Küresel Köy?ün Altın?ı ? Osman Bulugil

Küreselleşme rüzgârının futbol dünyasındaki etkileri de tüm dünyadaki yıkıntılarından bağımsız olmasa gerek. Futbolda başarılı olma algısının sömürü-para-reklam ilişkisine indirgenmesi zaten kapitalizmin bir parçası. Küreselleşmeyle beraber bu durum, kaçınılmaz bir rüzgâr olarak karşımıza çıkarıldı. Sermayeye eklemlenmeyenlerin yaşayamayacağı yaftasıyla beraber endüstriyel futbolun çocukları (FIFA ve UEFA?nın düzenlediği turnuvalar) da payına düşeni fazlasıyla aldılar ve artık dönüşümlerini tamamlamak

okumak için tıklayınız

Butes ? Pascal Quignard

( * ) Haksız yere topraklarından kovulmuş insanlar için boş bir sandalye bırakmak gerek. Onlara birazcık gün ışığı sağlamak gerek ortaya çıktıkları günden bu yana çoktan geçip gitmiş ?bin yıllara? rağmen ?saatler? içinde fazladan bir gün ışığı.? İçinde yaşadığımız gerçeklik, insanın nasıl yaşaması gerektiğini belirleyen verili durum, düşünce şekli, her ne kadar sistem dizgesine göre

okumak için tıklayınız

Ağlamak Güzeldir – Elfie Donnelly

İnsan sevdiklerini unutur mu hiç? Michael, annesi, babası, ablası ve dedesiyle mutlu bir hayat sürmektedir. Dedesi ile arasında çok özel bir bağ vardır. Ancak bir gün dedesinin eskisi kadar güçlü olmadığını fark eder. Çok çabuk yorulmakta ve çok fazla uyumaktadır. Dedesinin kanser olduğunu öğrendiğinde, bir şey ilgisini çeker Michi’nin: Yetişkinler bu hastalık hakkında konuşmaktan çekinmekte,

okumak için tıklayınız

Goethe ? Gürsel Aytaç

“Goethe’yi yaşam dizgesi, hayat hikâyesi, eserleri üzerine bilgilerle tanıtmaya çalıştım. Bunları onun görüşlerini anlatan gezi notları, mektupları ve Eckermann’la sohbetlerinden, Edebiyat ve Hakikat kitabından ve daha sonra nesir ve nazım eserlerinden yaptığım seçkinin çevrisi izledi. Goethe’nin Alman edebiyatından ve dünya edebiyatından ünlülerce nasıl değerlendirildiğini özet halinde yansıtmasını istediğim bir seçkinin hazırlanıp çevrilmesini gerekli gördüm. Türkiye’de

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Futbolu – Osman Bulugil

?Sadece futboldan anlayan, futboldan da anlamaz.? (L. C. Menotti) Giriş Bu yazıda futbolun endüstrileşmesi ve bu sürecin günümüzdeki görünümü ele alınacaktır. Endüstriyel futbola yaklaşımımız aynı zamanda kapitalizmin zaman ve mekan üzerindeki tahakkümünün futboldaki yansımalarını da ele alarak, köylülerin özgürce oynadığı oyunun işçi sınıfına pazarlanabilir bir meta olarak sunulmasına, pazarda özgür emekçiler olarak futbolculara ve taraftarlara

okumak için tıklayınız

Örnek Alınacak Hikayeler – Miguel de Cervantes Saavedra

Özgün adı Novelas Ejemplares (Örnek Alıncak Hikayeler) olan bu eserler aslında birer kısa roman modelidir. Bilindiği üzere o yıllarda bir Avrupa sanatı olarak roman türü henüz tekamül etmemiştir. Anonim halk anlatıları bazı din adamları tarafından derlenip yazıya geçiriliyordu. Bunlar kahramanlık, gezginlik ve serserilik anlatılarıydı. Aşk anlatıları da vardı tabii ki. Cervantes Örnek Alınacak Hikayeler’i yazarken

okumak için tıklayınız

Çalılar Dünyası – Altay Öktem

Sen İyisi Mi, Çalı Deyip Geçme! Berk, Çağıl ile arkadaş olmaktan çok mutluydu; ama yine de Çağıl çok tuhaf bir kızdı. Arada bir Berk’i korkutuyordu. Örneğin, bir çalı ev yaptığını söylüyor ve Berk’e okuldan kaçıp o evde oynamaları için baskı kuruyordu. Berk sonunda bu öneriyi kabul etti. Ne olabilirdi ki? Alt tarafı çalıdan bir evdi

