Kurtlar Arasında Çıplak – Bruno Apitz -faşizme karşı direnişin hikâyesi-

Kurtlar Arasında Çıplak, ölümün ve işkencenin kol gezdiği Buchenwald Toplama Kampı’ndaki bir grup tutuklunun direniş hikâyesini anlatıyor. Gerilim, küçük bir çocuğun bir bavul içinde kampa sokulmasıyla başlıyor. Kamptaki on binlerce tutukluyu kurtarmak için örgütlenmiş Uluslararası Kamp Komitesi, bir taraftan ayaklanma hazırlıklarını sürdürürken, diğer taraftan bu küçük çocuğu SS’lerden saklamaya uğraşıyor. Tüm kampın tahliye edileceği haberi

okumak için tıklayınız

Plassans Papazı – Emile Zola -ruhban sınıfının eleştirisi-

Plassans… Emile Zola’nın doğup büyüdüğü Aix-en-Provence kentinden ilham alarak yarattığı hayalî bir şehir… III. Napolyon bir hükümet darbesiyle iktidara gelerek Fransa’da 18 yıl sürecek olan ikinci imparatorluk dönemini başlattığında, Plassans imparatorluğu destekler. Fakat bu küçük taşra kentinde, kişisel ikbal hesaplarıyla iç içe geçmiş siyasi atmosfer değişkendir ve şehir bir süre sonra kralcılardan yana olur. O

okumak için tıklayınız

Agroekoloji – Başka Bir Tarım Mümkün

Bir bilim, uygulama ve hareket olarak 1980’lerde dünya sahnesine çıkan agroekoloji günümüzde, endüstriyelleşmiş, tek tip ürüne dayanan, doğaya zarar veren, kâr rasyonalitesini temel alan şirket tipi üretim karşısında güçlü bir alternatif haline gelmektedir. Agroekoloji organik tarım, permakültür, onarıcı tarım, doğal tarım gibi değişik yaklaşımları bir araya toplar ama bunlardan daha fazlasıdır: Ayırt edici hedefleri arasında

okumak için tıklayınız

Dinin Soykütükleri – Hıristiyanlıkta ve İslamda İktidarın Nedenleri ve Disiplin – Talal Asad

Antropoloji Batı-dışı insan topluluklarını inceleyecek bir bilim olarak kurmuştur kendini (Batı’nın payına düşen sosyolojiydi). Buna karşılık “Modern dünyanın oluşumunda Batı tarihi –iyi veya kötü yönde– öncelikli öneme sahiptir, dolayısıyla bu tarihin incelenmesi antropolojinin başlıca meselelerinden olmalıdır,” diyen Talal Asad antropolojinin merceğini Batı’ya ve Batı’nın tarihine çeviriyor: Bu tarihin kavramsal jeolojisinin, günümüzde Batı-dışı geleneklerin gelişim ve

okumak için tıklayınız

Almanca Seyahatnamelerde Osmanlı Şehirleri (1850-1912) – Aysel Kaya

Seyahatnameler tarihyazımında kaynak olarak pek sık kullanılmasa da, gerçekte yazıldıkları döneme dair son derece zengin bir bilgi, gözlem ve izlenim dağarcığı sunabiliyorlar. Aysel Kaya, Almanca Seyahatnamelerde Osmanlı Şehirleri 1850-1912 ’de, 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın başı arasında farklı amaçlarla Osmanlı İmparatorluğu’nu ziyaret etmiş Alman ve Avusturyalı seyyahların izini sürerek alana önemli bir katkıda

okumak için tıklayınız

Marie-Claire’in Kokuları – Habib Selmi

Marie-Claire’in Kokuları bitmek bilmeyen hesaplaşmalarla dolu, tuhaflıklarıyla insanı içine çeken, gizemli bir aşk hikâyesi. Mahfut ne yapacağını bilmez halde dolaşıyor Paris’te. O yürürken, sokak lambalarının altında yalnızlıklar ve bir araya gelişler, gündelik kaygılar ve kayıtsızlıklar bir belirip bir kayboluyor. Belirsizlikleri iyice artıran ise Marie-Claire oluyor; bir gün, Mahfut ile Marie-Claire karşılaştığında hepten değişiyor hayat. İki

okumak için tıklayınız

Hayatta Kalma Sanatçıları – 20. Yüzyıldan 99 Edebî Vinyet – Hans Magnus Enzensberger

