Türkiye Solunun Hapishane Tarihi – Şaban Öztürk

Bu kitapta genel hapishane sorununa ön plana çıkan kısmını ele alıırken, onun bütünlükle bağlantısını elden geldiğince koparmamaya çalıştık.Yakın geçmişimizde genel olarak siyasilerin, özellikle de Türkiye solunun buralarda neler yaptıklarını, yaşananlara karşı nasıl tavır aldıklarını elden geldiğince ortaya çıkarmaya çalıştık. Bütüncül bir tarih anlayışı çerçevesinde, parçanın bütünle bağlarını koparmadan, yakın siyasi tarihimizin içine oturtarak konuyu ele

okumak için tıklayınız

Aristokrat Tolstoyizmin Savunucusu: Tolstoy – Bedriye Korkankorkmaz

Tolstoy?un hayatının son yıllarını konu alan Aşkın Son Mevsimi filmini izledim. Filme konu olan Tolstoyizmin gerekçeleri üzerinde nicedir düşünüyorum. Ünlü yazarın kişiliğiyle bütünleşen eylemci yanını bugüne değin gözden kaçırdığımı fark ettim. Onun kendi kurallarını yarattığını ve düşüncelerini hayata geçirme uğrunda verdiği mücadelenin boyutlarını kavramam beni Tolstoy?a daha çok yakınlaştırdı. Yazarın sanat anlayışına dair düşüncelerimi yıllar

okumak için tıklayınız

Beş Kızkardeş (Beş Narodnik Kadınının Anıları) – Barbara Alpern Engel, Clifford N. Rosenthal

Narodnikler, hareketin incelemesinde kullanılan kaynakların belki de en önemli gövdesini oluşturan zengin bir anı edebiyatı bıraktılar geriye. Bu zengin anı edebiyatını oluşturan başlıca elyazmalarının sahiplerinin; 1800’li yılların ikinci yarısında doğup büyümüş, hemen hepsi üst tabaka ya da zengin ailelerden gelen beş Narodnik kadının anılarının derlenmesiyle oluşturulmuş bir kitap ?Beş Kızkardeş?.

okumak için tıklayınız

Ülkemde Bir Yabancı (İsveç’teki Kürt Gençlerinin Aidiyet Politikaları) Barzoo Eliassi

Bu kitapta, Kürt geçmişine sahip gençlerin dahil etme ve dışlama süreçleri karşısında İsveç?te kimliklerini nasıl oluşturdukları incelenmekte; bu gençlerin etnik ayrımcılık ve ırkçılıkla baş etmek için başvurdukları yollara ışık tutulmaktadır. Ayrıca bu kitap, sosyal çalışma disiplini için bu sosyal süreçlerin önemine ve sosyal çalışmacıların dezavantajlı ve marjinalize edilmiş gruplarla çalışabilme ve onların ırkçı ve ayrımcı

okumak için tıklayınız

Güvencesizleştirme: Süreç, Yanılgı, Olanak – Özay Göztepe

Uluslararası Çalışma Örgütü?nün verilerine göre 2009 yılı itibariyle dünyadaki işsiz sayısı 2 milyar 52 milyonu, güvencesiz koşullarda çalıştırılanların sayısı ise 1 milyar 528 milyonu (toplam istihdamın %50.1?i) bulmuş durumda. Öyle ki bazı bölgelerde güvencesiz koşullarda istihdam, toplam istihdamın dörtte üçünü (Güney Asya: %78.5, Sahra Altı Afrika: %75.8) bulmaktadır. 632 milyon kişi, günde 1.25 dolardan az

okumak için tıklayınız

Avrupa Ülkeleri Yaratıcısı Olmadığı Değerlerin, Yok Edicisi de Olamaz – Bedriye Korkankorkmaz

