Devrimci Eğitim Şûrası Bildirisi

Devrimci Eğitim Şûrası Oturum Başkanı Cemal BAŞBAY
? Onuncu Komisyon raporunu da onaylamış bulunuyorsunuz. Böylece, yirmisi basılmış, üçü basılmamış 23 bildirinin görüşülmesi ve bunlar üzerindeki tartışmalar bitmiş, Komisyon raporları da oylarınızla kabul edilmiştir. Şimdi Devrimci Eğitim Şûrası adına hazırlanan bildiri arkadaşımız Nejat ERDER tarafından okunacaktır. Bildiriyi okumak üzere Nejat ERDER’i kürsüye çağırıyorum.

Nejat ERDER, kürsüye gelerek Devrimci Eğitim Şûrası Bildirisi’ni okudu:
Türkiye Öğretmenler Sendikası tarafından 1968 yılı Eylül ayının 4-8 günlerinde Ankara’da toplanan Devrimci Eğitim Şûrası’mn 5 günlük yoğun bir çalışma sonunda vardığı sonuçlar aşağıdaki bildiride açıklanmıştır:
Türkiye halkı bugün emperyalist güçlerle birlikte bu ülkeyi sömüren işbirlikçi kapitalistlerin ve toprak ağalarının ekonomik ve siyasal alanda egemen olduğu geri bırakılmış bir toplumsal düzen içinde yaşamaktadır. Bu düzende egemen olan sınıfların dış ve iç sömürüyü sürdürmekten başka bir çıkarları yoktur. Bu nedenle ülkeyi yönetenlerin çıkarları halk kütlelerinin çıkarları ile çelişmektedir.
Türkiye’deki bu temel üzerine yerleşmiş olan siyasal ve yöresel düzen ve çeşitli kurumlar bu çelişik yapının niteliklerini yansıtırlar. Bu kurumlardan biri olan eğitim de düzenin bir parçasıdır ve hâkim güçlerin çıkarlarına uygun bir amaca yöneltilmiştir. Bu koşullarda eğitimde devrim yapılması toplumun ekonomik yapısının değişmesine ve siyasal yönetimin halktan yana olan güçler eline geçmesine bağlıdır. Ekonomik ve siyasal bir devrim olmadan eğitimde devrim olamaz.
Bugünkü eğitim düzeni ulusal istekleri karşılamayan ve Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik ihtiyaçlarına yönelmeyen gerici bir düzendir. Çünkü Türkiye’deki egemen sınıflar eğitimi dışa bağlı sömürü düzenini sürdürmek üzere bir araç olarak kullanmaktadırlar. Emperyalist güçler ve egemen sınıflar Türkiye eğitim sistemini kendi amaçlarına uygun bir şekilde şartlan dırma yönündeki etkilerini gittikçe artırmaktadırlar. Bunun örneklerini ülkemizin değerli insan kaynaklarını dışarıya yöneltecek şekilde ve beyin ihracında aracılık eden dışa bağlı kurumlarda görmekteyiz. Bu kurumlarla eğitimimiz gelişmiş kapitalist ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayacak tipte insan
yetiştirme ve araştırma yapmak için âlet edilmektedir. Eğitim düzenimiz içeride de ülke üretimini artırmak ve Türkiye halkını bilinçlendirme yerine zenginler için tüketici ve kitleler için uyutucu bir yapıya oturtulmaktadır.
Bu nitelikte bir eğitimin Türkiye’de fırsat eğittiğini sağlaması olanaksızdır. Bugünkü düzende işçiler ve yoksul köylüler eğitilme ve böylece toplumda yeteneklerine uygun işler başarmak olanaklarından yoksun bırakılmaktadırlar.
Eğitim düzeni ayni zamanda ırk, din, dil ve bölgeler arasındaki eşitsizlik ile kadın – erkek ayırımının haksız sonuçlarını ortadan kaldıracak nitelikte değildir.
