Narsisistler İktidarda – Marie-France Hirigoyen

“Çağdaş narsisizmi küresel olarak, kim olduğumuzu etkileyen toplumsal ve kültürel bir olgu olarak anlamak gerekir. İster psikolojik ister sosyolojik açıdan yaklaşalım, küreselleşmenin bireylerde derin bir dönüşüme yol açtığını görmeliyiz. Gerekli taviz ve kısıtlamalar üzerine kurulu, nevrozların ortaya çıkışını kolaylaştıran ataerkil bir toplumdan, bireyin özgürlüğü ve hüsrana karşı tahammülsüzlük üzerine kurulu, narsisistik kırılganlıkların telafisini zorlaştıran bir

okumak için tıklayınız

Kapitalist Bilinçdışı / Marx ve Lacan – Samo Tomsic

Karl Marx, Lacan’ın öğretilerinde bahsi geçen birçok kuramcıdan sadece biridir, diğer klasik düşünürler Lacan’ın yapıtlarında daha derin izler bırakmıştır – o zaman bunca etkilenme arasında Marx’a ayrıcalık tanımak niye? Kapitalist Bilinçdışı’nın başlangıç noktasını oluşturan varsayım, Marx’a göndermesinin Lacan’ın öğretisi içinde önemli bir gelişime işaret ettiği ve Freud’a ikinci bir geri dönüşü başlattığı düşüncesidir. Böylece vurgu

okumak için tıklayınız

Bildiğimiz Dünyanın Sonu – Immanuel Wallerstein

Marx’ın ve Engels’in Manifesto’yu yazmalarından bu yana geçen yüz elliyi aşkın yılda, Marksistlerin “kapitalizm krizi” ile ilişkileri, “Kurt var!” diye bağıran çobanın hikâyesine benzedi. O dev, sarsıcı ve yok edici kriz bir türlü gelmek bilmiyor. Marksistler de her geçici, kısmi krizi beklenen nihai kriz sanmaktan vazgeçmiyorlar. Wallerstein’in “Bildiğimiz Dünyanın Sonu” saptaması, hayata belirlenmiş bir senaryo

okumak için tıklayınız

Felsefi Soruşturmalar – Ludwig Wittgenstein

Felsefi Soruşturmalar, felsefe tarihinde Wittgenstein’ın “ikinci felsefesi” olarak da bilinen görüşlerini ortaya koyduğu eseridir. 1951’de son şeklini veremeden ölmesi üzerine manevi mirasçıları E. Anscombe ve R. Rhees tarafından yayımlanan eser, felsefe tarihinde belirleyici bir yere sahiptir. Tractatus’daki görüşlerini eleştirel bir bakışla ele alan filozofun bu eserde ortaya koyduğu fikirlerin etkisi sadece felsefeyle sınırlı kalmamış, düşünce

okumak için tıklayınız

İnsan Denen Hayvan / Hastalıkta ve Sağlıkta Hayvanlardan Öğrenebileceklerimiz

Hayvanlarda meme kanseri görülür mü? Strese bağlı kalp krizi? Bayılma nöbetleri? Cinsel yolla bulaşan hastalıklar? Yeme bozuklukları? Hayvanlar aşırı ya da tıkınırcasına yer mi? Kendilerini ölesiye aç bırakırlar mı? Peki ya ruhsal bozukluklar? Örneğin obsesif-kompülsif bozukluk? Klinik depresyon? Madde bağımlılığı ve istismarı? Kaygı bozuklukları? Kendine zarar verme? Kalp yetersizliği olan küçük sevimli bir maymunu ameliyat

okumak için tıklayınız

Delişmenlik Çağı / Ergenlikten Erişkinliğe İnsanların ve Diğer Hayvanların Destansı Yolculuğu

İnsan hayatının belirleyici dönemlerinden biridir ergenlik, hayatla başa çıkmayı öğrendiğimiz dönemdir bir bakıma. Bu yüzden de zor bir süreçtir; yaşadığımız fiziksel değişime eşlik eden ruhsal çalkantılar nedeniyle hem yetişkinlerle hem de kendi içimizde çatışmalar yaşarız sık sık. Peki, insanlar için bu kadar önemli bir süreç olan ergenlik diğer hayvanlarda nasıl geçer? Onlar da bizimkilere benzer

okumak için tıklayınız

Dostlukla – Seçme Mektuplar – Vincent van Gogh

Vincent van Gogh (1853-1890) geride dikkate değer birçok resmin ve çizimin yanı sıra, çok ilginç ve hacimli bir yazışma dizisi de bıraktı. Son derece kolay izlenebilen bu kitap, elimizdeki toplam 820 mektubun 265’inden oluşan geniş bir seçmeyi içeriyor. Mektupların seçiminde Van Gogh’un yazgısını bulmak için giriştiği ve onu bir sanatçı olmaya yönelten sonu gelmez arayışa,

