermiş. Saramago’ nun ustalığına açılan penceresin¬den sonra, şimdi de usta Saramago’ nun çocuklara uzanan penceresi aralandı.

okumak için tıklayınız

Sıradanlar Arşivinde – Zafer Köse

Don Jose Nüfus Kayıt Merkezi Arşivi?nde bir yazıcıdır. İnsanların doğumu, ölümü, evlenmesi, boşanması gibi kayıtları tutmaktadır. Yıllar yılı aynı işi yapmakta, aynı hayatı yaşamaktadır. Merkez Arşiv, kişisellikleri törpüleyen, tekdüze hareketlerle çalışılan bir yer. Katı, hiyerarşik bir ortam. Arşiv?de, genel olarak iki ayrı bölmeye toplanmış da olsa, sağlarla ölülerin dosyaları iç içe geçmiş durumda.

okumak için tıklayınız

Çatıdaki Pencere – Jose Saramago

Çatıdaki Pencere, Jose Saramago’nun yazarlığının erken döneminde yazdığı, ama ölümünden sonra yayımlanan romanı. Eşi Pilar del Rio’nun dediği gibi, Çatıdaki Pencere Saramago’ya giriş kapısıdır ve her okur için bir keşif olacaktır. Sanki mükemmel bir halka tamamlanıyormuş gibi. Sanki ölüm yokmuş gibi. “Ölmek, varolmuş olmak ve artık olmamaktır,” derdi Jose Saramago. O öldü, artık yok, ama

okumak için tıklayınız

Suların Sessizliği – Jose Saramago

“Kıyıya geri döndüğümde güneş batmıştı bile, oltamı attım, bekledim. Dünyada suyun sessizliğinden daha derin bir sessizlik olduğunu sanmıyorum.O saatte onu hissettim ve asla unutmadım.” Tijo Nehri’nin kıyısında bir çocuk saatlerce büyük bir balık yakalamaya çalışır. Sonunda oltasına bir balık takılır ama çocuk onu elinden kaçırır. Usta yazar José Saramago bu olağanüstü güzel ve bilgelik dolu

okumak için tıklayınız

Kabil – Jose Saramago

Saramago’nun ölmeden önce yazdığı son romanı… José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor. Adem ile Havva’nın oğlu, kardeş katili, “sürgün ve gezgin” Kabil’le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit’in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman

okumak için tıklayınız

Körlük – Jose Saramago

“Bence körleşmiyoruz. Hepimiz körüz. Körüz ama bakıyoruz. Bakabilen ama görmeyen kör insanlar” Körlük, Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Saramago; romana, arabasının içinde geçmesine izin verecek ya da geçmek için kendini haklı göreceği yeşil ışığı beklerken kör olan bir adamın duyduğu korku ve çaresizlikle başlar. Kitabında modern insan ve onun ürettiği

okumak için tıklayınız

Görmek – Jose Saramago

José Saramago’nun Körlük’ten sonra kaleme aldığı Görmek (Ensaio sobre a lucidez) adlı romanı, demokrasinin kırılganlığı ve hükümetlerce saptırılması üstüne şaşırtıcı bir taşlama. Günümüz edebiyatının üslup ustasından derin bir çağ eleştirisi. Jose Saramago’nun, Körlük romanından dört yıl sonrasında geçen ve yine fantastik tatlar taşıyan bu romanı, sisteme inancını yitiren, siyasi partilerin hiçbirini beğenmeyen kararsız seçmenlerin yaşadığı

okumak için tıklayınız

İşçi sınıfının romanda karşılaştırılması üzerine bir deneme: ?Bereketli Topraklar Üzerinde? ve ?Umut Tarlaları? – Hüseyin Çukur

