Kategori: Politika

Büyük Dönüşüm / Çağımızın Siyasal ve Ekonomik Kökenleri – Karl Polanyi

İlk kez 1944`te `vahşi kapitalizm`in kalesi Amerika`da yayımlanan Büyük Dönüşüm şu cümleyle başlar: `Ondokuzuncu yüzyıl uygarlığı çöktü.` Karl Polanyi`nin çöktüğünü ilan ettiği ondokuzuncu yüzyıl uygarlığının can damarı ve temel biçimlendiricisi, kendi kurallarına göre işleyen piyasaydı; emek, toprak ve parayı metalar haline getiren ve insan toplumlarını uluslararası düzeyde eşi görülmemiş bir kurumsal tekdüzeleşme içinde kendine kayıtsız

okumak için tıklayınız

Faşist Yalanların Kısa Tarihi – Federico Finchelstein

“Günümüzde yalan, artan oranda ampirik gerçekliğin yerini alıyor. ‘Uydurma haberler’ gerçek diye önümüze konuldukça, bunlardan yola çıkılarak oluşturulan fikirler hükümet politikalarına dönüşüyor. Bugün ‘hakikat ötesi’ hakkında konuşulanların siyasi ve düşünsel kökeni faşist yalanların tarihinde yatıyor. Bunu her daim hatırlamalıyız.” Halkın bir bölümünün özgürlüğü ve refahının diğer bir bölümünün mutsuzluğuna ve yoksunluğuna endekslenmesi, içinde bulunduğumuz siyasi

okumak için tıklayınız

Diktatöryel tavırların izleri

Milyarlarca kişi özgürlüklerin ihlal edildiği, insan haklarının çiğnendiği, tutuklama, işkence, yargısız infaz, yolsuzluk, iktisadi verimsizlik, fakirlik, cehalet, bulaşıcı hastalık ve toplumsal adaletsizliğin kol gezdiği otoriter rejimlerde yaşamaktadır. AlaEl-Asvani diktatörlüğü, insanlığa tehdit oluşturan ve kesinlikle müdahale edilmesi gereken bir hastalık olarak tanımlar. Diktatörlük Sendromu adlı kitabında bu hastalığın ortaya çıkış koşullarını, semptomlarını ve hem halklarda hem

okumak için tıklayınız

David Harvey ile Kapital’i okumak

David Harvey’in Marx’ın Kapital’inin 1.cildi üzerine her yıl verdiği derslerin yazılı versiyonundan oluşturduğu “Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz” adlı kitabı Kapital”in daha iyi kavranması ve Kapital okumayı kolaylaştırması açıdan önemli olanaklar sunuyor. Harvey, yolculuk kılavuzu olarak adlandırdığı bu kitabın, yola çıkmak isteyen herkese rehberlik etmesini, Marx’ın ekonomi politiğine yararlı bir giriş sağlamasını umduğunu söylüyor. Harvey, öncelikle

okumak için tıklayınız

Amerika’da Demokrasi – Alexis de Tocqueville

Alexis de Tocqueville, kitabı hakkında, “İtiraf edeyim ki, Amerika’da Amerika’dan daha fazlasını gördüm” der. Orada demokrasinin kendi imgesini, eğilimlerini, karakterini, önyargılarını ve tutkularını aradığını ilave eder. 19. yüzyılın ilk yarısında yayımlandığında çok ilgi çeken, sonra epey unutulan ve 1960’larda yeniden keşfedilen Tocqueville’in eserleri arasında Amerika’da Demokrasi ilk sırada yer alır. Sadece olağanüstü bir siyasal gözlemcinin

okumak için tıklayınız

Siyasal Dilde Huzur Söylemi – İslâm’da Huzur, Söylem ve Kanaat – Ulus Baker

“Karşılaştığımız bu ‘politik’ İslâm belki ‘iktidara’ bile gelebilir. Ama gerçek anlamda toplumsal yaşantıyı dönüştürme yetisine sahip değildir. Bunun temel nedeni ise, İslâmi projelerin İslâm’dan ve tek tanrıcı dinlerden bile önce toplumsal yaşama içkin olarak bulunan bir ‘heteroloji’ bilgisine sahip olmamaları, hattâ ifade edildikleri yerde onlara katlanamamalarıdır. ‘Bizim iktidarımızda her görüş kendini ifade edebilecek’ düzleminde verilen

okumak için tıklayınız

Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika – Ayşe Buğra

“Prof. Dr. Ayşe Buğra’nın Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika kitabı, yoksulluk sorununun evrensel ve yerel görünümlerini bünyesinde barındıran bir çalışma. Kitapta, yoksulluk konusu kapitalizmin gelişim sürecinde ortaya çıkan yaklaşımlardan hareketle değerlendiriliyor ve ülkemizde yoksullukla mücadele, Cumhuriyet döneminde uygulanan sosyal politikalar analiz edilerek ele alınıyor. İlk bölümden başlayarak kitabın arka planında, kapitalizmle birlikte var olan

