Cihan Harbine Doğru Türkiye – Parvus Efendi

Cihan Harbine Doğru Türkiye adlı bu derlemenin yazarı Alexander Israel Helphand Parvus (1867-1924), namı diğer Parvus Efendi 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarının en ilginç sosyalistlerinden biridir. Daha 1894’te yazdığı bir makaleyle Lenin’in dikkatini çekmiş, Rosa Luxemburg’un yakın arkadaşı olmuş, Troçki’nin 1905 Devrimi arifesinde “sürekli devrim” kuramını geliştirmesine önemli katkılarda bulunmuş, 1905 Rus Devrimi’nde

okumak için tıklayınız

Hint Uygarlığı Üzerine Düşünceler – Serkan Fırtına

?O bir denizdir, biz sadece bulutlarıyız? Lamartine Hint Uygarlığı hakkında birçok değerlendirme vardır. Ancak yapılan değerlendirmelerin ortaya çıkardığı ortak sonu. Hint Uygarlığının dünya insanlık mirasına çok önemli ve farklı katkılar sunmuş oldukları gerçeğidir. İlk Çağ Uygarlığının ve kültürünün en büyük merkezlerinden biri de Hint olmuştur. Onun özgünlüğü şurada ki, katkısını yaptıktan sonra sönüp gitmedi; aradan

okumak için tıklayınız

Diyarbakır 5 No.Lu – Bayram Bozyel

“Bu koşullarda yaşayan insanlar artık dış dünyayı, yakınlarını, yaşamın güzelliklerini düşünemez olmuşlardı. Tutuklu kişi için bir kurtuluş yolu olan tahliye bile kimsenin aklına gelmiyordu. İnsanların bütün beklediği bir lokma ekmek, bir bardak su ve ölmeden akşamı getirmekti. Aynı ranzada yattığımız kişiyle bile bazen günlerce bir şey konuşamazdık. Bunun için fırsat olmazdı. Birisinden varsa bir iğne

okumak için tıklayınız

Modern Dünyada Bir Felaket – Elif Kutlu

Modern hayatın getirilerinin yanında insanlardan aldığı/eksilttiği bir dolu şey vardır. Bunlar kimi zaman evrensel olarak görülürken kimi zaman herkesi ilgilendirdiği hâlde kişisel olarak görünür. Bu da modernizmin cilvelerinden biri olsa gerek. Bunun bir adım ötesine geçildiğinde ise ?-mış gibi? yaşanan kimi zaman hak edilmediği hâlde orada öylece duran hayatlar çıkar karşımıza. Sinan, bu ?-mış gibi?

okumak için tıklayınız

12 Eylül darbesine giden yolda son kilometre taşı; ?Maraş katliamı? – Deniz Toprak

60?lı yıllar, birçok açıdan hak ve özgürlükler getiren 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesiyle birlikte işçilerin, köylülerin ve emekçilerin uyanmaya, daha özgür yaşama koşullarını öğrenmeye başladığı yıllar olmuştur. Öte yandan kendi sömürü ve egemenliklerini sürdürmeye çalışan güçler, uyanan işçi ve köylüleri sindirmek, baskı altında tutmak için yeni yöntemler geliştirmişlerdir. Bu yöntemlerin başında ise 1970?li yıllarda sayılarının binleri

okumak için tıklayınız

Keriz – Mehmet Ercan

Kendisi tarikatçıların, cemaatçilerin önde gelenlerindendi. Bu düşünceleri savunan ve iktidarda olan Aldı Kaçtı Partisi?nin hızlı ve ateşli bir üyesiydi. Bileklerini kesseniz, kırmızı kan yerine yeşil kan akardı damarlarından. Bu partinin muhteşem ve muhterem başkanına olumsuz bir şey söylenmesine, zinhar müsaade etmezdi. Kendisine laf sokulmasına katlanır, fakat bu partiye ve onun Genel Başkanına toz kondurmazdı. Bu

okumak için tıklayınız

Devrim Taciri / İttihat ve Terakki’nin Bolşevik Teorisyeni: Parvus Efendi – Winfried B. Scharlau, Zbynek A. Zeman