okumak için tıklayınız

Fransa / Mayıs 68 – M. Şehmus Güzel

Mayıs 68 bitti mi? Bitmedi mi? Ocak 2008?de Daniel Cohn-Bendit?e kulak verenler kulaklarına inanamadılar. Çünkü Mayıs 68?in öğrenci liderlerinden en ünlüsü aynen şunu söyledi: ?Mayıs 68 bitti! Bir daha ortaya çıkmamak üzere tonlarca tarihi kaldırım taşlarının altında kaldı.? Ondan bir yıl kadar önce de Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ?Mayıs 68 ile bütün ilişkilerimizin koparılması şarttır.? diyordu.

okumak için tıklayınız

Kod Adı Küreselleşme / 21. Yüzyılda Emperyalizm – Sungur Savran

Küreselleşme, toplumsal bilimlerden siyasete, kültürden günlük hayata her alanda günümüz tartışmalarının kilit kavramı olarak sunuluyor. Küreselleşme ile birlikte yepyeni bir çağın başladığı, ulus devletin gününün dolduğu, emperyalizmin geride kaldığı, insanlığın kucaklaştığı ileri sürülüyor. En önemlisi, küreselleşmenin mevsimler kadar kaçınılmaz, geri çevrilemez bir süreç olduğu iddia ediliyor. Sungur Savran, bu kitapta küreselleşme teorilerini ayrıntılı biçimde irdeleyerek

okumak için tıklayınız

Ağaçtan Ağaca Anadolu Yeşillemesi – Yücel Çağlar

Orman mühendisi ve araştırmacı Yücel Çağlar ?Ağaçtan Ağaca Anadolu Yeşillemesi?nde, Türkiye?nin bitki yapısını ve ağaç zenginliğini anlatıyor. İlk olarak, ülkenin ekolojik koşulları ve orman varlığı hakkında genel bilgiler veren Çağlar, ardından, bu coğrafyada yaşayan ağaçları tanıtıyor. Kitap, göknar, sedir, kavak, halepçamı, meşe, çınar ve kızılçam gibi çok sayıda ağacın Türkiye?nin hangi kesimlerinde yaşadığına dair bilgiler

okumak için tıklayınız

Sinema Bir Şenliktir (Bütün Yapıtları – Sinema Yazıları) – Onat Kutlar

Daha önce de çeşitli baskıları yapılan ?Sinema Bir Şenliktir?, Onat Kutlar?ın sinema yazılarını bir araya getiriyor. Bilindiği gibi Kutlar, 1965-76 yılları arasında Türk Sinematek?in kurucularından biri ve yönetmeni olarak görev yapmıştı. Elimizdeki kitapta ise, bu önemli ismin 1960?tan başlayarak Meydan, Yeni Sinema, Milliyet Sanat, Papirüs ve Hürriyet Gösteri gibi dergilerde yayımlanan sinema yazıları bulunuyor. Yabancı

okumak için tıklayınız

Kavafis’ten Yüz Şiir / Bir Başka Deniz Bulamazsın – Konstantinos Kavafis

“Kavafis’ten Yüz Şiir – Bir Başka Deniz Bulamazsın” adlı bu kitabın ayrı bir yeri var. İlk kez 1982’de Adam Yayınları’ndan Akdeniz mavisi bir kapakla yayınlanmıştı. O zamanlar beyaz köpük rengi başlıkta Kavafis’ten Kırk Şiir yazıyordu, şimdi Yüz Şiir yazıyor. İlk kez o kitapla okudum ben Kavafis’i. O kitapla sevdim. Cevat Çapan’ın çevirileri de çeviri değil,

okumak için tıklayınız

Genç Kız ve Ölüm – Aysel Özakın

Roman içinde bir roman… Toplumsal baskı ve eşitsizliklerden fazlasıyla nasiplenen ülkemiz kadınının kendisini ve toplumu anlama, hakiki olabilme çabası. Ödül almak için İstanbul’dan Ankara’ya doğru yola çıkan yazar Nuray İlkin, yıllar önce canına kıymış Cumhuriyet kuşağının idealist bir öğretmeni olan annesinin anıları, politik eylemci kızı için duyduğu endişe ve bir süre önce terk ettiği kocasına