Orhan Kemal?in ?Bereketli Topraklar Üzerinde?(1) ve José Saramago?nun ?Umut Tarlaları?(2) romanları üzerinden Türkiye ve Portekiz?deki işçi sınıfının genel durumuna; yaşam ve çalışma standartlarının benzer noktalarına; aynı dönemlerde kesişen iktidar partilerinin işçi sınıfına dair politikalarına göz atmaya çalışacağım. Bereketli Topraklar Üzerinde ve 1940-1950 Arası Türkiye İşçi Sınıfı?na Genel Bir Bakış Orhan Kemal?in 1954 yılında yayımladığı romanda

okumak için tıklayınız

Kızıl Karanfillerle Jose Saramago’ya Veda… ? Canan Koçak

“Her bir harfte, her bir kelimede, her bir sayfada, birbiri ardından her kitapta yaptığım şey, aslında yarattığım karakterleri peyderpey içime yerleştirmektir. Bu karakterler olmasaydı, bugün karşınızdaki bu adam olmayacaktım ben.? Jose Saramago Yazmaktan ve ilerlemiş yaşına rağmen çok çalışmaktan yorgun düşmüş, bol çizgili gülümseyen bir yüz ve numarasının hayli yüksek olduğunu tahmin ettiğim kocaman siyah

okumak için tıklayınız

Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl – José Saramago

( * ) José Saramago’nun, 1982 yılında yayımlanan ve on sekizinci yüzyılı konu alan başarılı romanı ‘Baltasar ve Blimunda’yı, 1984 yılında çıkan ‘Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl’ izledi. Bu roman, Portekiz tarihinin günümüze daha yakın bir dönemini, Salazar diktatörlüğünün ve 1926’dan 1971’e kadar süren ‘Estado Novo’ rejiminin yerleştiği 1930’ları ele alıyor. Arka planda Portekiz’deki milliyetçi cehaletin,

okumak için tıklayınız

Not Defterimden – José Saramago

SORU Ben siyasal iktisatçılara, ahlakbilimcilere soruyorum: Bir zengin yaratmak için kaç kişiyi sefalete, orantısız çalışmaya, ahlaksızlığa, aşağılanmaya, cehalete, üstesinden gelinemez talihsizliğe ve mutlak yoksulluğa mahkum etmeniz gerektiğini hesapladınız mı? Almeida Garret (1799-1854) José Saramago, kendine özgü üslubu ve politik tavrıyla dünyaya ve hayata bakıyor, düşüncelerini kayda geçiriyor. Neoliberalizmin ve küreselleşmenin iktisadi ve siyasi talanına duyduğu

okumak için tıklayınız

Ressamın Elkitabı – José Saramago

Jose Saramago’nun ilk romanı olan Ressamın Elkitabı, yazarın bütün edebiyat yaşamının temellerini oluşturacak kimi temaların tohumlarını içinde barındırıyor: Günlük yaşamın sıradanlığı, ahlaksal kriz, sanatçının toplumla ilişkisi, bireysel ve toplumsal baskı, Tanrı’nın varlığı üzerine düşünme, kendini sorgulama ve aşma. Siparişle çalışan, yeteneksiz ressam H., bir işletmenin yöneticisi olan S.’nin portresini yapma görevini üstlenir. H., yeteneksizliğinin bilincindedir,

okumak için tıklayınız

Lizbon Kuşatmasının Tarihi ? José Saramago

José Saramago’nun İpek Babacan çevirisiyle ‘Lizbon Kuşatmasının Tarihi’, bir redaktörün kelimelerle çevrili yaşamı etrafında kurgulanmış. Saramago’nun kendisinin de bir zamanlar redaktörlük yaptığı hatırlanırsa, kitabın hemen başındaki şu cümle daha bir anlam kazanır: “…düzeltmenlerin edebiyat ve yaşam konusunda çok deneyimli, ciddi kişiler olduklarını size hatırlatmalıyım…” Düzeltmenimizin adı, Raimundo Silva. Gramer kitaplarının, sözlüklerin ve ansiklopedilerin çevrelediği bir

okumak için tıklayınız