Kategori: Romanlar

Şato – Franz Kafka ‘Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı’

Franz Kafka 1922?de yazmaya başladığı üçüncü romanı Şato?yu (Das Schloss) tamamlamadan bırakmıştır. Şato, sanki bitmiş gibi hissedilen, bitmemiş bir roman olarak basit bir dille dünyanın labirentlerini anlatmış ve en garip fantezilerle en derin gerçeği ortaya koymuştur. Sağlığı giderek bozulan Kafka 1922 ilkbaharında malulen emekli edildi. Yazar bu tarihten sonra Şato (Dos Schloss) üzerinde çalışmaya başladı.

okumak için tıklayınız

Ateşi Çalmak (5. Cilt) İkinci Keman – Galina Serebryakova

Galina Serebryakova’ nın tamamı beş cilt halinde yayına hazırlanan Ateşi Çalmak eserinin “İkinci Keman” alt başlığını taşıyan beşinci cildinde, Engels’in Marx’ın ölümünden sonraki hayatı ekseninde dönemin toplumsal atmosferi canlandırılıyor ve güçlenen Alman sosyal demokratlarına kadar belli başlı olaylara yer veriliyor. Ve devrimci hareketin önde gelen simaları: Lafargue, Liebnecht, Kautsky, Clara Zetkin, Vera Zesuliç, Plehanov ve

okumak için tıklayınız

Ateşi Çalmak (4. Cilt) Yaşamın Doruğu – Galina Serebryakova

Galina Serebryakova’ nın tamamı beş cilt halinde yayına hazırlanan Ateşi Çalmak eserinin “Yaşamın Doruğu” alt başlığını taşıyan dördüncü cildinde, Uluslararası İşçi Birliği-Enternasyonal’in kuruluşundan Marx’ın ölümüne kadar uzanan dönemin belli başlı olayları ile Marx ve Engels’in bu dönemdeki etkinlikleri anlatılıyor. Ve en başta da işçi sınıfının görkemli kalkışması Paris Komünü ile Marx’ın temel eseri olan Kapital’in

okumak için tıklayınız

Ateşi Çalmak (3. Cilt) Sınamalar – Galina Serebryakova

Galina Serebryakova’ nın tamamı beş cilt halinde yayına hazırlanan Ateşi Çalmak eserinin “Sınamalar” alt başlığını taşıyan üçüncü cildinde, 1848 devrimlerinin yenilgisinden I. Enternasyonal’in kurulduğu 1864 yılına kadar uzanan Avrupa çapında koyu bir gericilik ve işçi hareketinde durgunluğun egemen olduğu dönem, belli başlıu özellikleri ve olaylarıyla canlandırılıyor. Bu yıllar, Marx’ın temel eseri Kapital’in yazılış sürecini de

okumak için tıklayınız

Ateşi Çalmak (2. Cilt) Fırtınanın Ortasında – Galina Serebryakova

Galina Serebryakova’ nın tamamı beş cilt halinde yayına hazırlanan Ateşi Çalmak eserinin “Fırtınanın Ortasında” alt başlığını taşıyan ikinci cildinde, Marx ve Engels’in birlikte mücadeleye karar verdikleri andan başlayarak, 1848 devrimleri sonrasına kadar uzanan çalkantılı dönem anlatılmaktadır. O tarihsel anda, boydan boya bir “devrim kıtası” görünümü kazanan Avrupa’nın tüm devrimci karakteristikleri, 1848 Devrimi’nin ekseninde anlatılmaktadır. Ateşi

okumak için tıklayınız

Ateşi Çalmak (1. Cilt) Karl Marx’ın Gençliği – Galina Serebryakova

Galina Serebryakova’ nın tamamı beş cilt halinde yayına hazırlanan Ateşi Çalmak eserinin “Karl Marx’ın Gençliği” alt başlığını taşıyan ilk cildinde, Karl Marx’ın çocukluk ve gençlik yılları anlatılmaktadır. Ve aynı dönemin, büyük mücadeleleri; “Çalışarak yaşamak ya da savaşarak ölmek” sloganıyla barikatlar kuran işçilerin ve zanaatçıların, proletaryanın bağımsız bir sınıf olarak ortaya çıkışını temsil eden, 1831 Lyon

okumak için tıklayınız

Pugaçev İsyanının Tarihi, Alexsandr Sergeyeviç Puşkin

Alexsandr Sergeyeviç Puşkin’in 1834 yılında yazdığı Pugaçev İsyanının Tarihi adlı romanı, Romanof hanedanlığının çöküş sürecini anlatan en önemli çalışmalardan biridir. Kazak köylü lideri Pugaçevin çarlık yönetimine başkaldırısının destanı olan elinizdeki roman, bir yanıyla da bugünün isyancılarına seslenmektedir. Bugün Kolombiya’da FARCı, Meksika’da Zapatistleri, Brezilya’da Topraksız Köylüler Hareketini anlamak; buradaki Pugaçevleri görmek ve kavramak, dünü bilmekten geçiyor.

