Kategori: Politika

Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş – Desiderius Erasmus

Hümanistlerin prensi Erasmus, barışçıl perspektifler uluslararası hukukun görüş alanına girmeden önce modern savaş eleştirisinin temellerini attı. Kuzey Avrupa Rönesans’ının bu büyük ustası, savaşı yalnızca dinsel nedenlerle değil aynı zamanda rasyonel karşısavlarla da belirgin şekilde kınadı. Modern düşünce tarihinde barış elçisi olarak anılabilecek biri varsa, bu şeref öncelikle Erasmus’a aittir. Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş, modern Avrupa’nın

okumak için tıklayınız

Türk Sinemasının İlk Grev Filmi

Bir Grev Filmi Denemesi ve Emekçi Grevleri Meslekle ilgili ilk sinemasal sendika 1963 yıllarında Metin Erksan tarafından kuruldu. Adı Sine-iş (Sinema İşçileri Sendikası) olan sendikanın Genel Başkanlığı’nı da Erksan üstlendi. Ve ilk kez emekçiler, haklarının korunmadığı ve giderek de sömürüldüğü bir dönemde bir araya gelerek “sinemaya el koydular”. İşte ilk kez bilinçli bir örgütlenmenin getirdiği

okumak için tıklayınız

Milgram’ın İtaat Deneyi nedir?

Milgram Deneyi, insanların erk sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adıdır. Deneyin kilit noktası, deneklerin şahsi vicdanlarıyla çelişen unsurların varlığına karşı otoriteye nasıl boyun eğdiklerini gösterebilmektir. Deney içerisinde üç kişi bulunmaktadır: denek, işbirlikçi ve araştırmacı. Araştırmacı, otoriteyi

okumak için tıklayınız

Milgram deneyi, itaatkarlık ve faşizm

Sosyal psikoloji dendiğinde ilk akla gelen isimlerden biri Stanley Milgram. Erken sayılabilecek bir yaşta hayatını kaybetmesine rağmen toplum davranışını anlamımızı kolaylaştıran pek çok deneye imza atmış bir akademisyen. Kuşkusuz en bilinen deneyi ise döneminde büyük tartışmalara yol açan ve kendi adıyla da anılan “itaat deneyi”. 1961-62 yılları arasında Yale Üniversitesinde gerçekleştirilen orijinal deneyin görüntülerine ve

okumak için tıklayınız

İkili Devlet – Diktatörlük Teorisine Bir Katkı – Ernst Fraenkel

“Goethe’nin şiirindeki ‘Ceza da verse, onları sakınsa da, İnsanca bakmak zorunda insanlara’ sözlerinin, nasyonal sosyalist Almanya’da bulacağı bir yankı yoktur.” Ernst Fraenkel Bir yandan, kendi koyduğu yasa ve kurallara uyan, -en azından “kitabına uyduran”- norm devleti. Diğer yandan, siyasi icaplara göre verdiği keyfî kararlarla yöneten ve herhangi bir normla kendini bağlı saymayan önlem devleti. İkili

okumak için tıklayınız

Psikopolitika – Neoliberalizm ve Yeni İktidar Teknikleri – Byung-Chul Han

“Kendini özgür sanan performans öznesi aslında bir köledir. Efendisi olmaksızın kendini gönüllü olarak sömürmesi ölçüsünde mutlak köledir. Karşısında artık onu çalışmaya zorlayan bir efendi yoktur. Salt yaşamı mutlaklaştırarak çalışır. “Bir girişimci olarak neoliberal özne başkalarıyla amaçtan yoksun ilişkilere girmekten acizdir. Girişimciler arasında amaçtan yoksun bir dostluk oluşmaz zaten. Halbuki özgür olmak köken olarak dostlar arasında

okumak için tıklayınız

Şiddetin Topolojisi – Byung-Chul Han “Şiddet kılıktan kılığa giren bir oyuncu”