Şair ve yazar Hans Magnus Enzensberger, kimisi kahramanca kimisi utandırıcı yollarla, ama esas olarak eseriyle hayatta kalabilmiş, bütün dünyadan yazarların kısa portrelerini çiziyor. Aralarında Hamsun, Gorki, Colette, Jaroslav Haek, Ezra Pound, Ivo Andriç, Céline, Breton, Brecht, Neruda, Baldwin, İsmail Kadare… gibi meşhurlar da var – o kadar fazla bilinmeyenler de. Bu arada, Orhan Veli Kanık

okumak için tıklayınız

Dinin İktidarı İktidarın Dini – Hilafet, Siyaset ve İslâm (750-833) – Nagihan Doğan

“Din ve devletin ikiz kardeşler olması ne Kurânî bir tasvir ne de var olan gerçekliğin izahıdır. (…) Geçerliliğini ve kutsiyetini temel İslâmî kaynaklardan alan ideal devlet şekli olarak gösterilen hilafet de, aslında beşerî ve tarihsel bir müesseseden fazlası değildir. Ne temel İslâmî kaynaklar yeryüzünde tanrısal düzenin garantörü olarak hilafetten söz etmiş ne de din ile

okumak için tıklayınız

Efsun – Selahattin Demirtaş “gördüğüm tek tehlike âşık olabilme ihtimalimdi”

Dupduru, yer yer hüzünlü, yer yer coşkulu ama hep çağıldayan, insana kendini iyi hissettiren bir anlatım… Olanca ışıltılarıyla ilginç karakterler… Acının mizahla harmanlanışı… Üç kuşak boyunca anlatılan, sonunda mutlaka kapanacak olan bir hesap… İlmek ilmek dokunmuş, sürprizlerle dolu bir olay örgüsü… Çağdaş bir aşk hikayesi olarak da nitelendirilebilecek olan Efsun, Selahattin Demirtaş’ın artık iyice demini

okumak için tıklayınız

Hegel Ve Felsefe Notları – Dr. Hikmet Kıvılcımlı

“Diyalektik maddecilik, Hegel diyalektiğinin tepesi üstü yürürken, ayakları üstüne getirilmesiydi. Herkes iyi biliyordu. Ama o tepesi üstü duran Hegel diyalektiğinin kendisi neydi ve nasıl tepesi üstü yürüyordu? Bunu Marksizm açısından ayrıntılarıyla işlemiş ve yeterince yorumlamış bir eser var mıdır? Şimdiye dek elimize geçmedi. Hegel üzerine yazılan bütün denemeler, Hegel felsefesini yine hep sırf Hegel’in anlattığı

okumak için tıklayınız

Hacı Bektaş-ı Veli, Kadıncık Ana, Abdal Musa ve Balım Sultan – Ayşe Hür

Yesevilik, Haydarilik, Vefailik ve Kalenderiliği kaynaştıran Babai hareketi kökenli Abdalan-ı Rum (Abdallık) hareketinin devamı olan Bektaşiliğin kurucusu olarak kabul edilen Bektaş’tan dönemin resmî kronikleri, hatta sûfî kaynakları bile bahsetmez. Ancak ne Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ne Yûnus Emre ne de Anadolu’da yaşamış başka hiçbir sûfî onun kadar güçlü bir kutsallaştırmanın konusu olmuştur. Kendisinden söz eden kaynakların

okumak için tıklayınız