Kategori: Söyleşi

SÖYLEŞİ / Anadolu Öyküleri Yazarı Doğan Soydan – Ayşe Kaygusuz

Ayşe Kaygusuz: Nereden ve nasıl başladı yazın hayatı? Doğan Soydan : Ortaokul yıllarımda kendimce şiirler, kısa hikayeler yazardım. Bir roman yazmaya heveslendiğimi de anımsıyorum; topraksız, yoksul bir köylüyü küçük bir tarla sahibi yapacak, sonra da onun nasıl çalıştığını ve çocuklarının sevincini anlatacaktım. 30 – 40 sayfa yazdım da; sonra kayboldu. Yazma özentim ve hevesim o

okumak için tıklayınız

Sivas”ta katledilen Behçet Aysan’ın kızı: “Sivas kıyımını yapanların nasıl bir insana kıydıklarını görmelerini istedim” Söyleşi: Deniz Toprak

?Şimdi bakıyorum da kitapta insanlar dolaşıyor kol kola… Anılar, duygular, coşkular, özlemler yürüyüp gidiyor. Bununla birlikte adeta tarihsel bir kesit sunuyor kitap… Seksenlerin o soğuk ikliminden kopup gelen acılarla hüzünlerin bir bileşkesi çıkıyor ortaya.? Böyle diyor 2 Temmuz 1993?te Sivas?ta 33 aydın arkadaşı gibi diri diri yanan Şair Behçet Aysan?ın kızı. Katliamda babası elinden alındığında

okumak için tıklayınız

Mine Söğüt İle Cinsiyetçilik ve İktidar Üzerine – Melis Yalçın

KENDİNİ MAĞDUR HİSSETMEK TEHLİKELİ Bir iktidara başkaldırmak için önce ona öfkelenmek gerekir. Yazdıklarımla ?kabullenme?yi önermiyorum; aksine yüzleşmenin üzerine giderek bir öfke, bir itiraz yaratmayı hayal ediyorum. Çoğumuz 2003 yılında, Yapı Kredi Yayınları?ndan çıkan ilk kitabı ?Beş Sevim Apartmanı ? Rüya Tabirli Cinperi Yalanları? sayesinde tanıdık onu. Sıradan insanların sıradan hikâyelerini büyülü bir masal gibi anlatışına

okumak için tıklayınız

Metin Kaçan ile son söyleşi: “Argo Türkçenin yan dilidir benim için” – Söyleşen: Elif Şahin Hamidi

Metin Kaçan’ın oldukça büyük ilgi gören, çağdaş klasikler arasına dahil edilen, herhangi bir yazın kalıbına sığmayan kitabı “Ağır Roman” şimdilerde yine gündemde. Kaçan’ın 1990 yılında yayımlanan bu eseri hem sinemaya uyarlandı hem müzikali yapıldı.

okumak için tıklayınız

“Mutluluğun resmini yapamıyorum ama tadını çıkarta çıkarta yaşıyorum” Hıfzı Topuz – Şenol Çarık

Cumhuriyetle yaşıt bir isim Hıfzı Topuz. Türk basın tarihinin duayeni? O?ndan söz etmeye başlarken ?cumhuriyetle yaşıt? ve ?duayen? gibi tabirleri kullanıp kullanmamayı epeyce düşündüm. Belki çok alışılagelmiş olmasından ya da çokça kullanıldığından olsa gerek. Hasan Pulur da köşesinde modaya uymayıp ?duayen? demeyeceğiz demiş ama, doğrusu böyle büyük bir birikimi anlatırken bundan daha iyi bir tabir

okumak için tıklayınız

Aydın Çubukçu ile eleştirinin yeri, rolü ve önemi üzerine söyleşi

1980 sonrası özel sektör üzerinden şekillenen sanat üretiminin, ?işletmecilik? mantığı ile hareket etmesi sanatın ticarileşmesini beraberinde getirdi. Bu bakış açısının yarattığı etki sanat eserlerinin de birer ?meta? olarak görülmesini sağladı. Artık sanatın ticaretsiz olmayacağını düşünenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Sanat eleştirmenliği de bundan payını aldı. Eleştiri yazıları, eseri değerlendirmekten uzak, reklam ve tanıtımdan ibaret birer

