Ko-Medya, Yalçın Peşken. ‘5 N, 1 K’ den ‘5 Y, 1 S’ ye dönüşümün kitabı

Yalçın Pekşen, kırk yıllık bir basın mensubu. Pekşen?in, ?Ko-Medya? isimli bu kitabı da, uzun yıllarını verdiği bu mesleğin Türkiye?deki seyrine odaklanan mizahi yazılarından oluşuyor. Gazetecililik mesleğinin aksayan yanları; Babıâli?den ?Babıtelli?ye nasıl geçildiği; dinci gazeteciliğin ne zaman ortaya çıkmaya başladığı; gazeteye nasıl girilip çıkıldığı; haberin ne olduğu ve nasıl arandığı; akla gelebilecek her konuda yazı yazmaya

okumak için tıklayınız

A. Kadir’in (İbrahim Abdülkadir Meriçboyu) Hayatı

A. Kadir (İbrahim Abdülkadir Meriçboyu), 1917’de İstanbul?da doğdu. Açık, aydınlık titizlikle işlenmiş şiirleriyle 1940 kuşağı toplumcu şairleri arasında yer alan şair, çeviri çalışmalarıyla dünya şiirinin tanınmasına katkıda bulunmuştur. Ortaöğrenimini Eyüp Ortaokulu (1933) ve Kuleli Askeri Lisesi’nde (1936) tamamladı. Eyüp Ortaokulu’nden sonra 1936?da girdiği Kuleli Askeri Lisesi?ni bitirdi. 1939’da Ankara Harp Okulu son sınıf öğrencisiyken, Nazım

okumak için tıklayınız

Fareli Köyün Kavalcısı

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde develer tellalken, pireler berberken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken; ülkenin birinde bir köy varmış. Halkı mutluluk içinde yaşarmış. Günlerden bir gün köyün bütün evlerine fareler dolmuş. Binlerce fare köyün sokaklarında, evlerde dolaşıyorlarmış. Yatak odasına gitseler, mutfağa girseler farelerden geçilmiyormuş. Ne bulurlarsa yiyorlarmış. Halk ne

okumak için tıklayınız

Kırmızı Başlıklı Kız masalı, Charles Perrault

Charles Perrault, yazı hayatına 1654 yılında başlamıştır ve yazmak kısa sürede onun en büyük tutkusu olmuştur. Gelecekte yazdığı çocuk masallarıyla ünlenecek olan Perrault’un çocuk masalları yazmaya başlamasının ana nedeni, kendi çocuklarına anlatacak, okuyacak bir masal beğenememesiydi. İlk masallarını kendi çocukları için yazmıştır. Bundan zevk almaya ve ürettiklerinin kalitesini anlamaya başlayınca çocuk masalları yazmaya devam etmiştir.

okumak için tıklayınız

Sarı Sıcak, Yaşar Kemal ‘Sadelik ve dürüstlükle anlatılan bu öyküler insanın belleğine kazınıyor.’

Sarı Sıcak, Yaşar Kemal’in öykülerini derlediği eserinin adıdır. Eser ilk olarak 1952 yılında yayınlanmıştır yazarın öykü dalında verdiği ilk eseridir. Eser yazarın daha sonra verdiği baş yapıtlarından İnce Memed’den önce yazarın Türkiye ve dünyaca tanınmasını sağlamıştır. Yaşar Kemal’in bu eserinde anlattığı öykülerin büyük kısmı Çukurova’da geçmektedir. Yazar bu öykülerde Anadolu insanının açlık, pislik, hastalık, sefalet

okumak için tıklayınız

Desiderius Erasmus ‘un Hayatı

Desiderius Erasmus, 1465-1536 yılları arasında yaşamış, Rönesans?la birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının yaratıcılarından ve en büyük temsilcilerinden biridir. Erasmus, 1465 yılında Hollanda’nın Rotterdam kentinde doğdu. Din adamı olmak üzere 1487 yılında Hollanda´da Gouda yakınındaki Augustinus´çu Steyn Manastırı?na girdi, 1492?de papaz oldu. Ancak hiçbir zaman geleneksel anlamda bir rahip olarak etkinlik gösteremedi; kendini daha çok bilime

okumak için tıklayınız

Rapunzel masalı, Grimm Kardeşler

Grimm Kardeşler, eski Alman şiirlerini, efsanelerini ve masallarını derleyip, edebi bir üslupla yeniden yazıp, 1812’den sonra Çocuk ve Yuva Masalları (Kinder und Hausmarchen) adı altında yayımlamışlardır. Rapunzel masalı da bu masallardan biridir. Masal, oldukça fakir bir çiftin yeni doğan kız evlatlarını yaşlı bir cadıya vermek zorunda kalmaları ile başlar. Cadı ile komşu olan aile, yoksulluk

