12 Eylülün edebiyatımıza faydaları
“Burjuvazi hoşgörülüdür oysa: İnsanları oldukları gibi sever çünkü onların olabileceklerinden nefret etmektedir.” T.W.Adorno (Minima Moralia)
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
“Burjuvazi hoşgörülüdür oysa: İnsanları oldukları gibi sever çünkü onların olabileceklerinden nefret etmektedir.” T.W.Adorno (Minima Moralia)
okumak için tıklayınızPaleolitik Dönem’de atalarımızın mağara duvarlarına çizdiği etkileyici resimleri bu listede derledik:
okumak için tıklayınızOyuncaklar büyük ihtimalle insanlığın başlangıcından beri vardı, çocuklar olduğu sürece oyuncakların da var olacağını düşünebiliriz. Bunun bir sonucu olarak arkeolojik kalıntılar arasında da oyuncaklara rastlıyoruz. Sizin için en eskisi MÖ 5000’li yıllara tarihlenen 19 oyuncağı derledik.
okumak için tıklayınızArkeolojiyle çok ilgiliyim ve atalarımızla ilgili daha fazla şey öğrenmek istiyorum mu diyorsunuz? Nerden geldik, nereye gidiyoruz diye mi düşünüyorsunuz? Arkeoloji temalı birbirinden güzel kitapları sizler için listeledik:
okumak için tıklayınızFırsatlarla dolu bir dünyanın kapıları digitürk ile açılıyor. Harika yayınlara ulaşabileceğiniz Digitürk paketlerinde enfes bir deneyim yaşayabilecek ve muhteşem yayın akışına sahip olabileceksiniz. Digitürk ile sahip olabileceğiniz tematik kanallar sayesinde mükemmel bir keyfin tam ortasında kendinize yer bulabileceksiniz. Birbirinden özel fırsatları değerlendirebileceğiniz Digitürk dünyasınrda tercihinizi yapacağınız Digitürk paketler ile mükemmel bir seyir zevkine ulaşabilmeniz mümkün
okumak için tıklayınızFuzûlî’nin Kürtçe şiirleri gün yüzüne çıkarıldı. Kayıp şiirler, şair Selim Temo tarafından latin alfabesine çevrildi. Cemal Süreya, ömrü yetse, Fuzûlî’nin “Beng ü Bâde”sini günümüz Türkçesine çevirecekti. “Bu uzun şiir Kürtlerin ve Türklerin kucaklaşması olacaktır” demiş, Fuzûlî’yi “kardeşliğin” simgesi saymıştı.
okumak için tıklayınızTiyatro yayıncılığına yeni bir soluk getiren Dramatik Yayınları, son olarak Nazif Uslu’nun kaleminden çıkan, “Hakikat Erleri Börklüce Mustafa” adlı oyunu okuyucularla ve tiyatroseverlerle buluşturdu. Nazif Uslu, Börklüce ve yoldaşlarını tiyatro oyununda buluşturmuş.
okumak için tıklayınızAdorno ödülünü kabul etme vesilesiyle burada bulunmaktan büyük onur duyuyorum.* Bu akşam sizlere Adorno’nun ortaya attığı, bizim için bugün hâlâ geçerli olan bir sorudan bahsetmek istiyorum. Bu, tekrar tekrar döndüğüm, hep nükseden, kendini hissettiren bir soru.
okumak için tıklayınızVictor Marie Hugo (26 Şubat 1802 Besançon – 22 Mayıs 1885 Paris) Romantik akıma bağlı Fransız şair, romancı ve oyun yazarı. En büyük ve ünlü Fransız yazarlardan biri kabul edilir.
okumak için tıklayınız(*) “Bugün insanların içinde yaşadığı yalnızlığı kim önceden bilebilirdi? Her gün dünyaya ilişkin gövdesiz ve sahte bir imgeler ağı tarafından yeniden onaylanan bir yalnızlık. Ama imgelerin bu sahteliği bir hata değil. Eğer kâr peşinde koşmak insanlığın kurtuluşunun tek yolu olarak görülürse, gelir elde etmek mutlak öncelik haline gelirse, o zaman gerçekten varolanın itibar görmemesi, görmezden
okumak için tıklayınızBir yazar olarak en güçlü ve en zayıf yönlerinizin neler olduğunu düşünüyorsunuz? Ursula K. Le Guin: İmla konusunda bilgisayarımdaki imla kontrolü programından daha iyiyim; dilbilgisi, sözdizimi ve yazdığım cümlelerin sesi konusunda da çok az kuşkularım var.