okumak için tıklayınız

II. Meşrutiyette Arnavut Muhalefeti

Osmanlı yönetimi Arnavut Sorununa tamamıyla bir asayiş sorunu olarak yaklaşmış, Batılı kaynaklar bunu ulusçu hareket olarak değerlendirme eğiliminde olmuş, yine Arnavut kaynaklar da konunun ulusçu yönü üzerinde yoğunlaşmışlardır. Bu kitapta II. Meşrutiyet’in ilk yıllarını kapsayan dönemde İttihat ve Terakki yönetimine karşı gelişen Arnavut muhalefeti ve bu muhalefetin bir parçasını oluşturan Arnavut ulusçu hareketi, içerisinde geliştiği

okumak için tıklayınız

Roma Döneminde Ankyra

“2002–2007 yılları arasında Roma Dönemi Ankyra’sı üzerine gerçekleştirilen bu çalışma, arkeolojik, epigrafik ve tarihsel verilerin sonuçlarını içermektedir. Günümüzde görülebilen kalıntıların tümünün Roma Dönemi ve sonrasına tarihlendiriliyor olması söz konusu bu dönem çalışmamızın ağırlık noktasını oluşturmuştur. Roma Dönemi Ankyra’sının kentsel gelişimi ile bu gelişimi gösterecek ayrıntılı kent planının eksik oluşu, Augustus ve Roma Tapınağı dışındaki antik

okumak için tıklayınız

Sappho’dan Sokrates’e 50 Hayat Hikâyesiyle – Antik Yunan Tarihi

“Sappho’dan Sokrates’e 50 Hayat Hikâyesiyle – Antik Yunan Tarihi” 48’i renkli 78 illüstrasyon eşliğinde… Antik Yunan’ın siyasi liderleri, yazarları, sanatçıları ve filozofları, şehir devletlerinden oluşan küçük bir topluluğu tüm Akdeniz’i kapsayan ve mirasına bugün de dört bir yanda tanıklık ettiğimiz bir uygarlığa dönüştürdüler. Peki, bu kişiler kimdi? Yaşamları hakkında ne biliyoruz? Birbirleriyle nasıl bir etkileşim

okumak için tıklayınız

Urartu – Doğu’da Değişim

Urartu Krallığı, MÖ 9.-7. yüzyıllar arasında, Doğu Anadolu, Transkafkasya ve Ku­zeybatı İran’ı egemenlik altına alarak 200 yılı aşkın bir süre denetiminde tutmak için büyük çaba harcamıştır. Bölge coğrafyasının büyük bölümü, sıradağlar ve va­dilerle birbirinden ayrılmış yaylalarla kaplıdır. Tarım potansiyeli olan verimli ovalar sınırlıdır. Bu nedenle söz konusu bölgede yaşayan toplumlar binlerce yıl yarı göçebe olarak

okumak için tıklayınız

Hellenistik ve Roma Dönemlerinde Anadolu: Krallar, İmparatorlar, Kent Devletleri

Büyük İskender’in Doğu Seferi’ne başladığı MÖ 334 yılı (veya Pers İmparatorluğu’na son verdiği MÖ 331 yılı) ile son Hellenistik Krallık olan Ptolemaiosların Actium Savaşı sonrası tarih sahnesinden silindikleri MÖ 30 yılı arasındaki yaklaşık 300 yıllık zaman dilimi, “Hellenistik Dönem” olarak adlandırılır. Hellenistik ve Roma dönemleri birbirini izleyen iki dönemden ziyade –en azından belli bir zaman

okumak için tıklayınız

Lukka’dan Likya’ya – Sarpedon ve Aziz Nikolaos’un Ülkesi

Likya Uygarlığı’nı, Lukka olarak bildiğimiz bir Anadolu halkı yaratmıştır. Luvice ile akraba bir dil konuşan bu halkın izleri, son yıllarda yapılan araştırmalarla prehistorik dönemlere kadar inmiş ve böylece Anadolu tarihini anlama yolunda çok önemli bir adım daha atılmıştır. Hititlerin II. Ramses’e karşı yaptığı Kadeş Savaşı’nda yer alan Lukkalar, “İlias” destanında Troialılara yardıma gelen Anadolu budunlarının