Ülke çıkarlarına yönelmeyen bu düzen eğitimin temeli olan öğretmene ve öğrenciye ulusumuza yararlı olacak yaratıcı ve geliştirici ortamı sağlıyamaz.
Bunu sağlamak için çaba gösteren öğretmen ve öğrencilere yapılan ağır baskılar bunun en belirgin örneğidir. Bu düzen Anayasa’da öngörülen araştırma, öğretme ve öğrenme özgürlüğünü önleyen, bilgiyi sınırlandıran ve öğretmeni, öğrenciyi, aydını ülke sorunlarına yönelmekten uzaklaştıran ters bir düzendir. Bu düzen aydınların sömürücülere uşak haline gelmesi ve halka karşı dönmesi için her türlü olanakları kullanan bir düzendir. Bu düzen yararlı bilgi sahibi olanlara ve bu bilgileri yurt yararına değerlendirmek isteyenlere karşıdır. Öğretmenini ve eğitmenini her türlü güvenlikten ve olanaktan yoksun bırakır. Öğrencisini de barınma, beslenme ye çalışma bakımından dayanılması güç koşullarda yaşatır. Bugün insan kaynaklarını üretken bir şekilde kullanma olanağından yoksun olan düzen ekonomik gerekçelerle gelecek kuşakları da Türkiye’nin üretim ve savunma gücünü sınırlayacak bir şekilde ve dışardan yönetilen Doğum Kontrolü yolu ile plânlamaya başvurmaktadır.
Ülkemizin bugün içinde bulunduğu koşullarla eğitim devrimi yapmanın olanaksızlığı açıktır. Ancak Türkiye’nin geleceğinden sorumlu olan devrimci güçlerin eğitim alanında bugün yapacakları çeşitli eylemler vardır. Devrimci Eğitim Şûrası bu eylemleri “devrim için eğitim” görevi olarak saptamıştır.
Devrimci Eğitimin ilk amacı halkın siyasal bilinçlenmesine yardımcı olmaktır.
Çünkü Devrimci bir yönetimin iktidara gelmesi ancak kütlelerin devrim için eğitilmesi ve bilinçlenmesiyle mümkün olacaktır. İşçi ve köylülerin siyasal hayata ve yönetime bilinçli bir şekilde ağırlıklarını koymalarını ve kendi çıkarlarına yönelen bir düzen kurmalarını sağlamak eğitimin yerine getirmek zorunda olduğu bir görevdir. Bu bakımdan işçi, öğretmen ve öğrenci örgütlerinin bu yöndeki çabalarını dar anlamda politik bir eylem değil, önceliği olan bir kamu görevi saymak gerekir. Bunu yapmayan kuruluşlar ve kişiler görevlerini yerine getirmemenin sorumluluğunu taşırlar.
Devrimci Eğitim Şûrası’na katılmış olan öğretmen, öğrenci ve işçi kuruluşları ve aydınlar bu yöndeki eylemlerini işbirliği içinde düzenleme yönünde olumlu adımlar atmışlardır.
Halkın siyasal bilinçlenmesi için gösterilecek çabalarda üzerinde durulan önemli bir konu da “Din” sorunu olmuştur. Bu konudaki uzun tartışmalar dinle ilgili bilimsel davranışın saptanmasını sağlamıştır:
Devrimci güçler kişilerin dinsel inançlarına ve kutsal yerlere saygılıdır. Bunun sonucu olarak, Türk halkının dinsel inançlarının bu sömürü düzenini sürdürmek için âlet edilmesine de karşı çıkmaktadırlar. Devrimci güçler Türkiye’deki ekonomik ve siyasal çelişkinin niteliğini saklamak üzere ilerici güçleri halkın dinsel inançlarına karşı gösterme ve dinsel inancı sağcılıkla özleştirme çabalanndaki aldatmayı da ortaya çıkarmışlardır. Devrimcilerin karşısında olan “Sağ” bugünkü sömürü düzeninin egemen sınıfları, dışa bağlı işbirlikçi kapitalistler, toprak ağalan ve bunları yöneten emperyalist güçlerdir.
