Kategori: Söyleşi

“Kan İle Kardeş” / Muzaffer İlhan Erdost İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

-Muzaffer İlhan Erdost Hocam, sizden öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki, neyi soracağımı bir an şaşırdım. Biraz kişisel, biraz siyaset biraz da edebiyat olsun istedim. Çocukluğunuzdan başlamak istiyorum? kendinizi tanımaya başlamanız? – Kimliğimde doğum tarihim ?1932? yazar. 18 Eylül 1931?de doğmuşum. Evimizin avlusunda bulgur kaynatırken.

okumak için tıklayınız

Suriyeli şair Adonis, Suriye?de olup bitenlere nasıl bakıyor? – Selami İnce (Söyleşi)

Arap entelektüeller Suriye?de olup bitenlere nasıl bakıyor? Günümüz Arap şiirinin en önemli temsilcilerinden biri olan Adonis, Batı’nın Suriye?ye askeri saldırıda bulunamayacağına inanıyor. Adonis, ne Arap Baharı’na ne de Suriye muhalefetine sıcak bakıyor. Çünkü her ikisinde de demokrasi ve özgürlüğün temel direği olan laiklik yok. Adonis?e göre, temelinde din olan hiçbir siyasal hareket demokratik olamaz. ?Dini

okumak için tıklayınız

Yusuf Ziya Bahadınlı ile Söyleşi ? Ayşe Kaygusuz

–?Alevilik ve İslam Fanatizmi? adlı kitabınız var. Alevilerin ?kendin? olmadan, kendi doğrularını bulmadan birilerinin peşine takılıp kullanılmalarını, AKP?nin dini siyasete alet etmesinin bir benzeri olarak görüyorum. Etnik köken ve inanç ayrımcılığı, tarih boyunca insanlığa acı ve gözyaşından başka bir şey vermemiştir, diye düşünüyorum. Yusuf Ziya Bahadınlı ve Alevilik?

okumak için tıklayınız

Ayhan Hüseyin Ülgenay ile Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

İşinin Ustası – Sayın Ülgenay, ilk defa değişik bir soruyla başlamak istiyorum. Çocukluğunuzdan bugüne, şimdiye kadar hiç kimseyle paylaşmadığınız, sizi içten içe etkileyen ya da etkisi altında kaldığınız bir şey oldu mu hiç hayatınızda? – 01.08.1947 doğumluyum. Artık atmış beş yaşındayım. Kendimle ilgili olan hatıralarım

okumak için tıklayınız

Ulysses Kürtçeye çevriliyor / Kawa Nemir’le Söyleşi – Ayça Örer

Shakespeare çevirileriyle tanınan Kawa Nemir, James Joyce?un Ulysses?inin Kürtçe çevirisine talip oldu. Nemir, ?Hazırlık 20 yılımı aldı? diyor. Dünya tarihinin en zor kitaplarından biri Ulysses. Anadilinde bile yeterince zorken, başka dillere aktarılmaya çalışıldığında yeni yeni sorunlar çıkıyor. James Joyce?un 1904?te yayımlanan eseri, Nevzat Erkmen çevirisiyle Türkçeye 1996?da kazandırılmıştı. Shakespeare çevirileriyle tanınan Kawa Nemir, bu eserin

okumak için tıklayınız

“En Komik Reklamların Bile Özü Tehditten İbarettir” – Murat Menteş’le Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

Murat Menteş, “Dublörün Dilemması” ve ödüllü kitabı “Korkma Ben Varım’ın ardından, okurları tarafından dört gözle beklenen üçüncü romanı “Ruhi Mücerret’le yola devam ediyor. Bir ara çok satanlar listelerinin ilk sırasını zorlayan bu son roman, yine ilginç isim ve soyisimlerin birleştirildiği kahramanlarla dolu ve yine hayli yüksek tempolu. Romanın başkahramanı ve isim babası Ruhi Mücerret, tam

okumak için tıklayınız

Ben Koşarım Aşağlara, Koşarım (Turgut Uyar Üzerine Tomris Uyar’la Söyleşi) – Erhan Altan