okumak için tıklayınız

Freud?la hayali bir söyleşi – Ceren Şekerciler

?Freud, var olmasaydı, onu icat etmek zorunda kalacaktık.? Hayali Söyleşiler, ilginç bir düşünceden yola çıkarak hazırlanmış. Yaşadıkları döneme olduğu kadar, günümüze de damgasını vurmuş, ancak bugün aramızda olmayan kişilerle şimdi bir araya gelsek, onlarla sohbet etmek nasıl olurdu fikrinden yola çıkan seri, en çok da tarihe mal olmuş bu kişileri tanıtmayı amaçlıyor. Serideki söyleşiler tamamen

okumak için tıklayınız

Muzaffer İzgü ile kitabının yasaklanması ve son dönemde artan sansür girişimleri üzerine söyleşi

Ülke ve dünya edebiyatında yer etmiş kitapların, yüzyıllardır ülke topraklarında şiirleri okunan halk ozanlarının sansüre uğramasıyla gündemde bu ara AKP iktidarı. Son olarak Bursa?dan Muzaffer İzgü?nün ?Zıkkımın Kökü? isimli kitabının 7. Sınıf öğrencilerine yasaklanması haberi geldi. Yaşamında 80 yılı geride bırakan ülkenin en önemli gülmece yazarlarından İzgü?nün bugüne kadar yayımlanmış 150 kitabı bulunuyor ve bunların

okumak için tıklayınız

Simavne Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin ve Varidat – Vecihi Timuroğlu

Vâridât, Şeyh Bedrettin?in öğrencileriyle yaptığı söyleşileri içeriyor. Kavramların ve cümlelerin sağlamlığı, söyleşileri, Şeyh?in okuyup düzelttiğini gösteriyor. Bir tasavvuf yapıtı olan Vâridât, tasavvufun sınırlarını aşıyor, Şeyh?in varlık ve bilgi kuramına dönüşüyor. Şeyh?in Tanrı, varlık ve insan hakkındaki düşünceleri, çağını aşan öze sahiptir. Kuşkusuz, bir Rönesans düşünürü değildir, ama İslam dünyasında eşi az bulunur bir aydındır. Şeyh

okumak için tıklayınız

Emin Özdemir İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

– Sevgili Hocam, bu kez kuralı bozup, sondan başlamak istiyorum sorularıma. ?İnsan Yüreğine Yolculuk? kitabınız, Emin Özdemir?in yüreğine yolculuğu duyumsarken, boğazımda bir düğüm, yüreğimde ölümün acılı kilidi ve yüzümde hüzünlü bir gülümseyişle, kendime yolculuğu yaşattı bana. Sevmek? Yaşamak? Ölmek? – Doğru bir algılama. İnsanın varoluşsal serüvenine ayna tutmuş yazarların, ozanların yaratı evreninde bir yolculuğa çıktım

okumak için tıklayınız

Röportajlar (Yargılayan Zaman İçinde) – Bekir Yıldız

Everest Yayınları Türkçe edebiyatın usta kalemlerinden biri olan Bekir Yıldız’ın kitaplarını Röportjlar-Yargılayan Zaman İçinde ile yayımlamaya devam ediyor. Bekir Yıldız, bu kitapta kendisi gibi yıllarca Almanya’da yaşamış işçilerin zorlu hayatlarına ışık tutuyor. Bu işçilerin yaşadığı sorunların başında da iş kazaları, hastalıklar ve yabancı düşmanlığı geliyor. Bu röportajlar, kişisel tanıklıklar üzerinden, bir dönemi anlamamız için temel

okumak için tıklayınız

Adnan Binyazar İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

– Hocam bize Adnan Binyazar?ı kısaca tanıtın desem, hangi özelliklerinizden söz edersiniz. – Çalışkanlığımdan, dürüstlüğümden, sorumluluk duygumdan, geniş insan sevgimden, vicdan sahibi olmamdan, aşırı duygulu olmamdan, yazıyı çok ciddiye almamdan, karşımdakine kendimden fazla değer vermemden, dostluğu sonsuz bir duygu sayıp dostluklarımı onurla sürdürmemden, herkesi kendi kişiliğinin sınırları içinde tartımdan geçirmemden, çocukları yaratılığın kirlenmemiş elçisi saymamdan…

