Kategori: Sanat

Rusya’da Eylemin Sanatla Buluşması (Edebiyatta ve Sinemada Devrim)

Rus devrimlerinin edebiyat ve sinema tarihini her yönüyle ele alan bir ortak çalışma. Devrimler toplumsal, siyasal, ekonomik ve tarihsel nedenlerle ortaya çıkar ve her devrim, hem çağının sanatında büyük izler bırakır, hem de o sanat tarafından yaratılır. Rusya’da devrim fikri, on dokuzuncu yüzyıl sonundan itibaren Rus edebiyatının ve sanatının temel

OKUMAK İÇİN TIKLA

Vera Muhina’nın “İşçi ve köylü kadın” heykeli

Güçlü vücutları ileri yönelen işçi ve köylü kadın kafaları üzerinde Sovyet ülkesinin sembolü olan çekiç ve orak tutuyorlar. Heykelci Vera Muhina’nın sosyalist gerçekçilik standartı ve 20.yüzyılı heykelciliğinin çok büyük eseri olarak tanınan “İşçi ve köylü kadın” adlı devasa skülptürü eskisi gibi heyecan oluşturmaya devam ediyor. Heykel 1937 yılı Paris Dünya

OKUMAK İÇİN TIKLA

Günah Taşları – Zafer Köse

Kalabalık bir grup, recm cezasını uygulamak üzere toplanmıştır. Maria Magdalena, günahkar bir hayat yaşadığı için öldürülecektir. Taşlar hazırdır. Maria çaresizce beklemektedir. O anda, Nasıralı Marangoz Yusuf’un oğlu ufukta belirir. Herkes onun Maria’yı kurtaracağını bilir, ama bunu nasıl yapacağını merak ederler. O kitlenin elinden, böyle bir anda bir kadın nasıl kurtarılır?

OKUMAK İÇİN TIKLA

Parçalanmış Zamanlar – Eric Hobsbawm

Eric Hobsbawm ölmeden önce yayına hazırladığı son kitabı olan bu eserde, sanatların hem çiçek açmasını hem de dağılmasının koşullarını yaratan paternalist kapitalizmi, küreselleşmeyi ve toplu tüketici toplumunun ortaya çıkışını irdelemekte; bu kapsamda, ‘özgür entelektüel’in altın çağının sona erişi, unutulmuş büyük insanların hayatları, sanat ile totalitarizm arasındaki ilişki, ayrıca sürrealizm, kadınların

OKUMAK İÇİN TIKLA

Salvador Dali’nin astroloji resimleri çizdiği ortaya çıktı.

Dünyaca ünlü sürrealist ressam Salvador Dali’nin astroloji resimleri çizdiği ortaya çıktı. İspanyol sanatçının 1972’de taşbaskı yöntemiyle çizdiği 12 burç resmi, ABD’nin Milwaukee eyaletinde sergileniyor. İspanyol sürrealist ressam Salvador Dali’nin yıllar önce astrolojiye el attığı resimlerin orjinalleri sergileniyor. ABD Milwaukee eyaletinde bulunan David Barnett Galeri’de sergilenen 12 burç, ünlü ressam tarafından

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hakan Savaş’ın dikkat çeken çalışması: “Sinema ve Varoluşçuluk”

Hakan Savaş?ın ?Sinema ve Varoluşçuluk? başlıklı çalışması, okuyucuya bir yandan felsefe ve sinema arasındaki yakın ilişkiyi yakından görmesinin yolunu açarken felsefi eleştirinin sinemanın gelişimine sağladığı katkıyı gösteriyor. Kitabı, Haluk Erdem değerlendirdi… Felsefe ve sinema ilişkisine varoluşçuluk açısından bakış Sinema ve Varoluşçuluk başlıklı kitap üç bölümden oluşuyor: ?Eleştirinin Görevi ve Felsefi

