“…Sorun seçimlerini hep iki kötü arasında yapmak zorunda kalmandaydı ve…” Charles Bukowski

“…Sorun seçimlerini hep iki kötü arasında yapmak zorunda kalmandaydı ve seçimin ne olursa olsun bir parçanı daha kesiyorlardı. Kesecek bir şey kalmayana dek. İnsanların çoğu yirmi beş yaşında mahvolmuştur. Araba süren, yemek yiyen, çocuk sahibi olan, kendilerine en çok benzeyen başkan adayına oy vermek gibi her şeyi yapılabilecek en kötü şekilde yapan götlerden oluşmuş bir

okumak için tıklayınız

“Herkesin uykuda olduğu saatleri kullanır şairler. Çünkü zaman hırsızıdırlar.” Murathan Mungan

“Şairlerin ortalığa hâkim olacakları saatler herkesin uykuda olduğu saatlerdir. Geceyarısından sonradır ve sabahın ilk saatleridir. Herkesin uykuda olduğu saatleri kullanır şairler. Çünkü zaman hırsızıdırlar. Başkalarının zamanlarını çalarlar. Yeryüzünün saklı zamanlarını, uykulu zamanlarını kullanırlar. Herkesin ortak kullandığı saatlerde zaman zayıflar, güçsüz düşer. Çünkü paylaştırılmış, bölüştürülmüş, diri tutulmuştur; ışığın ve gölgenin oyunlarından mahrum bırakılmıştır;

okumak için tıklayınız

“Ah, Milena… Denize düşmüşüz sanki,..” Franz Kafka

“Anladığım kadarı ile Milena ikimiz de çok çekingen ve ürkek kişileriz. Birbirimize gönderdiğimiz mektuplar o kadar çekingen o kadar korku dolu ki. Cevaplar dersen onlar ayrı bir korku kaynağı ikimize de doğuştan gelmemiş bu özellikler ama ben de huy edinmiş artık. Bir odadayız Milena. Birbirine bakan iki kapının ardındayız ama ayrı ayrı. Biri açacak olsa

okumak için tıklayınız

Katil Kim? – Zafer Köse

O gün o genç adamın öldürüleceğini daha ilk cümlede öğreniyorsunuz. Marquez, “kırmızı pazartesi” günü yaşananları, yıllar sonra kasabaya geri dönen bir kişinin dilinden anlatıyor. Bu kısacık büyük romandaki herkes biliyor Santiago Nasar’ın öldürüleceğini. Cinayetin nedenini de fazla merak etmenize gerek kalmıyor, çünkü hemen başlarda açıklanıyor. Kimin öldüreceği bilgisi de veriliyor. Anlıyorsunuz ki, Pedro ve Pablo

okumak için tıklayınız

Game of Thrones’u Tarihsel Materyalizm ile Okumak

“Yaşamı belirleyen bilinç değil, tersine, bilinci belirleyen yaşamdır.” Alman İdeolojisi, Karl Marx – Friedrich Engels Bilmeyenler için kısa bir özet geçelim: Game of Thrones, George R. R. Martin’in Buz ve Ateşin Şarkısı (A Song of Ice and Fire) adlı roman serisinden uyarlanan Demir Taht için yedi krallık arasında geçen mücadeleleri anlatan bir TV dizisidir. Daenerys

okumak için tıklayınız

?Öteki olduğumuzu Sevak öldürülünce anladık?

Dayak, silah ve intihar sonucu meydana gelen kışladaki şüpheli asker ölümlerini Radikal muhabiri İsmil Saymaz Esas Duruşta Cinayet ismiyle kitaplaştırdı. Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz?ın kışlalarda şüpheli ölümleri ele alan Esas Duruşta Cinayet adlı yeni kitabı bu cuma günü okurlarla buluşuyor. Dayak, silah, bomba ve intihar sonucu meydana gelen asker ölümlerini 15 dava dosyası etrafında

okumak için tıklayınız

The Last Bookshop / Son Kitabevi kısa filmi (Türkçe altyazı)

The Last Bookshop / Son Kitabevi (Türkçe altyazı) Kitapların olmadığı gelecek zamanda genç bir çocuk, dışarıdaki terk edilmiş dükkânları keşfetmek ister. Çok eski bir kitapçıya girer ve içeride 25 yıldır müşteri bekleyen bir kitapçı ile karşılaşır… Bağımsız kitapçıların durumunu fantastik bir hikâye ile gözler önüne seren bir kısa film… İyi seyirler. Yönetmen: Richard Dadd, Dan

okumak için tıklayınız

?Kuşlar, öldüklerinde sadece düşerler. Ama sen…? Andrea Bajani

Soma cinayetinin ardından, yeni taşeron yasalarıyla işçi güvenliğinin daha da geriletilmesi söz konusuyken, bu sayıda sizlerle bir işçi ölümü hikâyesi paylaşıyoruz. Hikâyemiz İtalya?da geçiyor ve 2008 yılında İşçilikten Ölmek adındaki derlemede yer almış. Hikâyenin orijinal ismi ?Tanto Si Doveva?, neoliberal dünyada işçi ölümleriyle ilgili hemen her dilde bir karşılığı bulunduğu kesin olan ?olur böyle şeyler?