Artık ne Turgut Uyar ne Tomris Uyar yaşıyor. Birbirini sevmiş ve etkilemiş bu iki olağanüstü isimden Tomris Uyar’ın eşi Turgut Uyar’a tanıklığını, eğer Erhan Altan bu uzun söyleşiyi gerçekleştirmeseydi bilemeyecektik. Son dönem şiirimizin önemli eleştirmeni Erhan Altan bu kitabını, “şairin insani varlığının tamamen yitmesine küçük bir karşı koyma çabası” olarak değerlendiriyor. Kitabın bu yeni baskısında

okumak için tıklayınız

“Birikim, Bugün, Ütopya” Tarık Şengül’le Röportaj: Zeynep Ceren Eren – Ebubekir Aykut

1 Mayıs Taksim Savaşları, TEKEL işçilerinin çadırları, Cansel Malatyalı’nın terk etmediği İMO binası önü ve AVM’ler, AVM’ler, AVM’LER. Ve benzeri onlarca örnek. Mekan ile siyaset arasındaki ilişki bugün bize ne söylüyor? Bu ilişki bugünün kenti açısından ne anlam ifade ediyor? Artan ve yoğunlaşan metalaşma sürecini mekan ve siyaset bağlamında nasıl düşünebiliriz? Belki de en önemlisi,

okumak için tıklayınız

Militarizm düzenli biçimde sulanan bir bitki – İpek İzci

Radikal yazarı Pınar Öğünç yeni kitabı Asker Doğmayanlar?da 14 vicdani retçinin öyküsünü aktarıyor. Öğünç: ?Militarizm Türkiye?de de düzenli biçimde sulanan bir bitki. Vicdani retçiler o suyun kaynağını sorguluyor.? Önce isimlerini tek tek sayalım: Tayfun Gönül, Vedat Zencir, Yuri, Mehmet Tarhan, İnci Ağlagül, Halil Savda, Ferda Ülker, Enver Aydemir, İnan Mayıs Aru, İnan Süver, Muhammed Serdar

okumak için tıklayınız

Bertell Olmann ile söyleşi – Ali Şimşek

Bertell Ollman günümüzün en önemli Marksist düşünürlerinden, ilerleyen yaşına rağmen durmadan yeni çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Başta temel eseri Diyalektiğin Dansı ve Yabancılaşma olmak üzere kitapları Yordam Kitap tarafından yayınlanan Ollman, geçtiğimiz günlerde bir dizi konferans için Türkiye’ye geldi. Monopol oyununa karşı geliştirdiği Sınıf Mücadelesi oyunu da bu hafta dağıtılan yazar ile konuşma fırsatı

okumak için tıklayınız

Asker Doğmayanlar – Pınar Öğünç

Onlar, ‘asker doğulan’ bir ülkede asker olmayı reddedenler. İsimleri sivil olarak askeri mahkemelerde yargılandıklarında, açlık grevi yaptıklarında ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdıkları davayı kazandıklarında anıldı sadece. Hayatlarını kökten değiştiren kararlarını, devletin üzerlerinde kurduğu baskıyı, meramlarını anlatmak için imkânları hep sınırlıydı. Az tanınmaları, toplum dışına itilmelerini kolaylaştırıyordu. Asker Doğmayanlar’da söz, farklı dönemlerde, belki farklı

okumak için tıklayınız

Remzi İnanç’la Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

-Diyarbakır?da doğup (1935), çocukluğunuzu burada geçirdiniz. İlk ve ortaöğreniminizi tamamladıktan sonra 1955 yılında üniversitede okumak üzere Ankara?ya geldiniz. O günden beri burada yaşıyorsunuz. Diyarbakır?da geçen yaşamınızın neredeyse üç katı Ankara?dasınız? Doğup, büyüdüğünüz o kentte nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Okuma merakınız nasıl başladı? Ailenizde sizden başka okumaya, yazmaya eğilimli kimse oldu mu?

okumak için tıklayınız

Talip Apaydın İle Söyleşi – Ayşe Kaygusuz

-Hocam, zor bir çocukluk dönemi geçirdiğinizi okumuştum. Bize neler anlatırsınız o yıllardan? öğretmenlik yıllarına? -1926, Polatlı?ya bağlı Ömerler köyü doğumluyum. Sonradan babamın köyü olan Kapulu köyüne göçtük. Orada büyüdüm. Anam ben üç yaşındayken öldü. Babam yoksul, hiç toprağı yoktu. Ağa tarlalarında ortakçılık (yarıcılık) yaparak zor geçiniyordu. Yoksulluk, üvey ana? Çocukluğum iyi geçmedi. Üç sınıflı köy

okumak için tıklayınız

Bertell Ollman: ‘Kapitalizmin gerçekleri sosyalizme ihtiyacın göstergeleridir’ / Söyleşi