OKUMAK İÇİN TIKLA

Ölümler ve cenazeler arasındaki başyapıtlar

Yaşamının büyük kısmını cenazede, kaybettiği yakınları için gözyaşı dökmekle geçirdi, kalan zamanlarda da dünya müzelerinin duvarlarını süsleyen başyapıtlar yarattı. Rembrandt van Rijn, 4 Ekim 1669?da bilinmeyen bir sebeple hayatını kaybetti. Yapayalnız. Bütün çocukları ve sevgilileri ondan önce öldü. Sonsuz kederi görmek için hep biraz daha beklemesi gerekliydi galiba. Bekledi. Hayatını

OKUMAK İÇİN TIKLA

1913: Fırtından Önce – Florian Illies

1913: başlangıç ile sonun, zafer ile melankolinin iç içe geçtiği ve her şeyin sanata dönüştüğü bir tarih. Hiçbir şeyin bir daha eskisi gibi olmayacağı bir dönüm noktası. Eşi benzeri olmayan, muazzam bir yıl. Felice’nin aşkıyla çılgına dönen ve daha bir kez öpüşmemişken darağacına onunla beraber yürümenin hayalini kuran Kafka; kayıp

OKUMAK İÇİN TIKLA

Dostlar Tiyatrosu’na saldırı

Genco Erkal?ın Çorlulu Ali Paşa Hanı?ndaki tiyatrosunun seyirci platformunu parçaladılar. Genco Erkal?ın açık hava tiyatrosuna dönüştürdüğü, İstanbul Eminönü?ndeki Çorlulu Ali Paşa Hanı?ndaki tiyatrosu kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildi. Erkal, 2013?ün mayıs ayından bu yana Nazım Hikmet?ten uyarlanan ?Yaşamaya Dair-Bursa Cezaevi?nden Mektuplar? oyununu sahnelediği tiyatroda, seyircilerin oturduğu platformun tamamen parçalanmış olduğunu

OKUMAK İÇİN TIKLA

Karl Marx – Frienrich Engels (24 Desen)

Marx ve Engels, bıraktıkları izlerle dünyaya ve zamana anlam kazandırmışlar, yeni bir dünya kurabilme umuduna bilimsel temel hazırlamışlardır. Çağlar sonra da yaptıkları ve yazdıklarıyla aramızda yaşamaya, hayatımızı etkilemeye devam ediyorlar. Bu nedenle onları izleyen ya da inceleyen herkes, yalnızca eserlerini okumakla yetinmeyip görsel imgeler aracılığıyla da düşünebilme ihtiyacı duyuyor. Usta

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tuvale nakşedilen edebiyat

Kalemi sözcüklere ve çizgilere değen İzzet Ziya Bey?in, Meşrutiyet dönemine ait çalışmalarını ve dönemin çeşitli gazete ve mecmualarında çıkan resimlerini bulabileceğiniz bu resim albümde yer alan eserleriyle döneminin saygın sanatkarları arasında yer almaktadır. Bahriye Çeri tarafından resimleri derlenen ve Ali Birinci?nin ise hayatını kaleme aldığı ?Edebiyatı Tuvalle Buluşturan Ressam?, ?İzzet

OKUMAK İÇİN TIKLA

Bohemler sanayileşirse…

Ali Artun’un “Kültür İşçileri ve Prekarite” alt başlığını taşıyan kitabı, insanlığın ilk dönemlerinden itibaren var olan sanat ile emek, sanat ile sanayi arasındaki karşıtlıkları ve her iki kavramın da işlevsel farklılıklarını tarihsel tartışmalar ışığında ortaya koyarak ilerliyor. ?Aslında sanat ve emek birbirine karşıt şeyler. Emek, amaçlı, yararlı, işlevsel, bilinçli ve

OKUMAK İÇİN TIKLA

“Tiyatronun İlkeleri”ne dair – Serkan Fırtına

Ülkemizde Tiyatro alanında yapılan akademik çalışmaların kitap haline getirilmesi ile artan bir kuramsal tiyatro kütüphanesi oluşmaya başlamıştır. Ancak buna rağmen, Sevda Şener, Özdemir Nutku ve Metin And, Zehra İpşiroğlu gibi isimlerin yazmış oldukları temel başvuru kitaplarını saymazsak tiyatroya başlangıç seviyesi düzeyindeki öğrenci ve amatörler için akademik elden veya deneyimli bir

