İnsani Yüceliklerin Yalnızlıktan Üşüyen Dev Çınarı: Hümanist Erasmus – Bedriye Korkankorkmaz

Stefan Zweig?ın birbirinden değerli yapıtları arasında Rotterdam?lı Erasmus?un Zaferi ve Trajedisi’ni okuyorum. İnsanlığı incelemenin en uygun yolu, insanı incelemektir? diyen Pope?un dediği gibi Stefan Zweig da biyografilerini yazdığı kişilerin yaşamlarındaki iniş ve çıkışları, yaşamlarını adadıkları ilkeleri irdelemiştir. Kişilerinin çıplak gerçeğine; dostunun, babasının, annesinin günlüğünü okuduğunu hissedecek değin yakın kılmıştır okuyucuyu. Erasmus da Zweig?ın bana kazandırdığı

okumak için tıklayınız

Hayatın Anlamı – Terry Eagleton

Hayatın anlamı nedir? Daha fazla güç, servet, seks, aşk, çikolata, futbol, entelektüel tefekkür ya da günü yaşamak mı? Hayatın bir anlamı var mıdır; yoksa o da tüm anlamlar gibi sadece postmodern bir kurgudan mı ibarettir? Anlamın hızla buharlaştığı günümüz kapitalizminin kentli, pragmatik politik ve kültürel dünyasında her şeye rağmen ortak ya da hayatlarımıza gömülü anlamlardan

okumak için tıklayınız

Hataylı Ermeniler – Müslüm Kabadayı

?KÜLTÜR ZAMANI? ?Yıllar su gibi akıp gitti.? derler; aslında akıp giden yıllar değil, yaşlanan hücrelerimize yüklediğimiz deneyimlerdir. Bu bağlamda ?zaman?, diyalektik olarak hem içinde olduğumuz hem de dışından bakabildiğimiz eylemlilik halidir. Gerçekten de ?eylemli bilinç? geliştirme yeteneği olmayan hiçbir canlı için öncekiyle sonrakini karşılaştırma ve buradan soyut olan zamanı takvime bağlama olgusu söz konusu değildir.

okumak için tıklayınız

Yunanistan’da Emperyalist Kavga (1914 – 1918) Hasan Demirhan

Batılı emperyalist güçler Birinci Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında tarafsızlığını ilan eden Yunanistan’ı yanlarında savaşa dahil edebilmek için birbirleriyle mücadele ederken, medeniyetlerinin beşiği saydıkları bu coğrafyanın insanlarına baskı ve zulüm yapmaktan çekinmemişlerdir. Bu durum Yunanistan’ın 1917 Temmuz ayında savaşa İtilaf Devletleri’nin yanında katıldığını ilan etmesine kadar sürmüştür.

okumak için tıklayınız

Dogmanın Cellâdı, Özgürlüğün Yalnız Şövalyesi – Bedriye Korkankorkmaz

“Bu kusursuz gün- her şey olgunlaşmakta, yalnız üzüm değil altın rengini alan-, bir güneş ışını vurdu hayatımın üstüne: Geriye baktım, ileriye baktım, hiç bu denli çok, bu denli iyi şeyler görmemiştim bir seferde. Boşuna görmemişim bugün kırk dördüncü yaşımı; gömebildim, çünkü onun içinde yaşayan şey kurtuldu, ölümsüz oldu. “Tüm değerleri yenileyiş”in ilk kitabı; Zerdüşt’ün Türküleri;

okumak için tıklayınız

Marx’ın Halleri (Marksist Düşüncede Diyalektik Bir Yolculuk) – Kurtul Gülenç, Önder Kulak