okumak için tıklayınız

‘Yalan bu toplumun iliklerine işlemiş’ – Sevan Nişanyan

Konuk olduğunuz her program ceza yiyor. Önceki gün Enver Aysever?in programına uyarı geldi, daha önce de sizin yüzünüzden Fatih Altaylı?nın ?Teke Tek?ine yayın durdurma cezası vermişlerdi. Durum apaçık. ?Sevan Nişanyan?ı televizyona çıkarmayın. Konuşması için platform verirseniz yakarız? diyorlar. Taraf?tan ayrılmam da buna benzer bir baskının sonucu olarak gerçekleşmişti. O programdaki sözleriniz hem ifade özgürlüğü hem

okumak için tıklayınız

Adil Okay ile sansürsüz söyleşi? Canan Başkaya – Musa Artar

Musa Artar: Aydın, üretken sevdalı bir çınar Adil Okay, hepimizin bildiği üzere. Sevgili okurlarımız için sizi kendi anlatımınızla tanımak isteriz. Kimdir Adil Okay? Adil Okay: Sevgili Musa en zor soru bu. Öncelikle ?herkes beni nasıl tanıyorsa öyleyim?. Ma-lum sevenimiz var ama sevmeyenimiz de var. Bu da doğal. Herkesin sevdiği bir insan da ol-mak istemem doğrusu.

okumak için tıklayınız

Müslüm Kabadayı ile Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

– Müslüm Hocam doğduğunuz topraklardan başlayalım mı? Bu günlerde çokça gündemde? – Edip Cansever’in “Mendilimde Kan Sesleri” şiirini, toprak-insan ilişkisini çok derinden betimlediği için önemsemişimdir. Anamın söylediğine göre 1960’ta doğmuşum, Hatay’ın Yayladağı ilçesine bağlı Kışlak Bucağı’nda. Nüfus kaydında 1962 yazıyor; çünkü babam şayet bebekken ölürsem bir de nüfustan sildirme zahmetine katlanmak istememiş, iki yıl sonra

okumak için tıklayınız

Osman Akyol’la Söyleşi – Dilek Burak

HAYATIN ARA SOKAKLARI YA DA AYRINTILARIN ÜSTÜNE BASMAYIN Kadıköy Ekin Sanat ofisinde buluştuk Osman Akyol’la. Sıcak bir karşılaşma oldu. Akşamın rengini alan çaylarımızı yudumlarken, “Sorumlu Müdür” den çok diğer arkadaşlarla birlikte genel bir sohbet edildi. İlk kez karşılaşmadığımı düşündüm veya o duyguyu veren Osman Akyol?un gülümseyişindeki samimiyetti. Okurken yanılmadığımı anladım. Bu söyleşi de o içtenliğin,

okumak için tıklayınız

Fazıl Say hakkında açılan ikinci davayı değerlendirdi: ‘Faşizme karşı susmam isteniyor’

Fazıl Say, Twitter’da Ömer Hayyam’a ait dizeleri paylaştığı için “dini değerleri aşağılamak” suçlamasıyla yargılanırken, “saçma sapan mahkeme” dediği için hakkında yeni bir dava daha açılmasını, “Faşizme karşı susmam isteniyor” sözleriyle değerlendirdi. Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında sosyal paylaşım sitesi Twitter’da Ömer Hayyam’ın dizelerini paylaştığı için 1,5 yıl hapis istemiyle açılan dava devam ederken, açılan

okumak için tıklayınız

Grup Yorum: Emperyalizmin Gölgesi Altında Bağımsızlık Olmaz! (Söyleşi: Çağlar Mirik)

Grup Yorum, 12 Eylül faşizminin ortasından ?Sıyrılıp Gelen? bir sestir. ?Haziranda Ölmek Zor? dediklerinde ?Yürek Çağrısı? ile ?Hiç Durmadan? yürünen bir yolda devrimcilere ve halka ?Cesaret? olmuştur. ?Geliyoruz? dediklerinde artık adları yasaklanmalar ve tutuklanmalarla çoktan anılmaya başlamıştı bile. Grup Yorum kariyerini müzikleriyle değil sabıka kayıtlarıyla, göz altılarla yapmıştı. Artistik pozlarla değil sloganlarla, sansasyonla değil eylemle

okumak için tıklayınız