Gerçek gerici bugün sömürülmekte olan dinine bağlı yurttaşımız değil, bu bozuk düzenin değişmesini istemiyen kimselerdir.
Devrimci eğitim örgütlerinin bugün yüklenmeleri gerekli br başka görev daha vardır. Bu ana görev .eğitimde Anayasa ilkelerine, ülke çıkarlarına bağımsızlığa ve kişi onuruna aykırı uygulamaları önlemek, bunlara karşı direyime görevidir. Çocuklarımızın bu temel ilkelere aykırı çağ dışı koşullar altında yetiştirilerek bir azınlığın bulanık emellerine araç edilmesini önlemek Türk eğitimcilerinin görevidir. Devrimci Eğitim Şûrası’na katılan güçler bu yöndeki eylemlerini saptamada görüş ortaklığına varmışlardır. Türkiye’de yerli ve yabancı özel okulların kapatılması savaşının yürütülmesindeki işbirliği bunun örneğidir.
Devrimci güçlerin ülke sorunlarının çözülmesini sağlayacak siyasal koşutlara ulaşılması yolundaki eylemleri yanında ileride uygulanacak eğitim devriminin hazırlanması için de bugünden çaba göstermeleri şarttır. Ülkenin ekonomik ve toplumsal yapısının niteliği ve temel çelişkileri üzerindeki bilgilerin geliştirilmesi ve devrimci bir açıdan değerlendirilmesi için araştırma olanaklarına kavuşmak gereklidir. Yurt sorunlarını aydınlatmak bunları terdeki çözüm yollarını aramak ve böylece gelecekteki uygulamalar için hazırlıklı olmak Türk devrimini yaratmaktan sorumlu olanların yerine getirmeleri zorunlu bir görevdir. Sorunların ve çözümlerin açıklığa kavuşturulması ayni zamanda kütleleri bilinçlendirmenin de en etken aracıdır. Bu çeşit yol ve yöntem aramak çabalarından ötede, eldeki olanaklarla bazı uygulamalara da girişmek yararlı olacaktır. Devrimci Eğitim Şûrası’na katılanlar bu amaçlara uygun eylemlerle ilgili önemli kararlara varmışlardır.
Devrimci Eğitim eyleminin düzenlenmesi ve eğitim devrimi hazırlıklarının yapılması için gerekli araştırma ve plânlama çalışmalarının örgütlendirilmesi bunun başlıca örneğidir. Bugünün sorunlarına gelecekte çözüm getirecek yollar konusunda da somut örnekler üzerinde durulmuştur. Devrimci Eğitim Şûrasinda saptanan eğitim ilkelerine ve amaçlarına uygun eğitim kurumlan olan Köy Enstitüleri uygulamasından da yararlanmak gerektiği sonucuna varılmıştır. İşçilerin ve köylülerin devrim ve devrimci eğitim iikelerine uygun bir şekilde yetiştirilmesini sağlamak üzere geliştirilmesi önerilen İşçi ve Köylü Üniversitesi gibi kurumlar bu çabanın başka örnekleridir.
Devrimci Eğitim Şûrası’na katılan kuruluşlar bu yöndeki çabalarını işbirliği ve eşgüdüm içinde yürütmek konusunda ortak bir görüşe ulaşmışlardır.
Bu ilkeler, amaçlar ve eylem yöntemleri üzerinde tam bir görüş birliğine varmış olan Devrimci Eğitim Şûrası üyeleri ve Şûra’ya katılan kuruluşlar yaptıkları çalışmanın Türkiye’de Devrimci güçler için önemli bir aşama olduğu inancındadırlar.
Devrimci Eğitim Şûrası devrimci güçlerin Türkiye’de bağımsız, demokratik ve sosyalist bir düzen kurmak yönündeki ortak çabalarında ileri doğru atılmış büyük bir adımdır.