okumak için tıklayınız

Karialılar – Denizcilerden Kent Kuruculara

Bu kitapta Karia Bölgesi’nin prehistorik çağlara tarihlenen en erken yerleşimlerinden Geç Osmanlı Dönemi’ne uzanan arkeolojik ve tarihi geçmişi hakkında bugüne dek yapılmış çalışmaların ve güncel araştırmaların bir özeti sunulmuştur. Anadolu Yarımadası’nın güneybatı kesiminde yer alan ve Antikçağ’da Karia olarak bilinen coğrafi bölgenin kuzey sınırını Büyük Menderes Vadisi, doğu sınırını Dalaman Çayı belirler. MÖ 2. binyıla

okumak için tıklayınız

Assurlular – Dicle’den Toroslar’a Tanrı Assur’un Krallığı

Assur kenti ve adını bu kentten alan krallık, MÖ 2. binyılın başlarında Kuzey Irak’ta, Dicle Nehri kıyısında kurulmuş ve MÖ 7. yüzyılın sonlarına kadar yaklaşık 1400 yıl neredeyse kesintisiz biçimde varlığını sürdürmüştür. Assur kral listeleri, bazı belirsizlikler olmakla birlikte, önce 1000 yıldan uzun süre Assur’da (Kalat Şerkat) sonrasında ise Yeni Assur Dönemi boyunca sırasıyla; Kalhu

okumak için tıklayınız

Sait Faik, “bazen bedbindir, bazen ümitsizliğe kapılır. Fakat…” – Nazım Hikmet

Nazım Hikmet, 1947’de Bursa Cezaevi’nden Va-Nu’lara yazdığı mektuplardan birinde şöyle demektedir: “Sait Faik’in hikayelerinden bazıları hoşuma gitti. O hala atmosfer vermekle meşgul, insanları tam canlanırken, yaşamaya başlarken ölüveriyorlar. Mamafih usta bir sanatkar.” Başka bir mektupta da; “Şahsen şöyle bir tanıdığım Sait Faik’i sanatı bakımından hem severim, hem kızarım. Yetenekli, çok vaat eden bir muharrirdir, bir

okumak için tıklayınız

Gazap Üzümleri – John Steinbeck -Bir cehennem kaç acıyla oluşur bu dünyada?-

Gazap Üzümleri, bir toplumsal krizin etkilerinin epik bir anlatıyla gerçek bir sanat eserine dönüşmesinin Amerikan edebiyatındaki en güzel örneği. Bir cehennem kaç acıyla oluşur bu dünyada? Toz fırtınalarıyla tarladaki mahsulün mahvolması, Büyük Buhran’da bankaların topraklara el koyması ve sonunda, göçle gelen sefalet… Bir otomobili kamyona dönüştürerek çıktıkları mecburi yolculukta, acılarını ve açlıklarını, düşlerini ve öfkelerini

okumak için tıklayınız

Cennetin Doğusu – John Steinbeck -iyilikle kötülüğün ezeli mücadelesinin işlendiği başyapıt-

Cennetin Doğusu, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli temsilcilerinden Steinbeck’in iyilikle kötülüğün ezeli mücadelesini işlediği başyapıtı. Steinbeck, Amerikan İç Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar uzanan hikâyede Kuzey Kaliforniya’daki Salinas Vadisi’nde kaderleri kesişen Hamilton ve Trask ailelerinin nesiller boyu izlerini sürerek hem Amerika’nın hem de insanlığın tarihini anlatıyor. Kendi ailesinden de izler taşıyan bu eserde

okumak için tıklayınız

Al Midilli – John Steinbeck -Çocukluğun yürek burkacak kadar gerçek bir tablosu-

Steinbeck’in doğaya ve insana on yaşındaki bir çocuğun gözünden baktığı Al Midilli kendi edebi kariyerinde olduğu kadar Amerikan edebiyatında da bir dönüm noktası. Salinas Vadisi’ndeki bir çiftlikte anne-babası ve yardımcıları Billy Buck’la yaşayan Jody’nin tekdüze hayatı babasının hediye ettiği al bir midilliyle renklenir. Jody’nin henüz tay olan midilliye binebilmesi için hem tayın büyümesini beklemesi hem

okumak için tıklayınız

Haçlılar – Stefan Heym -kendi içindeki/çevresindeki faşistlerle hesaplaşamama-

Farklı cephelerden, farklı bakış açılarıyla, farklı üsluplarla anlatıldı İkinci Dünya Savaşı… Şolohov başka anlattı Hemingway başka, Remarque, Ehrenburg, Malraux, Heller, Grossman, Vonnegut, Orwell, Bek, Ondaatje, Aleksiyeviç başka… Sırada Stefan Heym’in anlatımı var… Bambaşka! Farklı cephelerine, farklı veçhelerine gidiyoruz savaşın… Normandiya cephesi, Çıkıntı Muharebesi, savaşa rağmen güzelliğiyle dikkat çeken Paris, ardından Almanya, Ren kıyıları, Paula Toplama

okumak için tıklayınız