Kategori: Makaleler

Ters mi? Düz mü? – Fatin Hazinedar

Ünlü gangster Al Capon, Liberty Dergisinin 1971 yaz sayısında gazeteci Cornelius Vanderbilt Jr?a; ?Günümüzde insanlar hiçbir şeye saygı göstermiyor. Eskiden, erdem, onur, gerçek ve yasalardan oluşan bir dayanağımız vardı. Başka yasalara itaat edilmeyen yerde, çürüme tek yasa olur. Çürüme bu ülkenin altını oyuyor. Erdem, onur ve hukuk hayatımızdan buharlaşıp uçtu.? açıklamasını yapar. Ne var bunda

okumak için tıklayınız

Pablo Neruda zehirlendi mi? – Zeynep Heyzen Ateş

Los Angeles Times Şili?nin geçmişini sorgulamaya başlamasıyla beraber Pablo Neruda?nın ölümüyle ilgili soru işaretlerinin de gündeme geldiğini anlatan bir yazı yayınladı. Times?ın ve pek çok gazetenin gündemlerinde yer verdikleri soru şuydu: Pablo Neruda zehirlendi mi? Bugüne kadar Neruda?nın ölümüyle ilgili pek çok iddia ortaya atıldı. En bilineni Neruda?nın, 1973?te askeri darbe yapıp Salvador Allende?yi deviren

okumak için tıklayınız

Çalışmak Üzerine – Faiz Cebiroğlu

Çalışmak, nedir? Protestan dininin ve özellikle Calvin (1509 ? 1564) döneminde kutsallaştırılan çalışma kavramı, bizlere ne ifade ediyor? Düşüncelerimi yazmak istiyorum; tartışmak içindir. Fikirlerimi yazmak istiyorum; biz, insanlara yakışan en güzel bir çalışma bakışı, yaratmak içindir. Çalışmak, belirli bir süreç içinde ortaya çıkan, bir insan emeği olarak, ifade edilebilir. Yani çalışma (emek),

okumak için tıklayınız

“Sosyolojinin Savunucusu”na dair – Evrim Erol*

“Sosyolojinin bir geleceği var mı? Bugün pek çok kişi sosyolojinin yolunu kaybettiğini düşünmekte.19. yüzyılda Auguste Comte’ un fikirlerinden doğan sosyoloji, yakın geçmişte kendisini ilerici bir tarih görüşüyle ilişkilendirmiş ve “modernitenin bilimi” olarak tanıtmıştır; ancak günümüzde ilerleme fikrinin neredeyse çökmesiyle birlikte, sosyoloji çağdaş entelektüel kültürün kıyısına itilmiştir. Giddens Sosyolojinin Savunusu’ nda bu görüşe karşı çıkıyor ve

okumak için tıklayınız

Pablo Picasso: “Sanat, gerçekleri tanımamıza yardımcı olan bir yalandır.” – Barış Kişin

“Küçük bir çocukken annem bana şöyle demişti, eğer asker olursan general olacaksın, rahip olursan Papalığa yükseleceksin. Ama ben ressam oldum ve Picasso olarak kaldım.” Picasso, 25 Ekim 1881 yılında İspanya’nın Malaga bölgesinde doğdu. Madrid’deki Royal Academisinde sadece bir sene akademik eğitim almış olmasına rağmen Kübizm’in öncüsü, 20. yüzyılın kayda değer en önemli sanatçılardan biri olarak

okumak için tıklayınız

“Nietzsche Ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü”ne Dair – Faiz Cebiroğlu

Değerli yazar Yener Orkunoğlu?nun Ceylan Yayınları?ndan çıkan ve ?postmodernizmi? eleştiren çok önemli bir çalışması: Nietzche Ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü. Kitap, 288 sayfadan oluşmaktadır. Yazar Yener Orkunoğlu kitabında, Nietzche?nin ve postmodernizmin gerçek yüzünü ayrı ayrı başlıklar altında, ama son derece açık bir dille ve bilimsel bir şekilde ele alıp masaya yatırıyor, tahlil edip, eleştiriyor. Bu bağlamda

okumak için tıklayınız

Kaçak Bir Şair Öğretmen – Süleyman Deveci

Mustafa Ural 1944 yılının Haziran başlarında tutukevinde bir hücrededir. Aradan günler geçer birkaç yüz mahkumla yan yana getirilerek uzun bir zincir aralarından uzatılıp kelepçelerine geçirilmek suretiyle zoraki yola çıkartılırlar. İstikamet bir cezaevidir. Yolda giderlerken Ömer isimli mahkumla konuşmaya başlayan Mustafa’ya Çavus tüfeğinin süngüsüyle müdahale eder. Olaya şahit olan ama tam olarak kimin kiminle konuştuğunu bilmeyen

