Kategori: Makaleler

Çukurova’da Kara 1 Nisan Şakası: Zeytin Kıyımı – Müslüm Kabadayı

Akdeniz bölgesindeki köylülerin, özellikle yamaçlara kurulu bahçeleri olanların büyük çoğunluğunun yaşam kaynağından biri zeytindir. Hem zeytinin yeşili, siyahı ve yağıyla beslenir hem de diğer ihtiyaçlarını zeytincilikle kazanır. Sağlığımıza birçok bakımdan katkısı bulunan bu bitki, aynı zamanda barışın sembolü haline gelmiştir. Tarım emekçilerinin özenle toplayıp mengene ya da preslerde sıkarak şifa kaynağı haline getirdikleri zeytin için

okumak için tıklayınız

Eşitlik, Değer, Mülkiyet – Suat Kamil Aksoy

Biz burada tamamen iktisat ile ilgiliyiz. Ancak eşitlik ve mülkiyet aynı zamanda hukukun da konusu. Eşitlik genel olarak olumlu karşılanır. Çağımız insanlar arasındaki eşitliğin temel değer olduğu bir çağdır. Eşitsizlik hoşnutsuzlukla karşılanır. Eşitliğin elde edilmesi ve sağlanması hep ilk sıralarda yer alır. Hukuk düzeni açısından kanunlar herkes için aynı olan metinlerdir. Eğer kanun kendi içinde

okumak için tıklayınız

Kirlenmeyen Şiirin Şairi: Özdemir Asaf[*] – Temel Demirer

?Sanatlar, sanatların en büyüğü olan yaşama sanatına katkıda bulunmalıdırlar.?[1] Şiir ve şair üzerine yazmak, daha önce çokça ifade ettiğim gibi, zor bir iş? Kolay mı? Hakkında Turgenyev?in, ?Şiir, ilahların dilidir?; Victor Hugo?nun, ?Şiir, öyle bir orkestradır ki bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır?; Andre Breton ile Paul Eluard?ın, ?Şiirdeki düşünce, elmadaki besin kadar saklı olmalı?;

okumak için tıklayınız

“Bulantı” – Tahir Ürper

?Yalnızdım, ama bir kente yürüyen ordu gibiydim.?* Bazı eleştirmenler Sartre?nin Bulantı romanının kahramanı Antoine Roquentin?in hastalıklı bir karakter olduğunu belirtirler. Değerlerin altüst olduğu o dönemin Avrupası?nda Nazi faşizminin karabulutlarının altında düşünme yetisini kaybetmemek elde değildir. Milyonlarca insanın gözünü kırpmadan ölüme gitmesi karşısında hangi vicdan sağlam durur, hangi kişilik bu durum karşısında benliğini koruyarak durur ki.

okumak için tıklayınız

Naturalist, Gerçekçi ve Romantik – A. Ömer Türkeş

Zola romanları, yaşadığı çağın egemen ideolojisine, toplumsal hayatına karşı radikal bir saldırıdır; ne ordunun şerefi ne ruhban sınıfın dindarlığı ne ailenin kutsallığı ne köylülerin çalışkanlığı ne de imparatorluğun haşmeti vardır. Yayın dünyasının can simididir ?klasikler?. Yayıncı, eleştirmen, okuyucu ayrımı yapmıyorum; ?kitaba sıkışan? her kim olursa olsun, ihtiyacını karşılamak için bakacağı yer klasiklerin dizildiği raflar ya

okumak için tıklayınız

Avrupa Futbolunda Irkçılık ? Osman Bulugil

Son yıllarda, Avrupa?da ırkçılık farklı boyutlarda karşımıza çıkıyor. Toplumlarda görülen yabancılara karşı düşmanlık kendini statlarda da gösteriyor. Kıta içinde farklılık görülmekle birlikte, İtalya, İspanya ve İngiltere?de özellikle Afrika kökenli futbolculara karşı ırkçı eylemlere statlarda sıkça rastlayabiliyoruz. Temel olarak ırkçılık, insanlık dışı bir düşünceyi (düşünememeyi) temsil eder ve artış gösterdiği dönemlerde futbol da bundan payını alır.

