Kategori: Makaleler

Soyadını yanıtlayan hayat: Aziz Nesin – Asaf Güven Aksel

Sokrates?in ?kendini bil? düsturu gibi bir şeydir seçtiği soyadı. Ama felsefi derinliğiyle, yoksa gündelik dildeki basite indirgenmiş bir ?haddini bil?cilikle, tevazuya davetle sınırlı değil. İnsan tekine, kendisiyle birlikte, dış dünya üzerindeki etkisini sorgulatan önerme. Nesin? ?Her türlü yağmada hep sona kaldığım için güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ?nesin?

okumak için tıklayınız

Şiir(ler) ve Şair(leri) Burada, Ya Siz?[*] – Temel Demirer

?Gümüştür ozanın sözü, susması altın değildir.?[1] ?Yakın yıllara dek devlet şiiri tehlikeli bulur, yargılar, şairleri cezalandırmak, sindirmek için çaba gösterirdi. Günümüzde ise bu tavrından uzaklaşmış görünüyor. Bu süre içinde ne değişti? Şairler artık ?uslu? şiirler mi yazıyor? Rahatsız eden, ?suç işleyen? şiire ne oldu?? Baştan söyleyeyim, en güzel yanıtı Memet Fuat, ?Şiir düşmanlarını içinde taşıyor,?

okumak için tıklayınız

Edebiyat Deyince Anımsanan(lar) – Temel Demirer

“İnsan yalnız sözle insandır ve yalnız sözle bağlanırız birbirimize.”[1] “Dünya nasıl yazdığınıza değil, ne yazdığınıza bakar.” [2] “Edebiyat” deyince; Orhan Veli Kanık’ın, “Zamanla anlıyor insan dünyayı”; John B. Buckstone’un, “Zaman tutsaklar için yaratılmıştır”; Goethe’nin, “Anlayamadığımız şeyler bizim olamaz”; Ferit Edgü’nün, “Önemli olan öğrenmek değil, anlamak”; Dostoyevski’nin, “Çabuk anlaşılan şeyler uzun ömürlü değildir,” sözlerinin altını özenle

okumak için tıklayınız

“Gülmek Bir Halk Gülüyorsa Gülmektir” – Müslüm Kabadayı

Önceki gün sendika.org?da Dikmen Vadisi Halkı?nın, bugün 12.30?da Barınma Hakkı Bürosu?nda dost kurum ve kuruluşlarla bir basın açıklaması ve dayanışma toplantısı yapacağı haberi verilmişti, bunu Sevda?ya söylemiştim ama o unutmuş. Biraz da rahatsız olduğu için geç kalkınca hazırlık yapmamız da son dakikaya kadar sürdü. Neyse ki zamanında vadideki barınma hakkı bürosunun bulunduğu yere, İlker Taksi?den

okumak için tıklayınız

Fizik-Ötesi/?İdeolojinin Yüce Nesnesi? (*) – Nejdet Evren

Yarasalar baş-aşağı durmaktadırlar. Ayaklarını göklere dikip başları ile yer-çekimine meydan okur gibi hem de?Bu yapıları ve duruşları ile fiziği zorladıkları sanılabilir. Ancak onlar da ses dalgalarını/frekansları kullanarak cisimlerin yerlerini belirlemekte, atmosferin sunduğu o eşsiz gaz kütlesi içerisinde devinmektedirler. Beslenirken baş-aşağı durmadığı halde dinlenirken bu davranışı sergileyen yarasaların fiziği zorlamalarının ilginç olması tüm zamanlarda insanın dikkatini

okumak için tıklayınız

Alıntı Yapmanın Dayanılmaz Çekiciliği – Özlem Pekcan

İnsan okur. Okuyunca da alıntı yapar. Düşünen, analiz eden, hiç olmasa anlattıklarının dikkat çekmesini isteyen bir insanın doğal başvuru yöntemlerindendir aslında alıntı yapmak. Diğer taraftan; alıntı, eğer doğru ve yerinde yapılıyor ise, alıntılandığı eser ve sahibinin de tanınmasına katkıda bulunan bir yöntemdir.

okumak için tıklayınız

Temizyürekli Atlar – Onur Behramoğlu

Ne zaman atları, atlıları düşünsem, Çehov gelir aklıma? Nâzım Hikmet? Melih Cevdet. Çehov?un öyküsünde, oğlunu yitirmiş İona, ?İşte böyle kardeşim kısrak. Kuzma İoniç yok artık. Tanrı, toprağına yıldız yağdırsın. Boşu boşuna öldü gitti işte. Düşün bir kere: Senin bir tayın var, sen onun öz annesisin; bir de bakıyorsun, birdenbire tay ölüveriyor; acımaz mısın?? diye sorar.