okumak için tıklayınız

Romanın Son On Yılı – A. Ömer Türkeş

Radikal Kitap?ın on yaşını doldurması münasebetiyle, romancılığımızın son on yılının kısa bir değerlendirmesini yapmam istendi benden. Son on yıl düşünüldüğünde en zor olanı belki de budur; kısa bir değerlendirme… Şimdi neresinden başlamalı? Romandaki sayısal artıştan mı? Pek az yazara kısmet olsa da yüz binlik satış rakamlarından mı? Orhan Pamuk?a değer görülen Nobel Edebiyat Ödülü ile

okumak için tıklayınız

Felsefe notu: yıldızlı pekiyi – Utku Özmakas

Felsefenin penceresinden on yıl geriye dönüp bakınca 2003 yılında İstanbul?da gerçekleştirilen 21. Dünya Felsefe Kongresi?nden söz etmek gerekiyor öncelikle. Bildirilerin daha sonra Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları tarafından basıldığı etkinlik son on yılın en önemli felsefe etkinliğiydi şüphesiz. Yayıncılık penceresindeyse ?satmıyor? bahanesi her an el altında bulundurulsa da, roman patlamasının yanına yaklaşması kolay olmasa da felsefe

okumak için tıklayınız

Felsefe Nedir? – Nilüfer Tekin

Felsefe, temel olarak ikiye ayrılır: Dinsel felsefe, bilimsel felsefe. Dinsel felsefe, bir tanrıya dayanır, doğal nedenleri doğaüstüne, bir tanrıya bağlar, bilimsel felsefe ise doğaya ve bilime dayanır, doğal nedenleri doğada arar, doğaya, doğanın yasalarına bağlar. Dinler birer dinsel felsefe oldukları gibi idealist felsefeler de birer dinsel felsefedirler. Materyalist (Tarihsel ve diyalektik Materyalist) felsefe ise bilimsel

okumak için tıklayınız

Yayıncılığımızın gülen yüzü: Çocuk ve gençlik kitapları – Mine Soysal

Çocuk ve gençlik kitapları, son on yılda Türkiye?de yayıncılığın gülen yüzü, parlayan yıldızı oldu. Çocuk ve gençlik kitaplarının yayıncılığın çok önemli bir dalı olduğu ve bu özel alanın, geleceğin okurlarını yaratmak gibi ağır bir sorumluluk üstlendiği, artık ülkemizde de göz ardı edilemiyor. Editöryel seçimlerin, çağdaş standartlarda yerel ve evrensel ölçütleri belirlediği uzman yayıncılık faaliyeti, bağımsız

okumak için tıklayınız

Kitapların bir geleceği var mı? – Kaya Genç

Roman sanatının öldüğünü söylemek yirminci yüzyılın en zevkli yazar sporlarından biriydi; romanın ölümünü ilan eden kişi hemen kendisine oyun arkadaşları bulur, aynı takımdan veya karşı takımdan oyuna katılanlarla birlikte bu metafizik sorunu dergilerde, televizyonlarda, kitaplarda uzun uzadıya tartışırdı. Yazarın ölümü gibi romanın ölümünün de kuramsal tartışmaların odağına oturduğu bir dönemin ardından 21. yüzyıl bize yeni

okumak için tıklayınız

İşçi sınıfının romanda karşılaştırılması üzerine bir deneme: ?Bereketli Topraklar Üzerinde? ve ?Umut Tarlaları? – Hüseyin Çukur

Orhan Kemal?in ?Bereketli Topraklar Üzerinde?(1) ve José Saramago?nun ?Umut Tarlaları?(2) romanları üzerinden Türkiye ve Portekiz?deki işçi sınıfının genel durumuna; yaşam ve çalışma standartlarının benzer noktalarına; aynı dönemlerde kesişen iktidar partilerinin işçi sınıfına dair politikalarına göz atmaya çalışacağım. Bereketli Topraklar Üzerinde ve 1940-1950 Arası Türkiye İşçi Sınıfı?na Genel Bir Bakış Orhan Kemal?in 1954 yılında yayımladığı romanda