“Katı olan her şeyin buharlaştığı” bir dönemden “hiçbir şeyin katılaşmaya dahi fırsat bulamadığı” bir döneme girdik. Toplumsal, kültürel ve teknolojik değişim öyle bir hıza ulaştı ki üretilen bir alet daha dolaşıma girmeden “temel niteliklerini” yitirme tehlikesi ile karşılaşıyor; tüketim nesnesi olduktan kısa bir süre sonra da demode oluyor. Kuşkusuz fikir dünyası da bu hızdan nasibini

okumak için tıklayınız

Rekin Teksoy yaşamını yitirdi

Geçtiğimiz haftalarda organ yetmezliği teşhisiyle yoğun bakıma alınan sinema tarihçisi, yazar, çevirmen Rekin Teksoy 84 yaşında yaşama veda etti. Teksoy, Decameron çevirisi ile İtalya Cumhurbaşkanı Kültür Şövalyeliği unvanını; İki Efendinin Uşağı çevirisiyle Avni Dilligil En İyi Çeviri Ödülü’nü, İlahi Komedya çevirisiyle İtalyan Senatosu Çeviri Ödülü’nü almıştı.

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet ve Memleket (Kalabalığın İçinde Kalabalıkla Beraber) – Göksel Aymaz

“Göksel Aymaz, Nâzım Hikmet’in, tek bir dönemin ve tek bir ideolojinin sanatçısı olmaktan çıkıp, zor dönemlerdeki Anadolu insanında tüm bir insanlığın halini görebildiğine, insanlığın bir türlü değiştiremediği zor dönemlerindeki durumunu anlayıp, anlatabildiğine ve bunun için evrensel bir sanatçı olabildiğine vurguda bulunuyor.” Ünsal Oskay

okumak için tıklayınız

Biyani – Albert Camus

Yek ji klasîkên modern, mînaka girîng a edebiyata eksistansiyalist romana Albert Camus, “Biyanî” di nav weşanên Avesta de deket. Kitêb ji aliyê Fawaz Husên ve ji fransî bo kurdî hatiye wergerandin. Kitêba Biyanî li dora fikir û ramana absurd û pelepûciyê çerx dibe. Beşê pêşîn ji dîtinên felsefî yên Albert Camus pêk tê. Lehengê romanê

okumak için tıklayınız

Faik Baysal’ın ?Voli?si – Süleyman Deveci

?Voli? 1997 yılında yazılmış, iyi öykücü ama kötü romancı usta anlatıcı Faik Baysal’ın zayıf ve yersiz bir romanı. Gemsa İhracat ve İthalat Şirketi’nin sahibi Siat Devlet namı diğer Saido iyi bir voli vurmanın peşindedir. Zaten zengin olan, başarılı, klasik yurdum insanı özelliklerini taşıyan bir tüccar olarak, yağma, talan, rüşvet, ihale yolsuzluğu, particilik, iyiliksever bağışlar arasında

okumak için tıklayınız

Tüketim Karşıtlığı, Doğanın Dengesi, İnsanın Doğası – Suat Kamil Aksoy

Günümüzün moda söylemleri arasında yer alan tüketim karşıtlığını biraz irdeleyelim. Daha az enerji tüketmeliyiz, küresel ısınma insanlığın geleceğini tehdit ediyor vb. Bu türden fikirlere maruz kalmamış tek bir kişi olmadığını biliyoruz. Üstelik uygulamada ne kadar riayet ediliyor olduğunu bilemesek bile, fikrin yaygın bir kabule kavuştuğu aşikardır. Hükümetlerin etkinlikleri tartışılabilir olmakla birlikte, halkı uyarmanın yanı sıra,

okumak için tıklayınız

50 Soruda Bilim ve Bilimsel Yöntem – Alaeddin Şenel (Alâeddin Şenel)

Bu kitap, bilm ve bilimsel yöntem temelinde çeşitlenen, bilgibilim, bilim felsefesi, bilim tarihi bağlamında dolaşan soruları, A.Osman Gürel, Alâeddin Şenel, E.Zeynep Güler, Ender Helvacıoğlu, Funda Karapehlivan Şenel, Hasan Aydın, İsmihan Yusubov, Kerem Cankoçak, Korkut Boratav, Müjgan Tez, Onur Hamzaoğlu, ve Yaman Örs tarafından yanıtlandı… Bilgi edinmenin bilimsel olan ve olmayan yöntemleri nelerdir? Bilimsel yöntem ile

