Albert Einstein ile İlgili Temel Bilgiler

Einstein’ın bu az bilinen fotoğrafıyla birlikte, ona ait bazı temel bilgileri listemek istiyoruz. Böylece 20. Yüzyıl’ın en büyük dehasını daha yakından tanıyabilmenizi umuyoruz. 1) 14 Mart 1879’da, sabah 11:30’da, Almanya’nın eski Württemberg eyaletinin Ulm kentinde, sonradan Bahnhofstraße sokağında, B135 numaralı binada doğdu. 2) 76 yaşında, ABD’nin New Jersey eyaletinin Princeton kentinde, 18 Nisan 1955 Pazartesi

okumak için tıklayınız

Bir Teknik Olarak Üslup Değişikliği – Mesut Lizor

Bir Balıkla Sahtekârca İlgilenmek adlı romanın giriş bölümünde iki özgeçmiş vardır. Bunların kendi bağlamlarından kopuk bir şekilde orada yer alması havada kalmışlık hissi verir. Bunun bir hata olmadığını göstermek için Jameson’ın Tarihte Ulysses adlı makalesine başvurmak istiyorum. Ona göre Genelev bölümünün ana gövdeden (Ulysses) kopuk olması görsel açıdan şeyleşmenin bir sonucudur. Nitekim Flaubert’in eserlerinde de

okumak için tıklayınız

David Harvey: Zeytin ağaçlarını savunmak gerek

Ege’nin küçük bir kasabası son bir kaç haftadır zeytin ağaçlarını korumak için eylemde. İzmir’e bir kaç saat uzaktaki Soma’ya bağlı Yırca köyü yakınlarında 500’e yakın zeytin ağacı kesildi, ağaçların termik santral inşaası için kesildiği söyleniyor. Bölge hakkında kamulaştırma kararı çıktı. Yerel halk ise, kararın iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açtı. Enerji Bakanı Taner Yıldız, ağaçların

okumak için tıklayınız

Büyükada hakkında yazılmış en önemli eser Türkçede.

Büyükada hakkında yazılmış en önemli eser Türkçede. Akillas Millas, Ada’nın mahallelerinde, evlerinde gezmemizi sağlıyor. Oralarda oturan insanlarla tanışıyor, manastırları dolaşıyor ve eski sandıkları açıyoruz. Adalı Yayınları önemli bir işe imza atarak Akillas Millas’ın Büyükada-Prinkipo, Ada-i Kebir adlı kitabını yayımladı. Kitap Büyükada hakkında yazılmış en önemli eser olarak anılıyordu yıllardır. Ama Yunanca olduğundan açıp okuyamıyorduk. Büyük

okumak için tıklayınız

Yıkanmak İstemeyen Çocuklar Olalım – Ünsal Oskay

“Yazma eylemi, Melville’in dediği gibi ‘Kuzey yarıkürede yaşanan hayatın gerçek yüzünü anlamak için uzak denizlere açılmayı ve aynı anda, Borges’in değindiği gibi, ‘kralın adamlarından ve kasabasındaki hayattan sıkıldığı için yazan El Tobossolu ya da Mantiellinin gösterdiği bir saklı mutluluğu paylaşmanızı sağlıyor. Yazma eylemi, yaşanan hayattan sonra, geçip giderken arkada bırakılan bir iki söz. Gündelik varoluş

okumak için tıklayınız

Kafesteki Kuş Neden Şakır, Bilirim – Maya Angelou

Maya Angelou bileğinde “İlgiliye” yazan bir etiketle, büyükannesi Bayan Henderson’a teslim edilmek üzere, kardeşi Bailey ile Arkansas’a yollandığında üç yaşındaydı. İki kardeş terk edilmişliğin acısını üzerlerinden atamadan ırkçılığın nefretiyle yüz yüze geldi. Büyükanneleri çocukları kanatları altına aldı. Fakat sadece kısa bir süre için. Zira Maya’nın zorlu yolculuğu daha yeni başlıyordu…