okumak için tıklayınız

Tütün 2 – Dimitır Dimov ‘insanın değişmesinin, dönüşmesinin, çürümenin ortasında canlı kalmayı başarmış erdemin öyküsü’

Tütün, Bulgaristan’da Nazilerle işbirliği yaparak büyük bir ekonomik ve siyasal odak haline gelen tütün tröstünün ve bu fabrikadaki direnişçi işçilerin birbirlerinden derin bir uçurumla ayrışan çıkarlarının çatıştığı noktada sergilenen bir ülke haritasıdır. Sosyalist Gerçekçi akımın ustalarından Dimitır Dimov, faşizmin ekonomik ve siyasal yayılmacılıkla başlayıp açık işgale dönüşen egemenliğine karşı, Bulgar işçi ve emekçilerinin verdiği partizan

okumak için tıklayınız

Tütün 1, Dimitır Dimov ‘insanı hiçe sayan eski bir dünyanın çatlaklarından doğarak serpilen yeni ve insani bir dünyanın öyküsü’

Tütün, Bulgaristan’da Nazilerle işbirliği yaparak büyük bir ekonomik ve siyasal odak haline gelen tütün tröstünün ve bu fabrikadaki direnişçi işçilerin birbirlerinden derin bir uçurumla ayrışan çıkarlarının çatıştığı noktada sergilenen bir ülke haritasıdır. Sosyalist Gerçekçi akımın ustalarından Dimitır Dimov, faşizmin ekonomik ve siyasal yayılmacılıkla başlayıp açık işgale dönüşen egemenliğine karşı, Bulgar işçi ve emekçilerinin verdiği partizan

okumak için tıklayınız

Özgürlük Yolu, Howard Fast

Konularını daha çok tarihsel olaylardan seçen ve eşsiz kurgu yeteneğiyle bunları bize canlı bir biçimde yaşatan Howard Fast, elinizdeki Özgürlük Yolu (Freedom Road) adlı romanı, “Faşizme karşı mücadelede hayatlarını vermiş olan kara ve beyaz, sarı ve Kızılderili bacı, kardeş ve arkadaşlarının anısına” adamıştır. Nerdeyse, bütün dünya dillerine çevrilmiş olan Özgürlük Yolu, Amerikan tarihinin çok önemli

okumak için tıklayınız

Kafdağı, Müge İplikçi. ‘Yerinden oynatılan yaşamlar ve iki kadının kesişen yazgıları!..’

*Müge İplikçi?nin yeni romanı ?Kafdağı? çıktı. Yazar, romanının düğümünü, Ortadoğulu iki kadının kesişen hikâyesi üzerinden sorduğu bir soruyla atmış: ?Yeniden başlayabileceğimiz, yeniden masallar anlatabileceğimiz bir yer var mı?? Zaman, kapalı. Akıp akmadığı, hızı ya da ağırlığı çok önemli değil; ?kapalı? oluşu onu ?katı? ve ?geçilmez? kılıyor. O kaskatı zamanın geçilmezliğine hapsolunduğunda da zaman akmış, akmamış

okumak için tıklayınız

Patasana, Ahmet Ümit. ‘İnsan benliğine yapılan bir kazı’

Romanın, “insan benliğine yapılan bir kazı” olduğunu sıkça dile getiren Ahmet Ümit, aynı hareket noktasını 2000 yılında yayınladığı “Patasana”da da koruyor. Mezopotamya olarak anılan bölge, yüzyıllar boyunca hem kanlı iktidar kavgalarının hüküm sürdüğü çeşitli uygarlıklara hem de coğrafî bir kesişme noktası olduğu için şiddetli savaşlara sahne oldu ve bu topraklardan kan ve şiddet hiç eksik

okumak için tıklayınız

Güven, Vedat Türkali

Vedat Türkali 1956 yılında cezaevinde iken Güven romanını yazma düşüncesi  kendini gösterir. 90’lı yılların başından itibaren ise on yılı aşkın süre Londra’da Güven romanını yazmaya yoğunlaşır. Ve Vedat Türkali, Türkiye Komünist Partisi?nin tarihi niteliğindeki, İkinci Dünya Savaşı döneminin siyasal yapısının sergilendiği Güven adlı romanını 1999 yılında yayınlamıştır. Zaman, İkinci Dünya Savaşı’nın var gücüyle devam ettiği

okumak için tıklayınız

1902 Doğumlular, Ernest Glaeser

Ernest Glaeser’in 1902 Doğumlular adlı romanı, savaş ve savaşta alınan tutumları, yığınlardaki değişimleri belgesel bir nitelikte anlatmaktadır. İşçi sınıfının Birinci Dünya Savaşı dönemindeki ruh halini, savaşa dair nasıl bir hazırlıksızlık içinde bulunduğunu ve bunda II. Enternasyonal reformizminin ve şovenizminin nasıl etkili olduğunu çarpıcı bir dille anlatan bu roman, bugünün genç kuşaklarının hafızalarının tazelenmesine katkıda bulunacaktır.