okumak için tıklayınız

Bir Tanıştırma Kitabı: Kısaca Felsefe ? Irmak Güngör

Kurtuluş Dinçer?in, felsefeye giriş için ilk adım niteliğindeki Kısaca Felsefe adlı kitabı, ? 2010?da yayımlandı. Kısaca Felsefe; ?meslekten olmayan okuru felsefenin kimi sorun alanlarıyla tanıştırmayı amaçlayan bir buluşma/ buluşturma? kitabı. Dinçer bu ilk buluşmada okurla, felsefe tarihi boyunca hâkim olmuş bazı alan ve sorunları tanıştırıyor. Kitap on iki ana başlıktan oluşuyor. Her bölümün sonunda, konuyla

okumak için tıklayınız

‘İmamın Ordusu’nda neler var? – Ertuğrul Mavioğlu

?İmamın Ordusu? adlı kitabın içinde ne var? Ahmet Şık?ın 3 Mart günü sabahı evine polis baskını yapıldığı andan beridir bu konuşuluyor. Ahmet Şık, kitap hazırlık çalışmaları sürerken evine baskın yapılmış, tutuklanmış, operasyonun ?Kitapla ilgisi yok? açıklaması da bizzat savcılık tarafından yapılmıştı. Sonrasında ?İmamın Ordusu?nu basmayı planladığı iddiasıyla İthaki Yayınevi?ne, Ahmet?in avukatı Fikret İlkiz?e, eşi Yonca?ya

okumak için tıklayınız

22. Ankara Uluslar Arası Film Festivali’nden Birkaç Not – Müslüm Kabadayı

17-27 Mart 2011 tarihlerinde Ankara?da Büyülü Fener, Barı Sineması, Goethe Enstitüsü ve Çağdaş Sanatlar Merkezi?nde gerçekleşen film gösterimleri, atölye çalışmaları ve söyleşilerden katılabildiklerimle ilgili izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. Bu türden festivallerin sinema, belgesel sinema üzerine kafa yoranlar bakımından önemli katkıları olduğu ortada; ayrıca merak ettikleri filmleri daha uygun koşullarda izleme olanağı bulanlar açısından yararlı. Ancak ?Özgürlük?

okumak için tıklayınız

Termal Kaynaklarımıza Sahip Çıkmak – Müslüm Kabadayı

Doğanın evrimi, bu alanda yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konurken, canlı hücrenin oluşumu için gerekli 6 elementin yoğunlaştığı bölgelerde su kaynaklarının ne denli önem kazandığı hemen dikkat çekmektedir. Uygarlık tarihi incelendiğinde de görülmektedir ki büyük nehirlerin ağızlarında, deltalarında yaşam olanağının daha güçlü olduğu ortadadır. Sümer, Hitit, Mısır uygarlıkları bunun en somut örnekleridir.

okumak için tıklayınız

Şiir Çığlık / Çığlık Şiir – M. Şehmus Güzel

21 Mart UNESCO tarafından « Dünya Şiir Günü » ilan edileli ilkbaharın gelişi bir de bu vesileyle şiirlerle karşılanıyor. İyi de oluyor. Fransa?da öteden beri mart ayında « Şiirler İlkbaharı » kutlanıyor. Bu yıl da 7-21 mart arasında birçok şiir dinletisi, toplantısı, gösterisi yapıldı. Bu iki bayramı Aziz Kemâl Hızıroğlu?nun Trajedi Koğuşu isimli şirin, hoş,

okumak için tıklayınız

Devrim İçin Başka Bir Dünya Şart mı? – Elif Kutlu*

Ütopyalar döneminin siyasi, ekonomik ve sosyal değerlerini eleştirmek için yazılır. Bunun ötesinde ?yeryüzünde cenneti kurmak? üzerine düşünülür ve yaşanılan dönemin koşullarının nasıl iyileştirileceğinin/ en iyi hale getirileceğinin üzerine tasarılar oluşturulur. Bu siyasal tasarılar ?tasarlanan rejimlerin nasıl olduğu bir yana- daha iyi bir düzene kavuşmayı umut etmeleri ile ortak bir paydada buluşur. Fakat bu ?umut ilkesi?

okumak için tıklayınız

Yayıncılık Üstüne Güncel Notlar – Semih Gümüş

1 – Kitap satılmadığına ilişkin savların doğru olmadığı başkalarınca da açıklanmış oldu. Verilen sayılara göre, 2010?da Tükiye?de kişi başına 5,6 kitap düşmüş. Bu istatistiğin doğru olup olmadığını bilmiyorum. 2010?da yayımlanan yaklaşık 35.000 çeşit kitabın her birinin ortalama satışının 10.000 olması gerekir ki, bu sayıya ulaşılabilsin. Oysa satışı 1.000?in altında olan kitaplar, yayımlanan kitapların ezici çoğunluğunu

okumak için tıklayınız

E-kitap Türkiyede olur mu?