?Bırak bizi git, ey mağrur kişi, Biz vahşi, kanunsuz adamlarız. Ne işkence gelir elimizden Ne kimseyi cezalandırırız? (Puşkin. s.33) İnsan ruhuna dair kafamızda çöreklenen tüm bilmezleri bilinir yapan; yalnız Rusya edebiyatının değil; dünya edebiyatının da ahlak ve siyaset yazarı hiç tereddütsüz Dostoyevski?dir.

okumak için tıklayınız

Büyükada’ya Mektup – Umut İlkay Kavlak

Sevgili Büyükada, Ne zamandır gelmek istiyordum sana, o hafta sonunaymış kısmet. O sabah Adalar vapuruna arkadaşımla bindim. Diğer adalarda da gözümüz vardı; ama en büyükleri olarak önce seni ziyaret etmek uygun olacaktı. Ne yalan söyleyeyim, sana yaklaştıkça, heyecanlandım biraz. Vapurdan döküldük ve güzelim iskelenden devam eden yolu yürüyüp, saat kuleciğinin ortaladığı meydanına ulaştık.

okumak için tıklayınız

Diyarbekir Merwanileri (İslami Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı) – Thomas Ripper

Thomas Ripper’in “Diyarbekir Merwanileri, İslami Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı” adlı kitabı Bahar Şahin Fırat’ın çevirisiyle Avesta yayınlarında çıktı. Onbirinci yüzyılın Kürt emirlikleri arasında evvela Merwani Emirliği büyük öneme sahiptir, çünkü Merwaniler, Kürtlerin yoğun göçünü batıya yönlendirmişlerdir ki bu gelişme, Diyarbekir’i sonunda Kürtlerin mesken tuttuğu bölgenin merkezi haline getirdi.

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin Türkiye’de ilk kez Kürtçe.

Türkiye edebiyatı ve mizahının en büyük isimlerinden Aziz Nesin?in ?Şimdiki Çocuklar Harika? adlı kitabı Türkiye’de ilk kez Kürtçeye çevrilerek basıldı. ?Zarokên Niha Cı jîr in? adıyla Kürtçe?ye çevrilen kitabı Semih Poroy resimledi. 1995 yılında kaybettiğimiz usta yazarın oğlu Ali Nesin, 2005 yılında 20 bin TL gibi gülünç denilebilecek bir sermayeyle Nesin Yayınevi?ni kurduklarını belirtti. Amaçlarının

okumak için tıklayınız

Günlük Yaşamdan Sanata – Umberto Eco

Umberto Eco, her ne kadar romancılığıyla daha ön planda olsa da, elbette roman yazmadan önce de sanatı, kültürel ve bilimsel tartışmaları gazete ve dergilerde yayımladığı yazılarla yönlendiriyordu. Günlük Yaşamdan Sanata, Eco’nun Antik Yunan’dan Ortaçağ’a, Rönesans’tan bilişim çağına uzanan derin birikimiyle göz kamaştıran bir kitap. Umberto Eco, en çetrefil konuları her kesimden okurun kolayca anlayabileceği bir

okumak için tıklayınız

Ruhun ve Duygunun Çıplak Dolaşan Gezgini: Dostoyevski – Bedriye Korkankorkmaz

Ne zaman, bir dosta ihtiyaç hissetsem, insansızlığın o derin sızısı beynimi ve yüreğimi kemirse, Dostoyevski ile Gide gelir aklıma. André Gide: “İbsen’ le Nietzsche’ nin yanı sıra adı geçmesi gereken Tolstoy değil, odur asıl; onlar kadar büyüktür, üçünün de en önemlisidir belki der.”( s.5) Gide?in, Dostoyevski?nin sanat dehasını Tolstoy?dan, İbsen?den ve Nietzsche’den niçin daha büyük

okumak için tıklayınız

Kan Dökülecek – Upton Sinclair

Para hırsı ve yozlaşmanın klasik hikâyesi Eric Schlosser Pulitzer ödüllü yazar, 1927 yılında yazmış olduğu bu kitapta, 1920’li yıllardaki para hırsı, yozlaşma ve sınıf farklılıklarının dikkat çekici hikâyesini anlatıyor. Senatörler, petrolcü iş adamları, Hollywood film yıldızları ve tarikat liderlerinden oluşmuş bir tören alayı ile okuyucuya o dönemden kalma bir şölen yaşatıyor.

