Vera Tulyakova neden Nazım Hikmet’in mirasından vazgeçti?

Dünyaca ünlü Türk şairi Nazım Hikmet’in eşinin Vera Tulyakova’nın Nazım’ın mirasından neden vazgeçtiği ortaya çıktı. Vera’nın ilk eşinden olan kızı Anna Stepanova internette sosyal ağ sayfasında Nazım’ın ölümünden sonra miras konusuyla ilgili önemli hatıralarını paylaştı. Anna dul kalan annesinin kimseyle konuşmak istemediğini ifade etti. Çok güzel olduğu için erkeklerin Vera’nın peşini bırakmadığını anlatan Anna, “Annem

okumak için tıklayınız

Kırmızı renk neden cezbeder?

Onbinlerce yıl önce atalarımız doğal boyalarla vücutlarını boyamaya başladığında kafalarından ne geçiyordu bilemeyiz. Fakat yaşamı ve ölümü hatırlatan kan rengini temsilen kırmızı toprak boyayı seçmelerinin belki de önemli bir nedeni vardı. Bugün kırmızının çeşitli tonlarına güç, saldırganlık, seks gibi farklı anlamlar atfediliyor. İngiltere kraliyetinin rengi de kırmızıdır, Amsterdam’da fuhuş sektörünün yürütüldüğü bölgenin ışıkları da. Bu

okumak için tıklayınız

Patatesle dünyayı aydınlatmak

Patatesinizi nasıl seversiniz? Haşlanmış, kızarmış, ezme… Bazıları ise patatesin ışık saçanını tercih ediyor. Kudüs İbrani Üniversitesi’nde araştırmacı Haim Rabinowitch ve arkadaşları birkaç yıldır patatesten elektrik üretme projesi üzerinde çalışıyor. Patatese basit bir metal düzenek ve ampul takarak elektrikten yoksun köyleri bu yolla aydınlatmayı hedefliyorlar. Rabinowitch, bir tek patatesin bir odayı 40 gün aydınlatacak kadar elektrik

okumak için tıklayınız

“Ölülerimiz için nutuklar atılacak sonra da gidip karınlarını doyuracaklar.” – Albert Camus

– Söyleyin doktor, vebadan ölenler için bir anıt yapılacağı doğru mu? – Gazeteler öyle diyor. Bir gömüt taşı ya da bir plaka. – Bundan emindim. Ve nutuklar atılacak. Yaşlı adam boğuk boğuk gülüyordu. – Buradan duyuyorum onları: “Ölülerimiz” sonra da gidip karınlarını doyuracaklar.

okumak için tıklayınız

Nazilerin korkunç eğitim sistemi / Nazi kitaplarında matematik soruları

Nazilerin iktidarı döneminde (1933-1945) Almanya’da ilk ve orta öğretim sistemi militarist temele dayanıyordu. Çocuklara okuma yazma öğrenmeye başladıkları yaştan itibaren dayatılan ders kitapları ürkütücüydü. Nazi kitaplarında matematik soruları “Akıl hastası bir insana bakmak günde 4 RM’a (Reich Mark) mal oluyor. 300 000 akıl hastası insan var. Bu insanlara bakmak toplam kaç RM’a mal oluyor? Bu

okumak için tıklayınız

Günah Taşları – Zafer Köse

Kalabalık bir grup, recm cezasını uygulamak üzere toplanmıştır. Maria Magdalena, günahkar bir hayat yaşadığı için öldürülecektir. Taşlar hazırdır. Maria çaresizce beklemektedir. O anda, Nasıralı Marangoz Yusuf’un oğlu ufukta belirir. Herkes onun Maria’yı kurtaracağını bilir, ama bunu nasıl yapacağını merak ederler. O kitlenin elinden, böyle bir anda bir kadın nasıl kurtarılır?

