Kategori: Makaleler

Sabahattin Ali´den Bir Namus Cinayeti Romanı – Süleyman Deveci

1903 yılında Aydın’da Kuyucak isimli bir köyü eşkiyalar basarlar. Bir karıkocayı öldürürler ve Yusuf isimli küçük bir çocuğu yetim bırakırlar. Ertesi gün olay mahaline ilgililerle birlikte ulaşan Kaymakam Salâhattin Bey yaptığı incelemelerden sonra öldürülen Etem Ağa’nın artık yetim oğlu Yusuf’u, çocuğu da ikna ederek yanına evlatlık olarak alır. Kaymakam Salâhattin Bey’in eşi Şahinde Hanım tabi

okumak için tıklayınız

Türkiye Okuma Kültürü Haritası – Metin Celâl

Ülkemizde okuma alışkanlığı üzerine ciddiyetle yapılmış araştırmalar pek yoktur. Hele devlet katında böyle bir ilgiye hiç rastlayamayız. O nedenle, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nce yaptırılan Türkiye Okuma Kültürü Haritası araştırması, türünde bir ilk. Araştırma ülkemizdeki okur profili ve eğilimlerinin belirlenmesi açısından çok önemli verilere ulaşmamızı sağlıyor. Ülke çapında, okuma alışkanlıklarının yaş,

okumak için tıklayınız

Kütüphaneler Dibe mi Vuruyor? – Aslı Kayabal

Christopher Caldwell Nisan ayında Financial Times?da kütüphanelerin ölmeye mahkum olduklarını yazdı. İngiltere?deki muhafazakar yönetimin yaptığı kesintiler nedeniyle 400 kütüphanenin kapılarını kapatmak zorunda kaldığı biliniyor. Caldwell, Atlantik?in öteki yakasında Amerikan kütüphanelerinin yüzde 15?inin son birkaç aydır okurlara hizmet verdikleri saatleri sınırladığına geri kalan kütüphanelerin yaşama tutunabilmek için özel kaynaklardan destek aradıklarına vurgu yapıyor. Pittsburgh Gözlemevi’nin verileri

okumak için tıklayınız

Gölge/si… – Nejdet Evren

?Özgürlük Anıtı? dendiğinde kulağa çok hoş gelir; duyguları okşar ve insanın kendine olan inancını, güvenini tazeler. Toplumsal tüm kaotik ortamların , kargaşanın içinde birey omla hak ve bilincine erişimin ayrıcalığını sunar insana. Düş ve gerçeğin cisim ve gölge gibi gün-eşin karşısında eriyip yok olması gibi, karışıp kaynaşması gibi… Söylemin çağrıştırdığı duygular, tüm özgürlüklerin sınırsız ve

okumak için tıklayınız

Dergiler ve Anadolu Dergiciliği Üzerine – Müslüm Kabadayı

Lise bilgilerimizle bizde Servet-i Fünun dergisi etrafında toplanan edebi topluluğa Edebiyat-ı Cedide (Yeni Edebiyat) dendiğini hemen hatırlarız. İlk beyanname yayımlayan topluluğun da Fecr-i Aticiler olduğunu? Osmanlı dönemi aydınlanma hareketlerinin merkezi sayılan Selanik?te çıkan Genç Kalemler?den de haberdarızdır. Peki, 115 yıl öncesine dayanan bu bilgilere kavuşan insanların ne kadarı bu dergilerin hangi koşullarda, nasıl çıkarıldıklarını merak

okumak için tıklayınız

Hawara me – Fırat Cewerî

Firat Cewerî Kürtçe için bir mucizenin başlangıcı olan Hawar?ı bir yayınevi ve edebiyat dergisi olarak anlatıyor. Kurucusu C. Bedirhan, ölmeye terk edilmiş, elden ayaktan düşmüş Kürtçenin canlanması, hatırı sayılır hale gelmesi için ömür tüketmiştir. Ji ber ku zimanê kurdî nebûye zimanê fermî û yê birêvebirina dezgeh û dewletan, loma edebiyat û çapemeniya kurdî jî di

okumak için tıklayınız

Kürtçe yayın dünyasının dünü bugünü – Abidin Parıltı

İçinde yaşadığımız toplum sözden de korktu, yazıdan da. Hâlâ da korkmakta. Bir yandan ülkenin halihazırda resmi diline de haksızlıklar yapılıp törpülenmeye, ehilleştirilmeye çalışılırken, egemenin cephesinde her zaman ?anlaşılmayan?, ?bilinmeyen? bir dil olan Kürtçenin ise yok edilmesi resmi ideolojinin en temel düsturlarından biri oldu. Yazılı olan basılıp dağıtıldıkça büyür, gelişir. Kürtçe yayın dünyası da Osmanlı?dan beri