Devrimci Eğitim Şûrası’m düzenliyen ve bu girişimin her türlü yükünü taşıyan Türkiye Öğretmelner Sendikası’nı bu başarılı çalışması için gönülden kutlamak gerekir.
Bildiri oya sunuldu. Ayakta yapılan alkışlarla ve oybirliğiyle kabul edildi.

Oturum başkanı Cemal BAŞBAY:
“? Türk Edebiyatçılar Derneği delegesi Can Yücel’in bir önergesi vardır. Okutuyorum.”

Can YÜCEL önergesini okudu;
“? Şûra toplantısının sona ermesinden önce, devrimci mayasını ortaya koymuş olan Şûramızın bu niteliğini ele güne duyurmak ve kendi içinde pekiştirmek üzere and içmesini saygılarımla öneririm.”
Andın metni okunarak, kapanış konuşmasından sonra hep bir ağızdan and içilmesi oya konuldu ve oybirliğiyle kabul edildi.

DEVRİMCİ EĞİTİM ŞURASI
İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ Sayfa(Bş-Bt):5-8

GENEL BAŞKAN FAKİR BAYKURT?UN DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÜRASI?NI AÇIŞ KONUŞMASI Sayfa(Bş-Bt):15-28

KOMİSYON – 1 DEVRİMCİ EĞİTİMİN AMAÇLARI İLKELERİ YÖNTEMİ Sayfa(Bş-Bt):29-36

KOMİSYON – 2 GERİ KALMIŞ ÜLKELERİN EĞİTİMİ ÜZERİNDE EMPERYALİST ve KAPİTALİST ETKİLERİ Sayfa(Bş-Bt):37-115

KOMİSYON – 3 ANAYASADA EGlTİM İLKELERİ ve ÜLKEMİZDEKİ TEMEL ÇELİŞKİLER Sayfa(Bş-Bt):117-138

KOMİSYON – 4 BUGÜNKÜ EĞİTİM KURUMLARI ve YENİ KURUMLARA İHTİYAÇ Sayfa(Bş-Bt):139-250

KOMİSYON – 5 TÜRK TOPLUMUNUN KÜLTÜR ve SANAT SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):251-300

KOMİSYON – 6 TÜRK EĞITIMINDE ÖĞRENCI SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):301-366

KOMİSYON – 7 KÖY ENSTİTÜLERİ UYGULAMASINDAN ÇIKAN SONUÇLAR Sayfa(Bş-Bt):367-394

KOMİSYON – 8 EKONOMİK ve TEKNOLOJİK AÇIDAN DEVRİMCİ EĞİTİM Sayfa(Bş-Bt):395-422

KOMİSYON – 9 TÜRK EĞİTİMİNDE ÖĞRETMENİN YERl ve SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):423-474

KOMİSYON – 10 TÜRK EĞİTİMİNİN PLANLANMASI Sayfa(Bş-Bt):475-498

ŞÛRA BİLDİRİSİ Sayfa(Bş-Bt):499-502

TÜRKİYE ÖĞRETMENLER SENDİKASI GENEL BAŞKANI FAKİR BAYKURT?UN KAPANIŞ KONUŞMASI Sayfa(Bş-Bt):502-505

DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÜRASI’NDAN NOTLAR Sayfa(Bş-Bt):507-508

ŞÜRA’YA KATILANLAR Sayfa(Bş-Bt):509-521

Yorum yapın

Daha fazla Eğitim
Türkiye Öğretmenler Sendikası Genel Başkanı Fakir Baykurt?un Kapanış Konuşması

Türkiye Öğretmenler Sendikası Genel Başkanı Fakir Baykurt'un Kapanış Konuşması Değerli arkadaşlarım, Devrimci Eğitim Şûrası, beş gün süren çalışmalarını bitirmiştir. Şûranın...

Kapat