okumak için tıklayınızİyi bir romancı olmak için uygulanabilecek bir formül var mı sizce? William Faulkner: Yüzde doksan dokuz yetenek… yüzde doksan dokuz disiplin… yüzde doksan dokuz çalışma.
okumak için tıklayınız5 Mart 1922 tarihli İzvestiya Gazetesi’nde Vladimir Vladimiroviç Mayakovski’nin “Toplantılarda Oturup Kalmışlar” şiiri yayımlanır. Şiir bürokratizmle dalga geçiyor, sayısız kurul oluşturulmasını, sürekli toplantı yapılmasını eleştiriyordu. “Yoldaş İvanoviç geldi mi nihayet? Hayır ABCDEFG komitesi toplantısında Toplantı salonuna gidiyorum bütün hızımla gösteririm ben onlara! sövüp duruyorum, ne gelirse ağzıma. Ve birden inanamıyorum gördüklerime… Yarım insanlar oturuyor iskemlelerde.
okumak için tıklayınızEn sevdiğiniz karakterler? William Faulkner: En sevdiğim karakterler vahşi, acımasız, alkolik, fırsatçı, güvenilmez, sanırım karakterine ait herşeyin epey kötü olduğunu söyleyebileceğimiz ama yine de bir karaktere sahip olan Sarah Gamp, sonra Bayan Harris, Falstaff, Prens Hal, Don Quijote ve elbette Sancho’dur.
okumak için tıklayınız“Gerçek acının tek bir ölçütü var: Ölüm korkusunu yok etmesi. Hala ölümden korkuyorsanız bilin ki gerçek acıyı yaşamamışsınız.
okumak için tıklayınız“….Felaket nedir bilir misin? Ondan kaçabilmek için ne çılgınca umutlara bağlandım ben (…) Başıma gelenleri ben istemedim. Üzerime yağdı her şey (…) İnsan yıkımını seçebileceğini sanıyorsa, hiçbir şey bilmiyor demektir.
okumak için tıklayınızN. Ziya Bakırcıoğlu’nun Başlangıcından Günümüze Türk Romanı adlı kitabında Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat va Fıtnat romanının basılış yılı olan 1872’den, 1979 yılının sonuna dek, 123 romancı tarafından, 110 yıl boyunca tam 1106 romanın yayımlandığı belirtilmiş ve şu şekilde bir liste oluşturulmuş:
okumak için tıklayınız1. İktidar ile “tutku” arasındaki bağın önemsizleşmesi Max Weber gibi birisini “rasyonelleşmenin”, iktidarın kimliksizleşmesinin modernlik sürecinin bir özelliği olduğunu varsaymaya götürmüştü. Michel Foucault da, aynı düşünceyi devam ettirerek “iktidarın deli ettiği” türünden bir varsayımın “disiplin toplumlarının” ve “iktidar teknolojilerinin” yaygınlaştığı modern yaşamda artık tutulamaz olduğu fikrine varıyordu.
okumak için tıklayınızHerman Melville dendiğinde tabii ki ilk akla gelen ‘Moby-Dick’ olur, yazarın o efsane metni. Amerikan edebiyatının bu büyük ustasını ‘tek atımlık barut’ olarak değerlendirmekse haksızlığın daniskasıdır, tabiri caizse. Melville’in onlarca eseri arasında gezinirken alınacak tat, edebiyatın bugünlere uzanan gücünün de ipuçlarıyla doludur. Bir ‘kaynak’ olarak orada durur onun metinleri, çağdaşlarını ve sonraki nesilleri etkilemek üzere…
okumak için tıklayınız“Yurttaşlarım, Sonunda size ne bırakabilirim? Son saatimde, şerefle olan sıkı ilişkinin beraberinde getirdiği sıkıntı ve yükümlülüklerle dolu uzun yıllar boyunca en çok özlediğiniz şeyi sizlere hediye etmeye karar verirsem sanırım ki hepiniz onaylayacaksınız. Çok basit:
okumak için tıklayınız