Galileo Galilei – Bertolt Brecht

Dünya tiyatro literatüründe Galile’nin hayatıyla ilgili tek oyun, ünlü Alman tiyatro yazarı Bertolt Brecht’in 1938/39 yıllarında yazdığı “Leben des Galile” (Galile’nin Yaşamı) adlı oyundur.İlk defa ABD?de sahnelenen oyun, Amerikan karşıtı bulunup Bertolt Brecht’in sınır dışı edilmesine de neden olmuştur. 1938’de Danimarka’da yazdığı ‘Galileo Galilei’ adlı oyununda Brecht, Galilei’yi örnek alarak, bilim adamının, kendisine uygulanan baskılar

okumak için tıklayınız

“Burun” adlı öykü – Nikolay Vasilyeviç Gogol

I 25 Martta Petersburg’da pek tuhaf bir olay oldu. Vosneçenski Caddesi’nde oturan berber İvan Yakovleviç (soyadı zamanla unutulmuştu; dükkânının tabelasında bile yazılı değildi; yüzü sabunlanmış bir adamı gösteren bir resmin yanında yalnızca şu yazı okunabiliyordu: “Hacamat (1) da yapılır.”) o sabah, oldukça erken uyandı. Uyanır uyanmaz da sıcak bir ekmek kokusu duydu.  Yatağında hafifçe doğruldu;

okumak için tıklayınız

Köroğlu ile Kel Hamza – Samed Behrengi

Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi (1939-1967), kısa süren yaşamı boyunca köy öğretmenliği yapmış, halk masallarını ve efsaneleri derlemiş, yeniden yorumlamıştır. Yazdığı çocuk hikâyeleriyle ise başka bir dünyanın mümkün olduğuna işaret etmiş, bu yönüyle çocuk edebiyatının niteliğini artırarak hem çocukların hem büyüklerin gönlünde taht kurmuştur. Eski masallar, özellikle de kahramanlık hikâyeleri çoğu zaman olağanüstü motiflerden

okumak için tıklayınız

Andib Tertıs – Zareh Yaldızcıyan

Andib Tertıs (yayınlanmamış sayfalarım) adlı bu Ermenice eser Zahrad?ın basılmamış ve kitaplarının dışında kalan, birçoğu gençlik dönemi şiirlerinden oluşmaktadır. Andib Tertıs ayrıca Zahrad?ın gizli kalan yönlerini, çevirmenliğini ve düzyazı ustalığını da gün yüzüne çıkarmakta. Kitapta Zahrad?ın 278 şiirinin yanı sıra başka dillerden çevirdiği 11 şiir ve kendi kaleminden 13 düzyazısı yer almakta.(Tanıtım Yazısı)

okumak için tıklayınız

Kızıl Süvariler – İzak Babel

İzak Babel yirmi altı yaşında, insanlık tarihinin en önemli çarpışmalarından birine, Ekim Devrimi’nin kaderini belirleyen Polonya-Sovyetler savaşına, gazeteci ve asker olarak katıldı. Ve yaşadıklarından, edebiyat tarihinin en etkileyici savaş karşıtı öykülerini çıkardı; savaşın insan üzerindeki etkisini, her koşulda insan olmanın destanını yazdı. Parlak bir hayalgücünün duru ve sakin bir anlatımla iç içe geçtiği öyküler, yaşanan

okumak için tıklayınız

Felsefe : Adı Özne – M. Şehmus Güzel

Türkiye?de felsefe, yakın geçmişimizle kıyaslanınca bile, bir parça ihmal edimiş konumdadır. Ama ne iyi ki kimi üniversitede felsefeci, felsefesever, filozof öğretim üyeleri görev yapıyorlar ve kendi çevrelerinde felsenin tanıtılması, felsefeyle ilgilenilmesi, felsefenin tanınması ve öğrenilmesi için çaba harcıyorlar. Bu öğretim üyelerinden biri Mustafa Günay?dır. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi ?Felsefe grubu öğretmenliği bölümünde? 1995?ten bu yana

okumak için tıklayınız

Kapitalizm (Günümüz Üretim İlişkilerini Anlamak İçin Çizgibilim) – Dan Cryan, Piero, Sharron Shatil

