Kategori: Ursula K. Le Guin

Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler – Ursula K. Le Guin

Bu kitaptaki on sekiz öyküde Le Guin okuru tekinsiz evlere, tekinsiz konulara, zihnin gerisinde fark edilmeyi bekleyen duygulara, hayata tutunmak için verilen ince mücadeleye, bakış açısını azıcık değiştirdiğiniz anda değişiveren gerçeklere yolculuğa çağırıyor. Durduğu yerde durmayan ücra kasabalardan, kırılmış hayatını toplamaya çalışan yalnız insanların evlerinden, tuhaf ayinlerin yapıldığı yaz kamplarından, kürtaj kliniklerinden, herşeye rağmen doğurulan

okumak için tıklayınız

“Biz paylaşırız, sahip olmayız.” Ursula K. Le Guin

“Bize birbirimizden başka kimsenin yardım etmeyeceğini, eğer elimizi uzatmazsak hiçbir elin bizi kurtaramayacağını biliyoruz. Uzattığınız el de boş, tıpkı benimki gibi, hiçbir şeyiniz yok.hiçbir şeye sahip değilsiniz, hiçbir şey sizin malınız değil,özgürsünüz. Sahip olduğunuz tek şey ne olduğunuz ve ne verdiğinizdir. … Özgürlüğümüz dışında hiçbir şeyimiz yok. Size kendi özgürlüğünüzden başka verecek bir şeyimiz yok.

okumak için tıklayınız

Rüzgargülü (Gülün Günlüğü) – Ursula K. Le Guin

Rüzgârgülü’nde, LeGuin’in olağanüstü zengin dünyasından farklı lezzetler sunuyoruz sizlere. Bazıları son derece eğlenceli, katıksız fanteziler; bazıları da alttan alta ahlaki ve siyasi sorunları tartışan anti-ütopyalar… Kolektif delilik, birey olmak, yalnızlık, bir arada yaşamak, özgürlük, yaratıcılık, sevgisizlik, sorumluluk, umut gibi devasa konulara değiniliyor bu öykülerde. Öğreticilik taslamadan, mütevazı ama ustalıklı bir üslupla…

okumak için tıklayınız

Kadın İçin? – Elif Kutlu

?Ancak olmaması gereken ama olan ve hiç durmadan olmaya devam eden bir şey, küçük bir şey, hatırlandığında her şeyi, yaşamın tüm zenginliğini ve kocamanlığını alıp çürük bir fındık tanesine, ezilmiş bir sineğin duvarda bıraktığı sapsarı lekeciğe indirgeyiveren bir hiçbir şey vardı.?(s. 31) Bu cümleyle başlıyor her şey. Esir alınmış iki kız kardeşin geçmişlerinden, esir alınmadan

okumak için tıklayınız

Le Guin’den İnsani Bilim Kurgu – Elif Kutlu

Le Guin?le sohbet ettiğinizi hissettiren ?Kadınlar, Rüyalar ve Ejderhalar? tadında ?Rüzgârın On İki Köşesi? de. Ancak bir yanıyla farklı. Bu sefer bir yandan anlatıyor Le Guin bir yandan açıklamalar getiriyor; önce öyküyü nasıl veya neden yazdığını aktarıyor. Kimi, neyi anlatmak istediğini belirtiyor. Ancak çoğu zaman da düşündürüyor. Her ne kadar romanlarında/öykülerinde metaforlara yer vermediğini söylese

okumak için tıklayınız

Yaban Kızlar – Ursula K. Le Guin

Locus, Asimov ve Nebula Ödülü sahibi Yaban Kızlar, ipek ve kılıçla bezeli bir toplumdaki iki esir “toprak çocuğun” adalet arayışlarının şiddet ve aşk yüklü bir sona varan öyküsünü anlatıyor. Öyküyü Ursula K. Le Guin’in şirketsel yayıncılığın ve kapitalizmin temel varsayımlarının maskelerini alaşağı eden denemesi “Okurken Uyanık Kalmak” ve yazarının bilinmeyen yönlerini ortaya koyan bir söyleşi

okumak için tıklayınız

Rüzgarın On İki Köşesi – Ursula K. Le Guin

“Rüzgarın Oniki Köşesi”nde öykülerini biraraya getiriyor Ursula K. Le Guin. Rastgele bir seçimle değil. Bugünden geriye doğru bakarak, yazarlık kariyerinde önemli bulduğu ilk dönem öykülerinden yaptığı bir seçki. Ressamların retrospektif dedikleri türe giren bir koleksiyon. Gecikmiş ama gözü pek bir şekilde yayın dünyasına açıldıktan sonraki on yıllık dönem içinde yazdığı kısa öyküleri ile ilgili kabaca

okumak için tıklayınız

Devrim İçin Başka Bir Dünya Şart mı? – Elif Kutlu*

Ütopyalar döneminin siyasi, ekonomik ve sosyal değerlerini eleştirmek için yazılır. Bunun ötesinde ?yeryüzünde cenneti kurmak? üzerine düşünülür ve yaşanılan dönemin koşullarının nasıl iyileştirileceğinin/ en iyi hale getirileceğinin üzerine tasarılar oluşturulur. Bu siyasal tasarılar ?tasarlanan rejimlerin nasıl olduğu bir yana- daha iyi bir düzene kavuşmayı umut etmeleri ile ortak bir paydada buluşur. Fakat bu ?umut ilkesi?