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in Küba’yı seyahatinin 50. yılında kuşkular ya da sırlar – Ernesto Gómez Abascal

Mavi gözlü devin Küba seyahatini bazıları hala hatırlar. Havana?ya devrimci hükümetin davetlisi olarak 13 Mayıs 1961?de geldi ve Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP) ve ikisi de ?Sürgünün Zor Zanaatı?nı yaşarken Avrupa?da tanıdığı dostu, Kübalı şair Nicolás Guillén tarafından ağırlandı. Bu tarihi ziyaretin izlenimlerini, katıksız bir devrimci coşku içindeki bir halka dair bakışını şiirsel bir tonda,

okumak için tıklayınız

Bir Edebiyat Öğretmenin Dünyası – Süleyman Deveci

Cevdet Kudret deyince aklımıza hep edebiyat tarihçisi, eleştirmen bir yazar gelir. Üstadın çok yönlü muazzam derecede üretken bıkmaz tükenmez bir yazın enerjisi olduğunu çoğumuz bilmeyiz. Edebiyat en azından ülkemizde hala solundur, dahası solda hem üretkenliğini hem yaşama ihtiyaçlarını, dahası kendini bulur. Havada Bulut Yok başlı başına bunun kanıtına yetmeli. Yarattığı bu kahramanının solculuğu yazara etmediğini

okumak için tıklayınız

Söyleşi : Bayram Balcı Sordu M. Şehmus Güzel Yanıtladı

Bayram Balcı: « Hocam Merhaba, sizinle özerklikle ilgili bir söyleşi yapmak istiyorum. Sizin son haftalarda Günlük gazetesindeki dizi yazılarınızı da okudum, çok aydınlatıcı ve bilgilendiriciydi. Hocam öncelikle size şunu sormak istiyorum : Sizin özerklik konusunda yaptığınız araştırma ve çalışmalarınızı biliyoruz. Bu alanda ciddi çalışmalarınız bulunuyor. Bize kısaca özerklikle ilgili çalışmalarınızdan söz eder misiniz? M. Şehmus

okumak için tıklayınız

Toplumda Değerler Çözülmesi Konusunda Kendimle Konuşma – Afşar Timuçin

?(..) Ne olursa olsun kendimizi doğal akışın ellerine bırakıp çıkamayız. İnsan olmak tasarlayıcı, kurucu, yapıcı olmayı gerekli kılar. İnsan olmak daha da insanlaşma eğilimini kendiliğinden içerir ve tüm bireylerin dünyasında daha da insanlaşmak için savaşım koşulunu gerekli kılar. Oysa değerlerin iyiden iyiye dağıldığı dönemlerde insanlar evrensel ya da toplumsal amaçlarını yitirirler ve genel amaçların dışında

okumak için tıklayınız

“Anayurt Oteli”ne dair – Tahir Ürper

Kendini yalnızlığa mahkûm etmiş bir adamın, havasız kasvetli bir otelin içinde kendi iç dünyasıyla baş başa kalma acısını, kahrını ve çaresizliğini dışa vurma hikâyesini insanın yüzüne çarpması, doğrusunu isterseniz karamsar bir hava dağıtır içimize. Var olma mücadelesi midir bireyin kendi içine hapsolma durumu? Var olma mücadelesi midir bireyin kendi iktidarını kurma çabasına girmeyi? Bu sorular

okumak için tıklayınız

Türkiye?de Çocuk Olmak!(*) – Faiz Cebiroğlu

Çocuk, dünyanın her tarafında, çocuktur. Yaş olarak, 18 yaşın altında olan herkes, çocuktur. Kızı, erkeği, beyazı, esmeri, Afrikalısı, sarışını?Hangi renk, cins ve görünüşten olursa olsun, çocuk, çocuktur. Herkes güzel ve kaliteli bir ?çocukluk devresi? yaşama hakkına sahiptir. Bu bir insanlık hakkıdır. Çocukları korumak, en başta devletlerin görevi oluyor. Devlet, ?çocukluk devresini? koruyan kurallar, çıkarmakla yükümlüdür.

okumak için tıklayınız

Türkiye’nin Çocuk İşçileri, “çocuk bayramınız kutlu olsun! ! ! ?”

Ülkemizde, çocuk işçiliği ile ilgili son araştırma 1999 yılına ait. Aradan 7 yıl geçmiş olmasına karşın sorunun bugünkü boyutlarını ortaya koyabilecek yeni bir araştırma yok. Türkiye İstatistik Kurumu araştırmasına göre, Türkiye’de 6-17 yaşları arasında 16 milyon çocuktan 7 milyonunu çalışıyor. Tarım, sanayi ve hizmet sektöründe çalışanların sayısı yaklaşık 2 milyon. Yaklaşık 5 milyon çocuk ise

okumak için tıklayınız

Nâzım Hikmet’in 1956 ve 1957 yılında Prag’da el yazısıyla Osmanlıca yazdığı şiirler ve mektuplar ortaya çıktı.

