Sabahattin Ali’nin en kötü filmleri bile seyretmesinin gerekçesi

“En kötü filmde bile benim alacağım önemli dersler var. insanda geniş ufuk açar, bazı yenilikler sunar, hiçbir şey yok sanılan filmlerde bile ilginç manzaralar, değişik görüntüler verilir. Bu nedenle filmleri izlemeyi seviyorum” diyen Sabahattin Ali için sinema son derece önemli bir sanat ve eğlence aracıdır.

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin Atatürk’e hakaret ettiği iddia edilen komplonun arka planı

Sabahattin Ali Konya’da öğretmenliğe başlamış, kendine yeni bir hayat kurmaktadır. Bu arada Yeni Anadolu gazetesinde çevirileri ve öyküleri yayımlanır. Haziran 1932’de ise Kuyucaklı Yusuf gazetede tefrika edilmeye başlanır. Gazetenin satışında beklenmedik bir artış olup da telifi ödenmeyince Sabahattin Ali de tefrikayı 26. sayıda yarım bırakır. Bunun üzerine Cemal Kutay ile araları açılır ve olaylar giderek

okumak için tıklayınız

Nikola Tesla’nın en sevdiği şiir

Her bir işareti yazan Tanrı mıydı? Yatışmakta olan iç karmaşalarım, Ve büyük sevinçle dolan bu zavallı kalbim, Yüce bir güçle bana açıklıyor Doğa’nın enerjileri etrafıma ve bana heyecan veriyor. Ben bir Tanrı mıyım? Enerjinin parlaklığı giderek artıyor. Gözümün gördüğü her bir karakter Ruhumun önünde Doğa tarafından hareket halinde gösteriliyor Bu fikir, Goethe’nin Faust’unda açıkça bulunabilir.

okumak için tıklayınız

E-Kitap: “YAKIŞMIYOR!” /Günümüz Edebiyat Ortamına Bir Bakış – Halûk Cengiz

Hâluk Cengiz, Üvercinka Dergisi’nin çeşitli sayılarında günümüz edebiyat ortamındaki kötücül yapılanmaları eleştiren özenli ve sıkı bir yazı dizisi kaleme almıştı. EVV3L’in sıkı dostlarından Uğur Yanıkel, Halûk Cengiz’in Üvercinka Dergisi’ndeki yazı dizisinden önce kaleme aldığı diğer eleştirel yazıları da ekleyerek pasaj69.org bünyesinde bir e-kitap olarak yayına hazırladı. “Yakışmıyor!” adlı e-kitabın tam metnine http://bit.ly/yakismiyor adresinden ulaşabilirsiniz.

okumak için tıklayınız

Nietzsche: Gözlerim için en korkunç şeydir bu, insanları paramparça olmuş ve mezbahaya dönmüş bir savaş alanında dağılmış gibi görmek.

Zerdüşt bir gün büyük köprünün üstünde yürürken, sakatlar ve dilenciler sardı etrafını ve bir kambur şunları söyledi ona: “Bak, Zerdüşt! Halk da bir şeyler öğreniyor senden ve inanmaya başlıyor öğretine: ama sana tamamen inanması için bir şey daha gerekiyor — biz sakatları da ikna etmelisin! İşte güzel seçenekler sana ve sahiden, birçok fırsat var karşında!

okumak için tıklayınız

Geçmiş Şimdi Gelecek – Hasan Ali Toptaş

Hasan Ali Toptaş okurlarının uzun yıllardır arayıp da bulamadığı iki öykü kitabı vardır: Bir Gülüşün Kimliği ve Yoklar Fısıltısı. Otuz yıl sonra, Ölü Zaman Gezginleri’nde yer almayan bu öyküler, yeniden okurlarıyla buluşuyor. Toptaş’ın, acemiliğin A’sındayken kaleme aldığı öyküleri, “HAT yazısı”nın kökenlerine inmemiz, yolun ufkunu sezmemiz için bulunmaz nimetler…

okumak için tıklayınız

Sosyal Medya – Eleştirel Bir Giriş – Christian Fuchs

Facebook, Twitter, Youtube biz kullanıcıları sömürüyor mu? Bu platformları kullanırken gizliliğimiz güvence altında mı? Christian Fuchs bütünlüklü bir sosyal medya analizi sunarken bizleri sosyoloji kuramları, Marksist ekonomi politik, katılım kültürü ve kamusal alan gibi farklı uğrakları olan bir yolculuğa çıkarıyor ve başka bir sosyal medyanın olanağını soruşturuyor.

okumak için tıklayınız

Ay’a Yolculuk Yarışı ve Sovyetlerin Mütevazı Dahisi Alexander Kemurdjiyan – Deniz Serindağ

1950’lerden itibaren insanlık için artık uzay çağı başlamıştı. Bu tarihten sonra uzaya 250’den fazla robot mekik yollandı. Gönderildiği tarihten itibaren onlarca robot bize uzaydan birçok bilgi ve örnek getirdi. Bu çağ insanlık için nefes kesen büyük maceralara sahne olacaktı. Maceraların esas kahramanları olan büyük güçler kendilerini var etme alanı olarak gördükleri uzay yarışında kimi zaman

okumak için tıklayınız

Kelimeleriyle Hayata Neşter Vuran Barış Bıçakçı’dan 19 Alıntı

Barış Bıçakçı, edebiyatımıza şimdiden, Herkes Herkesle Dostmuş Gibi, Veciz Sözler, Aramızdaki En Kısa Mesafe, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Baharda Yine Geliriz, Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Sinek Isırıklarının Müellifi, Seyrek Yağmur kitaplarıyla iz bırakana yazarın eserlerin bazı alıntıları derledik. 1. Bunca acıya rağmen hala hayatta olduğumuza göre ya üçkağıtçıyız ya da umudumuz var.

okumak için tıklayınız

Gava Miri Bıaxife – Newaf Miro ‘’Gitmek ölmektir. Ölmek de gitmek.’