okumak için tıklayınız

Düzenden Düzensizliğe Giden Upuzun Yolculuk

Entropi (düzensizlik) oldukça ilginç bir konudur. Düzensizlik, sistemlerde daima artmak zorundadır. Bu, Evren’in yasasıdır. Yani bundan birkaç katrilyon sene sonra, buradaki makalemizde izah ettiğimiz tüm basamaklardan geçildikten sonra, düzensizlik o kadar artacak ki, Evren içerisinde iş yapabilir durumda (“kullanılabilir”) enerji kalmayacak. Ancak şu anda durum bu değil. Entropi adım adım artıyor; tıpkı bir saatli bomba

okumak için tıklayınız

Göz muayenesiyle Alzheimer’ın erken teşhisi mümkün mü?

İskoçya’daki Dundee Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı göz muayenesiyle Alzheimer hastalığının erken teşhisinin mümkün olup olmadığı üzerine çalışma yapacak. Bilgisayar bölümünden bir ekibin Edinburg Üniversitesi’nden araştırmacılarla birlikte 2015 Nisan’ında başlayıp üç yıl süreyle yürüteceği çalışmaya 1,1 milyon sterlin ayrıldı. Bazı veriler, gözdeki kan damarlarında meydana gelen değişikliklerin, beyin kanaması, kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.

okumak için tıklayınız

Rusya’dan selfie uyarısı: Bitlenirsiniz

Rusya’da halk sağlığı konusunda tavsiyelerde bulunan kurum, saç bitinin yaygınlaşmasının önlenmesi için gençlerin selfie çekmekten kaçınmasını tavsiye etti. Rospotrebnadzor adlı kurumun Kursk bölge temsilciliği, insanların grup halinde cep telefonuyla fotoğraf çektirmelerinin saç bitinin daha geniş bir kitleye yayılmasında başlıca etmen olduğunu kaydetti. Kurum birbirine kafalar değecek kadar yaklaşmanın saçtaki bitlerin diğer insanların saçlarına atlayabilmesine neden

okumak için tıklayınız

Savaş Erki Polis Erki – Mark Neocleous

Bu kitap savaş erki tartışmasını, “savaş çalışmaları” olarak görülenin, askeri tarih ve stratejik çalışmalar gibi alt alanlarının, uluslararası ilişkiler ve jeopolitik gibi komşu alanların ve onun liberal teorideki daha geniş ideolojik temellerinin alelade aşinalığından uzağa taşımayı amaçlamaktadır. Onun yerine bu kitap farklı bir noktadan başlar: savaşı kapitalist hâkimiyet tarihinden ayrılmaz düşünerek. Bu nedenle elinizdeki kitap

okumak için tıklayınız

Yeni Bir Toplumcu Tıp kitabı – Akif Akalın

Toplumcu Tıp literatürümüz zenginleşiyor. Bu kez zenginliğimize Deniz Akgün, Notabene yayınlarından çıkan Kapitalizm Hasta Eder başlıklı kitabıyla katıldı. Kendisiyle yapılan bir söyleşide “toplumcu tıp Türkiye’de mümkün mü?” sorusunu, “bunun aksi mümkün mü?” sorusuyla yanıtlayan Akgün, “[y]aygınlaşan toplum sağlığı sorunlarına çözüm bulunabilmesi için toplumcu tıp uygulamalarına hareket alanı sağlanması zorunludur” diyor. Deniz Akgün genç bir halk

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin Orhan Kemal’le tanışması

Sabahattin Ali Orhan Kemal’i Nâzım Hikmet’in mektuplarıyla tanımıştır. Nâzım Hikmet 6 Mart 1943 tarihli mektubunda, “Burada, Bursa Cezaevi’nde Raşit Kemali adında bir delikanlı var. Suçu benimki gibi. Altı ay sonra da cezası bitirip çıkıyor. Çok istidatlı ve şimdiden cidden güzel, nevi şahsına münhasır şiirleri ve hikâyeleri var. Altı ay sonra dışarı çıkınca siz ağabeylerinin yardımını