okumak için tıklayınız

Ermeni Edebiyatı Numuneleri 1913 – Sarkis Srents

Aras Yayıncılık, 99 yıl önce Osmanlıca olarak yayımlanan Ermeni Edebiyatı Numuneleri?ni bir asır sonra bugün, Latin harfli Osmanlıca ve Türkçe olarak tekrar okuyucularla buluşturuyor. Ermeni Edebiyatı Numuneleri sekiz ünlü Ermeni yazardan on dört öykü içeriyor. Öyküleri Ermeniceden Osmanlıcaya çevirerek Servet-i Fünun dergisinde yayımlayan Sarkis Srents, dört ünlü Osmanlı aydınından aldığı beğence yazılarını da ekleyerek Numuneler?i

okumak için tıklayınız

Bir Dönem Romancısı: Halide Edip – Erinç Büyükaşık

Cumhuriyet romancılığının temelleri kuşkusuz Kurtuluş Savaşı ‘nın siyasal ve toplumsal izleğini metnin tematik öğesi olarak belirleyen dönem yazarları tarafından atılmıştır. Bu bağlamda tarih-roman bağlamını irdelediğimizde karşımıza hem tarihsel belgeciliğin izlerini romanına yansıtan hem de kendi kurgu dünyasında siyasal tavırlarını yansıtmayı gerekli bulan iki yazarın adını anmak gerekir. Bunlardan ilki Yakup Kadri, diğeri ise kuşkusuz Halide

okumak için tıklayınız

Toplumsal Direniş ve “Ateş Çiçekleri” – Hülya Soyşekerci

Alime Yalçın Mitap, Yar Yayınları?ndan çıkan yeni kitabı Ateş Çiçekleri?nde uzun bir dönem toplumun üzerine karabasan gibi çöken 12 Eylül karanlığına değiniyor; bu karanlıkta onurlu başlarıyla gökyüzüne ve güneşe uzanmaya çalışan devrimcileri birer ?ateş çiçeği? olarak dile getiriyor şiirsel, içten anlatımı ve etkili imgeleriyle. Ateş Çiçekleri?nde yer alan yazılarda 12 Eylül karanlığı içindeki toplumsal direnişi

okumak için tıklayınız

Düşüncelerini eyleme geçirenin hayata kattığı anlamlı farktır: Michel Sieur Montaigne – Bedriye Korkankorkmaz

Stefan Zweig?ın dilimize çevrilmiş tüm eserlerini okumaya özen gösteriyorum. İnsana verdiği üstün değer beni içten içe kuşatıyor. Günümüz edebiyatında insanın unutulduğunu düşünüyorum. Okuduğum eserlerin birçoğunda insanın derin açmazlarını, anlam arayışlarını, ekmek kavgalarını, ikili ilişkilerin gelgitlerini tüm çıplaklığıyla hissedemiyorum içimde. Kendi açmazlarımı bana acımasızca anımsatan, güçlü sarsıntıları içimde hissettiren ve bu güce karşı koyabilme irademi sınayan

okumak için tıklayınız

Sanat Yazıları – Aziz Nesin

(*)Mizahçıların pek hoşsohbet, güleryüzlü, şakacı olduğu yanılsaması yalnız bizde mi yaygındır bilemiyorum. Ama tanıdığım bütün mizahçıların alabildiğine ciddi hatta nobran olduğunu söyleyebilirim. Kuşkusuz bunların başında Aziz Nesin gelir. (Oğuz Aral da ondan geri kalmaz, ama yeri değil). Aziz Nesin?in olaylara nasıl acımasızca irdeleyerek yaklaştığını görmek için onun düz yazılarını okumak yeterlidir. Nesin Yayınevi, Aziz Nesin?in

okumak için tıklayınız

Dewlet – Vladimir İlyiç Lenin

“Dewlet çi ye, çawa derketiye holê, helwesta partiya çîna karker a têdikoşe ku ji bo ji binî ve kapîtalîzmê ji holê rake, ango helwesta partiya komunîst li hemberî dewletê, divê çi be? Pirsgirêka dewletê, pirsgirêka herî zêde ku zanyar, nivîskar û fîlozofên burjûwaziyê dişewişînin, pirsgirêka herî dijwar û tevîhev e. Ji ber ku dewlet, pirsgirêka

okumak için tıklayınız