okumak için tıklayınız

Le Guin?in Kadınları* – Elif Kutlu

Primatlardan bu yana ataerkilliğin hüküm sürmediği aşikâr. İlkel zamanlarda kadın erkek ilişkileri bugün olduğu gibi erkeğin iktidarıyla sonuçlanmazdı. Hatta kadın ve erkek arasındaki farklılıkların bu kadar belirginleştirilmediği de söylenebilir. Fakat zaman içinde, işbölümünün gelişmesiyle birlikte, kadının egemenliği elinden alınır. Gelişen işbölümü nedeniyle erkek özel bilgi gerektiren işler yaptığı için yeni zenginlik kaynaklarına sahip olur. Bu

okumak için tıklayınız

İki Kadın: Tenar ve Tehanu – Elif Kutlu*

Kadın dendiğinde genel olarak akla gelen ilk görüntü; evini temizleyen, yemek yapan, çocuğuna bakan ve bunları kutsal görev edinmiş bir annedir. Çünkü bu görevler ona aittir artık ve onun yapması gerekenlerdir. Kadın bu görevler uğruna kimi zaman birçok şeyden vazgeçer; başarılı olduğu işinden, yazacağı kitabından ya da okuyup, öğreneceklerinden. Atuan Mezarları?nda (2) tanıştığımız Tenar, bu

okumak için tıklayınız

?Ben?e Giden Yolda ?Büyümek? ? Elif Kutlu*

Söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken; bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca. Ged, aslında herkesin yaşadığı veya yaşıyor olduğu şeyleri anlatıyor. Zaten Ursula Le Guin (2) bunu anlatmayı amaçlamış kitabında; büyümeyi. Birçok kez dönüp arkamıza baktığımızda halimize, tavrımıza gülebiliyoruz. Fakat geçmişte bıraktıklarımız eksilttikleri ya da ekledikleri sayesinde çok şey öğretebiliyor. Ged, içindeki gücün farkındalığıyla ?başlangıçta- bir

okumak için tıklayınız

Tenar?ın Hayatından Toplumsal Cinsiyete Bakış * – Elif Kutlu

Ursula Le Guin?in Yerdeniz serisinin ikinci kitabının (2) kahramanı Tenar. Sahnedeki başrol oyuncusu bu kez bir kadın; kısıtlamaların, bağnazlıkların içine sıkışmış bir kadın. Tenar, çocukluktan kadınlığa geçiş sürecinde. Kadınlar bilirler, aslında bu süreç büyümeyi, kendini var etmeyi gerektiren bir süreç. Bu nedenle Tenar?ın dönüşümü bir kız çocuğunun kadınlığa geçiş aşamasının metaforu olarak düşünülebilir. Başlangıçta her

okumak için tıklayınız

Ölümsüzlük ve Ölümden Sonrası Üzerine – Elif Kutlu*

Neyi çağrıştırıyor size hiç ölmeyecek olmak? Ölümsüzlük cazip bir şey midir, başka bir deyişle, neden ölüyor insanlar? Ölmemek için bir büyü ya da bir iksir varsa onu kullanıp ölmemeyi tercih eder miydiniz? Yoksa ölmeyi tercih edip toprakla, havayla ya da suyla birleşip tekrar geri dönmek mi isterdiniz hayata- yeni bir başlangıçla. Ursula K. Le Guin

okumak için tıklayınız

Büyüler de Gerçek Olabilir ? Seda Esen*

Başka bir dünyayı tasarlamak, tasarladığın o dünyanın, o yerin haritasını çizmek, o yerin içinde debelenmek, emeklemek, yürümek ve sonra koşmak. Fantastik edebiyatın önde gelen temsilcisi Ursula K. Le Guin, hayal kurmanın ihtişamını gösteren, hayalleri ve ütopyaları anlatan bir bilimkurgu yazarı. Bilimkurgu yazarı ama içinde ne robotlar var ne de makineler, insan var, insanlar var, onların

okumak için tıklayınız

Bir Kadından Hayat Dersleri – Elif Kutlu*

Gözlerinizi kapatın ve hayal edin. Karşınızda seksenli yaşlarında, saçlarına artık iyice aklar düşmüş, yüzündeki kırışıklıkları deneyimleriyle doğru orantılı, okuyan, yazan, eleştiren, el attığı konuların üstesinden gelen bir kadın getirin hayalinize. Az sonra sohbete hazır bir şekilde tam yanınızdaki koltuğa/ sandalyeye oturuyor olsun. Tüm deneyimlerini, dertlerini, endişelerini, eleştirilerini ve öğütlerini size samimiyetle anlatacak bir kadının ağzından/

okumak için tıklayınız

Ursula K. Le Guin’den telif hakları çıkışı

Bilimkurgu ve fantastik edebiyatın ustası Ursula K Le Guin, Google ile anlaşarak kitapların dijital ortama aktarılmasının önünü açan Yazarlar Örgütü’nü “şeytanla anlaşmak ve yazarları satmak”la suçlayarak istifa etti. Ursula K. Le Guin, web sitesinde yayımladığı bir mektupla telif hakları tartışmasını yeniden alevlendirdi. Le Guin, yazarların telif haklarına sahip çıkmadığını söylediği Yazarlar Örgütü?nden (Authors Guild) istifa

okumak için tıklayınız

Gel Bize, Işık Ol, Ateş Ol, Hayat Ol Hürriyet! – Canan Koçak

Fakirsen, açsan, kirliysen, üşümüşsen hürriyetin ne anlamı var? Kölelik yapmak, kuşkusuz hepimizin tanık olduğunu düşündüğümüz hatta birebir yaşadığımız, pek de yabancısı olmadığımız bir durum. Geçmişten günümüze ismiyle birlikte, içeriğinin de şekil değiştirdiği düşünülürse, çoğumuzun fark etmediği bir durum aynı zamanda. Eğer herkes her şeyin böyle olduğuna ve olması gerektiğine inanıyorsa o zaman insan bunun yanlış

okumak için tıklayınız