okumak için tıklayınız

Rıfat Ilgaz Şiiri Kumsalında Kıyı Çocuklarının Ayak İzleri – Fatin Hazinedar

? Şu sefer bayrağını çekmiş vapur Bizim Karadeniz?e gider. Beni alıp götürmese de, Alır, düşüncemi çocukluğuma götürür, ? Kıyı çocukluklarının yaşı kaç olursa olsun, her zaman yaşadığı denizin kum tanelerine rastlarsınız ceplerinde. Ki bu çocukların aralarında zaman farkı da olsa, deniz, kasaba ve kıyı ile yaşanmışlıkları birbirine benzer. Her ne kadar aynı denizin ayrı kıyılarında

okumak için tıklayınız

Şarkısı Unutulmayacak “Zirve” Romanlar – Berivan Kaya

İnci Aral’ın son romanı Şarkını Söylediğin Zaman’la ilgili kitabın arkasında, yayınevi tarafından yazılan sunuş yazısının son cümlesi ilginç. Cümle şöyle: ‘İnci Aral, Şarkını Söylediğin Zaman’la Türk romanını zirveye taşıyor. Okuyucunun aklından yıllarca çıkmayacak bir ezgi dinletiyor.’ Şarkını Söylediğin Zaman birbirine zaman geçişleri olan farklı hikâyeler üzerine kurgulanıyor. Günümüzde geçen ilk hikâye, roman kahramanları Ayşe ve

okumak için tıklayınız

Bugünden Yarına : Şike – Osman Bulugil

Futbol dünyasında patlak veren şike iddiası her an yeni bilgilerle kafa karıştırmaya devam ediyor. Aynı zamanda süreci Fenerbahçe?nin küme düşüp/düşmeyeceği üzerinden okunması da. Elli üzerinde kişi gözaltına alındı ve soruşturma devam ediyor. Gözaltına alınan isimlerden Giresunspor Kulübü eski Başkanı Olgun Aydın Peker, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Odyakmaz ve Bülent Uygun, 2004 yılındaki Sedat Peker ve ekibine

okumak için tıklayınız

Aşkın ve hüznün sürgün şairi Cemal Süreya: “Keşke yalnız bunun için sevseydim seni” – Barış Kişin

Bir kadın geçmişini siliyor tüm zorluklara inat Keşke yalnız bunun için sevseydim seni… Ağladığımda gözyaşlarımı silen ellerin için sevseydim keşke seni… Sen de gittin ya! “Keşke” gidişini izlememek için sevseydim seni… Sen; şimdi Ya da belki az sonra Belki de bilmediğim bir zamanda -aşımsız- gidenlerdensin.. Ben Gittiğini sanan kalanlardan.. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni..

okumak için tıklayınız

Sivas 93’ü anmaya itirazı olanlara… – Zeynep Altıok Akatlı

Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenler anısına 2 Temmuz günü Madımak Oteli önünde her yıl düzenlenen anma etkinliğine valilik izin vermeyeceğini açıkladı. Katliamda hayatını kaybedenlerden Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok Akatlı karara tepki göstererek ‘Sivas 93’ü anmaya  itirazı olanlara…’ başlıklı bir yazı yazdı Zeynep Altıok Akatlı’nın yazısı şöyle: “Siz sayın devlet yöneticileri nasıl ki 18 yıl önce

okumak için tıklayınız

“Acı”yı “Kurtarıcı”ya Dönüştürmek İçin – Müslüm Kabadayı

“Acı”yı “Kurtarıcı”ya Dönüştürmek İçin – Müslüm Kabadayı ?Barış?la ?savaş? diyalektiği nasıl ki ?barış için savaş? şiarında ifadesini bulmuşsa, ?acı? ile ?tatlı? ya da ?mutluluk? diyalektiği de ?acıyı bal eylemek? deyiminde özleşmiştir. Tarihte, eşitlik ve özgürlükleri sağlayan zaferler, büyük acıların üzerinden kazanılmıştır. Yakın tarihten birkaç örneğe bakmak yeterlidir bunu teyit etmek için. 1871 Paris Komünü, krallığın

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal 20. yüzyılın romanını seçti