okumak için tıklayınız

‘Kan Konuşmaz’ Şuurlar Konuşur, Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Nâzım Hikmet?in Kan Konuşmaz isimli romanı 1900?lerin hemen başından 1930?ların ortasına kadar, İstanbul?un siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmesinin bir tür haritasıdır. Toplumsal meselede, özellikle dönemin ahlakını sergiliyor. Kitap aynı zamanda Nuri Usta, Gülizar ile Ömer?in hayat hikayelerinden oluşuyor. Daha ilk sayfalardan itibaren okuyucuya sevimli gelen insanların romanı. İstanbul esnaf takımının, gelişmeleri izleyen alt-üst oluşlar sonucu,

okumak için tıklayınız

Acı Günler, Maksim Gorki

Çocukluğunda ve gençliğinde yoksul ve zor günler geçiren yazar, ”Acı” anlamına gelen Gorki adını almıştır. Hatta dayanılmaz hale gelen yaşamı yüzünden, bir ara kendini öldürmeyi bile düşünmüştür. İşte Maksim Gorki, bizzat kendi yaşamından yola çıkarak, Acı Günler (Days of Grief) romanında insan ruhunun derinliklerine girme yeteneğinin gösterir. Romanın konusu ise şöyledir: Üç arkadaş çocukluklarını ve

okumak için tıklayınız

Grevden Sonra, Hakkı Özkan “Düşündüm taşındım. Bizim için en doğrusu direnmek, hakkımızı aramak”

Hakkı Özkan’ın ?hayatımın bir özeti? olarak tanımladığı 1976 yılında yazdığı Grevden Sonra adlı kitabı, grevci önderliğini yapan ve bunun sonucu işsiz kalan bir basımevi emekçisinin romanıdır. Grev önderliği sonucu boşta kalan emekçinin sonradan girdiği iş de, hiçbir eyleme katılmak istememesine karşın, koşulların ve çevresinin etkisiyle nasıl eyleme itildiği tüm çıplaklığıyla sergileniyor. *Romanın özeti ise kısaca

okumak için tıklayınız

Dudaktan Kalbe, Reşat Nuri Güntekin

Reşat Nuri Güntekin’in 1925 yılında yayınladığı Dudaktan Kalbe adlı romanı, çektiği aşk acısı nedeniyle tekrar aşık olmayacağını, aşkın bir daha dudaktan kalbe inmeyeceğini felsefe edinmiş bir gencin öyküsünü anlatır. Romanın özeti ise şöyledir: Hüseyin Kenan; ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun, çekingen bir gençti. Küçük yaşta babasını kaybetmişti. Annesi, kız kardeşi ve kendisi dayılarının

okumak için tıklayınız

İnce Memed 4 – Yaşar Kemal

*”Otuz iki yıl gibi büyük bir zaman dilimi içinde yayımlanan dört cilt İnce Memed’de Yaşar Kemal hep aynı üslubu, hep aynı roman tekniğini kullanır. Bu yıllarda yazdığı öbür romanlarda anlatı biçimi değişir, İnce Memed’lerde hep aynı kalır: Hep o çocuksu, hep o masalsı anlatım; anlatıcı ile anlatılanlar hep aynı dünyanın insanlarıdır sanki; sanki özdeşleşmişlerdir, dilleri

okumak için tıklayınız

Uzak Yıldız (Estrella distante), Roberto Bolano

“Bir anlatıcı eşliğinde takip ettiğimiz Roberto Bolano’nın ?Uzak Yıldız? (Estrella distante) adlı romanı, diktatörlüğün hedefleri arasında yer alan entelektüeller üzerine odaklanmış. Roman, Şili insanının çaresizliğine yaptığı güçlü vurguyla edebiyatın beslendiği alanları ve trajedileri açığa çıkarıyor. Uzak Yıldız, darbeyle hayatları altüst olanların, daha doğrusu yok olanların hikâyesi olarak okumanın ötesinde değerlendirilmesi gereken bir kitap. Roberto Bolano,

okumak için tıklayınız