Türkiye edebiyatının en önemli şairi Nâzım Hikmet’in 1956 ve 1957 yılında Prag’da el yazısıyla Osmanlıca yazdığı şiirler ortaya çıktı. İçlerinde hiç bilinmeyen mısralar da var, ezbere bildiğimiz dizelerden çok farklı olanlar da… Ankaralı koleksiyoner Erdal Dikmen?in Nazım Hikmet?in ailesinden aldığı ?evrak-ı metruke?den pek çok şiirin orijinalleri çıktı. Koleksiyonda Nazım?ın yazdığı 77 daktilo, 17 el yazması

okumak için tıklayınız

Shakespeare ve Greenblatt – Ceylan Koryürek

Shakespeare sahnede, büyülü sözcüklerle dolaşıyor damarlarda, yüzyıllardır hızı kesilmemiş, dengede bir cambaz sevenlerini oynatıyor parmaklarında. Stephen Greenblatt, Shakespeare olmak adlı biyografisiyle, eserlerin içindeki gerçek yaşantıyı kanıtlardan yola çıkarak, duyumsattışı heyecan, düş ve gerçeğin kenetlenmiş elleriyle, ilişkilendirdiği her olayla yapıtlardaki izdüşümünü araştırmış. Greenblatt için ön plana çıkan Shakespeare eserlerinin dehasının büyüklüğünü anlatmaktan çok, dehanın o yapıtı

okumak için tıklayınız

“İkiye Bölünen Vikont” – Tahir Ürper

?Bazen insan kendini eksik sanır, oysa sadece gençtir.? İnsanın her zaman hayatın başka tatlarını tatma özlemi içinde olduğunu varsayarsak, kendine masallar anlatan bir çocuğun; yarattığı masum bir masalın kahramanı olabilme mücadelesini gösterebileceğini unutmamak lazım. ?Yeniyetmeliğin eşiğine ulaşmıştım, ama hâlâ ormandaki büyük ağaçların kökleri arasında saklanıp kendime masallar anlatıyordum. Bir çam iğnesi benim için bir atlı,

okumak için tıklayınız

Sanat ve Düşüncenin Yasak Karşısındaki Tutumu Ne Olmalıdır? – Yılmaz Güney

Ön­ce dü­şün­ce­yi ele ala­lım. İn­sa­nın do­ğal ve top­lum­sal pra­ti­ği bey­ne yan­sır. Da­ha ön­ce yan­sı­mış ve pra­tik sü­reç içe­ri­sin­de al­gı­la­ma aşa­ma­sın­dan ge­çe­rek kav­ram­sal bil­gi ha­li­ne gel­miş bi­ri­kim­ler­le ya da hâ­lâ al­gı­sal bil­gi ha­lin­de bek­le­yen, bi­çim­len­me­si­ni he­nüz ta­mam­la­ma­mış bi­ri­kim­ler­le ça­tı­şa­rak ya da bir­le­şe­rek ye­ni bir sen­te­ze ula­şır. Bu sen­tez, şey­le­rin iç ve dış iliş­ki­le­ri­nin, şey­ler­le şey­ler ara­sın­da­ki

okumak için tıklayınız

Şiir ve Mantık – Bertolt Brecht

“Güzel ama bu neyi kanıtlar”” Bir matematikçi, Goethe’nin “Iphigenie”sini okuduğunda söylemişti bunu: Güzel ama bu neyi kanıtlar? Pek yerinde olmayan bir tümce ama binlerce şiiri karşısına alıyor. Bu tür şiirleri eleştirmek isteyen biri ne yapacağını bilemeyebilir, eleştirilecek bir şey yokmuş gibi gelir ona, bildiği tek şey şiirin yazılıp basılmış olduğudur yalnızca. Doyurucu bir yapıtla ilgili

okumak için tıklayınız

Sırrımsın Sırdaşımsın (Her an yıkılırız, her an yeniden yapılırız.) – Ümit Cingöz

Kamuran Şipal?in son kitabı Sırrımsın Sırdaşımsın, yekpare bir roman. Anlatı, hem anlatıcı-yazar-kahramanı hem de okuru bellekte, uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Anlatıcı-yazar-kahraman, kendi geçmişine, çocukluğuna, bilincine yolculuk ediyor ve bu yolculuğa çıkarken yanına okuru da ( sırdaşını) almayı ihmal etmiyor. Çocuk ve anneye dair anımsamalar, okuru da kendi çocukluğuna, kendi anılarına, anımsamalarına götürüyor. Okuyucu, romanı okumaya

okumak için tıklayınız