okumak için tıklayınız

Yaşamaya Bak – Nadine Gordimer

Irk ayrımının en sert muhaliflerinden Nadine Gordimer, genellikle Güney Afrika’da yaşanan ayrımcılıktan yola çıkarak sıradan insanların ahlaki ikilemlerini, pişmanlıklarını ve seçimlerini, sarsıcı bir anlatımla irdeler. ?Felaketler çok özeldir, tıpkı aşk gibi.? Güney Afrika’da yaşayan ekoloji uzmanı ve aktivist Paul Bannerman’ın hayatı, gördüğü kanser tedavisi sebebiyle yaydığı radyoaktivitenin çevresi için tehlike oluşturmaya başlamasıyla ironik bir hal

okumak için tıklayınız

Bilinç/siz/lik – Nejdet Evren

Bilinç, insan denilen iki ayaklı memeli canlının imgelerin peşinden koşarken kendisi için biçtiği şekilsiz dondur. İçini doldurmak için çırpınıp duran da yine kendisi olmuştur. Tam karşıtında duran bilinç/siz dediği canlı türlerinin yaşam için verdikleri mücadeleyi doğallıklarını küçümseyerek izlemesi bundan olsa gerek. Doğa tüm canlılara eşit koşullarda acımalı/acımasız davranmıştır; doğanın eşitliğini bozan insandır. Eşitliği bozduğu oranda

okumak için tıklayınız

Kırmızı Karanfil ? Reşat Enis (Aygen)

Kırmızı Karanfil, 1984 yılı başında yitirdiğimiz Reşat Enis’in son romanıdır ve ilk kez yayınlanmaktadır. Gerçek ile kurgunun iç içe geçtiği bu anı-romanda, yazarı yorulmazcasına gerçekleri yazmaya yönelten yaşam deneyimine, dönemin toplumsal ve siyasal çelişkileriyle birlikte tanık oluruz. Roman, yakın dönem İstanbul’unun tüm çarpıklıklarını katı bir gerçekçilikle, bir aydın gazetecinin eleştirel gözüyle okura sunuyor. Reşat Enis

okumak için tıklayınız

Hatıralar ve Hüzün: İstanbulum? – Hikmet Temel Akarsu

İstanbul?un, Avrupa Kültür Başkenti ilan eylendiği 2010 senesi ağır aksak geçiyor. Dişe damağa dokunur bir etkinlik ortaya konduğunu söylemek zor. Gerçi henüz sene bitmedi ama; mütebaki zamanlarda da öyle aman aman bir şeyler olamayacağı şimdiden ortaya çıktı. Bu başarısızlıkta, kurumlar ve şahıslar arası çekişmeler, didişmeler, kapışmalar, namütenahi sürüp giden polemikler ve bize mahsus organize olma

okumak için tıklayınız

Bir Burjuvanın İtirafları – Sandor Marai

Bir Burjuvanın İtirafları, Macar yazar Sándor Márai?nin belki en önemli yapıtı ve iki dünya savaşı arası Macar edebiyatının en mükemmel örneklerinden biri olarak görülüyor. Yazarın, çocukluğunu, gençlik dönemini ve yetişkin bir erkek oluncaya kadar geçirdiği bedensel-ruhsal gelişmeyi dile getirdiği bu eser, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu?nun dağılmasından sonraki yıllarda Orta Avrupa burjuvazisinin kültürünü, düşünce tarzını, ahlak kurallarını ve

okumak için tıklayınız

Kaybedenlerin Öyküsü (Rock?n Roman) İstanbul Dörtlüsü 1 ? Hikmet Temel Akarsu

“Kaybedenlerin Öyküsü”, bir dörtlünün ilk kitabı. Hikmet Temel Akarsu, İstanbul Dörtlüsü adı altında toplayacağı bu çalışmasında, İstanbul’un belli çevrelerini şimdiye dek belki de hiç ele alınmadığı biçimde, alışılmadık, çarpıcı, hatta irkiltici bir açıklıkla işliyor. Konuya yabancı olunsa da insanlar, olaylar tanıdık geliyor. Yaşanmışlık üzerine kurulu bu dörtlünün ilk kitabı olan “Kaybedenlerin Öyküsü”, Kadıköy ve çevresine

okumak için tıklayınız