Tarih, felsefe ve politika alanında şimdiye dek ortaya konulan en büyük, en başarılı ama en tartışmalı düşüncelerden biri. Kapitalizm artık yeryüzüne hükmediyor; yasalardan, savaşlar ve hükümetlerden insanlararası ilişkilere dek her şeyi etkiliyor. Bu kitap kapitalizmin acımasız yükselişinin, yenilenme ve girişimin yanı sıra kavga ve mücadele düzlemindeki evriminin hikâyesini anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Aydınlanma (Aklını Özgürce Kullanmak İçin Çizgibilim) – Andrzej Krauze, Lloyd Spencer

Aklını Özgürce Kullanmak İçin Çizgibilim “Aydınlanma nedir?” nedir sorusuna Kant’ın verdiği yanıt kısa olduğu kadar derindir: Sapere aude! Aklını kullanma cesaretini göster. Peki ama nerede, nasıl başlar Aydınlanma? Kilisenin otoritesinin dışına çıkıp özgürce düşünebilen bu filozoflar kurdukları arkadaşlıklarla başlayan sohbetleriyle vardıkları noktada sadece akıllarını kullanarak mantık ve bilim ile tüm evrenin sırlarını çözebileceklerine inandılar.

okumak için tıklayınız

Hikmet Evi / Araplar Batı Medeniyetini Nasıl Dönüştürdü? – Hikmet Temel Akarsu

Arap Baharı adlı verilen dönüşüm tüm kapsayıcılığıyla Ortadoğu coğrafyasını allak bullak ederken tarihi bir eşiği aşmakta olduğumuzun hepimiz farkındayız. Arap ülkelerindeki totaliter, otokratik rejimler bir bir devrilmekte. Bunun yerine ne geleceğini ise yaşayıp göreceğiz. Bilebildiğimiz tek şey bundan sonra hiçbir şeyin aynı olmayacağı; dönüşeceği. Ortadoğu coğrafyasındaki bu dönüşüm Türkiye?nin de ait olduğu bir kültüre dair.

okumak için tıklayınız

Kendine Doğru Yolculuk – Tahsin Yücel

Tahsin Yücel, 50’li yıllarda, bir yandan öyküler yazıyor, bir yandan çeviriler yapıyordu. Aynı yıllarda göstergebilimle de ilgilenmeye başlayınca bu alanın dünyaca ünlü hocası Greimas’ın ilgisini çekti ve onun öğrencisi oldu. Bernanos, Balzac, Queneau gibi yazarların metinleri üzerine incelemeler yazmaya başladı. Bu yazılar kısa sürede Avrupa dilbilim çevrelerinde adının duyulmasını sağladı. Kendine Doğru Yolculuk, Tahsin Yücel’in

okumak için tıklayınız

Evrimsel Tıbbın İlkeleri – Peter Gluckman, Alan Beedler, Mark Hanson

Evrim bilimi tüm biyolojinin temel “organize edici prensibi” olarak görülebilir. Biyolojik ve biyomedikal bilimler yalnızca bir evrimsel araç kiti ile, tam olarak entegre edilebilirler. Evrimsel biyoloji, birim faktör (gen) kalıtımının keşfi ve moleküler ve gelişim bilimleri ile birlikte, hem bir organizmanın fonksiyonu, hem de fiziksel, sosyal ve biyotik çevresi ile ilişkisi hakkındaki anlayışımızın temelini oluşturur.

okumak için tıklayınız

Tatar Çölü – Dino Buzzati

Tatar Çölü, 2. Dünya Savaşı sonrasında parlayan modern İtalyan edebiyatının ilk ve en usta ürünlerinden biri, çağdaş dünya edebiyatında da önemli yer edinmiş bir eser. Genç ve hevesli bir teğmenin, ilk görev yerini çevreleyen uçsuz bucaksız çölle ?savaşı?. Çöl, hem teğmenin muhtaç olduğu düşmanı ondan esirger hem bizzat ?düşman?ın yerini tutar, hem de gizemli, tarifsiz