OKUMAK İÇİN TIKLA

“Zenabir: Eşek Arıları” – Öznur Özkaya

Tiyatro sanatı gün geçtikçe yara alıyor, çöküş yaşıyor ülkemizde. Devlet & şehir tiyatroları sahnelerinin az sayıda olması ve zor koşullarda çok iş yapmaya çabalaması, özel tiyatroların az ödenek alması ya da hiç alamamasından dolayı bilet fiyatlarını ülke standartlarının üstünde tutması, eğitim sisteminde öğrencilere sanatsal merak, sevgi, ilgi sağlayabilecek içerikte dersler

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yanlış Anlaşılan Özgürlük !

Eugene Delacroix burnunun dibinde gerçekleşen devrimden hoşnut değildi. Üstelik devrimin sokakta rahat rahat gezme hakkını engellediğini ve tehlikeli olduğu içinde tehlikeli buluyordu. Derdi neydi bu insanların ortalığı karıştırdılar ! 3 silahşör ün yazarı Alexandra Dumas onu bir gün cadde kenarında görmüş ve hakkında şöyle yazmıştır; Biraz pısırık bir adam.

OKUMAK İÇİN TIKLA

Özgürlüğü her şeyden çok sevin – Esra Ülkar

Ünlü besteci Ludwig van Beethoven?ın hayatının anlatıldığı kitapta, bestecinin müzik kariyerinin yanı sıra zorlu yaşamı ve kişiliğine dair ayrıntılar da yer alıyor. Onun müziğini klasik müzik dinlemeyen hatta müzikle ilgilenmeyen biri dahi duymuştur. Okul zilinde, bir müzik kutusunda ya da bir filmde… Klasik müziğin en etkili isimlerinden olmasının yanı sıra

OKUMAK İÇİN TIKLA

?Sanatın İçine tükürülmesin diye!? – Mehmet Özçataloğlu

Sanat eğitimi kavramı özellikle ülkemizde anlamı çok açık olmayan bir kavramdır. Toplumsal değişmeler, çeşitli batı toplumlarının eğitim politikaları içinde, sanat eğitimi anlayışlarını da etkilemiş, durum ve koşullara göre, sanat eğitiminde kimi zaman sanata, sanatın kendisine ağırlık verilmiş, kimi zaman da eğitsel amaçlar ön plana çıkıp kişilik gelişimi ve insanın eğitilmesi

OKUMAK İÇİN TIKLA

Burjuva Sanat – Proleter Sanat ? Devrimci Sanat Ayrımı Var mı Ya da Sanat hakkında sorular… – Adil Okay

Yazımın başlığı iddialı oldu değil mi? Evet, ?Burjuva sanat – Proleter sanat – Devrimci sanat? kategorileri tartışmaya açıktır. Devrimci sanatçı, burjuva sanatçı? diyebiliriz elbette. Ya da bir sanatçının devrimci mücadeleye katkısı sorgulanabilir. O takdirde de sanat değil ?etik? tartışırız. Çünkü sanatın biricikliği ilkesi esastır. Yani bir esere öncelikle ?sanat mı

OKUMAK İÇİN TIKLA

Paris’ten Pera’ya Sinema ve Rum Sinemacılar – Sula Bozis, Yorgo Bozis

“Sinemanın İstanbul’daki birinci dönemi 1896’da başlar ve 1922’de sona erer. Bu dönemde, seyyar sinemacılar, yeniliğe açık tiyatro işletmecileri ve yöneticileri olumsuz koşullara karşın (elektrik şebekesinin yokluğu, sansür vs) sinemanın tanınmasına ve sevilmesine ön ayak oldular. Meşrutiyet’in ilanından sonra (1908) seyyar gösteriler yerini Pera’daki sinema salonlarına bıraktı. Bu salonların yöneticileri mesleğini

OKUMAK İÇİN TIKLA