Kategori: Sosyoloji

Karanlık Çöktüğünde / IŞID : Din Adına Şiddetin Dünü ve Bugünü – Fehim Taştekin

Tarihi ve fikri temelleri, finans kaynakları, içyapısı, işleyişiyle IŞİD’in dünü, bugünü ve yarını. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) Ortadoğu’nun en hassas bölgesinde sahneye çıktı: İşgaller, siyasi müdahaleler, sömürgeciliğin mirasları, mezhepçi gerilimler ve zorbalıklardan beslenen “devletsi” bir örgüte dönüştü…

okumak için tıklayınız

Yedinci Adam – Jean Mohr, John Berger

Batı ekonomileri kolla yapılan işlerin çoğunda niçin göçmen işçilere bağımlılık duyuyorlar? Bu emekçilere niçin makinelerin değiştirilebilir parçaları muamelesi yapılıyor? Bu insanları kendi ülkeleri ve ailelerinden ayrılıp da bu aşağılanmayı sindirmeye iten sebepler nelerdir? John Berger ile Jean Mohr Yedinci Adam adlı bu kitaplarında, göçmen işçilerin yaşadıkları deneyimlerin içine girip bu sorulara cevap bulmaya çalışıyorlar. İlk

okumak için tıklayınız

Fıtrat / İş Kazası Değil, Cinayet – İsmail Saymaz

“bağırsam ne yarar, nasılsa duymazlar ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm içimde cesetler ve daha ölmemişler var” Metin Altıok Türkiye’nin son otuz yıldır geçirdiği iktisadi dönüşüm, tüm çıplaklığıyla işçi ölümlerinde çıkar karşımıza. Başarılı gazeteci İsmail Saymaz, bu cinayet mahallerine dönüp bir kez daha bakıyor, cinayetin delillerinin izini sürüyor Fıtrat’ta…

okumak için tıklayınız

Varidat – Şeyh Bedreddin “insan herşeyden kamildir”

On dördüncü yüzyılın ikinci yarısıyla on beşinci yüzyılın başlarında yaşayan, Aydın civarındaki yoksul köylülerle Osmanlı yönetimine isyan ettiği için 1420’de Serez’de idam edilen Şeyh Bedreddin, İslam inancına getirdiği farklı yorumlarla eserlerini verdiği dönemden başlayarak günümüze dek fikirleri tartışılmış bir isimdir. İyi bir eğitim görmüş olan Bedreddin’in yaşamı hakkındaki bilgiler torunu Hafız Halil’in yazdığı Menakıbname’ye dayanır.

okumak için tıklayınız

Jorge Luis Borges: “Milliyetçilik yalnızca olumlamalara ve şüpheyi ortadan kaldıran öğretilere izin verir; olumsuzlamalar ise fanatikliğin ve aptallığın bir türüdür”

Jorge Luis Borges “Futbol popülerdir; çünkü aptallık popüler,” demişti. Arjantinli yazarın bu “muazzam oyun”a karşı sergilediği tavır ilk bakışta günümüz futbol düşmanlarının ağızlarından düşürmediği laflara benziyor gibi. “Futbol sıkıcıdır. Çok fazla maç beraberlikle bitiyor. Sakatlanma numarası yapanlara da tahammülüm yok.”

okumak için tıklayınız

Erich Fromm: O dönemde milyonlarca kişi Hitler hükümetini “Almanya” ile özdeşleştirdi.

