Kategori: Politika

Filistin Komünist Partisi 1919-1948 (Enternasyonalizm Mücadelesinde Araplar ve Yahudiler) – Musa Budeiri

Filistin Komünist Partisi tarihi, Filistinli Araplar ile Yahudi göçmenlerin sınıf dayanışması temelinde ortaya koydukları politik çabanın tarihidir. Siyonizme alternatif olarak 1919 yılında başlatılan bu ortak parti mücadelesi, çeşitli nesnel ve öznel nedenlerle 1948’de başarısızlığa uğramıştır. Filistin’deki yerleşik Araplardan tamamen ayrı olarak siyonist hareketin içinden doğan komünist hareket; Komintern gözetiminde, bütün siyasi eksikliklerine rağmen sömürgeciliğe ve

okumak için tıklayınız

Köktendincilik Nedir? – Domenico Losurdo

Uluslararası Marx-Hegel Diyalektik Düşünce Topluluğu’nun başkanı Prof. Domenico Losurdo, bu kitapta sadece İslami değil, aynı zamanda Yahudi ve Hristiyan köktendinciliğinin tarihsel, sosyolojik ve siyasal kaynaklarını tartışıyor. Böylece indirgemeci ve tek taraflı yorumları ters yüz ediyor: Bir yandan güncel siyasal tartışmalarda birbirinin karşı kutbunda yer aldığı varsayılan farklı köktendincilikleri eleştirel bir gözle ele alarak, sadece farklılıklarına

okumak için tıklayınız

Yeter ki Kararmasın – Onat Kutlar

Onat Kutlar, 1982-84 yıllarında yazdığı bir dizi mektup-denemede dönemin duyarlığını bir ozan edasıyla yansıtmıştı. Dostlukların, acıların, umutların, dahası özgürlüğün ve tutsaklığın usta işi bir biçimde dile geldiği yazılar Yeter ki Kararmasın… adıyla kitaplaştığında Memet Fuat, Ferit Edgü, Erdal Öz, Işıl Özgentürk ayakta alkışlamışlardı. Şiirin, romanın, resmin, müziğin ve elbette sinemanın bileşiminden çıkan kıvılcımlarla tutuşmuş bu

okumak için tıklayınız

Geride Kalanlar – Binnaz Öner

Doğu illerinde başlayan zorunlu Ermeni göçü, kulaktan kulağa yayılmaktaydı. Kayalık köylüleri haberi Kulağı Delik Musa’dan duyar. Osmanlı’nın savaşı bırakıp, Ermenilerle uğraşması onlara delilik gibi gelir. Hem bu topraklar onların vatanıdır. Bu arada göç yollarında yaşanan olaylar, Muhtar Kör Yusuf’u çok korkutur. Ergen kızların başlarına gelecek tehlikeleri düşünmek bile istemez.

okumak için tıklayınız

Oğlumu Öldürdünüz Arz Ederim – İsmail Saymaz

12 Eylül 1980 hiç uzak değil. Hele o günden kalan düzenin içindeyken Türkiye, her yerde darbenin açtığı yaralar kanamaya devam ediyorken. Ama bugün ?Zamanaşımı? diyorlar. Oysa işkenceden geçirilenlerin, kaybedilenlerin, idam edilenlerin acıları zaman durmuşçasına taze. Anneler henüz oğullarının mezarını bulamadı. Kadınlar kocalarının, çocuklar anne ve babalarının üniformalı katillerinin cezalandırıldığını görmedi.

okumak için tıklayınız

Dil ve Politika (Dilin Kökeni, Etnik Boyutu ve Kimlikle İlişkisi) – Kemal İnal

Maalouf’un dediği gibi insan dinsiz yaşayabilir ama dilsiz asla. İletişimin hızla arttığı günümüz dünyasında dile her zamankinden daha çok iş düşmekte. Küreselleşmeyle sınırlar aşılırken farklı kültürler anlaşabilecek ortak bir zemini yine dil üzerinden bulabiliyor. Dünya çokkültürlü ve çokdilli ama hemen herkes artık bir lingua franca haline gelen İngilizceyi kullanıyor. Yeni iletişim teknolojileri öncelikle görselliğe dayalı

okumak için tıklayınız

Marksizmin 100 Kavramı – Emmanuel Renault, Gerard Dumenil, Michael Löwy

Sağlığında terimi reddetmiş olsa da, Marksizm öncelikle Karl Marx’ın (1818-1883) düşüncesidir. Bu, gerçek anlamıyla olağanüstü zenginlikte ve sürekli evrimleşen bir düşüncedir. Ancak Marx’ın Marksizme kattıkları, Komünist Manifesto’nun da dahil olduğu birçok eserin diğer yazarı ve Marx’ın ölümü sonrasında Kapital’in II. ve III. ciltlerini yayına hazırlayan Engels’in kattıklarından ayrılamaz.