okumak için tıklayınız

Kibritçi Kız masalı, Hans Christian Andersen

Danimarkalı masal yazarı Hans Christian Andersen, Kibritçi Kız masalını 1835 yılında ‘Çocuk Masalları’ kitabında yayımlamıştır. Kibritçi Kız “Bir yılbaşı gecesiydi. Dondurucu, kavurucu bir soğuk vardı. Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar, atkılarına bürünmüşler, hızlı hızlı yürüyorlardı. Kimi evine geç kalmış, acele ediyor, kimi bir eğlence yerine gidiyordu. Çocuklar koşuyorlar, birbirlerine kartopu atıyorlardı. Gecenin zevkini en çok

okumak için tıklayınız

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalı

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Grimm’s Masalları’ndan en ünlü olanıdır. Grimm Kardeşler, Alman halk (folk) masallarını toplamış ve ‘Grimm’s Masalları’ adı altında yayımlamışlardır. “Bir kış günü bir kraliçe pencerenin önünde dikiş dikerken iğne eline batmış. Hemen bir parça pamukla elinden akan kanı silmiş. Keşke demiş kraliçe ” teni şu pamuk kadar beyaz, dudakları kan damlası

okumak için tıklayınız

Uyuyan Güzel (La Belle au bois dormant), Charles Perrault

Bundan yıllar önce uzak ülkelerin birinde bir kralla güzeller güzeli bir kraliçe yaşıyordu.Kocaman görkemli bir şatoda oturan kral ve kraliçeyi ülkenin halkı çok seviyordu. Özellikle güzel olduğu kadar iyi kalpli olan kraliçeye herkes hayrandı. Bu iyi yürekli kraliçenin hayattaki en büyük dileği bir çocuk sahibi olmaktı. Sonunda bu dileği gerçekleşti ve güzel bir ilkbahar sabahı

okumak için tıklayınız

Külkedisi (Cendrillon) Masalı, Charles Perrault

Külkedisi (Fransızca: Cendrillon, İngilizce: Cinderella, Almanca: Aschenbrödel ya da Aschenputtel , Rusça: Zoluşka-), ünlü bir Avrupa halk masalının baş kahramanı genç kızın adıdır. Masalda kıskanç üvey annesi ve üvey kız kardeşleri tarafından kötü davranılan bir genç kız (Külkedisi), ona yardım eden bir iyilik perisi, ve onunla evlenip Külkedisi’nin tüm hayatını değiştiren yakşıklı bir prens anlatılır.

okumak için tıklayınız

Sihirli Fasulye masalı, Hans Christian Andersen

Bir zamanlar bir köyde yoksul ve dul bir kadın yaşarmış . Tembel bir oğlu varmış , hep parasız kalırlarmış. Bir gün o kadar zor bir duruma düşmüşler ki, kadıncağız ellerinde kalan tek mal varlığını satmaya karar vermiş. Bu bir inekmiş. İneği oğluna teslim etmiş pazara yollamış. Delikanlı pazara giderken yaşlı bir kadına rastlamış, kadın çocuğun

okumak için tıklayınız

Deliliğe Övgü – Desiderius Erasmus. Avrupa ortaçağ felsefesine dair “delice” bir eleştiri

“Deliliğe Övgü (özgün adıyla: Morias enkomion seu laus stultitiae), Desiderius Erasmus ? un canlılığını, geçerliliğini ve çekiciliğini günümüze kadar değişmeden koruyabilmiş tek yapıtıdır. Bu küçük kitabın taslağını 1509 yazında, İtalya?dan İngiltere?ye yaptığı yolculuk sırasında çıkaran Erasmus, yazma işini İngiltere?de, dostu Thomas More?un evine vardıktan kısa bir süre sonra gerçekleştirdi; kitabı da Thomas More?a adadı. Yapıtını

okumak için tıklayınız

Eflatun / Aristokles / Platon ‘un Hayatı

Eflatun (d. M.Ö. 427 – ö. M.Ö. 347) Antik Yunan filozofu. Hayatını geçirdiği Atina?daki ünlü akademiyi kurdu. Asıl adı Aristokles’di. Geniş omuzları ve atletik yapısı yüzünden, Yunanca Platon (geniş göğüslü) lakabı ile anıldı ve tanındı. Yirmi yaşından itibaren ölümüne kadar yanından ayrılmadığı Sokrates?in öğrencisi ve Aristoteles?in hocası olmuştur. Atina?da Akademi?nin kurucusudur. Eflatun?un felsefi görüşlerinin üzerinde