Fransa?nın prestijli yayınevi Gallimard, dünyaca ünlü 31 romancıdan 20. yüzyılı temsil eden romanı seçmelerini istedi. Yaşar Kemal, Erich Maria Remarque?ın Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok kitabını seçti. Bu roman, Naziler tarafından meydanlarda yakılan kitapların başında geliyordu. Fransa?nın dünyaca ünlü yayınevi Éditions Gallimard, kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla bir anket düzenleyerek, aralarında Türkiye?nin evrensel yazarı Yaşar

okumak için tıklayınız

Kapitalizme Elveda, İşçi Sınıfına Güle GÜle! – Suat Kamil Aksoy

Kritik Yanılsamaların Adresi Emperyalizm Ve Eşitsiz Gelişme! Sorgusuz kabullerin bıraktığı boşlukları irdelerken olgulara alışılmadık bir pencereden bakacağız. Bu pencerenin çok daha geniş bir ufuk ile buluşulmasına yardımcı olacağını sanıyoruz. Ancak okuyucuyu ezberleri bozan sarsıcı nitelikteki saptamalarla karşılaşacağı konusunda uyarmak isteriz. Temellendirilmesinin çok daha ayrıntılı incelemeyi gerektirdiğini teslim etmekle birlikte fikrimizi beyan etme hakkımızı böylece kullanıyoruz.

okumak için tıklayınız

“Yaşam Döngüsü’ne Farklı Bir Yolculuk – Müslüm Kabadayı

10 Haziran günü, seçimden iki gün önce Sevda?yla otobüse binip Kulu?ya gittik. Akşamüzeri bizi terminalde sevgili dostum şair Mehmet Ercan karşıladı. Kucaklaştık, hal hatır sorduk önce, sonra Zincirlikuyu köyünün yolunu tuttuk. O, birkaç ay önce baypas olduğundan arabayı dikkatli kullanıyordu, arada bir göğsünü ovduğunu görmek, rahatsız ediyordu bizi. Yolda ekinlerin gür, hayvanların besili olduğu anlaşılan

okumak için tıklayınız

“Sevgili Yoldaş Kurbağalar”a dair – Fatin Hazinedar

?Kurbağalara bakmaktan geliyorum dedi Yakup? Yakup kurbağaların yanından dönmüştü ama kendisi de bir kurbağa olan Nevzat Çelik 1990 yılında okumamız için ?Suda Seken Hayat? ve ?Yağmur Yağmasaydı? adlı iki şiir kitabını elimize tutuşturup Yakup?la beraber arkadaşlarının yanına gitmişti.(Kurbağalar su kenarında olduğundan bu iki kitabın adları da su ile ilintilidir.)Yakup?a Nevzat Çelik nerede kaldı diye sorarken,

okumak için tıklayınız

Mutluluk Nedir? – Nilüfer Tekin

Mutluluk, tıpkı insanların hayattaki öznel amaçlarının farklı farklı olması gibi insanlara göre farklı farklı olduğu halde genel olarak mutluluk; fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı olup fiziksel ve zihinsel yani maddi ve manevi ihtiyaçların karşılanması, istek ve ideallerin gerçekleşmesi ve fiziksel ve zihinsel olarak kendini beğenmektir. Fiziksel ihtiyaç ve istekler; bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı olmanın

okumak için tıklayınız

Siyasi Mizah Gazetesi: Marko Paşa – Diyar Saraçoğlu

Toplumsal muhalefetin sıklıkla basmakalıp yöntemler arasına sıkıştığı günümüzde, siyasi mizah dediğimizde aklımıza birkaç derginin sadece kapağı ya da üçüncü sayfası geliyor. Oysa 65 yıl önce çıkan ?Haftalık Siyasi Mizah Gazetesi: Marko Paşa? bizim yakındığımız sorunların çoğunu aşmış, ?Mizah ve muhalefet böyle yapılır!? dedirtecek kadar başarılı olmuştur. Yazıyor, yazıyor! Marko Paşa yazıyor! Marko Paşa yolculuğuna 25

okumak için tıklayınız

Nikolay Ostrovski?yi Anmak – Anna Karavaeva

Balkon kapısı açıktı; rüzgârın kımıldattığı perde şişiyor, ağır ağır yükseliyor ve tekrar alçalıyordu. Radyonun üstüne bırakılmış buruşuk havlu, alacakaranlığın içinde beyaz bir leke gibiydi; uzun kulaklarını geriye atıp sıçramaya hazırlanan beyaz bir tavşana benziyordu. Sochi?de iki yıl önceki o aydınlık Eylül sabahını hatırladım; Orekhovaya Caddesi?ndeki küçük evi; güneşli bahçesindeki olgun turuncu hurmaları, beyaz badanalı odayı

okumak için tıklayınız