okumak için tıklayınız

Savaş Yıkımına Karşı Barışta Kenetlenelim (Basın Bildirisidir)

Toprağımızı kirleten, suyumuzu zehirleyen ve havamızı mahveden her türlü felakete karşı tüm insanların ortak mücadelesini örgütleyendir sanat. Yaşamı her dizesiyle yeniden ve yeniden üretendir şiir. Müzik gönül telimizin tınısını diriltendir. Peki savaş nedir? Bombalar, kimyasallar, mermiler canlarımızı alırken, doğamızı tahrip ederken, komşu ülkeler, halklar arasına düşmanlık tohumları ekerken ve bütün bunlardan ?para kazanmak?tan başka bir

okumak için tıklayınız

Xoybün Örgütü ve Ağrı Ayaklanması – Rohat Alakom

Rohat Alakom bu kitabında, modern Kürt milliyetçiliğinin en önemli siyasal yapılanmalarından Xoybûn örgütüne odaklanıyor ve örgütün öncülüğünde gelişen Ağrı ayaklanmasını anlatıyor. 1927 yılında kurulup 1946 yıllarına kadar varlığını sürdüren Xoybûn örgütüne dair Türkiye?de yayımlanan ilk kitaplardan birisi olan çalışma, Xoybûn konusunda ileri sürülmüş bazı yanlış savlara açıklık kazandırdığı kadar, örgütteki kadrolaşma, liderlik ve örgüt içi

okumak için tıklayınız

Çoban ve Kral / Siyasetnamelerde İdeal Yönetici İmgesi – H. Bahadır Türk

?Eğer hükümdarlar olmasaydı insanlar birbirlerini yerlerdi! Tıpkı çoban olmayınca sürünün yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmesi gibi.? Ebû Mansur es-Seâlibi, Âdabu?l-Mulûk Köklü tecrübelerden hareketle egemenlere öğüt ve akıl veren siyasetnameler, Ortaçağ?da Doğu ve İslam siyasal geleneğine ayna tutan metinlerdir. ?İdeal bir hükümdar nasıl olmalı?? sorusuna cevap getirirken, aslında tümüyle bir iktidar anlayışının çerçevesini çizerler. Çoban-Hükümdar idealini oluştururken,

okumak için tıklayınız

Ütopyacılığın Hayal Kırıklığı – Bora Erdağı

9 Kasım 1989?da Berlin Duvarı yıkıldığında henüz dünya demir-perde ülkelerinin çözüleceğine fazlaca inanmıyordu. Aslında 1985?ten itibaren Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği?nin başında bulunan Mihail Gorbaçov, Glasnost ve Perestroyka aracılığıyla içeriye ve dışarıya reform sinyalleri verdi. Nitekim Gorbaçov?un 6 yıllık iktidarı sona erdiğinde SSCB?den geriye sonradan adı Bağımsız Devletler Topluluğu olacak bir yapı kaldı.

okumak için tıklayınız

Emperyalist Müdahale Doktrinleri ve NATO – Suat Parlar

ABD ve İsrail’in terör stratejileri, doktriner birikimleriyle bağlantılıdır. Terörün zayıfın silahı olduğuna dair yargılar, ciddi bir analitik hatadır. Gerçekte, diğer şiddet araçları gibi terörizm de güçlünün silahıdır. Ancak bu silah zayıfa izafe edilmektedir, çünkü güçlü olan doktriner sistemleri de kontrol tekeline sahiptir; onun katliamı, tecavüzü, soykırımı ve yağması terör eylemi sayılmaz. Nazilerin terör aygıtını olduğu

okumak için tıklayınız

Gladio: Nato’nun Gizli Terör Örgütü – Jens Mecklenburg

Avrupa’da “Gladio” (Kısa Kılıç) Suskunluk Ağı ya da “Stay-behind” adı altında gizli bir terör ağı vardır. Gladio NATO’ya tabidir ve hizmetinde ’50’li yıllardan bu yana bütün batı Avrupa’da, hedefleri, herhangi bir savaş durumunda sabotajlar ve terör eylemleri planlamak ve yapmak olan son derece kapsamlı paramiliter-istihbarat yapıları bulunmaktadır. Bu gizli ordu, muhtemel Partizan Savaşı için eğitilmiş

okumak için tıklayınız

Halklara Karşı Bir Örgütlenme NATO (Kuruluşundan İstanbul Zirvesine) – Semih Hiçyılmaz