okumak için tıklayınız

Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız – Hasan Ali Toptaş

-“Dili kötü kullanan bir yazar yerilmeli ama iyi kullanan övülmemeli. Dili iyi kullanmak yeter şarttır çünkü.” -“Kendimi herhangi bir yere ait hissetmiyorum. Ne bir şehre, ne bir ülkeye, ne de dünyaya.” -“Çocukluğunun elinden tutmayan kişi hiçbir yere gidemez.” Az konuşan, konuşmamayı tercih eden, kendini yeryüzüne susmaya gelenlerden sayan bir yazarın söyleşileri. Hasan Ali Toptaş, şeytanın

okumak için tıklayınız

Okuma Güncesi – Aziz Nesin

Okuma Güncesi, Aziz Nesin’in okuduğu kitaplar üstüne kişisel beğenilerini, öznel görüşlerini yansıtan notlarından oluşuyor. Bu notların en ilgi çeken yanı, Aziz Nesin’in düşünsel dürüstlüğüdür. Yazarı kim olursa olsun, ne kadar tanınmış olursa olsun, Aziz Nesin genel yargıya kendini teslim etmeden, kendini akıntıya bırakmadan, bir kitabı eleştirmekten, hatta kimileyin yerden yere vurmaktan çekinmemiş. Sevdiğini de beğenmediğini

okumak için tıklayınız

Cumartesi Anneleri’nin 500. buluşması anısına bir kitap: “Kayıplar İçin Şiirler”

Türkiye Yazarlar Sendikası ve İnsan Hakları Derneği’nin hazırladığı “Kalpleri Küçük Bir Bahçe Onların: Kayıplar İçin” kitabı Cumartesi Anneleri’nin 500. buluşma için de bir anı yerine geçiyor. “Önce otu biçmek, hâlâ canlı olan son bitkiye kadar her şeyi kökünden sökmek. Toprağı tuzla sulamak… Sonra otun belleğini öldürmek, bilinçleri sömürgeleştirmek için onları yok etmek; yok etmek için

okumak için tıklayınız

Zazalar – Haydar Karataş

Bu Zazalık meselesi aslında epeyce karışık ve de bulaşanın başını yakan bir şeydir. Onun için işin o tarafına girmek istemem. Türkologlar onları Türklük içinde görme eğilimindeydi. Yeni Kürt aydınlanması Zazalıkla duygusal bir bağ kurar. Bu nedenle bugün açısından söylenebilecek her cümle taraflı. Zaten benim bu “Aazalık” mevzuunda söyleyeceğim şeyi sakın içinizde ciddiye alan olmasın, eğlence

okumak için tıklayınız

Yabancı – Richard Sennett

Richard Sennett’in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir. Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris’i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor. İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki’nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme

okumak için tıklayınız

Ermenistan’ın ‘Drakula’sı: Dakhanavar

Von Haxthausen’in 1854’te basılan ‘Transkafkasya’ kitabında Yerevan yakınlarında bir vampir hikâyesinden bahsediliyor. 1968’de Montague Summers’ın ABD’de basılan ‘Avrupa’da Vampir’ kitabında da referans verilen anlatıda yer alan ‘dakhanavar’ kelimesinin Farsça ‘canavar’a benzemesi tesadüf mü bilinmez ama Haxthausen’ın Ermenistan vampiri mitine neden olduğu kesin.

okumak için tıklayınız

Faruk Duman’ın yeni romanı “Köpekler İçin Gece Müziği”