okumak için tıklayınız

Gezi Direnişi çizgiroman antolojisi oluyor

Mayıs 2013?te başlayan Gezi Direnişi ve ardından gelişen bir senelik sürecin toplum üzerindeki etkileri halen sürmekte. Gezi süreci; başta resim, müzik ve videoart olmak üzere pek çok sanat dalında sayısız eser verilmesi ile direnişin daha ilk günlerinden ölümsüzlüğe erişmişti. Dokuzuncu sanat çizgiromanın bu ölümsüzlüğe katkısı ise görece ağır bir tempoyla gerçekleşti. Özellikle mizah dergilerinde Gezi?ye

okumak için tıklayınız

Hüseyin Aygün ile ?Fişlemenin Kısa Tarihi? ile üzerine söyleşi

Aysel Sağır, fişlenme konusunda toplumu aydınlatmak gibi önemli bir rol üstlenen Hüseyin Aygün?le Türkiye?deki fişle(n)meyi konuştu. ?Bizim fişleme dediğimize, MİT istihbarat diyor? – Kitabınızda gerilere giderek (on yedinci yüzyıl) fişlemenin epistemolojik haritasını çıkarmışsınız. Fişleme özellikle Türkiye?de nasıl uygulanıyor, yasal çerçevesi nedir?

okumak için tıklayınız

İki ?garip? Ermeni

İş Bankası Yayınları ?Kader matbaasında 1942 senesi birinciteşrin (Ekim) ayında tam 250 tane olarak? basılan ve 50 kuruştan satılan ?Balkıs? adlı şiir kitabının yeniden basımına hazırlanıyor. Yüzüncü doğum gününü kutladığımız Orhan Veli?nin, Melih Cevdet ve Oktay Rifat?la birlikte yazdığı ve Türkiye şiirinde yeni bir çağı başlatan kitabı ?Garip?ten bir yıl sonra yayımlanan bu kitabın şairleri,

okumak için tıklayınız

Çocukları Felsefeyle Tanıştırmak Ne İşe Yarar?

Felsefenin bin bir türlü tanımı verilebilir: Siyasi, ideolojik, psikolojik, dinsel, hatta felsefi/metafizik? Ama ben çok basit bir pedagojik tanım önermek istiyorum: Felsefe bir beceridir ? düşünme becerisi. Beceri kelimesini tam da pedagojideki anlamıyla kullanıyorum: Yabancı dil öğretiminde ?duyduğunu anlama? veya ?kendini ifade edebilme? becerileri gibi bir beceri. İsterseniz bu tanıma bir de sıfat ekleyebilir ve

okumak için tıklayınız

Kent Reformu ve Yeni Gecekondu Hareketi (Ve “Kendi Evini Kendin Yap” Kılavuzu) – Merve T. Tanok, Metin Yeğin

Dünyada Neoliberal Kent İnşası, Direniş ve Ekokent Alternatifi Neoliberal kent inşası ya da buradaki adıyla “kentsel dönüşüm”, kapitalizmin temel dinamiği haline geldi. Brezilya, Arjantin, Guatemala, Güney Afrika, Hindistan ya da Vietnam’da milyonlarca kişi, dünya tarihinin en büyük sürgününü yaşıyor, daha da dışarıya süpürülüyorlar. Temerküz ve iktidarın simgesel göstergesi kent,

okumak için tıklayınız

Edebi belleği korumak

Paris’te Camus’nün Sartre ile oturduğu kafeler hâlâ korunurken, biz Türkiye’de edebiyatın tartışıldığı bütün benzer mekanları birer birer kaybediyoruz. Birçok sanatçının atölyesinin ve evinin bulunduğu İstanbul Beyoğlu?ndaki Narmanlı Han’ın satıldığı ve “yenileneceği” haberleri, edebiyat çevrelerinin bugünlerde en çok konuştuğu konulardan biri haline geldi. Bugün Narmanlı Han’da hâlâ Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o çok sevdiği mor salkımlar bahar

okumak için tıklayınız

Bir Gelişim Romanı: Narziss ve Goldmund – A.Kadir Şahin

İnsanın zevk aldığı bir eser hakkında yazması, yazmak için zevk almaya çalışan birinin tutumundan daha akıllıca gelmiştir bana her zaman. Bu yüzden bir kitabı yazmak için okumaya başlamam, tersine okuduğum bir kitaptan aldığım zevk beni yazmaya iter. Hoş, estetik kategoride tartışılmayan, kişiden kişiye değişebilen bir duyumsamadır. Bu duyumsama çevresinde dönen bir yazarın kendini bireysellikten koparıp

okumak için tıklayınız

İstanbul’un Zam Şampiyonu Müze Giriş Ücreti!

İstanbul’da 2014 yılı Mayıs ayında fiyatı en fazla artan “ürün” yüzde 20 oranı ile müze giriş ücreti oldu. Fiyatı en çok artan ikinci ürün yüzde 13.64 ile mektup gönderim ücreti olurken, yüzde 13.34 ile fındık üçüncü sırayı aldı. İstanbul Ticaret Odası, Mayıs ayında fiyatı en çok artan ve azalan ürünleri açıkladı. 2014 yılı Mayıs ayında

okumak için tıklayınız

İkbali de Düşüşü de Görmüş, Güngörmüş Bir Roman Kahramanı: Altay – Serkan Fırtına

?Futbol Sadece futbol değildir? ve emin olun Altay sadece bir futbol takımı değildir. İddialı bir giriş cümlesinden sonra sizleri, İzmir?in siyah beyaz spor kulübü Altay?ın, engin bir deniz olan yaşam öyküsüne davet ediyorum. İletişim Yayınları?nın Futbol Kitapları dizisi içerisinde yayımlanan Orhan Berent?in titiz bir araştırmasının ürünü olduğu belli olan ?Alsancak?ın Sakini Altay? sadece bir futbol

okumak için tıklayınız