Elinizdeki kitap, NATO’nun yapısını, işlevini, dünya politikaları içerisindeki yerini daha iyi algılanmasını sağlayacak bir başvuru kaynağı niteliğinde hazırlanmıştır. NATO’nun kuruluş nedenleri, kuruluşu, adının karşıtığı eylemler, dünyanın politik yapılanmasında istlendiği fonksiyonlar, bir yakın tarih anlatımı ile sunuluyor. Yazarın kişiliği, yazılanları daha da anlamlı kılıyor. “Savaşa Hayır Koordinasyonu” Yürütme Kurulu üyesi ve

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali Olayı – Kemal Bayram

Türkiye’nin faili meçhul cinayetlerle hesaplaşabilmesi için, ülkenin aydınlarına yönelik ilk derin devlet cinayetlerinden biri olan Sabahattin Ali’nin öldürülmesi olayı ile işe başlanmalıdır. Üzerinden 64 yıl geçmesine karşın sır perdesi kaldırılamayan cumhuriyet dönemimizin ilk aydın cinayetlerinden biri duruyor önümüzde. Bunu çözemezsek, Aksoy, Üçok, İpekçi, Mumcu, Hablemitoğlu ve diğer cinayetleri asla çözemeyiz.

okumak için tıklayınız

Partizanın Kızı – Emil Koralov

2. Dünya Savaşında, Bulgaristan’ın sınır kapılarını, tam bir teslimiyetçi tavrıyla işgalci Alman ordusuna açan faşist yöneticiler, akıl almaz bir acımasızlıkla, direnen yurtseverleri Nazi canavarlarının önüne atmış, ülkenin varını yoğunu sorumsuzca düşmana yağmalatmışlardır. Nazi’ lerin ve onların işbirlikçisi, faşist kukla yöneticilerin halkın üzerindeki baskıları, insanlık dışı işkenceleri her geçen gün yoğunlaşmaktaydı.

okumak için tıklayınız

Türk Sağı (Mitler, Fetişler, Düşman İmgeleri) – Hazırlayanlar: Güven Gürkan Öztan, İnci Özkan Kerestecioğlu

Türkiye’de sağ akımların ideolojik alet çantasında neler var?  Türk sağcılığı kitlelere seslenirken hangi imgelere başvuruyor,  hangi tahayyüllere hitap ediyor? Hangi psiko-sosyal damarları işliyor, hangi çağrışımları harekete geçiriyor? Elinizdeki derlemede, bu sorulara cevap arayan çalışmalar yer alıyor. İcat edilen korkular, nefret ve öfke temaları, düşman portreleri, komplo teorileri: Moskoftan, kızıllardan masonlara

okumak için tıklayınız

Kan Altın Demir – Christian Wolmar

Dünyanın ilk küresel haberiyle başlıyor ?Kan Altın Demir?; Eylül 1830?da Liverpool?Manchester arasında ilk çift yönlü ve buharlı ?demir at?ın raylarda ilerlemesiyle ve binlerce izleyicisinin yarattığı coşkuyla? Kitabı okumaya devam ettikçe de fark ediliyor ki, bu haber, yarattığı etkiyle hem ?ilk? hem de ?küresel? sıfatının hakkını fazlasıyla veriyor. Kitabın yazarı Christian Wolmar? Bir önceki kitabı ?Ateş

okumak için tıklayınız

Kuşatmayı Yarmak: Eğitim, Bilim ve Aydınlar – Sibel Özbudun, Temel Demirer

Hayır; neo-liberal yıkım karşısında “paralı eğitim”i savunmadık; bunu “sol” adına savunanların karşısına “açık mektup”larımız ve itirazımızla dikildik… “Türk(iye) eğitim(sizliğ)i”yle, sonuna kadar kavgalı olduk… Dünyayı değiştirme bilinci vermeyen eğitim, “eğitim” olarak anılmayı hak etmezken; eğitim süreci de toplumun değişimine ayak uydurarak değişmek/ değiştirmek zorundadır. Ve nihayet kanımızca öğretmek, iki kere öğrenmek demektir…

okumak için tıklayınız

Gözetimin Küreselleşmesi (Güvenlileştirme Düzeninin Kökeni) – Armand Mattelart

Hukuk kurallarındaki her kesinti, demokrasinin zorbalaştırılmasını ve demokrasiye dayanak oluşturan değerlerde bir gerilemeyi beraberinde getirir. Bu büyük “kötülük” karşısında, bunu durdurmak için kullanılan olağanüstü araçlarda hiçbir sınır yoktur. Her durumda şüphe mantığı, korkudan kendine pay çıkarır ve “normal” prosedüre, kalıcı bir ceza mührü basar. Devletin varlık nedeni namına görevin kötüye kullanılması, demokratik toplumların karanlık yönlerini

okumak için tıklayınız