okumak için tıklayınız

Binboğalar Efsanesi, Yaşar Kemal

Yaşar Kemal’in 1971 yılında yayımladığı Binboğalar Efsanesi?nde, Toros eteklerindeki Türkmen göçebelerin yerleşik düzene geçmeleriyle ortaya çıkan güçlükleri, düş kırıklıklarını ve geçmiş yaşamlarına duydukları özlemi anlatır. Binboğalar Efsanesi, 1979 Fransa ?Büyük Jüri? En İyi Kitap Ödülü’nü almıştır. Roman Melih Cevdet Anday’ın “Ağlar bu mezarlıkta yörükler her gece Bakıp iri yıldızları davar sanmaktan Düşünür eski günleri… iskandan

okumak için tıklayınız

Önce Gözlerinden Ayrıldım, Remziye Serap Ekim

Önce gözlerinden ayrıldım. Bir vapur geçti içimden sonra, Martılar selamladı, Dumanına saldığım sevinçlerimi. Önce gözlerinden ayrıldım Hazan esen bir kasımdı, Ağlarım sandım Deniz olurum. Uzun uzun baktım gözlerine Baktıkça uzaklaştın Baktıkça gittin Vapur oldun. Eserin Adı: Önce Gözlerinden Ayrıldım Yazar: Remziye Serap Ekim ( iletişim adresi: serap.ekim@gmail.com ) Yayınevi: Cinius Yayınları Sayfa Sayısı: 80 Basım

okumak için tıklayınız

Bülent Tekin’in Hayatı

1954 yılında Mardin?in Derik ilçesinde doğdu. Aslen Mardin?in Ömerli ilçesi Çınaraltı (Rissin) köyündendir. İDMMA(Galatasaray) Kimya Mühendisliği ve ODTÜ(Gaziantep Kampusu) İnşaat Mühendisliği mezunudur. Üniversite yıllarında ?Duygu? adlı bir senaryo çalışmasında bulunmuştur. Bu eser bir Sinema dergisinde fotoroman şeklinde senaryo edilmiştir. 70?li yılların şartlarında yazmış olduğu, ?Oğul(roman)?, ?Para(roman)?, ?Toplu(msal) Şiirler(şiir)?, ?Şili Sosyalizmi

okumak için tıklayınız

Savunma, Eflatun – Aristokles – Platon

Eflatun (Aristokles – yunanca Platon) İÖ 399’da yazdığı ‘Savunma’ adlı eseriyle, öğretmeni Sokrates’in savunmasını ölümsüzleştirir. [Sokrates Atina demokrasisi tarafından bilgelik suçundan ötürü yargılandı ve suçlu bulundu. Ve yokedildi. Biçimsel suçlamalar birer uydurmaydı: gençleri yozlaştırmak ve tanrıtanımazlık. Gerçek suç gençleri gerçekliğe eğitmek ve usun gerçekliğini biricik gerçeklik olarak tanımaktı. Gerçek suçlu idealizmdi, bilgelik sevgisiydi, türe isteminin

okumak için tıklayınız

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal

Yaşar Kemal, Çakırcalı Efe?yi 1972 yılında kaleme alır. Çakırcalı Efe, Osmanlının son dönemlerinde haksızlıklara karşı dağa çıkmış bir eşkıyanın yaşamını konu alır. Çakırcalı Memed Efe, on beş yıldan fazla bir zaman boyunca eşkıya olarak Osmanlıya baş kaldırmış, halka zulmedenleri öldürmüş, öte yandan fakir fukaranın koruyucusu olmuştur. Yaşar Kemal, yapıtında Çakırcalı’yı öldüren müfrezenin kumandanı Albay Rüştü

okumak için tıklayınız

Yabancılaşma Sorununa Genel Bakış – Afşar Timuçin

Yabancılaşma olgusunu en genel anlamda kendinden başkası olma ya da başkasına dönüşme diye tanımlayabiliriz. Eski felsefelerin yabancılaşma diye bir sorunu yoktu. çünkü bu felsefeler değişim ya da değişimin düşüncesinin ötesinde bir dönüşüm fikrine sahip değillerdi. Yabancılaşma ancak ben?le başkası arasına. özneyle nesne arasına çatışkılı bir ilişki girdiğinde ve buna göre özne geriye dönülmez biçimde dönüştüğünde

okumak için tıklayınız