Parvus’un koruyucuları -hatta ortakları- politik iktidar çevrelerinden kimlerdi? Enver Paşa mı, Talat Paşa mı, daha sonra maliye bakanı olan Cavit Bey mi? Bunu kimse bilmiyor, zaten bu bilginin herhangi bir önemi de yok. Önemli olan Parvus’un iktidarın güçlü isimleriyle kurduğu yakın ilişkilerden yararlanmış olmasıydı. Bir devletin koruması altında bulunma ayrıcalığının tadını almış, nüfuz ve güç

okumak için tıklayınız

Can Yücel ile yaşamının son günlerinde yapılan son söyleşi: ?İnsan ölmek için yaşar?

12 Ağustos 1999 yılında yitirdiğimiz modern şiirimizin en önemli isimlerinden Can Yücel ile yaşamının son günlerinde gerçekleşen bu söyleşi Datça?da eşiyle yaşadığı köy evinde Özgür Yici tarafından yapıldı. ?Yaşanan her gün için hapishane duvarına atılan çentikler misali yüzündeki yüzlerce kırışıklığı, yakalandığı kanser hastalığı yüzünden iyice boğuklaşmış sesi ve hepsinden intikam alır, hepsini sarhoş edercesine ayakta

okumak için tıklayınız

İlerici Kadınlar Derneği (1975 – 1980) – Muazzez Pervan

?Güvenlik için o sıralarda pek çok insanın yaptığı gibi İKD?ye ait bu belgeleri imha etmek yolu denenebilirdi. Ama bu yol seçilmedi. Bütün bu evraklar şehir merkezinde, Nişantaşı?nda bir evde bulunuyordu. Güvenli yer, Ayşe?nin anne ve babasının İstanbul dışında Tuzla?da oturdukları bahçeli bir evdi. Önce yaşlı anne ve babanın izni alındı. O dönem pek çok anne

okumak için tıklayınız

Karakterler – La Bruyere

La Bruyere (1645-1969), gözlemlerinin gerçeğe uygunluğu, ve üslubunun eşsiz inceliğiyle büyük başarıya ulaşmış bir düşünce ve edebiyat adamıdır. Düşüncelerinde Descartes ile Pascal’ın etkileri görülür. Karakterler’de bir ahlakçı gözüyle ileri sürdüğü felsefi görüşler dikkat çekicidir. Kitapta yer alan özdeyişler, Rochefoucauld, Pascal ve Montaigene’ninkileri andırır. Devlet ve toplum hakkındaki görüşleri pek belirgin olmamakla beraber, La Bruyere, bu

okumak için tıklayınız

Diyar Saraçoğlu: “Ortalıktaki kitap, dergi, gazetelerin çoğunun okunmaması daha iyi”

İlgi alanına göre insanı rezil de eden, vezir de eden bir siteden bahsediyoruz. Bildiğiniz, bilmediğiniz kitaplarla dolu, ?Şunu okudun mu??, ?Bunu okumalısın,?, ?Aslında buna da bir baksan,? dedirterek, sizi oradan oraya sürükleyebilecek bir site. Kendine has seçimleri, gelişmeleri ve ilerlemeleri ile ismini duyuran Okuma Listeleri, gençlere yön gösteriyor, işin içinden çıkamayanlara yardımcı oluyor. Kolektif olarak

okumak için tıklayınız

Ekmeğin Şarkısı – Nurçin İleri

Ekmekle ilgili deyimler, atasözleri, şiirler, hikâyeler birçok dilde olduğu gibi Türkçede de oldukça yaygındır. ?Ekmek kapısı?, ?ekmek kavgası?, ?ekmeğinden olmak?, ?ekmek aslanın ağzında?, ?ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur? gibi ifadeler, gündelik yaşamımıza içkin ve insanın yaşam kalım savaşının ekmekle ilişkisini açıklıyor sanki. Daha önce YKY?den Akdeniz?in Kitabı (1999) ve Öteki Venedik (2007) adlı kitapları yayımlanan