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’in gözünde Nâzım Hikmet

(…)”Hapishanede çehrelerini sık sık görmeye mecbur olduğumuz bir topluluk var, kravatlı, bey ıskartası, muhasip, kasadar “hakaret olsun diye veznedar demiyorum- kâtip, tahsildar, maliye memuru, ne bileyim ben, bu çeşit “Küçük burjuva”lar. Bunların karakterleri malum: Hem kel, hem fodul. Bütün hareketlerinden, sözlerinden kendini beğenmişlikleri akar. Mesela Nâzım Hikmet’e bunlardan birisi der ki:

okumak için tıklayınız

Dışkınızı Ne Kadar İyi Tanıyorsunuz?

Her ne kadar görmezden gelmek için elimizden geleni ardımıza koyuyor olsak da, dışkımız vazgeçilmez ve sistemlerimizin düzgün çalışabilmesi içim müthiş kıymetli bir parçamız. Ancak onu ne kadar iyi tanıyoruz? Renginin, dokusunun, yapısının ne anlama geldiğini ne kadar biliyoruz? Dışkımızın sağlığımız ve tükettiklerimizle ilgili çok önemli bilgiler verdiğini biliyor muyuz? Yüz milyonlarca yıldır canlıların yapageldiği bu

okumak için tıklayınız

Hayvanlar da yas tutar

İnsanlar ölülerine sahip çıkmaya belli bir anlam yükler. Hayvanlar dünyasında da benzer yaklaşımların olduğu keşfediliyor. Musevilerde, cenazeyi dini ritüellere uygun olarak hazırlayan bir ekip vardır. Biri öldüğünde, Hevra Kadişa yani ‘Kutsal Görev’ adı verilen bu ekipten biri cenaze gömülünceye kadar başında bekleyerek Tevrat’tan bölümler okur. Katoliklerde ise aile fertleri ve arkadaşlar cenaze başında bir araya

okumak için tıklayınız

Bilgisayarlar öğrenme biçimini değiştiriyor mu?

Teknoloji, öğrenme ve düşünme biçimimizi geliştirebilir mi? Google yetkilisi yeni bir eğitim çağına girdiğimiz görüşünde. “Bu keşfiniz öğrenen kişide unutkanlığa neden olacak; çünkü hafızalarını kullanma ihtiyacı duymayacaklar,” diyerek yeni bir teknolojiye yönelik bir kaygıyı ifade ediyordu bir yorumcu. “İnsanlar birçok şeyin dinleyicisi olacak, ama bir şey öğrenmeyecek; bilgeymiş gibi görünecekler ama bir şey bilmeyecekler.” Socrates

okumak için tıklayınız

Öfkenizi içinize atmak zararlı mı?

Kızgın mısınız? Öfkenizi göstermenin, yastık yumruklamanın sizi rahatlattığına mı inanıyorsunuz? Araştırmalar tam da böyle olmadığını söylüyor. Sağlığınız açısından öfkenizi bastırmamanız gerektiği yönünde nasihatlerle çok karşılaşmışsınızdır. Öfke bastırmanın vücudunuz için zararlı olduğuna, kalp sorunlarına, en azından mide ülserine yol açacağına inanılır. Öfkenin kontrol edilmesi konusunda yapılan araştırmalar ne sunuyor bize?

okumak için tıklayınız

Bilim Hakkında Konuşmadan Önce Düşünün…

Bu mini-makale derlememizde okuyacaklarınız, tarih içerisinde önemli şahısların bilimin o günkü konumu ve geleceğiyle ilgili bazı sözlerini içermektedir. Bu sözleri dikkatle okumanızı tavsiye ederiz. Günümüzdeki ünlü simaların ağızlarından çıkanlara ne kadar benzer olduğunu görmeye şaşıracaksınız. Böylece, televizyonlarda saatlerce boy gösterip, bilimden söz eden kimselerin ayaklarının yere ne kadar bastığını, tarihtekilerden öğrenebileceğinizi düşünüyoruz. Umuyoruz ki bilim

okumak için tıklayınız