okumak için tıklayınız

Tahran 1979 – Ekber’i Hatırlamak – Behrooz Ghamari

31 Aralık 1984 günü, sabah saat 7.30’da öldüm. Mecazi değil, gerçekten de varoluş anlamında söylüyorum. İşte tam o anda bir kâğıt parçasının, yani tahliye emrinin, altına gönülsüzce atılan bir imza ile bambaşka bir dünyaya doğru adım attım. Gözbağımın altından bulanık bulanık gördüğüm satırlar, tıbbi sebeplerle şartlı tahliye edildiğimi ve gardiyanın çok açık bir şekilde anlattığı

okumak için tıklayınız

Olumsuzlamalar – Eleştirel Teori Denemeleri – Herbert Marcuse

İngilizcesi 1968 yılında yayımlanan bu kitabın yazarı Herbert Marcuse, Paris 68’inin en çok okunan yazarıydı. Nazilerden kaçarak Amerika’ya yerleşen, sonrasında Amerikan toplumu üzerine düşünen Marcuse “ileri kapitalist endüstri toplumları”nın analizini yaparak pasifleşen bir işçi sınıfının kapitalizmin hedonist metalarının sahibi olmaya başladığını (mutluluk fikrinin nesnelliğini) ve böylece “devrimci” rolünü kaybetmeye yüz tuttuğunu saptamıştı, hem de 1960’lı

okumak için tıklayınız

Nazi Diktatörlüğü – Yorum Sorunları ve Perspektifleri – Ian Kershaw

“Nazizm üzerine yazılmış literatürün kapsamı o kadar geniştir ki uzmanlar bile başa çıkmakta zorlanırlar. Modern Alman tarihinde uzmanlaşmış öğrencilerin sıklıkla Nazizm’in karmaşık tarihçiliğini özümseyemedikleri ve akademik Alman dergilerindeki sayfalarda veya akademik monografilerde çoğu kez yürütülen yorumlama tartışmalarını takip edemedikleri açıktır. Kitabımı yazarken bu fikirden yola çıktım. Bu nedenle, tarihyazımının gelişimi hakkında bir açıklama yapmamakta ve

okumak için tıklayınız

Otoriter Popülizm Çağı – Günümüzün Değerler Tartışması – Bahadır Nurol

Richard Sennett, değerler konusunu ele alan bir çalışma yürütmenin zorluklarını hayli ironik bir dille ifade etmektedir. Ona göre “toplumsal değerler” ve “değerler sistemi” ifadeleri, sosyal bilimlerin gündelik dilin başına sardığı belalardır: “İtiraf etmeliyim ki, ‘değer’in ne olduğunu hiçbir zaman anlayamamışımdır. Değer, bir ‘şey’ değildir. Eğer insanların toplumsal dünyalarını rasyonalize ederken kullandıkları dilden bir parça ise,

okumak için tıklayınız

Ya Farstan Sonra – Çöküş Çağında Sanat ve Eleştiri – Hal Foster

Eğer trajediden sonra fars geliyorsa, farstan sonra ne geliyor? Hakikat-sonrası siyaset, günümüz toplumlarının çok büyük bir sorunu; fakat utanç-sonrası siyaset de öyle. Bu çifte bela Sol’un sanatçı ve eleştirmenlerini nasıl bir konumda bırakıyor? Kendi çelişkilerini reddeden hegemonik bir düzenin foyası nasıl ortaya çıkarılabilir? Utanmak nedir bilmeyen bir siyasi seçkinler grubu nasıl küçük düşürülebilir veya absürt

okumak için tıklayınız

Popülizmin Küresel Yükselişi / Performans, Siyasi Üslup ve Temsil – Benjamin Moffitt

“İşte milyon dolarlık soru: Popülizmi gelecekte neler bekliyor? Popülist aktörler dünya çapındaki başarılarının keyfini sürmeye devam edecekler mi? Popülizmin farklı bağlamlarda ‘ana akımlaştırılmaya’ devam etmesini bekleyebilir miyiz? Açıkça ifade etmek gerekirse, şayet koşullar bugünkü haliyle devam ederse, popülizmin belirleyici konumunu uzun dönemde sürdürme ihtimali yüksek. Popülizm için iyi zamanlar olduğu söylenebilir.” Son yıllarda hakkında en