Nüfusun bir bölümü, herhangi bir büyük direnç göstermeksizin Nazi rejimine boyun eğdi, ama bunlar direnç göstermedikleri gibi Nazi ideolojisinin ve siyasal uygulamalarının hayranları haline de gelmediler. Bir başka bölüm insansa yeni ideolojiye iyice kendini kaptırdı ve onu savunanlara fanatik bir tutumla bağlandı. Birinci grupta daha çok işçi sınıfıyla liberal ve Katolik burjuvazi vardı. Özellikle işçi

okumak için tıklayınız

Yaşamak İçin Acı – “Acı çekiyorum o halde varım”

Dinle hiçbir ilgisi olmayan kimi insanlar hiçbir koşulun yok edemediği bir acı yolunda sürdürürler yaşamlarını. Bu eğilimde olan çeşitli tipler vardır. Ve bu eğilim bazı yaşam yörüngelerini özellikle zenginleştirir. Derinlerde yatan bir suçluluk bir durumdan ötekine değişen ve bireyi yaşatan bir acı çekme kolaylığını besler. Acı, çocuk için, annenin dikkatini çekmek amacına yönelik, elindeki son

okumak için tıklayınız

Emma Goldman ‘ın “Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir” kitabından 23 alıntı

1. “Pek çok insan hayata bakar, ama onu yaşamaz. Onların gördükleri hayatın kendisi değil, sadece gölgesidir.” (s.1) 2. “On beşime geldiğimde karşılıksız bir aşka tutuldum ve bunun acısıyla bir ton sirke içerek romantik bir yoldan intihar etmeyi düşledim. Aşkımdan intihar etmenin beni mezarımda uçuk ve ilginç, solgun ve şiirsel göstereceğini düşünmüştüm. Ama onaltıma geldiğimde daha

okumak için tıklayınız

Toplumu parçalara ayıran, neoliberalizmin yarattığı yalnızlık – George Monbiot

Bir sistemin ruhsal bozukluk salgını yaratmasından daha büyük bir suçlama olabilir mi? Kaygı, stres, depresyon, sosyal fobi, yeme bozuklukları, kendine zarar verme davranışları ve yalnızlık, bütün dünyada insanları alaşağı ediyor. Son olarak, İngiltere’de çocuk ruh sağlığı alanındaki yıkıcı rakamlar, küresel bir krizi gösteriyor.

okumak için tıklayınız

Kadının Kurtuluşunun Trajedisi – Emma Goldman

Bir kabulle başlıyorum: İnsan soyu içinde yer alan çeşitli gruplar arasındaki temel ayrımları inceleyen bütün politik ve ekonomik teorilere rağmen, sınıf ve ırk ayrımlarına rağmen, kadın hakları ve erkek hakları arasına çekilen bütün suni sınır çizgilerine rağmen, buarklılıkların buluşabileceği ve uyumlu bir bütünlük oluşturabileceği bir nokta olduğuna inanıyorum.

okumak için tıklayınız

“Tüm toplumlar hastadır, ancak bazıları daha hastadır.” Robert B. Edgertan

l. BÖLÜM:KAYIP CENNET – İlkel Düzen Efsanesi Tüm toplumlar hastadır, ancak bazıları daha hastadır. Orwell’in ünlü hayvanların eşitliği nüktesine yapılan bu gönderme, bir toplumun insan sağlığı ve mutluluğunu diğer toplumlara göre daha fazla tehdit eden geleneksel inanç ve uygulamaların varlığına dikkat çekmektedir. Aynı zamanda bu cümle, insan refahını tehdit eden bazı gelenek ve sosyal kurumların tüm toplumlarda var olduğunu göstermektedir.

okumak için tıklayınız

Yasaklanan Ölüm – Philippe Aries

Ortaçağ başlarından 19. yüzyıl ortalarına kadar geçen uzun dönem boyunca ölümle ilgili tutumlar o kadar yavaş değişti ki, bu değişimi yaşayanlar bunun farkına bile varmadılar. Son yüzyılda, yaklaşık otuz yıllık bir süre içinde, geleneksel duygu ve düşüncelerde toplumu gözleyenlerin kayıtsız kalamayacakları, şimdiye kadar benzeri görülmemiş acımasız bir devrime tanık olduk. Eskiden her yerde varlığını hissettiren

okumak için tıklayınız