Amazon’da e-kitap satışları basılı kitabı geride bıraktı. Peki Türkiye’de bu sürecin hangi aşamasındayız? Yayınevleri ne düşünüyor? Amazon.com elektronik kitap satışlarının, normal kitap satışlarını geçtiğini açıkladı. Firmanın kendi markası olan Kindle e-okuyucu cihazlarla okunan dijital kitapların satışları yılın ilk yarısında üçe katlandı. Peki Türkiye’de durum ne? Yayıncı Can Öz’e göre bu ?çılgınlık? tüm dünya için geçerli

okumak için tıklayınız

‘Teselliler’e Dair – Ceylan Koryürek

Gördüklerimizden derin izler bırakan her acı bizde ölümü yaratır. Ölüm karşısında duyguların ölümsüz olması yaşamdır. Dostumu nasıl teselli ederim acısı yüreğimi dağlarken, düşmanımı nasıl paylaşamazken, yurduma nasıl teselli olurum gördüklerimden acı çekerken. Son noktayı koyan sevdiklerimizin ölümü, hayatla yırtıcı bir hayvanla karşılaşmış gibi yüzleşmedir. Acı paramparça eder insanı oysa ölen sevdiklerimiz acı çekmemizi istemezlerdi. Yukarıdaki

okumak için tıklayınız

Şiir Okunun Koşucusu: Nevruz Uğur – Müslüm Kabadayı

Şair, koşarken kuşanan kişidir. Hayatını kazanmak için koşarken sözcükleri birbirine koşarak imgeleri algılama alanımıza sürer. Dizelerle imgelem kurar ve maddenin ritmini seslere yedirir. O, koştuğu her yerden beslenir ama düş dünyasında ?yurtsuz?dur. O, sözcük evrenine hayatın tahtını kurandır. Amik Ovası?na ?bir göçmen kuş? olarak gelip Asi?den su içip ovaya püskürten, tarladan ekin derleyip bakkalda çocuğunda

okumak için tıklayınız

Doğruluk Kaygısı – Montaigne

Düşünce çatışmaları beni ne kırar, ne yıldırır, sadece dürtükler, kafamı çalıştırır. Eleştirilmekten kaçarız: Oysa ki bunu kendiliğimizden istememiz, gelin, bizi eleştirin dememiz gerekir: Hele eleştirme bir ders gibi değil de bir karşılıklı konuşma gibi olursa. Biri çıkıp bizim düşüncemizin tersini söyledi mi, onun doğru söyleyip söylemediğine değil, doğru yanlış, kendi düşüncemizi savunmaya bakarız. Bizi düzeltmek isteyene

okumak için tıklayınız

Paris Komünü : 140. Yıl Kutlamaları – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

1871?den bugüne tam yüz kırk yıl geçti. Evet tam yüz kırk yıl oldu Paris Komünü?nün toplumsal mücadeleler ve siyasi tarihteki yerini alalı. Paris Komünü birçok açıdan deneyimler ve dünya kadar dersle doludur. Emekçilerin iktidardaki ilk adımlarından biri olarak o günlerden bugünlere birçok siyasi lideri, toplumsal mücadeleyi, siyasi partileri, işçi hareketini ve kadın hareketini etkiledi. Bu

okumak için tıklayınız

Kötülüğe övgüye doğalcı yaklaşım: Yeşil Peri Gecesi – Berivan Kaya

Yeşil Peri, sıvı kıvamında ağızdan tüketilen, öldürücü ve tehlikeli bir uyuşturucunun adı, romanın bir bölümünde bu şekilde anlatılıyor. Bu romana neden bir uyuşturucu adı verildiğini anlamak güç. Ayfer Tunç Yeşil Peri Gecesi adlı yayımlanan son romanında insanın acılı yazgısında en önemli etkinin yaşadığı doğa ve çevre koşulları olduğu görüşünü öne çıkartıyor. Felsefi alanda doğalcılık ya

okumak için tıklayınız

Çocuklara Ölümü Anlatmak – Faiz Cebiroğlu

Ölüm, gördüğünü bir daha görmemek oluyor. Çocuklara bunu anlatmak zordur. Çocuklara ölümü ve bunun yarattığı hüzün duygusunu işlemek, zordur. Türkiye?de bu, çok daha zordur. Çocuk olarak, birisini kaybetmek, anne ya da babasını yitirmek, çocuklarda bir süreliliğine olsa da, dünyaya olan güvenlerini kaybetmeyi doğuruyor. Geçici de olsa, çocuklarda, dünyanın ?güvenilir? bir yer olmadığı durumu oluşuyor. Bu

okumak için tıklayınız