“Geç modernitenin başarıya ve performansa odaklı öznesi, kendi dışındaki bir iktidar kurumunun baskısına maruz kalmadığı ölçüde özgürdür. Ama gerçekte bir kul kadar da özgürlükten yoksundur. Dış baskı nihayet aşıldığında, içerideki basınç devreye girer. Başarıya ve performansa odaklı yaşayan özne, bir depresyon geliştirir. Şiddet azalmadan sürmektedir. Yalnız ağırlık noktası içeri kaymıştır. Egemenlik toplumundaki kelle alıcı kuvvet

okumak için tıklayınız

Hitler’in Fotoğrafçısının Objektifinden Hitler ve Celladına Aşık Olmuş Halkı

İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük savaş suçlularından olan ve kendinden yana Nazi ırkıyla bütünleştirerek büyük katliamlara imza atan dünyanın en cani diktatörlerinden Adolf Hitler’i tüm dünya sevmese de halkı onu seviyor ve adeta ona tapıyordu. Aşağıdaki özel fotoğrafları bizzat Adolf Hitler’in fotoğrafçısı olan Hugo Jaeger çekti. Fotoğraflar özel olarak TIME dergisinde yayınlanarak insanlara ilk kez

okumak için tıklayınız

Edward Said’ten Filistinli çocuklara ve gençlere “Taşı en uzağa kim atabilir?”

Filistin kökenli ABD’li edebiyat profesörü EDWARD SAİD, 2000 yazında,ailesiyle ziyarete gittiği Güney Lübnan’la İsrail arasındaki Fatma’nın Kapısı adlı geçiş noktasında oğlu ve çevredeki gençlerle şöyle bir iddiaya girmişti: Taşı en uzağa kim atabilir? Said’in yapmak istediği, Filistinli çocukların ve gençlerin 1987’de başlayan Birinci İntifada’da yaptıkları “taş atma” eylemini tekrarlamaktı. Gençler de, Said de taşlarını atabildikleri

okumak için tıklayınız

Nasıl Ölünür – Émile Zola “Peki ölüm herkesi eşitler mi?”

Ölüm gerçek, ölüm döşeği tabu, cenaze ortak, yas bireysel… Peki ölüm herkesi eşitler mi? Romanlarından tanıdığımız Émile Zola’dan toplumsal ve ekonomik koşulların ölümü nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seren çarpıcı beş öykü. Aristokrat, burjuva, esnaf, köylü ve işçi ailelerinin bu süreci nasıl yaşadıklarını olanca sadeliğiyle ve toplumsal çerçeveden kopmadan sergileyen beş tablo. KİTAPTAN OKUMA PARÇASI I

okumak için tıklayınız

Demokratik Zorbalık – Alexis de Tocqueville

Fransız hukukçu, düşünür ve tarihçi Alexis de Tocqueville’in 1835 ve 1840’ta iki cilt halinde yayımlanan Amerika’da Demokrasi başlıklı çalışması, siyaset bilimi literatürünün kanonik eserlerinden biridir. Demokratik Zorbalık kitabı, Amerika’da Demokrasi’nin “Demokratik Duyguların ve Düşüncelerin Siyasal Topluma Etkisi Üzerine” başlıklı dördüncü ve son bölümünden oluşuyor. Tocqueville, bu ülkenin toplumsal yapısı ve genç Amerikan demokrasisinin siyasal sistemi

okumak için tıklayınız

Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya : Bilinmeyen Yazılar – Emrah Cilasun

24 Ocak 1973’te Dersim’in Vartinik mezrası basıldı. Çıkan çatışmada Ali Haydar Yıldız hayatını kaybederken İbrahim Kaypakkaya yaralı olarak kaçtı. Beş gün sonra sığındığı köy evinde, ev sahibinin ihbarıyla yakalandı. Yaralı olduğu halde çıplak ayakla kilometrelerce buzda yürütüldü, ayakları dondu, ayak parmakları kesildi. Hastane sonrası aylarca gözaltında tutuldu. Sorguculara “gereksiz gördüğünü” söyleyerek örgütü ve arkadaşları hakkında

okumak için tıklayınız

İbrahim Kaypakkaya üzerine yazılmış kitaplar

İbrahim Kaypakkaya ile ilgili yazılmış (anı, roman, biyografi, siyasal yazıları) kitapları sizin derledik. İbrahim Kaypakkaya Bütün Eserleri Yazar: Kolektif Yayınevi : Nisan Yayımcılık Kırmızı Bahar – İbrahim Kaypakkaya Yazar: Vehbi Bardakçı Yayınevi : Ozan Yayıncılık Türkiye Komünist Hareketi’nde Dönüm Noktası İbrahim Kaypakkaya-Kazanımları ve Hataları Yazar: H. Yeşil Yayınevi : Dönüşüm Yayınları Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya

okumak için tıklayınız

Kapitalist sistemin ilk büyük krizi; 1873-96 Uzun Bunalım’ın hikayesi

1848-73 arasında Avrupa ekonomisi eşi görülmemiş bir ekonomik büyüme yaşadı. Britanya’nın pamuklu mallar ihracatı, 1850-60 arasını kapsayan 10 yıllık sürede daha önceki 30 yılın toplamı kadar büyüme gösterdi. Belçika’nın demir ihracatı 1851-57 arasında ikiye katlandı. Sonuçta, 1800-40 döneminde ancak iki katına çıkan dünya ticareti 1850-70 arasında %250’den daha fazla büyüdü. 1850’de Avrupa’da yalnızca 23.335 km

okumak için tıklayınız

Dâhilere Gerek Yok – Giyotin Çağında Devrimci Bilim – Steve Jones

“Cumhuriyetin dâhilere ihtiyacı yok.” Bu ifadeler 19. yüzyıl Fransa’sının en büyük bilim insanlarından birini giyotine mahkûm eden yargıca ait. Steve Jones kitabında bu sözlerden yola çıkarak, okurlarını aksini gözler önüne seren bir yolculuğa davet ediyor. Modern fiziğin, kimyanın ve biyolojinin temellerinin birbiri ardına atıldığı devrim günlerinde, Fransız bilim insanları salt Paris’i dünyanın dönemin bilim merkezine

okumak için tıklayınız

Moleküler Kızıl – Antroposen Çağının Teorisi – McKenzie Wark

Sovyetler Birliği’nin çöküşünün ardından zaferini ilan eden dizginsiz kapitalizm, kendi yarattığı için çözüm getiremeyeceği felaketlerle yüz yüze bugün. Artık insan türü olarak bozduklarımızı küçük rötuşlarla düzeltip kendi çıkarımıza kullanacağımız bütünsel, organik bir döngü varsaymamız mümkün değil. Kapitalist gerçekçilik de, hepimizi bambu bisikletlerde hayal eden ideolojik ikizi kapitalist romans da çare sunmuyor. Melankoliye kapılmamak için bize

okumak için tıklayınız

Bellekteki Che, Ernesto Che Guevara

Che Guevara’nın günlükleri, öyküleri, mektupları ve daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış fotoğraflarından oluşan “Bellekteki Che”, Everest Yayınları tarafından yayınlandı. Yayınevinden yapılan açıklamaya göre, kapsamlı bir albüm çalışması olan kitap, tüm dünyanın kararlı bir devrimci olarak tanıdığı Che’nin iç dünyasına bir yolculuk niteliği taşıyor. İçerdiği röportajlarla ünlü devrimci Che Guevara’yı kendi ağzından tanıma imkanı sunan kitap,

okumak için tıklayınız

Tepetaklak / Tersine Dünya Okulu, Eduardo Galeano

“Cardona Köyü’ndeki komşularının bakış açısına göre, yaz kış aynı elbiseyle dolaşan Toto Zaugg müthiş bir insandı: Toto asla soğuk almaz, diyorlardı. Toto bir şey demiyordu. Soğuk alıyordu. Alamadığı şey paltoydu.” Eduardo Galeano’nun Tepetaklak / Tersine Dünya Okulu (Patas Arriba La Escueladel Mundo Al Reves) adlı kitabı, dünyanın aldığı korkunç hali gözler önüne seriyor. Ama bunu

okumak için tıklayınız

Aydınlanma İdeallerinin Bunalımı

“Giriş”te devrimi hazırlayan 18. yüzyıl Fransız filozoflarının varolan her şeyin tek yargıcı olarak nasıl usa başvurduklarım gördük. Ussal bir devlet, ussal bir toplum kurulmalıydı; ölümsüz usa karşı olan her şey, amansızca ortadan kaldırılmalıydı. Aynı biçimde, bu ölümsüz usun, o zamanlar bir burjuva olmaya doğru evrim geçiren 18. yüzyıl yurttaşının ülküselleştirilmiş anlığından başka bir şey olmadığım

okumak için tıklayınız

Jean-Jacques Rousseau: Egemen gücü zorbalıkla kendine mal edene despot diyeceğim

Hükümetin Kötüye Kullanılması ve Bozulmaya Yüz Tutması Özel istem durmaksızın genel istemi etkilediği için, hükümet de egemenliği etkilemekte sürekli bir çaba gösterir. Bu çaba ne denli artarsa, ana yapı o kadar değişikliğe uğrar ve burada hükümdarın istemine karşı gelip, bir denge kurabilecek bir bütün istemi bulunmadığı için, hükümdar sonunda egemen varlığa ister istemez baskı yapacak

okumak için tıklayınız