Bir ölünün söyledikleridir Bir hüzün atmosferi yaşanıyor ülkemizde. Soluk alıp vermek bile eziyete çevrilmek isteniyor. İstiyorlar ki insanlarımız yaşarken ölsün. Gayelerine de sıkı sıkı bağlılar. Yakıp yıkıyorlar. Sürüyorlar bizi uzaklara. Bazen de dünyaya gelmeden veda eder halkımın çocukları. Geride hiçbir şey bırakmadan çekip gitmek hazin bir durumdur. Kürt olmanın dayanılmaz ağırlığındandır tüm bunlar. Daha parmak

okumak için tıklayınız

Estetiğe Plehanov Köprüsü – B.Sadık Albayrak

Çok uzak bir benzetme ama, Plehanov’un Ekim Devrimi’ne karşı tavrı ile Kwai Köprüsü filminin esir İngiliz subayının, Japonlar için inşa ettikleri köprüyü kurtarmak istemesi, bende hep ortak çağrışımlar uyandırmıştır. Filmi görmeyenler için özetlemekte yarar var. İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sırasında Japonlara esir düşen bir İngiliz ve Amerikalı asker grubu Kwai nehri üzerine bir demiryolu köprüsü

okumak için tıklayınız

Ortak Lüks – Paris Komünü’nün Siyasi Muhayyilesi – Kristin Ross

Kristin Ross müthiş bir şey yapıyor bu kitabıyla: Paris Komünü’nün ardından gelen yorumların yarattığı sahte ikilikleri –anarşizme karşı komünizm, köylüye karşı işçi, Fransız cumhuriyetçiliğinin sahiplendiği komün ile reel sosyalist gelenekteki komün vs.– bir kenara bırakıyor ve Komün’ü yetmiş iki günün sonunda katliamla sona ermiş bir “trajedi” olarak yorumlamayı reddediyor. Ross’a göre, Komün’ün değerlendirildiği iki bağlamın,

okumak için tıklayınız

Dünyaya Kafa Tutan Köy – Dan Hancox

Kürenin üzerinde 37° 22′ 16¨ Kuzey, 4° 57′ 29¨ Batı noktası: Marinaleda. Asteriks’in köyünü hatırlatan bu Endülüs köyü bildiğimiz dünyaya kafa tutuyor: Burada insanlar kâr için değil, insanca bir hayat sürmek için çalışıyorlar. Marinaleda’da köyle ilgili kararlar herkese açık genel toplantılarla alınıyor. Çiftliklerin ve üretim tesislerinin mülkiyeti ortak. İnsanlar ömür billah konut kredisiyle cebelleşmek yerine,

okumak için tıklayınız

Ben Kimim? (Benlik ve Kimlik Bilincinin Temelleri) – Nurdoğan Arkış

Neden bazı insanlar doyumsuzdur? Neden bazıları hayattan bir türlü tatmin olamaz? Neden pek çok ünlü ve zengin kimse, sahip olduğu onca şeye rağmen yine de mutsuzdur? Neden bazı insanlar çevreleriyle bir türlü barışamaz? Neden birçok insan bulunduğu ortamdan, yaptığı meslekten, sahip olduğu unvandan mutlu değildir? Neden bazıları daima bir şeylerle, birileriyle yarış halindedir?

okumak için tıklayınız

Bir Kitap! “Dünya Şiiri, Akımlar-Manifestolar” – Ayhan Kavak

Kimi kitaplar vardır ki edebi derinlikten yoksun olmasına rağmen bilinçli bir şekilde magazinsel-sansasyonel bir olayla sonlandırılır. Böylelikle yapılan ‘PR’ çalışmasını, kitabın satış rekorlarına çevirmiş olurlar. Kimi kitaplar da içerik ve edebi derinlik açısından paha biçilmezse de yayınlandığı anda okuru sınırlı kalır. Elbette geniş kesimlere ulaşmada da zamana yayılacak bir süreç ister.

okumak için tıklayınız

Metin Altıok Hakkında Bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

METİN ALTIOK 14.03.1941 Bergama doğumlu.Baba adı:Süleyman Zühdü Ana adı: Melahat .İki kere evli ( Suat Füsun AKATLI 29.09.1966 ev.01 11.1974 boş. – Nebahat 30.11.1980 ev.14.02.2001 vefat.).Bir çocuk babası .(Zeynep. ilk eşinden ) Bergama da İlk Okulu okudu. Orta Okulu İzmir Karşıyaka da ALAYBEY Orta Okulunda okudu.İzmir de Karşıyaka lisesini bitirdi.Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi

okumak için tıklayınız

Ebedi Nişanlı Kafka – Jacqueline Raoul-Duval

Franz Kafka 1912 ile ölüm yılı olan 1924 arasında dört kez nişanlandı fakat hiç evlenmedi. Nişanlıları Felice, Julie, Milena ve Dora ile aşk mektupları aracılığıyla süren ilişkileri oldu. Bu edebiyat dahisi adam; Prag, Berlin ve Viyana arasında, kusurlu, ürkek, eğlenceli, ironik ve acımasızca kendi sınırlarının farkında olan biri haline gelmişti. Baştan çıkarıcıydı, aşık da olabiliyordu

okumak için tıklayınız