okumak için tıklayınız

Charles Darwin – Okan Yolcu

Ondokuzuncu yüzyıla pozitif bilimler adına “Devrimler çağı” diyebiliriz.Gerçekten birçok bilimdalının modern temelleri bu dönemde atıldı. Karl Marx, Charles Darwin, Friedrich Nietzsche, Louis Pasteur, Sigmund Freud gibi birçok modern bilimadamı ve filozof bu çağda ortaya çıkar. Böyle bir patlamanın bu dönemde yaşanması tabii ki tesadüf değildir. Üretim araçlarının üretim ilişkileriyle derin bir çelişki yaşaması sonucu 1789’da

okumak için tıklayınız

Karcı – Duran Aydın

Başlıktaki ?a? şapkasız. Yani sözcükte okuduğunuz biçimiyle; bildiğiniz, kış aylarında bizim Çukur?a değil belki sizin dağlarınıza, köylerinize, kentlerinize yağıp evinizin damını bile yutan cinsten ?kar?ı anlatıyor. Birkaç ay öncesinin ?taze kar?ları?, Torosların doruklarında ya da ne bileyim adını bile işitmediğim başka başka dağlardaki ?kar kuyuları?ndan Haziran-Temmuz aylarında sökülüp kamyon kasalarında Adana?ya getirilerek ?satılır.?

okumak için tıklayınız

Markopaşa Yazıları ve Ötekiler Yazılar – Sabahattin Ali

Sabahattin Ali’nin “düşünür” ve “eleştirmen” yüzünü görmek için, onun dergilerde yayımlanmış yazılarını okumak gerek. Öykü ve romanlarında bir anlatı ustası olduğunu kanıtlayan ve Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alan Sabahattin Ali’nin gündeme ve sanata ilişkin yazıları, onunla yapılmış söyleşiler Hikmet Altınkaynak’ın derlemesiyle dergi sayfalarından sıyrılıp kitap boyutuna ulaşıyor.

okumak için tıklayınız

Öteki – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

İnsancıklar yayımlandığında, dönemin büyük edebiyat eleştirmeni Belinski, Dostoyevski?yi şöyle övmüştü: ?Yeni bir yazarın, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, ama bu roman Rusya?da hayatın sırlarını öyle kahramanlarla veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi.? Ama bu övgülerin sarhoşluğuyla hemen ikinci romanını, Öteki?yi yazıp yayımlayan genç yazarı, bu sefer sert

okumak için tıklayınız

Mutlu Ölüm – Albert Camus

Mutlu Ölüm, yazar Albert Camus?nün 1930?ların sonunda tasarlayıp oluşturduğu, ancak hayattayken yayımlatmadığı bir roman. Bir başka romanı, Yabancı üzerindeki çalışmasının, Mutlu Ölüm?ü ertelettiği söylenegelmiştir. Mutlu Ölüm, yazarın Belcourt?ta çocukluğunun geçtiği yoksul mahallenin, deniz taşımacılığı şirketindeki memurluğunun, 1936 yazında Orta Avrupa?ya yaptığı yolculukların, sanatoryumda kaldığı günlerin, Fichu?nun evinde ya da 1936 Kasım?ında yerleştiği Cezayir?deki anılarından yararlanıyor.

okumak için tıklayınız

Tıp Bu Değil

Modern tıbbın verdiği zarar, yararıyla yarışır hale geldi. Dünya ölçeğinde ve ülkemizde yürütülen “sağlıkta dönüşüm”ün toplum karşıtı politikalara dayandığı giderek açığa çıkıyor. Ne var ki, o politikaların temelinde de günümüzün insanı metalaştıran tıbbı yatıyor. Hekimlerimizin bile ezici çoğunluğu bunu bilmiyor ya da kabul etmek istemiyor.

okumak için tıklayınız

Şiir Anayasaya Aykırıdır – Cemal Süreya

Tabiat ahlakı kovuyor. Nerde bir ahlak türemişse, orda tabiatla ahlak çatışma halinde. Sanatı doğuran mutlaka bu çatışmadır demiyoruz. Ama sanatı besleyen bu çatışmadır diyoruz. Tabiat sanatla kurulu düzene baş kaldırıyor. İtiyor onu. Hafife alıyor. Bozuyor. Ağuluyor. Sanatlar içinde bu özelliği en çak taşıyan da şiir sanatıdır. O kadar ki bu konuda birçok sanatların genel meselelerini

okumak için tıklayınız