okumak için tıklayınız

Kökleri Havada Bir Aşkın Mektupları – Meral Çiçek

“Auschwitz’den sonra şiir yazılamaz” demiş Adorno. İnsanlığın, yaşama dair olan her şeyin isli fırınlarda yakıldığı, soğuk ‘duşlarda’ zehirlendiği, siyah-beyaz avlularda kazıtıldığı Auschwitz. Mets Jerern’in, Dêrsim’in öteki adı. Mümkün mü Ölüm Fügü’nden sonra yaşamak, şiir yazmak – ölümün dilinden? Paul Celan bunu denedi. Şiir yazdı, ‘artık zamanıdır’ dedi. Belki de inatla “Auschwitz’den sonra şiir yazılmalı” dedi.

okumak için tıklayınız

19. Yüzyıl Rus Edebiyatı Üzerine Yazılar – Ö. Aydın Süer

“XIX. Yüzyıl Rus Edebiyatı”, Rus ve dünya edebiyatına damgasını vurmuş baş yapıtları, o günün toplumsal, siyasal ve edebi ortamını da göz önüne alarak ayrıntılı biçimde irdelemektedir. Kitap, kahramanların ortaya çıkışındaki etkenleri, kahramanlar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları, geçirdikleri evrimin nedenlerini ortaya koymanın dışında, yazarların dünya görüşlerinin zayıf ve güçlü yönlerini, o günlerde ve günümüzde eserler üzerine

okumak için tıklayınız

Göz Görmez Bilinç Görür – Mehmet Özer

Fotoğrafçı fotoğrafını bir dil üzerinden oluşturur. Bu dil Fotoğrafçının toplumsal bilincinin ve fotoğrafın oluşturduğu yeni bir dildir. Bu dili oluşturmak için fotoğrafçının çok iyi hazırlık yapmak (okuma, araştırma) zorundadır. Bu süreç içinde fotoğrafçı bu sorunun bir öznesidir, edilgen değil aktiftir, taraftır. Fotoğrafçı çalışmasını toplumsal bir sorun üzerinden oluşturur. Çalışmanın konusu olan sorunu bu sorunun örgütlü

okumak için tıklayınız

Doğmanın Köküne Fikir Bombası Koyan, Özgür Düşüncenin Yılmaz Savunucusu, Eleştiri ve İroninin Bilgesi: Erasmus – Bedriye Korkankorkmaz

?Arı gibi çalışkan bir bilim adamı, özgür düşünceli bir din bilimcisi, sert bir eleştirmen, yumuşak bir öğretici, biraz kuru dizelere kaçan biraz şair, billur gibi anlatıma sahip bir mektup yazıcısı, hem de acımasız satirik yazıların yazarı, hem de insanoğlunu insan kılan tüm yüceliklerin savunucusu bir havaridir? diyordu Stefan Zweig, Erasmus’un kişiliği hakkında Rotterdamlı Erasmus’un Zaferi

okumak için tıklayınız

Zamanın Kıyısındaki Kadın – Marge Piercy

Connie, zihinsel yetenekleri çok gelişmiş, hayat dolu bir kadındır. Ama bu özellikleri “düzen”e sürekli yenik düşmesini engelleyememiştir. Sevdiği insanlar devlet ya da ölüm tarafından elinden alınmış; bütün bunların yanı sıra, şiddet eğilimleri göstermeye başladığı için tımarhaneye kapatılmıştır. Bu kez de doktorlar, üzerinde deney yapmak isterler. Karşı koyar ve zihin gücüyle ilişkiye geçtiği bir ütopya halkının

okumak için tıklayınız