okumak için tıklayınız

Okumanın Diyalektiği – Nilüfer Tekin

Neden Kitap Okunmuyor? Neden Okumalı, Ne Okumalı, Nasıl Okumalı? Neden Okunmuyor? Bir yılda Japonya’da 1 kişi 25 kitap, Türkiye’de 6 kişi 1 kitap okuyorsa, kaç yılda aradaki fark kapanmaz? Yüzde 86 kadarımız ??okur-yazar?? ız ama yüzde 1? imiz bile okuyup yazmıyoruz. Dünya okuma anketlerinde, Türkiye en geride,

okumak için tıklayınız

Aynalar Neler Söyler? – Özlem Pekcan

Gözleri yuvalarından fırlamış, köpürmüş tükürüklerini avaz avaz etrafa saçan insan görüntüleri. Biri diğerini yere yıkmış, acımasızca altta kalanı yumruklayanlar ve küfredenler. Zihnimde beliren ancak buraya yazamadığım benzer birçok görüntü yüzünden bir tür buhran geçirdiğim geçenlerde; ?bu insanlar hiç mi aynaya bakmazlar ya da gazete-tv?lerdeki görüntülerine?? diye soruverdim kendime. Bir baksalar, bir görseler kendilerini ne düşünürler,

okumak için tıklayınız

Tehlikeli Oyuncaklara Dikkat! – Faiz Cebiroğlu

Çocuğun gelişiminde oyunun anlam ve önemi üzerine çok durdum. Oyunlarda kullanılan materyallerin ve oyuncakların, duyu, hayal, devinimsel ve bir çok alanda çocukların gelişiminde oynadıkları önem üzerine görüşlerimi yazdım. Yazıyorum. Ama unutulmaması gereken önemli bir başka nokta daha var, bu da; bazı oyuncakların çocukların sağlığı için ciddi tehlikler taşıdıkları gerçeğidir. Ama ne yazık ki, biz aileler,

okumak için tıklayınız

“Antakya’nın Unutulmaz Öğretmenlerinden” Nihal ve Kamil Gülçat – Müslüm Kabadayı

Öğretmenler vardır, sadece görevlerini yapıp giderler; geride pek iz bırakmazlar. Öğretmenler vardır, her gününü oya gibi işlerler ve öğrencileri başta olmak üzere bulundukları yörenin halkının gönlüne taht kurup giderler. Onlar, zamanın soldurucu gücüne karşı belleklerde yaşamaya devam ederler. Birçoğu aramızdan ayrılmış bulunan, yaşayanların da 70-85 yaş diliminde olan öğrencilerinin belleklerinde derin izler bırakan Nihal ve

okumak için tıklayınız

Başkente Dev/e Tanklarla Gireceklerdi – Sevda Kılıç

Ama olmadı!… Giremediler. Çünkü recopun ordusuyla barikat kurulmuştu önlerine. Direnişçi Pervin Ana?nın söylediğine göre kişi başına beş polis düşüyormuş. Oysa çevredeki manzarayı izlediğimde, utanıp da engel gücü azaltmalarına rağmen kişi başına düşen polis sayısı sanırım yirmi civarında olmalıydı. Peki ne istiyorlardı da barikatın önünde ilkel koşullarda bir haftadır hala direnmeye devam ediyorlardı. Çok insaniydi istedikleri.

okumak için tıklayınız

Habitus – Faiz Cebiroğlu

Fransız sosyolog Pierre Bourdieu ( 1930 ? 2002) insanların eylemlerini, davranış ve hareketlerini açıklamak için ?habitus? kavramını kullanır. Latince kökenli habitus, değerlerimiz, alışkanlıklarımız, gelenek, tutum, davranış ve duruşlarımız oluyor. Habitus, Kürt halkının mücadelesini anlamak ve kavramak için önemli bir kavram olduğunu düşünüyorum. Bu alanda, ilerde, çalışma yapacak Kürt, Türk yazar ve araştırmacılara, hızlı bir şekilde,

okumak için tıklayınız

Bala: Sovyetler yıkıldı Erivan’daki Kürt aydınlanması dağıldı

Kazakistanlı Kürt yazar Bariye Bala?nın ?Bir Demet Gül? ( Baqê gul) kitabı yayınlandı. Babasını Hitler faşizmine karşı verilen savaşta kaybeden Bala?ya göre Sovyetlerin yıkılmasıyla bölgedeki Kürt aydınlanması dağıldı ve şimdi sadece bireysel çabalarla sürüyor. Bala, Kafkaslar?da Kürt edebiyatının son durumunu ANF?ye anlattı. Orta öğrenimini Azerice dilinde yaptıktan sonra Xaçatur Abuvyan devlet Pedagoji enstitüsü dil ve

okumak için tıklayınız