okumak için tıklayınız

Siyah Deri, Beyaz Maskeler – Frantz Fanon

“Bir Çinhintli kendine özgü bir kültür keşfettiği için ayaklanmamıştır. ‘Yalnızca’ birçok bakımdan artık soluk alamadığı için ayaklanmıştır,” diyen Frantz Fanon’un Siyah Deri, Beyaz Maskeler’i ABD’deki Kara Panterler ve Üçüncü Dünyadaki bağımsızlık mücadeleleri gibi siyasi hareketlere ilham kaynağı olmuş, aynı zamanda sömürgecilik ve ırkçılıkla bağlantılı kimlik sorunlarının tartışılmasına öncülük etmiş kitaplardan biri. Irkçılığın, ayrımcılığın —heyhat!—hâlâ gündemde

okumak için tıklayınız

Bugünün Cadıları / Kadınların Yenilmez Gücü – Mona Chollet

Yüzyıllar önce cadılıkla suçlanıp öldürülen kadınlara uygulanan muamele bugün farklı biçimlerde, sistemleşmiş ve doğallaşmış halde devam ediyor. O zamanlardan itibaren, önce şiddet yoluyla ve sonra ideal ev kadını modelinin inşasıyla dayatılan model, kadınları doğurganlık üzerine temellenen rollere hapsetti, çalışma yaşamından kopardı. Bu model, kadınların kimliklerini yok etti, zayıflattı, özgürlüklerini ellerinden aldı. Kadınlar birbirleriyle rekabete sokuldu,

okumak için tıklayınız

Cadıların Torunları – Zilan Yıldırım

Dünyanın her yerinde, tarihin her döneminde karşımıza çıkan toplumsal cinsiyet eşitsizliği günümüzde de hâlâ en fazla direnişin ve mücadelenin verildiği alanlardan biridir. Bu eşitsizliğe onlarca sebep sayılabilir ancak yüklendiği tüm yükle kefenin ağır geldiği ve tüm terazinin üzerine yıkıldığı taraf hep kadın olmuştur. Örneğin çok eski toplumlarda nasıl olduğu anlaşılamayan doğum olayının, yani bir insanın

okumak için tıklayınız

Hayatın Kırılganlığı – William E. Connolly

Çağımızın önde gelen teorisyenlerinden William E. Connolly bu kitabında, ekonomi piyasalarını kendi kendini organize edebilen yegane süreçler olarak görmenin yanlışlığını ortaya koyarak, yaşadığımız gezegenin oluşumuna katkısı olan çeşitli ekolojik oto-organizasyon sistemlerine ve bunların, dolayısıyla da varoluşun, neoliberalizm adı altındaki yıkımına odaklanıyor: Neoliberalizmin savunucuları genellikle yalnızca otomatik süreçlerden ve özgür bireysel davranışlardan bahsediyor olsalar da, aslında

okumak için tıklayınız

Apaydınlık Gelecek – İnsanın Köktenci Bir Savunusu

İnsanı, insanlığı, insancıllığı savunan yeni ve köktenci bir manifesto. Teknolojiyi, denetimi, gözetimi, algoritmik kontrolü ve zombileri sorgulayan eleştirel bir deneme. Neoliberalizme, onun kriziyle oluşan boşluğu insanı hiçleştirerek doldurmaya çalışan alternatif sağa ve otoriter yönelimlere kapsamlı bir itiraz. Zamanımızın en parlak düşünürlerinden biri, Paul Mason, karanlık ve kasvetli günlerin ortasında ışıltılı yarınlarını arıyor insanın. İnsanın köktenci

okumak için tıklayınız

Düşmanlık Politikaları – Achille Mbembe

Eleştirel düşüncenin çağdaş kalemlerinden Achille Mbembe Düşmanlık Politikaları’nda, tüm gezegeni içine hapseden, gündelik ilişkilere dek sızan ve insanları esir alan bir düşmanlık ilişkisinin çağımızın kuralı ve kurucu normu haline geldiğini ileri sürüyor. Frantz Fanon’un izinden giden yazara göre savaş, çağımızın kutsadığı değer haline gelmiş durumda. Düşmanlığın, savaşın kutsanan değerler haline gelişiyle toplumlarımız demokrasiden hızla uzaklaşıyor.

okumak için tıklayınız

Çoğunluğun Zorbalığı – Alexis de Tocqueville

Fransız hukukçu, düşünür ve tarihçi Tocqueville, 1830’lu yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’ne uzun bir seyahat yapar. Amerikan demokrasisi, siyasal sistemi ve toplumsal yapısı hakkındaki bu “saha çalışması” boyunca yaptığı gözlemlerine dayanan görüş ve çözümlemelerini, 1835 ve 1840 yıllarında iki cilt halinde yayımlanan ve siyaset bilimi literatürünün kanonik eserlerinden biri haline gelen Amerika’da Demokrasi adlı çalışmasıyla

okumak için tıklayınız