okumak için tıklayınız

İlaç Değil Zehir – Yalçın Hafçı

Lise yıllarımda gecenin geç saatlerine kadar kitap okurdum. Toy bir çocuktum ve benim için okumadığım her kitap yaşanmamış bir hayat demekti. Annem, tehlikeli şeyler okuduğumu düşünerek, bazen odamın kapısından başını uzatarak kaygılı bakışlarla uyumamı söylerdi. Tamam, derdim ama kitabı da elimden bırakamazdım. Yine öyle bir anda, Malroux?nun şöyle bir cümlesini okumuş ve nefesim kesilmişti: ?Yaşamak

okumak için tıklayınız

Nail?in Ardından – M. Şehmus Güzel

Nail Satlıgan Kapital?in hakiki ve ciddi çevirisini yaptı. Bize emanet etti. Namuslu, ödünsüz (hem kendisine hem başkalarına) hakiki bir aydındı. Aydınlatanlardan. Çalıştıranlardan. Kendi adıma hemen yazmalıyım : 1980?lerde Korkut Boratav, Sungur Savran, Ahmet Tonak ve diğer meslektaş ve yoldaşlarıyla 11. Tez?i çıkardıkları zamanlarda ve daha sonra İktisat Dergisi?ni yönettiği günlerde ilgi alanıma giren konularda benden

okumak için tıklayınız

Paulo Freire ve bir eleştiri – Faiz Cebiroğlu

Brezilya?lı pedagog Paulo Freire ( 1921 ? 1977) , pedagoji mesleğimde, üzerinde önemle durduğum ve fikirlerini tüm kesimlere ulaştırmaya çalıştığım bir düşünür ve pratisyendir. Paolu Freire, tüm ömrünü, ezilenler için ve ?ezilenlerinin pedagojisini?, ?umudun pedagojisi? haline getirmek için verdi. Böylesi bir devrimci dava için, böylesi bir devrimci eğitim için, cezaevi, sürgün? demeden yorulmak bilmez bir

okumak için tıklayınız

Ankara’nın Kayıp Kahramanları – Duygu Tanış Zaferoğlu

Yıl: 1916. Mekân: Ankara… Herkesçe bilinen ama kimsenin dile getir(e)mediği, Ermeni ve Rumların yaşadığı mahalleleri hedef alan Büyük Ankara Yangını?yla başlıyor Levent Cantek, belki de hikayelerinden en vurucusuna. 1916 Yangını kapalı bir kutu, dile getirilmeyen, çoğu zaman görmezden gelinen çünkü/ve kabul edilmek istenmeyen ortak günahlarımızdan biri. Berat Pekmezci’nin çizgileriyle hayat bulan bu hikayeyle açılışı yapan

okumak için tıklayınız

Okurluğun Dikenli Yolları – Onur Koçyiğit

Modern toplumlarda, okur-yazar olmak önemli bir ölçüttür. En azından sistem ve bileşenlerinin bize ?ol? dediği durumlardan birisidir. Mesele, okuma ve yazma pratiğinin ?nasıl? şekilleneceği yönünde fikir yürütülen bir tartışma konusu haline geldiğinde, başka birçok problemi de beraberinde getirir. Okuma-yazma pratiği nasıl yapılacaktır? Yöntemleri nelerdir? Yöntem aramak/yaratmak gerekli midir? Okunması gerekenler skalası nasıl yaratılmıştır? Klasikler neden

okumak için tıklayınız

Kapital’i Sahnelemek’e ilişkin – Kansu Yıldırım

Fredric Jameson?ın Kapital?i Sahnelemek kitabını, Kapital?i inceleyen, betimleyen, Kapital?e ilişkin birincil ve ikincil tartışmaları yürüten diğer kitaplardan ayıran en önemli iki özelliği şöyle izah edebiliriz: Birincisi, Jameson?ın ekonomik düzeye gömülü kalmadan, Marx?ın siyasal iktisada dair kavramsallaştırmalarını felsefi düzeyde ele alması; ikincisi, Jameson?ın nevi şahsına münhasır dili ve yorumları. İlaveten belirtmek gerekir ki, Jameson, Kapital?in ilk

okumak için tıklayınız