Türkiye’de bir dizi konferansa katılacak olan ünlü Marksist düşünür Bertell Ollman soL’a konuştu. Ollman, Obama’nın seçilmesiyle solda yeşeren umutların eskisi gibi olmadığını söylerken, kapitalizmin krizinin sosyalizme olan ihtiyacın göstergelerini de yarattığını belirtti. ‘OBAMA?YA YÖNELİK İYİMSER UMUTLAR TÜKENME NOKTASINDA’ Bertell, öncelikle gazetemizle böyle kapsamlı bir söyleşi yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Obama 2009 yılında seçildiğinde

okumak için tıklayınız

Can Yücel ile yaşamının son günlerinde yapılan son söyleşi: ?İnsan ölmek için yaşar?

12 Ağustos 1999 yılında yitirdiğimiz modern şiirimizin en önemli isimlerinden Can Yücel ile yaşamının son günlerinde gerçekleşen bu söyleşi Datça?da eşiyle yaşadığı köy evinde Özgür Yici tarafından yapıldı. ?Yaşanan her gün için hapishane duvarına atılan çentikler misali yüzündeki yüzlerce kırışıklığı, yakalandığı kanser hastalığı yüzünden iyice boğuklaşmış sesi ve hepsinden intikam alır, hepsini sarhoş edercesine ayakta

okumak için tıklayınız

Diyar Saraçoğlu: “Ortalıktaki kitap, dergi, gazetelerin çoğunun okunmaması daha iyi”

İlgi alanına göre insanı rezil de eden, vezir de eden bir siteden bahsediyoruz. Bildiğiniz, bilmediğiniz kitaplarla dolu, ?Şunu okudun mu??, ?Bunu okumalısın,?, ?Aslında buna da bir baksan,? dedirterek, sizi oradan oraya sürükleyebilecek bir site. Kendine has seçimleri, gelişmeleri ve ilerlemeleri ile ismini duyuran Okuma Listeleri, gençlere yön gösteriyor, işin içinden çıkamayanlara yardımcı oluyor. Kolektif olarak

okumak için tıklayınız

“Yeter ki İyi Hikayesi Olsun” / Levent Cantek’le Röportaj: Serap Uysal

Türkiye’de çizgi roman denildiğinde akla gelen isimlerden Levent Cantek ile çizgi romanın dünü ve bugününü konuştuk. Cantek, kendi deyişiyle 1985 yılından beri çizgi roman alanının içinde, hikâyeleri yayınlanmış, fanzinler çıkarmış, inceleme kitapları yazmış, dergiler çıkarmış. Bir kaç yıldır düzenli olarak çizgi roman eleştirileri yazıyor kitap dergilerinde. Kısa bir süre önce Dumankara isimli, İletişim Yayınlarından çıkan

okumak için tıklayınız

Hasan Ali Toptaş ile “Heba” üzerine söyleşi – Burcu Aktaş

Hasan Ali Toptaş: ?Heba?ya başlarken, öteki romanlarımın hepsinden farklı olsun istedim. Her açıdan farklı. Derinlik nasıl yüzeye çekilebilir, yüzeye nasıl saklanabilir diye kendi kendime sorup durduğum bir meselem vardı.? Suç, masumiyet, minnet, merhamet… Bunların hepsini ve dahasını içeren insanlık durumu üzerine olduğunu söyleyebilir miyiz Heba?nın? Evet, aynen öyle, Heba bu eksen üzerine inşa edilmiş bir

okumak için tıklayınız

Düşe Yazanlar – Ayşe Kaygusuz

“Kitabın ismi, ?Düşe Yazanlar?. Bu isim durup dururken konulmuş değildir. Yazanları, çizenleri, resim yapanları, müzikle uğraşanları böyle görmek hiç de abartılı olmaz. Sanatçı biraz da düşlerinin peşine düşmüş kişidir zaten. Bu yüzden de kitabın ismi oldukça yaratıcı olmuş. Sonrası; kitabın yazarı, kitabına aldığı sanatçılarla tek tek konuşmuş, sorular sorup yanıtlar alarak ortaya çıkan güzellikleri bizlerle

okumak için tıklayınız