‘Köpekler ve doğanın kaderi insanımızla aynı’ Yeni kitabı “Köpekler İçin Gece Müziği”nde, başlı başına bir roman kişisi kıldığı doğayı, naifleşmeyen net bir dille kaleme alıyor Faruk Duman. Ne doğanın yönlendirdiği, öykülerini biçimlediği karakterler öyle çizili ne de doğanın kadim ve çetin alametleriyle, elementleri. Doğayı güzel ve şirin yönlerinden asgari; dev ve hükmedici yönleriyle ise öne

okumak için tıklayınız

Yokluğunun 30. Yılında Cigerxwin – Özkan Öztaş

Eserlerinde yoksulluğu, işçileri, köylüleri, ezilen Kürt halkını işleyen Marksist Kürt şairi Cigerxwin, 1903 yılında Mardin?in Gercüş (bugün Batman?a bağlı) ilçesinde dünyaya gelir. 1. Paylaşım Savaşının başladığı yıllarda Suriye?ye göç etmek zorunda kalan Cigerxwin?in asıl adı Şehmuz Hasan?dır. 1914 yılında Suriye?nin Amude şehrine göç eden Cigerxwin, 1921 yılında Suriye?de İlahiyat Fakültesini bitirerek din görevlisi olarak işe

okumak için tıklayınız

Yeni orta sınıfın Gezi’ye ilerleyişi – Zafer Köse

Son zamanlardaki önemli kitaplardan biri: Ali Şimşek’in “Yeni Orta Sınıf – ‘Sinik Stratejiler’”. Kitap Gezi’nin de bir analizi niteliğinde. Bu ayaklanmanın belki de en önemli bileşeni olan yeni orta sınıfı, ortaya çıkış koşullarıyla, evrilmesine neden olan gelişmelerle, eksik kalan yönleriyle ve en önemlisi, gelecek için verdiği umutla inceliyor. Şirketini kurduğunda sadece bir masası, bir sandalyesi

okumak için tıklayınız

Küresel servetin yarısı nüfusun %1’inin elinde

Küresel servetin neredeyse yarısı, dünya nüfusunun en zengin %1’lik kesiminin elinde bulunuyor. İsviçre bankası Credit Suisse’nin Küresel Refah Raporu, dünyada zengin ile fakir arasındaki uçurumun giderek açıldığını gösteriyor. Rapora göre, dünya nüfusunun yarısı, küresel servetin sadece %1’lik kısmını paylaşıyor.

okumak için tıklayınız

Karakaşlı’nın dört köstebeği – Fazilet Mıstıkoğlu

Şair, yazar, gazeteci Karin Karakaşlı “Dört Kozalak”ta, sınav kaygılarıyla boğuşan dört gencin bu süreçte kabuklarından çıkışını ve farklılıkları sevip benimseyişini anlatıyor. Emre, Mari, Şerzan ve Kumru, hikayeye ismini veren dört kozalak. Üniversite sınavına hazırlanacakları yıl gelip çattığından, hepsi oldukça gergin ve endişeli. Aslında Osman Hoca onları bir araya getirmese, ayrı okullarda okudukları İstanbul’da yolları hiç

okumak için tıklayınız

Aslında o kadar da akıllı değilsiniz

Gazeteci ve bir blog yazarı olan David McRaney nörobilimden ve psikolojik araştırmalardan faydalanarak, reklamcıların, medyanın ve politikacıların kışkırttığı gibi insanın sınırsız bir varlık olmadığını, gündelik hayatın içinden çarpıcı örneklerle irdeliyor. Günümüz insanı, gelişen teknoloji ve tüketim toplumunun etkisiyle içi boş bir sınırsızlık duygusuna kapıldığı için kaygılarla kuşatılmış bir hayat sürmek zorunda kaldı. Daha zeki, daha

okumak için tıklayınız

Umberto Eco’dan insanoğlunun en önemli çağı – Çetin San

“Ortaçağ” üzerine “Barbarlar, Hıristiyanlar, Müslümanlar” isimli kitap yazan Umberto Eco, bu ikinci ciltte, çağın gündelik yaşamından müziğine, teknik gelişmelerinden Haçlı Seferleri’ne uzanan bin bir yüzünü uzmanlar tarafından yazılmış makalelerle aydınlatıyor. Şu anda düşünüyorum da, gerçekten insanoğlunun en önemli çağıdır ‘Ortaçağ’… Çünkü o çağ artık bir değişim yapmaya karar verdiği, hatta belki de gezegenin üstündeki hükümdarlığını

okumak için tıklayınız